22 Eylül 2013 Pazar

23 Eylül 2013

Haftasonunun ilk gününde erken saatlerde Ulusa gittik. İşlerimizi bitirdikten sonra her zamanki mekanlarımıza kısa kısa uğradık Çınar'la.
 Çok çabuk yorulduğumu farkettim. Formum epey düşmüş gezmeyeli, nerde o eski günler..
İplerle örgülerle çok iç içe olmasamda çevremde olmaları bile huzur veriyor. Ara verip verip ufak dönüşler yapıyorum. Son başladığım işim hala devam ediyor mesela, arada bir elime geçtikçe birşeyler planlayıp başlayıp bıraktığım motifler geçiyor elime onları birleştirip değerlendiriyorum bir taraftan.
Bu yıl çok istememe rağmen kendi tarhanamı yapamadım yine, artık seneye kısmetse. Kendi usulümüze çok benzettiğim, kokusuyla, rengiyle beğendiğim tarhanayı hazır aldım. Temiz örtüler üzerine serilmiş masalarda kurutuluyordu, yapılışını birebir gördüğüm için bir nebze daha içim rahat olarak aldım. Eve gelir gelmez pişirdim, tarhanasız bir kış düşünemiyorum.
Pazar günü de çabucak geçiyor başlıyor yine yeni hafta, iyi haftalar..

21 Eylül 2013 Cumartesi

The debt ceiling tactic is not unprecedented

The Washington Post reports:
In 1973, when Richard Nixon was president, Democrats in the Senate, including Sen. Edward Kennedy (D-Mass.) and Sen. Walter Mondale (D-Minn.), sought to attach a campaign finance reform bill to the debt ceiling after the Watergate-era revelations about Nixon’s fundraising during the 1972 election. Their efforts were defeated by a filibuster, but it took days of debate and the lawmakers were criticized by commentators (and fellow lawmakers) for using “shotgun” tactics to try to hitch their pet cause to emergency must-pass legislation.... 
One of the most striking examples of a president being forced to accept unrelated legislation on a debt-ceiling bill took place in 1980. The House and Senate repealed a central part of President Jimmy Carter’s energy policy — an oil import fee that was expected to raise the cost of gasoline by 10 cents a gallon. Carter vetoed the bill, even though the United States was close to default, and then the House and Senate overrode his veto by overwhelming numbers (335-34 in the House; 68-10 in the Senate).
Even so, at the present time, I don't think the tactic is going work well for the Republicans.

20 Eylül 2013 Cuma

20 Eylül 2013

Zaman çabuk geçiyor şu günlerde. Yaz tatiliyle uzaklaştığımız tüm arkadaşlarla birarada olma vakti şimdi ve çok keyifli. Kısa sürelerde çok şey öğrendiğimiz günlerdeyiz. Bazen dünyanın sonuymuş gibi geliyor, herşey bitmiş sonra bir bakıyorsun hiçbirşey göründüğü gibi değilmiş. Yaşadığımız sürece hep birşeyler öğreneceğiz. Özellikle yanınızda, yanıbaşınızda hiç bıkıp usanmadan sizinle ilgilenip derdinizi, sorununuzu paylaşan, tüm içtenliğiyle sizi içinde kaldığınız karanlıklardan çekip çıkaranlar varsa şanslısınız demektir. Yine pek çok kelimenin anlamı yeniden yazılır sizin için.
Bu hafta inişli çıkışlı olsa da güzel bir haftaydı, özellikle kapanışı çok sevindirici oldu benim için. Çok güzel hediyeler aldım bugün. Öyle güzel yürekler var ki, gördüklerinde hemen akıllarına geldiğim, bu onun olmazsa olmaz diyen iki güzel kalpten gelen hediyem. Büyük bir keyifle kullanıp, aynı mutlulukla sergileyeceğim mumluğum, denemek için sabırsızlanıyorum.
Diğeride bu güzel çanta. Çok sevmiş ve beğenmiştim uzunca bir aradan sonra hiç düşünmediğim şekilde bana hediye oldu, çok severek kullanacağım onuda. Yazacak çok şey var ama birazı da bana kalsın. Keyifli bir haftasonu geçirmenizi dilerim... 

19 Eylül 2013 Perşembe

I talk with Larry Kudlow

Diyarbakır Eğil'e dair bir not

Egil adı M 391 yılına ait Bizanslı Faustus Tarihinin Ermenice tercümesinde ve 6. yy'a ait Aşxarhatsuyts adlı Ermenice anonim coğrafya kitabında Agel ագեղ ve Angel անգեղ biçiminde geçer. Milat öncesinde Yunancası Sophene ve Ermenicesi Tsopk olan krallığın kışlık başkenti, daha sonra Ermeni ülkesine bağlı "dış" beyliklerden biri olan Angeltun անգեղտուն hanedanının kalesi olarak anılır. 

Agel, aglô ܐܓܠ Aramice/Süryanice "kapı" demektir. Bkz. Jastrow s. 12. Dicle üzerinde, Amid ülkesinin kuzey kapısı olan stratejik noktada Agel/Egil kalesi bulunur. Tarihî Suriye ile Ermenistan arasındaki en önemli iki geçit noktasından birinin kilididir.

Ahalisinin o devirde Süryani mi, Ermeni mi, başka bir şey mi olduğuna dair elimizde bilgi yok. En azından bende yok. Lakin eski yer adlarına bakıldığında, Ermenice/Süryanice sınırının aşağı yukarı bugünkü Güneydoğu Toros dağlarının güney yamaçlarını izlediği ve Amid (Diyarbakır) düzlüğünün egemen kültürünün Süryani/Arami olduğu malum.

Sadece Ermenice kaynaklarda geçen Angel biçimi kafamı kurcaladı. /n/ sesi nereden türemiş? Şöyle akıl yürüttüm. Orijinal isim Agel ve Aggel olmalı; Sami dillerinde şedde tipiktir, ve her iki biçim de Süryanicede aynen ܐܓܠ yazılır. Sözcüğün çift g ile Yunanca yazımı αγγελ ise, genel kural gereği /angel/ okunur. Nitekim Faustus tarihi Yunacadan çeviri olduğu gibi, Aşxarhatsuyts da muhtemelen Yunanca bir orijinalden çeviridir.

*
Egil, 15. yy'dan itibaren Kürt Mirdasî beylerinin makamı idi. 1930'larda Dicle adıyla ilçe yapıldı. 1950'lerde Dicle ilçesinin merkezi, yakında bulunan Pîran kasabasına taşındı. Böylece Pîran Dicle oldu, Dicle de eski adı olan Egil adına tekrar kavuştu.

Taner Özek'in gezi karikatürleri albüm oldu


Dr.Taner Özek gezi parkı direnişi sırasında çizdiği karikatürleri bir albümde topladı. Gezi Parkı Çocukları adlı albüm Ütopya Yayınevi tarafından yayınlandı.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Kürtçe kasaba isimleri

Kürtçe kasaba isimleri konusu takıldı kafama. Köy dağ dere yayla değil, adamakıllı kasaba yahut şehir olan yerler.

O bölgedeki kasabaların çoğunun geçmişi bin ila ikibin yıla dayanır; bazıları daha da eskidir, Asur ve Hitit zamanlarında adları anılır. Bir de onlardan ayrı, son yüz-yüzelli yılda Devlet yerleşkeleri etrafında türemiş kasabamsı yerler var. İkisini ayrı ayrı ele almak lazım.

Eskilerden başlayalım.

Silvan: Kasabanın öz adı Miyyafarkîn’dir, Kürtçe değil Süryanice, “ayıran-su” ya da su ayrımı gibi bir şey. Silîvan yani “Süleymanoğulları” burada 15-16. yy’da hüküm süren Kürt hanedanının adı. Kasabanın değil bölgenin adı. Osmanlıda da, Cumhuriyette de usuldür, bilirsiniz, idari bölgenin adı oranın başkenti olan kasabaya da verilir.

Hakkâri: Gene aynı durum. Kasabanın adı Çolemerg, Kürtçe bir açıklama bulma çabaları beyhude. Süryanice diyen var, Ermenice diyen var. Hakkâri esasen önceleri Başkale ve Özalp-Saray bölgesinde hüküm süren bir Kürt beyliğinin adıyken sonradan buraya taşınmış. O adın da tatmin edici bir açıklamasını bulamadım gerçi, ama Kürtçe olması mümkün görünüyor.

Dêrik, Mardin’in ilçesi, Kürtçe olmalı, “kilisecik”. Ağrı Tutak’ın adının Kürtçe dûtax(ikimahalle)’den gelmesi bana pek inandırıcı gelmiyor, ama hadi olsun. Yüksekova’nın geçmişi ne kadar geriye gider, bilemedim. Onun her iki adı Kürtçe. Gever bölgenin adı, Dizê ilçe merkezi olan yerleşim. İlki galiba Kürtçe “geniş yer, alan” anlamında, ikincisi “kale”.

Eskiden kalma kasabalarda durum bu. Hepsi bu kadar.

Esasen bölge veya aşiret adı olup şimdi adı idari merkeze verilmiş olan birkaç Kürtçe isim var. Silopî “Süleyman Ovası”, Cizreli Bedirhan oğullarının birinden ad almış. Kasaba değil ova adı, kasaba yakın devirde kurulmuş.

Şemdînan (Şemdinli) “Şemsettin oğulları”, beylik adı. Buranın tarihi başkenti olan Nehri muhtemelen Asurlar zamanına dayanır. Şimdiki kasaba 1920’lerde kurulmuş, adı da zaten Nûşar, “yenişehir”.   

Koçgirî “göçebeler”, Osmanlı’nın kullandığı bir idari isim. İdari merkez önce Erzincan’ın Refahiye’sine bağlı Koçgiri-Gümüşkuşak köyü iken, 19. yy’da Sivas Zara’ya taşınmış.

Cêlikan, Solaxan, Omerkan, Bayikan Kürtçe aşiret adıdır; Çelikhan, Solhan, Ömerli ve Baykan edildiler. Gûyan da sanırım aşiret adı, Uludere oldu. Eleşkirt’in idari adı bir ara Zedkan veya Zeydikan idi, o da aşiret adı. İzolî de Kürt aşiretidir, geçi İzlô Dağının adı Kürtçe olmasa da. Malatya’nın İzolî aşiret alanı yakın devirde Kale adıyla ilçe oldu, devlet dairelerinin bulunduğu yerleşim de kasaba hüviyeti kazandı.

Fiziksel coğrafya adı iken yakın dönemde idari merkeze nam olan üç-beş isim sayabiliyorum. Çaldıran esasen Çıldêran’dır derler, “kırk kiliseler” yani. Kürtçe değil Farsça da olabilir. Esasen ova adı, kasaba Cumhuriyet döneminde türemiş. Çal (“çukur”), adı üstünde, orta Zap çukurunun adı. Şimdiki idari merkez olan Çukurca çukur mukur değil, bulutlara yakın bir kartal yuvası. Eski adı Lizan’mış, sanırım Kürtçe. Gevaş da kasabanın değil oradaki derenin adı. Kürtçe diyorlar ama emin olamadım.

En zoru Pütürge. 19. yy’da zuhur etmiş bir idari isim. İlçe merkezinin adı Şîro, muhtemelen Kürtçe. Uyduruk bir köyken önce nahiye müdürlüğü sonra kaymakamlık olmuş, kalkınmış. Pütürge’ye Kürt arkadaşlar anlam veremiyor. Ama esasen ilçenin güney sınırındaki şimdi Nemrut Dağı denilen yerin adı olabileceğini düşününce sanırım aydınlanıyor. “Putlu yer” veya “put yeri” olabilir mi?

Geri kalanlar mütevazı birer Kürt köyü iken cumhuriyet devrinde tepesine Devlet'in obez kuşu konmuş yerler. En ünlüsü tabii Kalan (“dedeler”) adlı köy, diğer adı Mamikan (aşiret adı), 1930’lardan sonra Tunceli. Bölge adı olan Dersim’in mahiyeti meçhul; bence Kürtçe olma olasılığı zayıf. Hele der-sîm (“gümüşkapı”) hepten palavra.  Pîran, şimdiki Dicle, Diyarbakır’ın ilçesi. Gene Kürtçe, “dedeler”.  Guleman(“köleler”), şimdi Elazığ-Alacakaya ilçesi. Sincik, Adıyaman’ın ilçesi, galiba Kürtçe, “iğde ağacı”. Hilvan ilçe merkezinin taşındığı köyün adı Curnêreş, yani "karayalak". Karabegan’ın Mîravan’ı (Karabeyler nahiyesi Beyler köyü), şimdi Elazığ Arıcak ilçesi, yarı Türkçe yarı Kürtçe. Bir da ta Anadolu’nun göbeğinde, Rişvan aşiretinin yaşadığı Zivarik (“kışlak”). Altınekin adıyla Konya’ya bağlı ilçe edildi.

Bingöl Genç ilçesinin şimdiki merkezi olan DarahêniZazacadır, onu da Kürtçe sayalım, kimseyi kırmamış olalım. Genc necedir emin değilim, ama Kürtçe/Zazaca olması kuvvetli ihtimal.

Hepsi aşağı yukarı bu kadar. Urfa, Amîd, Mardin Süryanice. Harran, Suruç, Behesni, Kâhta, Egil, Nusaybin, Hısnıkeyfô, Midyat, Gercüş, Ğarzan, Siird, Beytüşşebab ve o civardaki eski, köklü yerlerin tümü de Süryanice. Malatya ve Maraş galiba Süryaniceden daha eski. Diyarbekir, Hısnımansur (Adıyaman), Cizre ve belki Ayıntab Arapça. Xoşâb Kürtçe değil, “edebî dil” sayılan Farsça. Van, Tatvan, Ahlat, Erciş, Vostan (Gevaş’ın kasaba adı), Bergiri (Muradiye), Muş, Norşén (Güroymak), Malazgirt, Varto, Patnos, Eleşkirt, Ağrı, Kars, galiba Digor, Erzurum’un Erz’i, Bayburt,  Erzincan, Kemah, Pertek, Mazgirt, Çemişgezek, Çapakçur, Kiğı, Harput, Palu, Ergani, Siverek ve saire Ermenice, ya da daha eski dillerden Ermeniceleşerek aktarılmış isimler. Bidlis ile Şirnak meçhul. Şehr-i Nûh? Sanmam.

Dikkat edersen, bu son paragraftakilerden önce saydıklarım arasında bunlarla boy ölçüşecek nitelikte kentsel kimliği olan tek yer Silvan, onun da harbi adı Süryanice.

*

Kıssadan hisse? Yok.


Elbette ilk baştaki heyheyler dönemi geçtikten sonra birileri oturup doğru dürüst Kürt tarihine çalışmak isteyecektir. Onlara malzeme olsun diye yazdım say.

17 Eylül 2013 Salı

Crowd-sourcing an Award

Voting is open for the Economist Educators Best in Class Teaching Award, but only for this week. If you teach economics, you may want to review the finalists and vote. Click here to learn more.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Alaçatı'dan Anlar...







Alaçatı en sevdiğim haline bürünmüş; sessiz ve sakin... Küçük detayları kaçırmanıza neden olabilecek gereksiz kalabalık yok gözünüzün önünde, bir fotoğraf gönüllüsü için bundan daha güzel ne olabilir ki ;) Ben bu kareleri çekerken büyük keyif aldım, umarım sizlerin de gününe biraz olsun renk katabilirim, iyi haftalar!




















Hayır meyhane benim değil, açılışa bile davet edilmedim, halbuki şeref konuğu olarak baş köşede yer almalıydım, teessüf ederim cık cık cık :)































15 Eylül 2013 Pazar

16 Eylül 2013

Artık okullu olunca odamızda da bir değişim başlattık. Kitaplığı elden geçirdik, bebeklikten çocukluğa geçiş kitaplarımızı ayırdık, daha büyük bir çalışma masası için yer açtık, oyuncakları eledik, okulun kırtasiye alışverişini de yaptıktan sonra pazar gününü de bitirmiş olduk. Yarın beraber kaplayacağız defter ve kitaplarımızı.
Yarın ilk defa okula başlayanların alışma haftası bitip diğer sınıflarla birarada okula giriş-çıkış ve tenefüs yapacakları günler başlıyor. Her an yanında olamayacağım, endişelimiyim evet biraz, oğluşuma güvenim sonsuz olsada rahatça evde olacağım günler ne zaman gelecek şimdilik hiç bilmiyorum. Hiç incinmesinler hiç üzülmesinler istiyoruz imkansız şekilde oysa yaşamak zaten bunlardan ibaret, ama biraz geç karşılaşsınlar istiyorum galiba.
Yarın yine maraton başlıyor, herkese iyi haftalar dileriz....

14 Eylül 2013 Cumartesi

14 Eylül 2013

Haftasonu erken kalktığım günlerinin acısını çıkarırım sanmıştım ama beden saati beni tam da haftaiçi saatimin çaldığı saatte uyandırdı. Uyu uyuyabilirsen,
Enerjim düşük yine şu aralar, canım hiçbirşey yapmak istemiyor, oturup öylece sadece ve sadece sıkılıp bunalıyorum.
Bişeyler yapmaya başlamıştım sanki ufaktan, inşallah devam ederim, bazen böyle çok sıkıldığım zamanlarda güzel bişeyler çıkar ortaya nasıl yaptığıma şaşarım sonradan.
Haftasonumuz güzel olsun...

13 Eylül 2013 Cuma

David Landes

Here is the NY Times obituary of the great Harvard economic historian.

Mor Karbasi - Daughter Of The Spring

İndirme Linklerini sınırsız yapan 3 ayrı çevirici site. Zaman zaman kapalı olsa da oldukça işe yarıyor.

israilli bir ladino şarkıcısı. rosa adlı şarkısıyla ruhu bedenden ayıran, ruhu bilmedik yerlerde dolaştırmayı başaran mükemmel ses ve müzik. (ekşi'den)

fuego'suyla insanı sevdiğine yeniden aşık edebilecek güçte bir ses ve yoruma sahip sanatçı. (ekşi'den)

ilk dinlenişte bile sizi çivi gibi koltuğa çakan sesin sahibi güzide insan. ayrıca kendisi de sesi gibi pek bi hoştur. tütütütü (ekşi'den)

Daughter Of The Spring

Le Trio Joubran

İndirme Linklerini sınırsız yapan 3 ayrı çevirici site. Zaman zaman kapalı olsa da oldukça işe yarıyor.

'bir arkadasin' "bak su sarkiyi dinle" tavsiyesiyle majaz sarkisini dinleyip ardindan tum diskografiyi edindigim, hastasi oldugum trio. dinleyiniz, dinletiniz...(ekşi'den)

masar isimli parçalarını dinlediğimde insan olamayacaklarına karar verdim bunların. başka bir şey olmalılar. (ekşi'den)

dinlersin ve hüzünlenirsin. neden hüzünlendiğini bilmesen de. soru sormadan, düşünmeden hüzünlenmen gereken ne varsa kendiliğinden açığa çıkmaya başlar. ve sana düşense kendini le trio joubran'a bırakmak.(ekşi'den)

2002 - Tamaas

2005 - Randana

2006 - Misunderstanding

2007 - Majaz

2008 - A Lombre Des Mots

2009 - Le Dernier Vol

2011 - Asfar

12 Eylül 2013 Perşembe

Ec 10 is still number one

But just barely.

12 Eylül 2013

Okullu olduğumuzdan beri güne erken başlayıp erken bitirir oldum. Yaz temposundan sonra kötü oldu diyemem, iyice sermiştim, erken kalkmayı sevsemde tembelliğe yenik düştüm hep. Yeniden bir takım görevler ve meşgaleler çıktı ki çok iyi oldu.
Okula alışma haftasında çıkış saatimiz öğleye doğru olunca vakti değerlendirdik bazı günler. Sonrasında sadece haftasonlarına kalacak bu gezmeler.
Nerde örgüler? çantada bekliyorlar. Ben vakit bulunca elimde çayım, kahvem, kumanda..

Who predicted the sluggish economy?

Robert P. Murphy looks back.

10 Eylül 2013 Salı

Elif Yaşar'ın Objektifinden...





Doğum günü albümümüze kavuştuk sonunda! Albüm elime geçer geçmez Elif Yaşar'ın çektiği karelerden birkaçını sizlerle de paylaşmak istedim hemen!




Elif Hanım'ın hazırladığı albümde fotoğraflar baskı şeklinde yer alıyor böylece albümden bir fotoğrafın düşmesi, kaybolması, yırtılması gibi bir sorun olmuyor ;)




Albüm ve CD dışında bir de anneanne ve babaanneye hediye edilmek üzere çok tatlı 2 adet cep albümü hazırlıyor... 






Nil'in ağaç ile ilk tanışması :)










Bu cimcime hep böyle tatlı zannediyorsunuz di mi?




Bu da aysbergin diğer yüzü oluyor heee heee :) Valla böyle cazgır olduğu anlarda korkuyorum ondan, hatta cazgırlığı ile beni pıstırdı muma çevirdi bile diyebilirim :P




İzmir öncesi son postumu da yayınladığıma göre şimdi valizimizi hazırlayabilirim.


Hepinize güzel bir gün & hafta içi & hafta sonu dilerim!