18 Nisan 2011 Pazartesi

ALTERNATİF ANNE & RAHMİ KOÇ MÜZESİ

Alternatifanne.com'da gezi köşesi artık bizim, Can'lı gezmelerimizi paylaştığım bir köşedir... İlk yazım uzun zamandır bloğa da yazmak istediğim bir müzeye ait, Rahmi Koç Müzesine... Defalarca gittiğimiz bu eşsiz müzenin bizim için de yenilikleri vardı bu son gidişimizde... Bu masa ve üzerindekiler benim bir süre şaşkınlıkla dolaşmama sebep oldu... IMG_1480

29 Mayıs a kadar açık kalacak olan "Görünmez Müzisyenler" konulu sergiyi gezebilme fırsatını kaçırmayın. İnanın büyük bir keyif yaşayacaksınız maaile...
IMG_1368

IMG_1364IMG_1354

IMG_1363



IMG_1351 IMG_1343

Serginin üst katı da yenilenmişti, Fen bilimleri köşesi zenginleştirilmişti. Mimar Sinan'ın prensibinden gidip kendi köprümüzü yapıp altında keyifle poz verdik...

IMG_1219

Çocukların keyifle saatlerce bıkmadan vakit geçirebileceği bir mekan burası, gezmediyseniz biran önce yolunuzun düşmesi dileğiyle...
IMG_1251IMG_0976

İki kişilik bir aşktı bizimkisi

Gecen sene bugün yazmışım şu yazıyı..aşağıya da kopyaladım, üşenmeden.İki kişiliktir benim bildiğim tüm aşklar...bugüne dek hep iki kişi olduk biz..iki kişi yaşadık biz duyguların en çoşkulusunu..iki kişi kişi idik sonsuza dek evet derken...iki kişi idik tüm ilklerde..seyahatlerde..taşınmalarda..adada...rüzgar yüzümüzü yalayıp gecerken motor tepesinde...u2 konserinde...Londra'da...orda burda...

14 Nisan 2011 Perşembe

GEÇ KEŞİF: EKMEK MAKİNESİ

IMG_0674_resize


Geç kavuştuk kendisine... Kavuşmamızın hikayesi ise Fransızların Brioche lezzetinden gelmekte... Neslihan'ın yaptığı Brioche'dan bir dilim eve getirmem ve bu dilimi koca kişisinin bulmasıyla başlıyor hikayemiz. O dilimin yenilmesiyle de "Sen de yap Pınar bundan" demesi karşılığında verilen cevap "Ama canım bu ekmek makinesinde yapılmış, ben yapamam ki şimdi" bahanesi sıralanıyor. Bahaneler işlemiyormuş gördük. Ertesi hafta eve bir ekmek makinesi paketi geldi hiç haberim olmadan. Bahanemiz yok artık, hal böyleyken evde en çok pişen ekmek Brioche'dur.

IMG_0662_resize


Sade Briochelardan sonra kayınvalidemin önerisiyle paskalya çöreğine çevrildi tarif ufak bir damlasakızı ve mahlep ilavesiyle...
IMG_0656_resize

Böylece de pişti Brioche'lar üstüste...

IMG_0649_resize


Brioche çeşitlemelerimiz devam edecek ancak elbet tek pişenler brioche'lar değil bu makinede... Zeytinli ekmek pişme sayısına göre 2. sırayı takip ediyor. Sonrasında Köy ekmeği, Fransız Ekmek, Sandwich Ekmeği, Üzümlü Ekmek, Kefirli Ekmek... Ve bir deneme de pizza hamuru olarak geldi. Sonuç hepsinde başarılıydı... Sayelerinde artık işyerinde kahvaltılar ev yapımı sandwichlerle şenleniyor. Bina önünde satış yapan simitçi ve sandwichiyi bir aydır terkeylemiş durumdayım. Her sabah önlerinde oluşan kuyrukta ki yerimi bıraktım gitti başkalarına. Aynı durum koca kişisinde de mevcut. Artık keyifle sandwich hazırlanıyor evde sabahları...

$RJ7J7K7


Bir diğer keyif ise ekmeği oğlumla beraber yapmak. Makinede ekmek yapmak hakikaten çocuk oyuncağı... "Can ekmek yapalım mı" diye her seslenişimde.. "Tamaaaaaaaammm" deyip koşarak geliyor mutfağa, sandalyesini çekiştiriyor tezgahın önüne... Malzemeleri 1-2 dakikada ekleyip düğmesine bastıktan sonra da bir süre seyrediyoruz karıştırmasını... O başlat düğmesine her basışta da sanki uzaya uydu gönderiyormuşçasına önce bekliyor bekliyor da sonra parmağını havaya kaldırıp getirip basıyor ya kocaman bir gülümseme yapıştırıyor yüzüme:) Seviyorum seni...

BAHARI ORMAN'DA KARŞILAMAK...

IMG_2891

Pazar günü olur, Orman’a gidişin mutluluğu vardır… Kahvaltılıklar alınır, akşamdan yapılan börek alınır. Çok erken kalkılmasına rağmen oyalanılır evde… Çıkma vakti gelir, Bahçeköy’den Taddoy’dan ekşi mayalı ekmek ve simitler alınır. Orman'a varılır. Park edecek yer bile bulmak zordur artık ama Oğuş ailesi pek güzel bir masa ve yer seçmişlerdir. Hemen o yöne dönülür aynı sakinlikte yer bulunur. Kalabalık bir masa beklerken Oğuş ailesi sessiz sakin kahvaltılarını etmektedirler… Derken bir aile daha gelir. Kahvaltı edilir sadesinden güzelinden. Sonra haydi deyip yola koyulur. Derken benim arabaya geri dönmem gerekir. Yol uzundur, gereksiz eşyalar geride bırakılmalıdır. Geri dönüp tekrar grubu yakalamak istediğimde ise ortada grup filan yoktur. Hayda ne olacak şimdi denilir. İlerlenir yol boyunca hızla, oradan geçenlere sorulur, hayır çocuklu aileler hiç görülmemiştir. Yine de devam edilir ta ki yol artık balçık ve su halini alıp içinden zıplayan kurbağalar görülene kadar. Anlaşılır ki bu yoldan gidilmemiştir. Geri dönüp başka bir yol aramaya geçilmişken kaybolmuş babamızla ve Can ile karşılaşılır:)Mutlu olunup keyiflenildiği andır. Ne kadar güzel bir hava olduğundan, ne güzel bir yürüyüş olduğundan bahsedilir. Hep gelelimdir.

IMG_2974

Biraz daha ilerleyince çok geçmeden grubumuzla karşılaşılır. Mutluluk daha da artmıştır. Bir 3 saat dura kalka yürünülmüştür. Gezi bittiğinde tadı damağımızda kalmıştır. Erin ve Erin’in bisikleti sayesinde Can’ın en çok yürüdüğü ve hatta çokça bisiklete yetişeceğim diye koştuğu gezi olmuştur:) Orman’ın verdiği enerji bambaşkadır, o enerjiyle önce markete sonra eve gelinir, mutfağa girip akşam misafirlerimiz için hazırlanılır bir de üstüne.

IMG_2964

Bu bahar Orman’ın yolunu bırakmamak hep o havayı solumak enerjiyi almak dileğiyle… Bunu erkenden fark etmemize vesile olduğun için sonsuz Teşekkürler Ayça… Çoluk çocuk kamp yapmanın güzelliğini de fark etmek de dileğimiz:) Yediğim en lezzetli keklerden biriydi Ayça'nın keki, orman içerisinde oturup kopara kopara pay edilerek yenilmesinin kattığı bir lezzet vardı muhakkak...

IMG_2937

Ayça'nın yazısı da burada

2011-03-28

13 Nisan 2011 Çarşamba

Chedeliko

Hayallerinin peşinden giden biri var burda..çocukluğundan beri kesen biçen, dantellerle süsleyen, boyayan.. Bizim SED..benim acaip takdir ettiğim bir iş yaptı, artık linkini yukarıdaki gibi vermeyeceğim..ahanda şu şekilde vereceğim...Chedeliko..ben bayıldım, çok keyif aldım..alkışladım..kalbinin sesini dinlediği için..hayallerinin peşinde koştuğu için..hepimiz sabah 9 akşam 6 işlerimize boynumuzu

11 Nisan 2011 Pazartesi

Hayat

Baharın bir türlü gelememesine sıkılıyorum..bitmeyen yağmurlara..acamayan güneşe..gitmeyen bulutlara...keyfim yok bu aralar...ne yapsam..nasıl yapsam bilemiyorum...bir karar vermeliyim ama çok uzatmadan..tertemiz olmalı bu karar..sonrasında sıkmamalı..üzmemeli beni..hatta mutlu olmalıyım..içim çızlamamalı..ama bir türlü veremiyorum...zorluyor beni hayat bazı bazı...Hayatta bu değil mi aslında?

8 Nisan 2011 Cuma

Günlerden Cuma...

Günlerden cuma..haftasonu kaçamağına saatler kaldı..biricik sevgilim..biricik tatlı minigofum gidiyoruz biz ...adamıza..haftasonuluğuna..açan erik ağaçlarını kaçırmasını istemiyorum..esen tatlı rüzgari ilk kez hissetsin istiyorum yanaklarında..efil efil saçlarında..o küçücük elleri ile tutunsun istiyorum vapurun trabzanlarına...herşeyi yaşasın istiyorum...baharı...denizi..rüzgari..Biraz bir olmak

5 Nisan 2011 Salı

HOMUR'un maskotu Poker


Fotoğraf: Aslı YÜCEL

Silivri Mizah Haftası Devam Ediyor



Veysel Donbaz-Canol Kocagöz

Prof.Tayfun Akgül



Silivri Belediyesi tarafından 1- 7 Nisan tarihleri arasında Homur Mizah ve Karikatür Grubu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen “1 Nisan Mizah Haftası”, “Allianoi’nin Perisi YOK ETTİ DSİ’nin Velisi” ve “Su Yaşamdır, Yaşamımız Satılık Değildir” sergilerinin Silivri Kültür Merkezi’nde açılışı ile başladı.


1 Nisan tarihinde “Allianoi’nin Perisi YOK ETTİ DSİ’nin Velisi” ve “Su Yaşamdır, Yaşamımız Satılık Değildir” sergilerinin açılışında Silivri Belediye Başkan Vekili Süheyl Kırkıcı ve Homur Karikatür ve Mizah Grubu yazar ve çizerleri söz aldı. Birbirinden renkli konuşmaların yapıldığı açılışta “mizah” konuşuldu. Karikatürcü Canol Kocagöz 1 Nisan’ın tüm dünyada tatil edilmesi talebi açılışa renk kattı.


Açılışta ilk olarak söz alan Başkan Vekili Süheyl Kırkıcı, Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın pazartesi gününden itibaren programa katılacaklarını ilettiler. Oğuz Aral’ın Silivri doğumlu olduğunu hatırlatan Kırkıcı, “Her gününüz 1 Nisan Şaka Günü gibi çoşkulu, ve gülümsemesiyle dolu olsun” diyerek konuşmasını bitirdi.Homur Grubundan ilk olarak söz alan Canol Kocagöz, “Tüm Dünya 1 Nisan Şaka Günü adına buradayız, Silivri halkı da bu amaçla burada.” Vurgusunu yaparak 1 Nisan’ın tüm dünyada insanlar tarafından kabul gördüğünü ve bu günde insanların birbirlerine şaka yaptıklarına değindi. Bu günü kabul ettiklerini ve Karikatürcüler Derneği’nin de bunu deklare ettiğini anlattı. “Bu gününün tatil edilmesini istiyoruz.” diyen Kocagöz “ Burada, Silivri’de en büyük şakalar dönüyor, şakaların en büyüğü dönüyor. Bu konuya dergide de ufakta olsa yer verdik” d
iyerek güncele gönderme yaptı. Bu haftanın ve etkinliğin ilk olduğunu, Türkiye’de ilk kez Silivri’de kutlanmasına değinerek, “Dünya Şaka Günü’nü Silivri’ye taşıdık.” diyen Kocagöz “Türkiye’de bu günlerde burada kutlanması da bir şakadır. Benden bu kadar şaka.” diyerek konuşmasını bitirdi.


Daha sonra söz alan Karikatürcü ve Senarist Atay Sözer Silivri denilince ilk aklına gelen şeyin önceleri yoğurt olduğunu anlattı. Sözer, “Sonra günün birinde birileri bize bir şaka yaptı. Silivri’de bir bina yapılmaya başlandı. Sonra bu binanın güzel bir hapishane olduğunu öğrendik. Boş olmaz dediler, doldurmaya başladılar” dedi. Artık Silivri’nin sadece cezaevi ve yoğurduyla değil, artık Mizah Haftası ile de anılacağına değinerek Atay Sözer konuşmasına son verdi.


Karikatürcü Burak Akerdem yaptığı kısa konuşmada dünyanın Şaka Günü’nü kutladı ve herkes için barış ve huzur dolu bir dünya diledi.


Şair ve yazar Yaşar Miraç su ile ilgili “Sucuk” ve Ruhi Su için yazdığı “Ruhi Su Türküsü” şiirlerini seslendirdi. Fotoğraf sanatçısı Özcan Yaman, son dönemde yaşanan olaylarda kimin kime şaka yaptığının karıştırıldığını değinerek, “Bizler de, biz sanatçılar da kimin kime şaka yaptığını karıştırdık.”dedi. “Bu yılın en büyük şaka ödülü Ahmet’e verilmeli” diyen Yaman, İmam’ın Ordusu kitabına gönderme yaptı. Japonya’daki olaylar, suyun ranta çevrilmesi gibi konuları mizahın diliyle ön plana çıkarılabileceğini söyleyen Yaman, son olarak böyle bir etkinliği düzenlediği için Silivri Belediyesi’ne teşekkür ederek konuşmasına son verdi.


Konuşmaların sona ermesiyle sergi açılışı ve kokteylde davetliler ve sanatçılar bir araya geldiler.


01 Nisan Mizah Haftası boyunca karikatürcü ve sanatçılar, pek çok söyleşi, karikatür ve mizah atölyeleri ile 7’den 70’e Silivrililerle buluşacak. Ücretsiz katılım yapılabilecek atölyelerde, katılımcılar “mizah” ustalarıyla ve “mizah” la tanışacaklar.


Kemal Sunal’ın Şaban tiplemesi ise bu haftada Öğretim Görevlisi İrfan Ongar tarafından işlenirken, mizahın sinema üzerine etkileri de tartışılacak. Mizah denilince akla gelen sinemamızın önemli bir ismi de yine bu hafta içinde hatırlanacak.


Türk Halk Müziği Sanatçısı Handan Aydın tarafından 07 Nisan, 20.00’de gerçekleştirilecek olan konserle dopdolu bir mizah haftası sona erecek.

2 Nisan 2011 Cumartesi

HOŞGELESİN ARAS PARTİSİ

Her haftasonumuz böyle geçsin diyerek kapattım gözlerimi Pazar akşamı… Yorgunluk olmalıydı oysa ki yoktu, güzel geçen haftasonunun, dostları, onların mutluluklarını görmenin, Ormanın verdiği enerji vardı içimde halen… Cumartesi sabahı Can’ın yeni bir arkadaşına daha, Aras’a hoş gelesin demek için hazırlık ve yolculuk vardı. Güneşli güzel bir hava... Maviler beyazlar vardı hep…

IMG_2748IMG_2727IMG_2745 IMG_2720IMG_2700 IMG_2742

Ev sahibesi, hamiş Müge’miz hiç ama hiç boş durmamıştı… Aç mideler bu tuzlu çöreklerle kaçamak yaptı… Kıyır kıyır…

IMG_2815

Aras’ın izleri vardı her yerde... Terin’de;

IMG_2828

Kurabiye ağacında…

IMG_2754IMG_2724

Annemiz çok çalışmıştı, istek üzerine patates kızartması ve karışık kızartma bile sofradaydı…

IMG_2739IMG_2786

Ve arkalara saklanmış limonata… Bardak bardak içilen, nanenin ve limonun ferahlığı bir arada…

IMG_2818

Aras’ın annesi bu kadar çalışmışken teyzeleri neler yapmıştı? Tuzlu köşesinde; Münevver Teyzesinden el açması pırasalı Arnavut Böreği…

IMG_2788

Selen Teyzesinden sürpriz salata

IMG_2810

Fadime Teyzesinden Zeytinyağlı Sarmalar

IMG_2750

Pınar Teyzesinden Kısır

IMG_2814

Tatlı köşesinde; Neslihan Teyzesinden Limonlu Bar…

IMG_2763

Ayşem Teyzesinden Krem Karamel

IMG_2793IMG_2782

Yasemin Teyzesinden de pastası vardı...

IMG_2716 IMG_2832

Sofra güzel, lezzetler birbirinden şahane, sohbet güzel, harika bir gün geçer…

IMG_2783IMG_2800

Bekliyoruz seni Aras Paşa, sağlıkla huzurla gel mutlu yuvana, partilerin gibi şenlikli güzel bir ömrün olsun:) Bir sonraki buluşma kimde olacaktır ve konsept ne olacaktır acaba??? Merakla beklemedeyiz:) Çok değil 2 ay sonra sadece...

1 Nisan 2011 Cuma

Satılık TFK Buggster

Leomio'nun Cenk arkadaşından, hiç kullanılmamış, hafif cizikleri olan TFK Buggster.Satış fiyatı 750 TL olan bu Buggster 300 TLye satılmak üzere bekliyor.Fotoğraf temsilidir, ben buldum netten hehehe.Eğer ilgileniyorsanız bana atacağınız mailin konusuna Satılık Buggster yazarsanız süper kolay olur, sadece İstanbul içine teslim edebiliyor Cenk'in ailesi...şehir dışına gelmesini isterseniz kargosunu

Bahcıvan geldi!

3-6 ay bebekleri için, turuncu tshirtün hastasıyım. Bahçıvan pantalonun da.Bana atacağınız mailin konusuna Bahcıvan geldi yazarsanız şahane olur.İlk mail atana gider.

Kiss me Tiger

YUva Bulduk!0-3 aylık bebeklere uygun, ayaklı pijama giyorsa bebeğiniz isteyin..bizimkisi hiç giyemedi, ne zaman giydirsem ayaklarını cıkarıp pantalon ağında topladı, daha da almadım zaten hehehe.Bana atacağınız mailin adresine Kiss me Tiger yazarsanız bana süpper kolaylık olur.İlk mail atana gider.

Miniboy

Yuva Bulduk!0-3 aylık iki pantalon ve bir zıbın, en minik zamanlarda body üstüne giydirdim ben..üşümesin diye.Bana atacağınız mailin adresine miniboy yazarsanız bana kolaylık olur.İlk mail atana gider.

Melek kanatları

Her Allah'ın öğleni ne yiyeceğim sorunsalı beni o kadar çok sıkıyor ki..bir hap olsa,şöyle konsantre birşey, lüp diye yutsam ve doysam, hasretle bu günlerin gelmesini bekliyorum ben. Organik olsun, sağlıklı olsun tek dileğim. Şöyle dalından kopmuş bir domates nefasetinde bir mini boy hap mesela..yanına mevsiminde olduğumuzdan bir enginer hapı, bunları da 30'luk kürler halinde satmalılar ki

30 Mart 2011 Çarşamba

İlk Ateş..ilk oturma...

Evde hepimiz hastalıktan kırılırken elbette Leo mio'ya bulaştırmadan olmazdı, 11 aylık hayatında ilk kez ateşlendi..gıkı çıkmadı yine de...gece ıhlaya ıhlaya uyudu..küçük bir köpek yavrusu gibiydi..içimiz ezildi, ama hastalandığına, vücudunun bağışıklık sisteminin güçlenecek olmasına da sevindik içten içe.Ha bu arada aynı gece odasına gittiğimde oturur halde buldum ilk kez oğlanı yatağının içinde