ANKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Şubat 2015 Pazartesi
2 Şubat 2015
Yegane huzur mekanımızdaydık bugün. Şiddetli rüzgardan korkmadık değil, tepemize birşeyler düşer mi diye ama neyseki kazasız, dertsiz güzel bir gün geçirdik.
1 Mayıs 2014 Perşembe
24 Şubat 2014 Pazartesi
Yağmuru beklerken..
Ankara nihayet bahar modundan çıkıp bugün az da olsa yağmura teslim oldu. Kelimenin tam anlamıyla gürledi, gürledi ama o gürlemeye layık bir yağış malesef olmadı. Kendimi bazen bir türlü yağamayan Ankara havası gibi hissediyorum. Kararmış, şimşekli falan ama şöyle bir yağıp dökemiyorum bende öfkemi de kızgınlığımı da.
29 Ocak 2014 Çarşamba
30 Ocak 2014
Ulus'u özlemişim hem de çok. Artık kuzu çok iyi bir gezme arkadaşı değil malesef. Hemen sıkılıyor, yanınızda sürekli ne zaman eve gideceğimizi soran, memnuniyetsiz bir küçük adam olunca gezi çok keyifsiz bir hal alabiliyor.
Dün spontane bir kararla oraya gitmemizde, dediğim ilk seferde kuzunun bunu kabul etmesinde vardı bi hayır. Epeydir bakınıyor ama bulamıyordum. Çocukluğumun karelerinden biride duvarda asılı duran bu arap çiftti. Onları bulduğum anda hazine bulmuş kadar mutlu oldum. Hayatımda çok isteyipte ulaşılması imkansızmış gibi görünen ama sonradan Ahmet Abinin sayesinde kavuştuğum şeylerden biri de bu arap çift oldu. Kendisine buradan tekrar teşekkür ederim. Birde matruşkalarım var ki onlarda çok kıymetlidir benim için.
Çocukluğumda duvarda asılı sıradan bir aksesuardı benim için, hatta akıbeti ne oldu hiç bilmiyorum, muhtemelen demode görünüp bir köşeye atılmıştı. Bugün ise beni o günlere bağlayan bir köprü oldu.
Ahmet Abi'nin kolleksiyon evi her zamanki gibi dopdoluydu. Kendisinin yaptığı çalışmalar, herbirinin farklı bir hikayesinin olduğu objeler, gözlerimizi bayram ettirip, ruhumuzu doyurdu. Mekanın gerçekten çok farklı bir havası var, insan psikolojisini olumlu yönde etkileyen, geliştiren türden. Hayatımızda iyiki tanımışız dediğimiz renkli insanlardan kendisi.
Bugün Ahmet Abi'nin Anadolu ajansından gelen bir muhabir ile röportajına da şahit olduk, kolleksiyon evi bugün epey yoğundu.
Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor insan, bizim içinde çabucak geçti, çok keyifliydi, bir daha arayı bu kadar uzatmamak üzere sözleşip müsaade istedik.
Hava yağmurluydu ara ara yağdı ama çoğunlukla açıktı,
Hava da bizden yana olunca özlediğimiz her yere uğrayıp, evimizin yolunu tuttuk.
Dün spontane bir kararla oraya gitmemizde, dediğim ilk seferde kuzunun bunu kabul etmesinde vardı bi hayır. Epeydir bakınıyor ama bulamıyordum. Çocukluğumun karelerinden biride duvarda asılı duran bu arap çiftti. Onları bulduğum anda hazine bulmuş kadar mutlu oldum. Hayatımda çok isteyipte ulaşılması imkansızmış gibi görünen ama sonradan Ahmet Abinin sayesinde kavuştuğum şeylerden biri de bu arap çift oldu. Kendisine buradan tekrar teşekkür ederim. Birde matruşkalarım var ki onlarda çok kıymetlidir benim için.
Çocukluğumda duvarda asılı sıradan bir aksesuardı benim için, hatta akıbeti ne oldu hiç bilmiyorum, muhtemelen demode görünüp bir köşeye atılmıştı. Bugün ise beni o günlere bağlayan bir köprü oldu.
Ahmet Abi'nin kolleksiyon evi her zamanki gibi dopdoluydu. Kendisinin yaptığı çalışmalar, herbirinin farklı bir hikayesinin olduğu objeler, gözlerimizi bayram ettirip, ruhumuzu doyurdu. Mekanın gerçekten çok farklı bir havası var, insan psikolojisini olumlu yönde etkileyen, geliştiren türden. Hayatımızda iyiki tanımışız dediğimiz renkli insanlardan kendisi.
Dediğim gibi artık annesinin bir numaralı gezi arkadaşı olmayan Çınar, öncelikle çevresindeki objelerle oyalandı, sonrasında Ahmet Abi'nin meşhur içeceği baykuşunu da içti, burada vakit onun içinde keyifli geçmiş olsa gerek bize sohbet için epey zaman verdi.
Kolleksiyon evi'nin en gözdelerinden.. benimde favorilerimden.Bugün Ahmet Abi'nin Anadolu ajansından gelen bir muhabir ile röportajına da şahit olduk, kolleksiyon evi bugün epey yoğundu.
Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor insan, bizim içinde çabucak geçti, çok keyifliydi, bir daha arayı bu kadar uzatmamak üzere sözleşip müsaade istedik.
Hava yağmurluydu ara ara yağdı ama çoğunlukla açıktı,
Hava da bizden yana olunca özlediğimiz her yere uğrayıp, evimizin yolunu tuttuk.
8 Aralık 2013 Pazar
8 Aralık 2013
Cumartesi akşam saatlerinde, biz hastalıkla boğuşurken bir ara perdeyi bir açtık ki o da ne nihayet beklenen kar yağıyor. Dört gözle beklemesine rağmen şansına hasta olduğu için hemen koşamadı kuzu dışarı, pencereden gördüğümü fotoğrafla çok iyi aktaramasamda, yağarken izlemek güzeldi..
20 Kasım 2013 Çarşamba
Hamamönü-Ulus
Sabahın bize ait saatlerini değerlendirelim dedik ve dün Ulus'a gittik sevgili arkadaşımla. Çay molası verecek bir yer ararken tesadüfen bulduk burayı, üşümüşüz, sıcak bir çay derken harıl harıl yanan bu soba ile ısınıverdi içimiz, o kadar hoşuma gitti ki, çocukluğuma, sobalı anılara gittim.
Ticari kaygının ön planda olmadığı, en az sobası kadar sıcak bir ortamdı Mutlucak sofrası. Yaklaşık ikiyüz yıllık bir geçmişinin olduğunu, önceden bir gecekondu iken sonradan restore edilip yıllardır orada oturan aile tarafından işletmeye dönüştürülüğünü öğrendik. Tam kimler yaşadı kimler acaba burada derken bizzat yaşayan kişinin kendisinden dinledik buranın hikayesini. En kısa sürede yeniden uğramak üzere..
Sonrasında biraz yukarılara kaleye doğru çıkıp takıcılara bakındık. İlham perisi kavanozundan 2013 yılının bize ilham verecek notlarını çektik. Kısa ama güzel bir öğleden önceydi..
Ticari kaygının ön planda olmadığı, en az sobası kadar sıcak bir ortamdı Mutlucak sofrası. Yaklaşık ikiyüz yıllık bir geçmişinin olduğunu, önceden bir gecekondu iken sonradan restore edilip yıllardır orada oturan aile tarafından işletmeye dönüştürülüğünü öğrendik. Tam kimler yaşadı kimler acaba burada derken bizzat yaşayan kişinin kendisinden dinledik buranın hikayesini. En kısa sürede yeniden uğramak üzere..
Sonrasında biraz yukarılara kaleye doğru çıkıp takıcılara bakındık. İlham perisi kavanozundan 2013 yılının bize ilham verecek notlarını çektik. Kısa ama güzel bir öğleden önceydi..
6 Kasım 2013 Çarşamba
"Yaprak dökümü" 6 Kasım 2013
Sonbaharı izledik bugün biraz. Yağışlar başlamadan ve tabi belediye tüm yaprakları süpürüp atmadan, yetişebildiklerimizle gözlerimiz bayram etti,
Sapsarı yapraklarla dolu bir bahçede, kahvelerimiz ve hoşsohbetimizle bendeki kara bulutlar dağıldılar biraz.
"Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir." Şems'in 40 kuralından
20 Ekim 2013 Pazar
Pazar gezmesi
Haftasonunu ve bayram tatilini Harikalar Diyarı gezisiyle sonlandırdık. Buraya ilk gidişim, şu ara parkların, şehirlerin reklam vermesi moda oldu, Çınar da burayı reklamlarda görüp gitmek isteyince tatilin son gününü değerlendirelim dedik. Herkese iyi haftalar dileriz...
11 Ekim 2013 Cuma
AKM'de Balıkesir tanıtım günleri (1400. Yayın)
Afişlerini görür görmez gitmeye karar verdim, çok seviyorum Ayvalık taraflarını, kimbilir belki sonra oralarda yaşarız diye hayal etmeden de edemiyorum.
Standlarda tadımlıklar, oralara has pek çok şey vardı keyifle gezdik, zeytinlerimizi sabunlarımızı aldık.
Bu halı ve kilimlerdeki patch olayı çok sıcak geliyor bana.
Kuzuyla beraber güzel saatler geçirdik, dönüşte de yöreye özgü halkoyunlarını izledik, müzikleri, oyunları herşeyiyle çok yakın buluyorum ve seviyorum burayı. Umarım kaçırmamışımdır şimdi Çanakkale'yi bekliyorum.
Standlarda tadımlıklar, oralara has pek çok şey vardı keyifle gezdik, zeytinlerimizi sabunlarımızı aldık.
Bu halı ve kilimlerdeki patch olayı çok sıcak geliyor bana.
Kuzuyla beraber güzel saatler geçirdik, dönüşte de yöreye özgü halkoyunlarını izledik, müzikleri, oyunları herşeyiyle çok yakın buluyorum ve seviyorum burayı. Umarım kaçırmamışımdır şimdi Çanakkale'yi bekliyorum.
22 Eylül 2013 Pazar
23 Eylül 2013
Haftasonunun ilk gününde erken saatlerde Ulusa gittik. İşlerimizi bitirdikten sonra her zamanki mekanlarımıza kısa kısa uğradık Çınar'la.
Çok çabuk yorulduğumu farkettim. Formum epey düşmüş gezmeyeli, nerde o eski günler..
İplerle örgülerle çok iç içe olmasamda çevremde olmaları bile huzur veriyor. Ara verip verip ufak dönüşler yapıyorum. Son başladığım işim hala devam ediyor mesela, arada bir elime geçtikçe birşeyler planlayıp başlayıp bıraktığım motifler geçiyor elime onları birleştirip değerlendiriyorum bir taraftan.
Bu yıl çok istememe rağmen kendi tarhanamı yapamadım yine, artık seneye kısmetse. Kendi usulümüze çok benzettiğim, kokusuyla, rengiyle beğendiğim tarhanayı hazır aldım. Temiz örtüler üzerine serilmiş masalarda kurutuluyordu, yapılışını birebir gördüğüm için bir nebze daha içim rahat olarak aldım. Eve gelir gelmez pişirdim, tarhanasız bir kış düşünemiyorum.
Çok çabuk yorulduğumu farkettim. Formum epey düşmüş gezmeyeli, nerde o eski günler..
İplerle örgülerle çok iç içe olmasamda çevremde olmaları bile huzur veriyor. Ara verip verip ufak dönüşler yapıyorum. Son başladığım işim hala devam ediyor mesela, arada bir elime geçtikçe birşeyler planlayıp başlayıp bıraktığım motifler geçiyor elime onları birleştirip değerlendiriyorum bir taraftan.
Bu yıl çok istememe rağmen kendi tarhanamı yapamadım yine, artık seneye kısmetse. Kendi usulümüze çok benzettiğim, kokusuyla, rengiyle beğendiğim tarhanayı hazır aldım. Temiz örtüler üzerine serilmiş masalarda kurutuluyordu, yapılışını birebir gördüğüm için bir nebze daha içim rahat olarak aldım. Eve gelir gelmez pişirdim, tarhanasız bir kış düşünemiyorum.
Pazar günü de çabucak geçiyor başlıyor yine yeni hafta, iyi haftalar..
Etiketler:
ANKARA,
BEĞENDİKLERİM,
EL İŞİ PROJELER,
TIĞ İŞİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












































