22 Ekim 2012 Pazartesi

ÇÖREK OTLU TUZLU KURABİYE (KIYIR KIYIR VE DE KIYIR)



Bu minik tek lokmalık kurabiyeleri ilk Neslihan’ın elinden tattık. İpek’in diş buğdayına getirmişti. Sonra yine Yağmur’un diş buğdayına yapmıştı Neslihan.

Haftasonu Münevver Abla’ya giderken ben de bu tarifi yapmayı istedim.
1-tuzlu kurabiyenin kraliçesi (1)

Kendimi garantiye aldım. Çünkü bizim kızların beğendiği bir kurabiyeydi. Ben de dahil hepimiz bayılmış idik...
Lezzeti harika, ağızda dağılan tereyağın tadını doya doya alacağınız bir kurabiye…

Ayrıca minik tek lokmalık olması da artısı.


Çörekotlu Kurabiye


Malzemeler

  • 250 gr tereyağı
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ
  • 3 Yemek kaşığı çörekotu
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • 1 Paket kabartma tozu
  • 1 Yumurta(Akı içine sarısı üzerine)
  • Aldığı kadar un
1-IMG_1140



Yapılışı:

Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı, sıvıyağ, yumurta akı ve diğer malzemeleri de ekleyerek kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Hamur artık elinize yapışmamalı. Ben 5 su bardağı kadar kullandım. Hamuru silindir haline getirip bıçak yardımıyla verev kesip tepsiye yerleştirin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp 180 derecede çöreklerinizin rengi beyazdan pembeye dönene dek 20-25 dk pişirin.

Afiyet olsun.

Bir annenin notları!

Ara ara yazıyorum aslında, ama bir toparlayayım dedim. Leo şu anda tam 2.5 yaşında. Konuşması yaşıtlarına göre oldukça düzgün, Alabilir miyim? Gidebilir miyiz? Verebilir misin lütfen? İzin verir misin? gibi sorularla bizi mutlu ediyor. Ama bir şeyi beğenmezse de ben bunu beğenmedim deyip yeni bir alternatif bekliyor.Odasında sıkılmadan 1 saate yakın oynayabiliyor, aman ne filmler dönüyor o arada

21 Ekim 2012 Pazar

Yeni eviHAN!





Canım arkadaşım Kristin içinde birbirinden güzel takı, aksesuar ve giysilerin yer aldığı mağazası eviHAN'ı yepyeni bir mekana taşıdı. EviHAN melek kolyeleri, gümüş yüzükleri, bez bebekleri, keçe şapkaları, enteresan t-shirtleri ve tabloları ile Çukurcuma AltıpatlarSokak No:6/A'ya renk katmakta şimdi! Eğer yolunuz Çukurcuma'ya düşerse mutlaka bir göz atın derim. İçerde canım annemin geri dönüşüm tasarımlarına rastlarsanız da şaşırmayın ;) Bu arada Ekim ayının çekilişine eviHAN ve Çılgın Mevdoş sponsor oldular. Kendilerine buradan öpücüklerimi gönderiyor ay bitmeden çekilişi düzenleyeceğimin müjdesini veriyorum :)




































eviHAN


Adres: Altıpatlar Sok. No:6/A, Çukurcuma-Beyoğlu, İstanbul


www.evihan.com



Çukurcuma





Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum, çevreme daha dikkatli bakmamı, en ufak ayrıntıda bile bir güzellik bulmamı sağlıyor. Fotoğraf çekmek beni o kadar dinlendiriyor, o kadar kafamı boşaltmamı sağlıyor ki etrafımda hobi arayışı içinde olan biri varsa kendisini mutlaka bir fotoğrafçılık kursuna yazılması konusunda yüreklendirmeye çalışıyorum. Gel gelelim Nil'in puseti, eşyalarıyla dolu çantası, kendi çantam derken fotoğraf makinemi taşımak bana ne yazık ki artık hamallık gibi geliyor... Hafta içi yolum Çukurcuma'ya düştü, bu sefer ağır mağır demedim, makinemi de attım çantama. Daracık sokaklar, küçücük kaldırımlar ve o kaldırımların üstünde akrobatik hareketler yaparcasına bir pusetle yürümeme inat çektim çekebildiklerimi... Ne yalan söyliyim hayata biraz da vizörden bakmayı özlemişim ;)

































20 Ekim 2012 Cumartesi

Mahsa Vahdat & Mighty Sam McClain; A Deeper Tone of Longing:Love Duets Across Civilizations

Mahsa Vahdat & Mighty Sam McClain; A Deeper Tone of Longing:Love Duets Across Civilizations


1. A Deeper Tone of Longing
2. When You Came
3. Nobody
4. Two Jewels
5. Sun of Iran
6. We Are Sailors
7. My Heart Doesn't Know Borders
8. Refugee of Love
9. Lover's Prayer
10. Coat of Dreams and Silk

18 Ekim 2012 Perşembe

SAPANCA - KARTEPE- MAŞUKİYE



Kendimizi İsviçre'nin ya da Almanya'nın o güzelim köylerinden birinde hissettiğimiz mekanlardayız. Oysaki ülke değiştirmedik, sınır geçmedik. Memleket topraklarındayız. Yer: Sapanca-Kartape-Maşukiye...
27-IMG_9467 

İsviçre ya da Almanya'dan tek farkı havanın daha sıcak oluşu...

Sapanca gölü kenarında önce mükellef bir kahvaltı yapıyoruz... İzmit Belediyesi Su Sporları tesislerinin hemen yakınındayız.
Eşler birazdan göl kenarında su kayağı yapacaklar. Hanımlar çocuklarla takılacak 2 saat boyunca.
33-DSC02987 

Derken bayanlar olarak şansımız yaver gidiyor ve su kayağı için önceden rezervasyon gerektiğini öğrenip elleri boş geri dönüyor beyler :)

Madem su kayağı iptal oldu. O vakit göl üzerinde deniz bisikleti ile gezelim diyoruz. Kendimizi bir nilüfer tarlasının ortasında buluyoruz. Hiç elinizi uzatıp nilüfer çiçeği kopardınız mı? Normal bir çiçeği koparmaktan çok ama çok farklı bir histi. 

39-DSC0300540-DSC03007 

Suçluyuz biliyoruz ama o kadar çok nilüfer var ki daha. Bir tanesi bizim olsun istedik. Ama yine de suçluyuz biliyorum, tekrarı olmayacak.

Göldeki bu gezide tek ses pedalları çevirdikçe çıkan ses oluyor. Beyler pedalları çevirdikçe boncuk boncuk ter dökmeye başlıyorlar. Çünkü güneş tam tepemizde, hava sıcak. Bense çocuklara sahip çıkıyorum, göle düşmesin su böcüğü İpek diye...
34-DSC02990

Ayaklarımızı göle sokuyoruz Can ile... Su karanlık biraz ürkütücü bu :)

37-DSC02995

Sıcaktan biraz bunalmış halde dönüyoruz kıyıya ve türk kahvelerimizi içtikten sonra serin tepelere doğru yolculuğa başlıyoruz.
Çocuklar yorgun uyuyuveriyorlar hemen arkada :)
26-IMG_9449 

Biz tepeye çıkarken mola verip manzarayı seyrediyoruz.
42-DSC03033

En sonunda da Kartepe kayak merkezine ulaşıyoruz. Hava o kadar serin ki, nasıl bir anda oluverdi bu. Geyikleri seyrediyoruz. Gerçek tabiatlarından uzakta tel örgüler içerisindeler. Hayvanat bahçesinden bir köşe gibi... 

14-DSC02565 

Yanan bir soba üstünde çay demlikleri var... Üşüyen eller sarılıyor hemen.



23-IMG_9440 

Bitkiler, börtü böcek bile farklı burada... Börtü böceğin bile kürkü var :) Üşümüşçesine giymişler kürklerini :)

Durmak yok tabiatda. Çalışıyor herkes...
01-IMG_938205-IMG_9396 22-IMG_9416

Sonra bu kuş yuvaları dikkatimi çekiyor. Bir yabancı tasarımcı getirmiş bu fikri ve otel yetkililerine aktarmış fikrini. Onlar da gerçeğe çevirmişler. Rengarenk kuş yuvaları dizi dizi...
25-IMG_944806-IMG_9445

Temiz hava acıktırıyor bizi. Kartepe dönüşünde iniş yolunda güzel bir yemek mekanına giriyoruz. Mekanın manzarasına diyecek yok. Göl ve yeşilin manzarasıyla dolu her yanımız. Tavsiye üzerine geldik buraya ve evet tavsiyeler doğruyu gösteriyor. 
20-DSC03032

Et ürünleri lezzetli, güzel, bunun dışında mıhlamayı denemenizi tavsiye ederim.30-IMG_949531-IMG_9506 

Salatada kullanılan fındık dikkatimi çekiyor. Hep ceviz görmeye alışkın gözler fındığı deniyor.
10-IMG_948221-DSC03037

Tatlı olarak da çömlekte fırınlanmış tahin helvası
Nefis...
Bu tatlıyı tek isteyen ben oluyorum ancak görüp tadanlardan sonra sipariş edilen helva sayısı giderek artıyor:)
12-IMG_9513

Ve su. Ne kadar soğuk olduğunu anlatmama gerek yok, resim kendini ele veriyor sanırım:) 
28-IMG_9481

Dönüş yoluna geçiyoruz Kartepe merkeze iniyoruz ve son olarak yöresel ürünlerin de satıldığı bir pazara rastlıyoruz. Haftalık hatta birkaç haftalık pazar alışverişimizi yapıp İstanbul'a dönüşe geçiyoruz...

Dolu dolu geçen haftasonlarını seviyorum, seviyoruz...
Sanki tatil daha uzun oluyor dolu dolu geçerse... Çabuk geçse de daha doygun başlıyorsunuz haftaya... Daha güzel daha keyifli...

Keyifli haftasonları diliyorum herkese...

Yeni bir şehir görmeye gidiyoruz biz yarın, hevesliyiz, meraklıyız... 
Güzel anılar, lezzet&gezi notları ve fotoğraflar ile dönmek dileğiyle...