Kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

A’dan Z’ye BENTONİT KİLİ

Bentonit kili

Günümüzün toksik dünyasında hayatımıza sokmamız gereken önemli bir doğal mucize olan bentonitten bahsetmek istiyorum. Toksinlerin vücudumuza girmesini her ne kadar doğal beslensek, doğal yaşasak da önleyemiyoruz. Havadan, sudan bir şekilde alıyoruz. Bir senedir evde bentonit kilini çeşitli şekillerde kullanıyorum. Bu yazımda size bentonit nedir ve ne işe yararı aşağıdaki başlıklar çerçevesinde anlatmak istiyorum. Devamındaki bloglarımda bentoniti günlük hayatta kullanabileceğiniz tarifler veriyor olacağım :)

Kalsiyum bentonit kili nedir?
Eğer hayatınızda bunlarla etkileşim halindeyseniz sağlığınız tehlike altında...
Hiç bir doktor size bunlardaki toksinlerden kaçmak için toksisite testi önderdi mi?
Toksinlerle ilişkisi olan bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar
Devamlı detoks halinde yaşamak
Bentonit kilinin kullanıldığı alanlar
Bentonit kili nasıl etkileşiyor?
Bentonit kilinin özellikleri nedir?
Bentonit kili nasıl elde edilir?
Bentonit kili hakkında ilginç bilgiler
Bentonit kili satın almak için...


Kendimi bildim bileli doğal sağlık ürünlerine karşı büyük ilgim var. Özellikle okuduğum ve faydalı olduğuna inandığım ürünleri alıp kendi üstümde denemek en büyük zevkim. Bu merakla yaklaşık bir sene önce yabancı sitelerde gördüğüm bentonit kilini amazondan ısmarladım. Okuduğum makalelere göre bentonit kilinin iyi gelmediği şey yok gibi. Ben ilk denememi ilk önce barsaklarımı detokslamak için toz halinde kili su ile karıştırıp içerek yaptım. Sonra sıra diş macununa geldi. Büyük kızım Melisa bu diş macununu o kadar çok sevdi ki her seferinde yiyor. Tabii içinde sadece yenebilir şeyler olduğu için bu sorun olmuyor :)

Derken bir gün Doğal Anneyim Facebook grubumda bentonit kilinin Türkiye’de de çıkarıldığını öğrendim. Hem de bu kili tanıtan benim gibi doğal yaşamaya önem veren bir anneydi :) Buna ne kadar sevindiğimi anlatamam. Bentonit kilinin özelliklerini okudukça siz de eminim benim gibi hissedeceksiniz. 

Kalsiyum bentonit kili nedir?

Bentonit konusunda uzman ve 20 yıldır hayatının hemen her alanında bentoniti kullanan Living Clay “Yaşayan Kil” kitabının yazarı Perry A. kitabında şöyle diyor:

“Gezegenimizde mevcut olan tamamen doğal bir madde olduğunu ve bu maddenin size gerçekten şifa verdiğini ve tedavi ettiğini söylesen ne dersiniz? Peki yine bu maddenin birden fazla tedavide kullanıldığını ve hiç bir yan etkisi olmadığını söylesem. Mesela bu maddenin vücudunuzda her türlü hastalığı, zararlı bakterileri, parazitleri, kimyasalları, toksinleri hatta virüsleri temizleyebildiğini söylesem. Çok imkansız görünüyor di mi?”

“Bahsedeceğim şeyi, her gün sulandırılmış şekilde yiyor ya da içiyorum. Yaralarım, çürüklerim ya da kaşıntım olduğunda sulandırarak üzerlerine sürüyorum. Duş alırken vücuduma, saçımı yıkarken şampuanımla birlikte kullanıyorum. Kısacası hayatımın her alanında kullanıyorum. Kullandığım şeye tüm kalbimle inanıyorum. Bu mucizenin adı kalsiyum BENTONİT.”

“Yeryüzünde kalsiyum Bentonitin yapabildiklerini yapabilecek doğal başka bir madde daha yoktur...”


Eğer hayatınızda bunlarla etkileşim halindeyseniz sağlığınız tehlike altında...
Hayatımızdaki toksinler


Bazı İçme ve Şebeke Suları, Gazlı İçeçekler, Alkol, Bazı Uzun Ömürlü Meyve Suları ve Sütler ▪ Organik olmayan, GDO’lu ve diğer İşlenmiş Hazır Gıdalar ▪ Hormonlu Sebze ve Meyveler ▪ Sodyumlu Tuzlar ▪ Sigara Dumanı ve Hava Kirliliğinin yoğun olduğu yerler ve hatta Ofisler ▪ Aşılar ▪ Antibiyotikler ▪ İlaçlar ▪ Bebek Pudrası ▪ Deodorantlar ▪ Oda Spreyleri ▪ Naftalin ▪ Tomografi Cihazı ▪ Mikrodalga ▪ TV, Cep Telefonu benzeri elektronik eşyalar ▪ Baz İstasyonları ▪ Plastikler, Naylonlar ve Diğer Petrol bazlı ürünler ▪ Bazı kumaşlar ve dolayısıyla Tekstil Ürünleri ▪ Cilt Sıkılaştırma ve Antiseptik kremleri ve hatta bazı Merhemler ▪ Böcek İlaçları ▪ Boyalar ▪ Kimyasal bileşimli Temizlik Malzemeleri ▪ Sodyum Sülfatlı, Floritli Diş Macunları ve hatta kalıp sabunlar ▪ Civa (Amalgam) Diş Dolguları ▪ Büyük ve Derin Su Balıkları ▪ Konserveler ▪ bazı metal araç gereçler…

Hiç bir doktor size bunlardaki toksinlerden kaçmak için toksisite testi önerdi mi?


Dışarıdan ve içten maruz kaldığımız toksinler vücudumuzun arındırabileceğinden fazla olunca birikim oluyor. Bana şimdiye kadar rahatsızlıklarım için toksisite testi öneren hiç bir doktora rastlamadım :(

Yukarıdaki toksinlerle ilişkisi olan bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar


Çoğu Kanserler Kısırlık
Ayak Kokusu
Beyin Hasarları
Serebral Palsi
Zehirlenme    
Kronik Baş ağrıları
Karın Ağrısı
İşitme Kaybı
Görme Kaybı
Parkinson Hastalığı
Geçmeyen Yaralar    
Kas Krampları
Mide Bulantısı
Genetiksel Bozukluklar
Alzheimer Hastalığı    
Kusma
Yorgunluk
Konuşma Zorluğu
Doku Hasarları    
Kötü Nefes
Romatizma
Çeşitli cilt problemleri
ve sayısız rahatsızlıklar…

ÇÖZÜM: Devamlı detoks halinde yaşamak

1. adım:
Detoks için ilk etapta dışarıdan gelen toksinleri kesmemiz gerekiyor. Bunlar arasında temiz, doğal ve organik gıdalarla beslenmek, evdeki temizlik ve bakım ürünlerini doğallaştırmak var. Ancak bunu devamlı yapmaya çalışmak hem zor hem de pahallı bir yöntem.

2. adım:
İkinci etapta vücudumuzda detoks yapan organları temizlememiz ve toksinlerin dışarı atılmasını sağlamamız gerekli. Toksin atan bazı besinleri tüketmek, sarımsak, soğal, yeşillikler, ilaçsız böğürtlen, çilek, yabanmersini gibi meyvelerin küçük çekirdekleri, su yosunları...

Eğer size sadece bentonit kili kullanarak kendi bedeninizi ve hatta hayvanlarınızı bile ağır metal, radyasyon ve toksinlerden arınabileceğinizi söylesem ne dersiniz?


Bentonit kilinin kullanıldığı alanlar


İşte bentonit kilinin iyi geldiği rahatsızlıklar:

* Vücudun kimyasal, toksin, bakteri, virüs, aflatoksin ve serbest radikallerden arındırılmasında
* Civa ve kurşun gibi ağır metallerin vücuttan atılmasında ve Otizm ile mücadelede
* Diş ve diş eti temizliğinde, ağız yaralarında
* Baş ağrısı, göz yorgunluğunda
* Erken yaşlanma, kırışık ve selülitlerde
* Egzema ve sedef hastalığı gibi ciddi deri hastalıkları
* Sivilce, böcek sokmaları, siğil ve mantar gibi cilt sorunlarında
* Enfekte yaralar, kaşıntı ve yanmalarda
* Kemik ve kas hasarı, romatizmal rahatsızlıklarda ve karpal tünelde
* Kronik bel ağrıları, miyozit, tendinit, fibromiyalji sendromları, yumuşak doku ve hareketsiz kalma durumlarında
* Sindirim sistemi ve barsak rahatsızlıklarında (Reflü, ülser, kusma, ishal vb.), parazitler ile mücadele ve kolon temizliğinde
* Karaciğer problemlerinde, bağışıklık sistemin güçlendirmede
* Radyasyon ışımalarının olumsuz etkilerini engellemede ve etkilerini azaltmada
* AIDS (HIV virüsü), kuş gribi ve insan gribinde

Peki bentonit kili nasıl etkileşiyor?


negatif (-) iyon yüklü bentonit kili

1) Bentonit kilinin diğer killerden ayrılan özelliği zengin montmorillonit içeriği şişme kabiliyetine sahip olması ve su içinde süspansiyon haline geldiğinde ortama çok yoğun miktarda NEGATİF (-) İYON salmasıdır.





pozitif (+) iyon yüklü toksinler



2) İnsan sağlığını tehdit eden solunan havadan içilen suya kadar her şeyde bulunabilen ağır metal, virüs, yoksin, bakteri ya da radyasyon gibi tüm maddeler POZİTİF (+) YÜKLÜ İYONLARDIR.



pozitif (+) ve negatif (-) iyonları birbirini çekmesi


3) Bentonit kili su ile sıvılaştırılarak cilt yüzeyine uygulandığında veya saf haliyle içildiğinde ortama negatif iyon salarak pozitif iyonları yani toksinleri kendine bir mıknatıs gibi bağlar. 


toksinlerin kil yardımıyla içeriden dışarı atılması


4) Cilde sürülen kil durulandığında veya içilen kil dışkı yoluyla atıldığında vücuda giren zararlı moleküller de yok edilebilir ve sağlıklı olmak için iyi bir detoks gerçekleşmiş olur.
 



Bentonit kilinin özellikleri nedir?


bentonit kili
Detoks Etkisi: Toksinleri bağlayabilme ve sonrasında bunları vücut dışına atabilme özelliği gösterebilmesi

Dengeleme: Homotetik özelliği ile vücudu denge durumuna getirmeye yardımcı olabilme özelliği

PH Balansı: PH seviyesinin 9’un üstünde olması ve bu sayede Vücut PH’ını hafif alkali tutmaya yardımcı olabilmesi

Canlandırma: Vücudun kan akışını, oksijen seviyesini ve hücre onarım hızını arttırmaya yardımcı olabilmesi

Mineralli yapısı: Vücuda yararlı çok sayıda ve çeşitli iz mineralleri (kalsiyum, potasyum, magnezyum vs.) barındırabilmesi

Çekim özelliği: Pozitif yüklü parçacıklar için Negatif yüklü elektrik çekim özelliği gösterebilmesi, jel kıvamına geçtiğinde çekim gücü kapasitesinin çok fazla artabilmesi.

Parçacık yapısı: Kredi kartı şeklinde parçacık yapısı olması ve böylelikle yüzeysel elektriksel çekim gücünün yüksek olabilmesi, nano boyut parçacık yapısı ve buna bağlı olarak hacimsel olarak ta pozitif yükü çekme gücü gösterebilmesi.

Bentonit kili nasıl elde edilir?

Uzmanlara göre, doğada saf formda % 100 zenginlikte Montmorillonit mineralli Bentonit kili bulmak neredeyse imkansızdır. Genellikle % 50-60 zenginlikte mevcutken, çok sınırlı sayıda olmak üzere bazı bölgelerde % 70-80 zenginlikte bulunabildiği belirtilmektedir. Ancak bu zenginlikte killerin bile sağlıkta kullanıma uygunluğun sağlanması ve detoks etkisinin arttırılabilmesi için çok özel işlemlerle, hiçbir kimyasal kullanılmadan saflaştırılması gerektiği bildirilmektedir. Üstelik saflaştırma esnasında hiçbir kıyma ve öğütme işlemine de maruz kalmamalıdır. Aksi halde yabancı madde de öğütülecek ve gerçek anlamda saflaştırma işlemi gerçekleşmiş olmayacaktır. Gerçek saflık için uygulanabilecek en iyi yöntemlerden biri ki çok maliyetlidir, özel santrifüj tekniğiyle yapılan karıştırma, peşinden yabancı maddeleri çökeltme ve sonrasında uygulanan mikron düzeyinde ince filtrasyon işlemleri olduğu ifade edilmektedir. Bu şekilde saflaştırılmış yaşayan kil, sağlıkta kullanım ve detoks etkisi açısından diğer killere kıyasla çok farklıdır. Ağız yoluyla yapılan dahili detoks uygulamalarında bile hiçbir değişime uğramadığı için vücuda herhangi bir yan etkisi ve zararı olmadığı belirtilmektedir. Aksine, moleküler bütünlüğünü koruyabilme, parçalanmadan ve vücut içinde sindirilmeden pozitif iyonları bağlama ve vücuttan atabilme özelliği gösterdiği işaret edilmektedir. 

Bentonit kili hakkında ilginç bilgiler

* Massachussetts Teknoloji Enstitüsünde mineralog Robert T. Martin’in BİR GRAM BENTONİTİN 800m² yüzey alanına sahip olduğunu gözlemlediğini,

* Eski Tarihlerde, Amorjiyonlar, Aborjin ve Güney Amerika yerlileri gibi toplumların, tedavilerinde sıklıkla bentonit kullandığını, yine Kızılderililerin (Amerika Yerlileri) ciddi hastalıkları tedavi etmede bentoniti kullandığını ve bentoniti ‘Ee-Wah Kee’ yani İYİLEŞTİREN ÇAMUR olarak adlandırdıklarını,

* Hindistan da Vedik geleneğinde, adı ‘Soma’ olan ve ÖLÜMSÜZLÜĞÜN NEKTARI anlamına gelen su ve bal ile karıştırılarak içilen, kutsal olarak kabul edilen beyaz bir toz maddeden sözedildiğini, sonrasında yine aynı bölgede dünyanın en büyük beyaz bentonit kil yataklarından biri olduğunun tespit edildiğini,

* 20. yüzyılın ilk dönemlerinde önemli Alman doktoru Julius Stump Asya kolerasının tedavisinde bentonit kullandığını, Dr. Meyer Camberg’in ise arsenik etkilerini yok etmek için bentonit kullandığını ayrıca dönemin önemli bir tüberküloz şifa merkezi olan Zürich’de, hastaların gece boyunca göğüs bölgesinde tutulan SICAK BENTONİT ÇAMURU ile tedavi edildiğini,

* 1. Dünya Savaşı dönemlerinde, Alman doktorların gıda zehirlenmesini, dizanteri, ishal, enfeksiyon kapmış yara tedavisinde BENTONİT TERAPİSİ uygulayarak ölüm olaylarının ciddi bir şekilde düşürdüğünü,

* Dünyadaki en sağlıklı ve en uzun ömürlü insanları olarak kabul edilen Hunza insanlarının bir BENTONİT benzeri maden yatağından süzülen bir bir suyu hergün içtiğini,

* MAHATMA GANDHİ’nin bağırsak rahatsızlıklarını tedavi ettirmek için Fransa’dan Hindistan’da binlerce ton yeşil bentonit getirttiği ve kendisinin de bizzat kullandığını,

* Rus bilim adamlarının ve japonların nükleer çalışmalar esnasında radyasyon etkisininden korunmak için BENTONİT kullandığını, Chernobyl felaketi sonrası santral bölgesinin bentonitle kaplandığını ve bölge halkına yemeleri için BENTONİTLİ ÇİKOLATA VE BİSKÜVİ dağıtıldığını,

* AMAZON PAPAĞANLARININ ve bölgedeki yüzlerce kuş türünün yedikleri meyve ve çiçek özlerinde bulunan zehiri yok etmek için düzenli olarak bentonit yediklerini ve böylece yaşayabildiklerini,

* Gümüş iyonu ile sentezlenen bentonitin ANTİBAKTERİYEL özellik kazandığını,

* Martin M. Hanczyc, Shelly M Fujikawa, Jack W Szostak adlı bilim adamlarının 2004 yılında yapmış oldukları akademik çalışmanın çok büyük yankı uyandırdığını ve bu çalışmadan sonra bentonitin ana bileşeni olan MONTMORİLLONİTİN, YAŞAMIN BAŞLANGICINDA da çok önemli bir rolü üstlenmiş olabileceğini (yaşam formunun oluşması için gerekli iki madde olan RNA ve hücre zarının birbiri ile eşleştirilmesi gerekmektedir. Bu eşleştirmeyi montmorillonitin yapmış olabileceğini) ortaya koyduklarını

biliyor muydunuz?

Tüm bu okuduklarınıza inanmak için daha fazla makale ve araştırmaya ihtiyaç duyuyorsanız o zaman  mucize bentonit ve bentonit tedavisi sitelerine bakabilirsiniz.

Bentonit kili satın almak isteyenler nasıl alacaklar?
Doğal Anneyim'den duyanlara indirim var!


Bentonit kili siparişimi www.medikil.com.tr sitesinden verdim. Kendileri Doğal Anneyim takipçilerine indirim yapmayı kabul ettiler. Bu İNDİRİMden faydalanmak için dogalanneyim@gmail.com’a “bentonit kili almak istiyorum” diyerek isim ve telefonunuzu yazılı bir e-posta göndermeniz yeterli :)

Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için bentonit kili facebook sayfasını, twitter ya da instagramı takip edebilirsiniz.

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

10 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: Zararlı kimyasallar içermeyen güvenilir bir güneş yağı kullanın (5)


Fotoğraf: Jim Maragos / U.S. Fish and Wildlife Service 27 March 2011Gökyüzü bulutluyken bile güneşin zararlı UVA ışınları bulutları ve hava kirliliğini delerek gelir ve cildinizde yanıklar oluşturabilir. Eğer iş için veya gününüzün büyük bölümünü güneş altında geçiriyorsanız güveneceğiniz ve cildinizin D-vitamini üretmesini engellemeyecek sağlıklı bir güneş koruyucu kullanmanız gerekiyor.

Güneşin ışınlarına güvenli bir şekilde maruz kalmak 16 kadar farklı kanser tipine karşı koruyor. Bunlar arasında göğüs, kolon, boğaz, mide, pankreas, prostat ve non-Hodgkin lenfoma yer alıyor.

Eğer aşağıdaki sorgulanan kimyasallardan biri güneş kreminizde yer alıyorsa çöpe atmanız gerekebilir:

Para amino benzoic acid…
Octyl salicyclate…
Avobenzone…
Oxybenzone…
Cinoxate…
Padimate O…
Dioxybenzone…
Phenylbenzimidazole…
Homosalate…
Sulisobenzone…
Menthyl anthranilate…
Trolamine salicyclate…
Octocrylene…

ve tabii bilinen en güçlü serbest radikal oluşturucu potansiyel zararlı kimyasallardan dioksibenzon ve oksibenzon!
Güneş kremlerindeki kimyasallar National Georgraphic’in en son şaşırtıcı keşfine göre dünyadaki mercan yataklarını öldürüyor. (Bknz.)

Doğal güneş kremi kullanmamızı öneren emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün görüşleri bir sonraki blogumda.

Resim: Jim Maragos, U.S. Fish and Wildlife Service


5 Aralık 2012 Çarşamba

Alışverişte dikkat edilecek katkı maddeleri

Ben yazmayı düşünürken elime bu liste geçince ekler yaparak paylaşmak istedim. Herhangi bir ürün alırken etiket okumaya hem biz dikkat etmeli, hem de bilinçli ebeveynler olarak bunu çocuklarımıza öğretmeliyiz. Benim 4 yaşındaki kızım şekerin zararlı bir şey olduğunu ve kansere yol açtığını çok iyi biliyor. Eğer biri bir çikolata verirse ve onu çok yemek isterse anne bak bize zararlı bir şey var mı der. Eğer "evet bu madde var bunu yememelizi, bize zararlı" dersem anında bırakır. Biz de yerine ya kendimiz içeriği güzel bir kurabiye yapar ya da en azından organik bir çikolata temin etmeye çalışırız.


Şimdi alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken katkı maddelerine bakalım:

1.MISIR ŞURUBU (glikoz şurubu, fruktoz şurubu hepsi şeker yerine kullanılır, kanserli hücreleri besler)
Olası yan etkileri: Obezite, göbek bölgesinde yağ artışı, kalp hastalıkları.

2.TRANS YAĞLAR (nebati hidrojenize bitkisel yağlar, ısıl işlem görmüş tüm sıvı yağlara dikkat)
Olası yan etkileri: Kalp hastalıkları, kanser ve diyabet.

3.YAPAY KOKU VEREN MADDELER (doğal bitkisel ve mineral yağlar dışında kalanlar)
Bu 100 adetten çok kimyasal katkı maddesini içeriyor.
Olası yan etkileri: Alerjiler, davranış bozuklukları

4.MONOSODYUM GLUTAMAT (MSG) (tuz yerine konup, paketi bitirttirir)
Bazı gıda reklamlarında geçiyor, "içine MSG katmıyoruz" diye. Neyse ki, böyle reklamlar başladı...
Olası yan etkileri: Baş ağrısı, göğüz ağrısı, tad almayı uyardığı için daha fazla yemeye yol açar.

5.YAPAY TATLANDIRICILAR (sakıza hiç baktınız mı? diyet kola ve enerji içecekleri çok tehlikeli)
Aspartam:
Olası yan etkileri: Sinir sistemini etkiliyor. Baş ağrısı, baş dönmesi, hafıza kaybı.
Sukraloz:
Olası yan etkileri: Bağırsaklardaki faydalı bakterinin azalmasına yol açar.
Sakarin: Hayvanlarda kansere yol açtığı kanıtlandı.

6.YAPAY BOYALAR (yapay herşeye dikkat)
Olası yan etkileri: Alerji, sinüslerde tıkanıklık, çocuklarda hiperaktivite.

7.KORUYUCULAR (raf ömrü bir kaç aydan fazla olan, yiyemeyeceğiniz maddeleri içeren ürünleri almayınız)
Olası yan etkileri:
TBHQ: kulak çınlaması, mide bulantısı, kusma
Sodyum Benzoat: Alerjik tepkiler, kanserojen
Sülfitler: Allerjik tepkiler-özellikle astım için
BHT/BHA: Karaciğer ve böbrek problemleri..

Resim:  http://www.healthyfoodssite.com/health-tips/healthy-grocery-shopping

20 Eylül 2012 Perşembe

“The Beautiful Truth”-Kanserin doğal beslenme ile tedavisi




 
En son izlediğim "The Beautiful Truth-Güzel Gerçek” İngilizce belgesel benim uzun süredir merak ettiğim “kanserin doğal bir çaresi yok mu?” soruma güzel cevaplar verdi. Hem de ortodoks tıbbının hiç sevmeyeceği yöntemlerle. Linkteki belgesel Alaska’da ailesi ile birlikte yabani yaşam kurtarma merkezi işleten 15 yaşındaki bir ev okulu öğrencisi tarafından çekilmiş. Belgesel bu  genç öğrencinin 1928’de Almanya’dan Amerika’ya göç eden Dr. Max Gerson’un ilaçsız doğal kanser tedavisini anlattığı kitapla tanışmasıyla başlıyor. Sonrasında gencimiz Gerson’un kızı da dahil olmak üzere pek çok bilimadamı ve doktoru ziyaret ederek beslenme, sağlık ve hastalıklar üzerine derin bir araştırmaya giriyor. Bir yandan da kamerası ile bu görüşmeleri belgeliyor.

“…şimdiye kadar hiçbir diyet kanserin tedavisi olarak gösterilmedi.” Dr. Barrie Cassileth, Amerikan Kanser Derneği Sözcüsü (2007)

“Onlar alçaklar gibi yalan söylüyorlar.” Dr. M.Dean Burk, Amerikan Kanser Derneği hakkında söylüyor. Burk Amerikan Ulusal Kanser araştırma Enstitüsünde 34 sene çalışmış.

“Pek çok kanser tedavisi varmış ve hepsi acımasızca ve sistematik olarak kanser örgütü tarafından Gestapo gibi dikkatli bir şekilde bastırılmış…” Dr. Robert C. Atkins


Belgeselde anlatıldığı üzere kanser vücutta biriken toksinlerin bağışıklığı düşürmesi neticesinde ortaya çıkabiliyor. Başlıca toksin kaynakları:

1. Diş sağlığı: Cıvalı bileşiklerle yapılan diş dolguları hiç de güvenilir değil. Belgeselde 25.dakikada gösterilen bir deneyde bir amalgam diş dolgusu oda sıcaklığında suyla temas ettiğinde cıva buharlaşıyor. Tükürük de aynı etkiyi gösteriyor. Aynı şekilde diş doktorları amalgam dolgu yaparken malzemeyi ilk açtıklarında yine cıva buharı ortaya çıkıyor. Ağzı amalgam dolgu dolu bir asansör dolusu insanla aynı anda nefes alıp verdiğinizi düşünün, bu sırada cıva zehirlenmesi yaşanabiliyor. Bunları öğrenen genç öğrenci de cıvalı dolgusunu çok dikkatli bir şekilde aldırtıyor, çünkü çıkartırken de ufak parçalardan zehirlenmek mümkün.

-Amerika’daki cıvalı bileşiklerle çalışan diş doktorlarında ilk kalp krizi ortalama 44 yaşta gerçekleşiyor. 55 yaş ise dişçilere biçilen ortalama ömür!

-Diş kliniklerinde cıvalı bileşikler ve x-rayler ile çalışan asistanlarda kısırlık görülüyor.

-Amerika’da her sene 1000 ton’un üzerinde cıva diş tedavisinde kullanılıyor.

2. Yiyeceklerdeki toksinler:

-MSG: monosodyumglutamat, tuz yerine cipslerde kullanılıyor. MSG onlarca sene tüketildiğinde yavaş yavaş siz farketmeden beyin hücrelerini öldürüyor. Beyin hücrelerinin %90’ını kaybedince Parkinson hastalığı ortaya çıkıyor.

-Aspartam: Kola ve gazlı içecekler, sakızda ve tatlandırıcı olarak yiyeceklerde kullanılıyor. Özellikle çocuklarda beyin hücrelerine zarar verdiği tespit edilmiş.

-Organik ve tam tahıllı yiyecekler alın ve tüketin.

-“İzin verin yiyecekler size ilaç, ilacınız yine yiyecekler olsun!”

3. Aşılar nörotoksiktir:  Bebeklikten itibaren bağışıklığı desteklemek için yapılan aşıların içeriğindeki zehirli kimyasallar sinir sistemi üzerinde nörotoksik etki gösteriyor. İyi bir beslenme, sağlıklı bir bağışıklık kazandırır, hastalıklar azalır. Bu konu ile ilgili geçmiş bloglarıma bakabilirsiniz.

4. GDO’lu yiyecekler: Genetiği değiştirilmiş yiyeceklerin potansiyel olarak ölümcül olabileceği düşünülüyor. Dev Monsanto şirketi tüm dünyaya tohum satarak çiftçileri dolayısıyla tarımı ve dünyayı hakimiyeti altına almaya çalışırken, dünyadaki çiftçilerin %80’i tohum saklayarak tarım yapmaya çalışıyor.

Amerika’daki ünlü MayoKlinik’in bile en fazla bir hafta ömür biçtiği kanser hastaları, Gerson Terapisi ile tedavi oluyorlar. Gerson kendi zamanında yüzlerce hastayı bu yöntemle tedavi ediyor. Belgeselde Amerika’daki doktorlar tarafından Gerson terapisi yalanlanıyor. Öte yandan terapinin uygulandığı Meksika’daki bir klinikte 1-3 hafta süren doğal beslenme tedavisi gören ve evlerinde iyileşen kanser hastalarının görüşlerine de yer verilmiş.

Gerson Terapisi:
-Sıkı bir vegan diyet (etsiz, süt ürünsüz sebze-meyve diyeti. Hiçbir ambalajlı yiyecek ve hazır içecek yok)
-Organik sebze ve meyveler (Büyük miktarda taze sıkılmış sebze-meyve suları, çiğ salatalar)
-Hayvansal yağ yok
-Tuz yok
-Kahve (içmek için değil)

Pankreas yiyecekleri sindirmede yardımcı olur. İnsan sindirim sistemi hayvan sindirim sisteminden daha uzundur. Yayılmacı hücreler pankreas tarafından farkedilirler. Fazla hayvansal yiyecekler pankreasın çalışmasını durdurur ve fazla yük bindirir.

Kahve (kafein) karaciğerin enzim üretmesi için gerekli kimyasalları sağlar. Terapide yer alan kahve, lavman yöntemiyle vücuda alınıyor. Bunun için 3 yemek kaşığı taze çekilmiş organik kahve 15 dakika kısık ateşte demlenir, süzülür, süzülen su yarım litre (1 quart)içme suyu ile karıştırılır. Karışım lavman şekilde bağırsaklara verilir. 20 dakika yatarak beklenir, sonrasında tuvalette boşaltım yapılır.

Belgeselin sonunda kanseri 20 sene önce yenen hastaların bu süre boyunca her gün taze sıkılmış sebze-meyve suyu tükettikleri anlatılıyor. Belgeselde “The Juice Man” kitabı yazarı Jay Kordich sebze suyu sıkma konusunda bize “Bitkilerin gücünü vücudumuza almamızı öneriyor”.

Dr. Max Gerson ve Charlotte Gerson’un kanser ve bir çok kronik hastalığa  bulduğu çareyi anlattığı kitaplar:

A Cancer Therapy: Resultsof Fifty Cases and the Cure of Advanced Cancer by Diet Therapy


Healing the Gerson Way:Defeating Cancer and Other Chronic Diseases



Gerson terapisi ile ilgili daha fazla bilgi için youtube ve amazon.com’da “Gerson Theraphy” olarak aratabilirsiniz.