Bitkisel Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bitkisel Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2014 Salı

Doğal Anneyim Magmono'da!

Doğal Anneyim Magmono.com'da!
Doğal Anneyim ile Magmono.com sitesi röportaj yaptı. Röportaj teklifi ile gelen takipçim sevgili Elif Türkölmez'e çok teşekkür ediyorum.

Röportajımı buradan okuyabilirsiniz.

25 Mart 2014 Salı

Çocuklarınızın besinlerini yeşillendirin!



Çiğ ve yeşil beslenme son iki senedir kışı daha güçlü atlatmamıza yardımcı oluyor. Emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür her zaman ilk sebze sonra diğer besinler derdi. Her öğünde yenen sebzeler özellikle de koyu yeşil yapraklılar besin değeri açısından insan bedeni için çok çok önemli.

Çocuklarımıza neden koyu yeşil yapraklı sebzeleri yedirmeliyiz?
İnsanların sindirim yapısı otoburlara daha yakındır. Otobur beslenme vücudu alkali yapar ki bu da hastalıkları yenmede büyük rol oynar. Bu sebeple sağlıklı olmak ve böyle kalmak için çocuklarımızı bebeklikten itibaren koyu yeşil yapraklı sebzelere ve yeşil içeceklere alıştırmalıyız.
Datça Murat Çiftliğinden aldığım yeşillikler ve onlara yakışan meyve sebzeler

Çocuklarımıza hangi yeşillikleri yedirmeliyiz?
Çocuklarına yeşil gıdaları, salataları yedirmek sanırım tüm annelerin en zorlandıkları konulardan biri. En sağlıklı olan kara lahana, ıspanak, ısırgan ve diğer otlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum içerdiği için mutlaka yenmeli, suyu içilmeli diyor uzmanlar.

Yeşilliklerin içerikleri:
Havuçtan çok daha fazla A-vitamını, portakaldan çok daha fazla C-vitamini, tam buğdaydan çok daha fazla E-vitamini, sütten çok daha fazla B2-Vitamini ve sindirlebilen kalsiyum ve kaliteli protein içerirler. En önemlisi meyve, kuruyemiş ve asit üreten yiyeceklerden daha fazla alkali mineralleri kalsiyum ve magnezyumu içerirler.

Isırgan otu ile Organik marulun karşılaştırması:


Isırgan otunda:
30 kat daha fazla C-vitamini
20 kat daha fazla Provitamin-A
40 kat daha fazla kalsiyum
25 kat daha fazla magnezyum
50 kat daha fazla demir vardır.

O yüzden yabani yenebilir otlar süper süper doğal yiyecek olarak düşünülebilir.

Çiğ kendir tohumunda vücudumuz tarafından kolayca emilebilecek Omega3,6,9 bulunur. Keten tohumu ve çiğ susam tohumu da bu açıdan faydalıdır.

Yeşilliklerin diğer faydaları:
-Tüm bağımlı olduğunuz yiyecekleri bırakmanıza ve zararlı gıdalara canınızın çekmesine son vermeye,
-Sabahları yataktan zıplayarak kalkacak enerjiye sahip olmanıza,
-Çocuklarınızın her türlü diş problemlerini geri döndürmeye,
-Kendi ağız hastalıklarınızı geri döndürmeye ve ağız sağlığınızı korumaya,
-Her türlü vitamin ve mineral eksikliğinizin tamamlanmasına ve önlenmesine yardımcı olur.

Ne kadar tüketilmeli:
Yeşilliklerden günlük besinleri elde etmek için çocuklarda günde yarım kilo, yetişkinlerde günde 1 kilo koyu yeşil yapraklı tüketmek gerekiyor. Sadece marul ve kereviz sapı yeterli olmaz, her çeşit yabani yenebilen ot tarımsal olarak üretilenlerden kat kat fazla mineral ve vitamin içerir.

Kolay lezzetli yeşil smoothie:
-Yarım kilo taze ıspanak
-2 tam olgun muz (daha kremalı olması için fazla da konabilir)
-1lt su

Hepsi yüksek devirli blendarda çekilir. Pipetle çocuklara servis edebilirsiniz.

Yeşil gıdaları yemek istemeyen çocuklara nasıl yedirebiliriz?
Yeşillikleri çocuklara yedirmek için püf noktalar:

Çocuklar binbir zahmetle hazırladığınız yeşil yemekleri yemek istemeyebilir. Bu ingilizce video size biraz yardımcı olabilir.



1. Yeşilliklerinizi keyif ve zevkle çocuğunuzun önünde yiyerek örnek olun. Böyle devam eden bir kaç gün sonrasında çocuğunuz size meraklanıp soracaktır. Denemelerine izin verin ama zorlamayın. İşin püf noktası bu zorlamadan sabırla beklemek.

2. Eğer bir salata yiyorsanız çok lezzetli bir salata sosu ekleyin. Çocuğunuza neyi sevdiğini sorun, oyun oynayın. Onların isteklerini yerine getirdiğinizi hissetsinler. Salatalarını en favori salata sosları ile sunun. Duyulduklarını ve onlara sorulduğunu hissetsinler.

3. Yeşillikleri gizleyerek sunun. Kara lahana, ıspanak, yabani otları yemesini istiyorsanız smoothie içine gizleyin. Saf muzlu smoothie ile başlayarak (blenderda su ve muz) içine ufak ufak parçalarla gittikçe artan şekilde yeşilleri ekleyin. İlk renk yeşil bile olmazken gitgide halen çok tatlı olan yemyeşil bir içecek olacak.

Bir başka yöntem de hurma gibi tatlı bir şeyi, salata yaprağına sararak vermek. Verdikten sonra yanlarında kalın ve heyecanlı bir olaymış gibi davranın.

4. Yeşil içecekleri eğlenceli bir pipetle sunun.Ör. Çocuklar bir sürü halkası olan bir pipeti kulanırken içecekten ziyade pipete odaklanırlar.

5. Çocuğunuza en favori yemeğini sorun. O yemeği pişirin fakat öncesinde salata yemesi gerektiğini söyleyin. Çocuğunuza ne yiyeceği konusunda onun da karar vermede bir rolü olduğunu hissettirmiş olacaksınız. Ancak bir karar verilince ona sadık kalın, bu önemli bir nokta.

6. Hayvanat bahçesine gidin ya da yabani hayvanları inceleyin, haklarında kitaplar okuyun. Hayvanların doğada nasıl otçul beslenip barış dolu yaşadığını gözlemlesinler.

Çiğ beslenme hakkında daha fazla bilgi için: Green up your child, www.therawfoodfamily.com

16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.


Hodan otunun faydaları:

İdrar söktürücü
Balgam söktürücü
Boğaz ağrıların iyi geliyor
Bademcik iltihabına iyi geliyor
Ter atıcı
Öksürük kesici
Antidepresif etkili
Depresyona iyi geliyor

Bitkinin yapraklarının özü parazit düşürücü olurken, hodan yağının cilt kırışıklıklarını azaltma etkisi olduğu, sürülünce kas ağrılarına ve romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Önemli not: Hodan otu ve kuru çiçeklerinden yapılan çayı hamile kalmaya çalışanlara ve hamilelere önerilmiyor. Emzirme döneminde de kullanılmıyor. Eğer tedavi veya destek olarak almak isterseniz doktorunuza danışmalısınız. Aşırı tüketimde idrarda renk değişimi, kusma, mide bulantısı ve ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Tadını çok beğendiğim hodan otu kavurmasının tarifi ise şöyle:

Malzemeler:
Hodan otu
Ebegümeci
3-4 sap yeşil soğan
2-3 diş sarımsak
Mantar
Himalaya ya da deniz tuzu
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı

hodan otu, mantar, ebegümeci, zeytinyağı, yeşil soğan

Hodanları yıkayıp saplarının siyah olan kısımlarını kesiyoruz. Başlarındaki mor çiçekli kısımları da ayırıp gölge bir yerde çay için kurutabilirsiniz.
ot kavurması pişmeden bile salata gibi yenebilir
Ebegümecini saplarından ayırıp yapraklarını ufak doğrayın. Doğranmış hodan, yeşil soğan ve sarımsağı da ekleyip biraz zeytinyağı ile kavurmaya başlayın. Arada karıştırın. En son mantarları koyun. Tuzunu ekleyin. Suyunu salınca kavurmanız hazır.

Hodan otu kavurması ve yanına makarna
  Ben hodan kavurmamın yanına organik makarna hazırladım.

Afiyet olsun.

6 Mart 2014 Perşembe

1 günlük keçi yavruları, waldorf ve sebzeler

Bu haftaki yerli tohum GDO'suz sebze ve meyve alışverişim
Her hafta Çarşamba günlerini dörtgözle bekler oldum. Uzun bir süredir organik pazardan alıyorum. Aynı zamanda beğendiğim çiftliklerden de eve sipariş veriyorum. Ancak hem çiftlik hem de dükkan olması açısından son zamanlarda Datça Murat Çiftliği dükkanına çok gider oldum. Bir girdim mi bir saatten önce çıkamıyorum çünkü pek çok insanla tanışıyorum, herkesin konuları aynı benim konular. Ortak ilgileri olan insanların buluşma mekanı olmaya başlamış bu doğal dükkan.

Bu sefer meşhur düz ifadeli ve doğal materyallerden yapılmış waldorf bebeği yapan bir hanımla tanıştım. Eğer yakında sitesini açarsa burada bebeklerin duyurusunu görebilirsiniz. Waldorf bebeğinin özelliği çocuğun hem doğal malzeme ile temas etmesi, gerçek yenidoğana benzer bebekler olması.
İfadesinin düz olmasının sebebi ise oynayan çocuğun hayal dünyasına göre mutlu, mutsuz olmasına karar vermesi.

waldorf bebeği:  http://10marifet.org/yazi/bez-bebek-waldorf-doll/

Alışverişimde çekçekimi doldurup yanında iki de torba dolusu sebze ve meyve aldım. Bu haftanın ürünü mumlanmamış, soyarken suları adeta fışkıran dalından yaprakları üstünde mandalina. Baharın gelmesiyle özlemle beklediğim otlar da çıkmaya başladı. Yabani otlar, ıspanak ve pazı gibi yeşilliklere göre onlarca kat daha fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Bahar mevsimlerinde mümkün olduğunca tüketmeye çalışın derim. Bu hafta ben de hodan ve kaz ayağını aldım. İnternetten bulduğum tariflere göre kavurmasını yapıp yiyeceğim :) (Not: bu yazıyı yazdıktan bir kaç gün sonra nefis bir taze soğan ve mantarlı hodan kavurması yaptım. Lezzeti halen damağımda, denemediyseniz hodan gördünüz mü alın deneyin mutlaka :) )

Her seferinde kocaman bir köy ekmeği görüyordum. Ama hep bitmiş oluyordu. Çiftliğin sahibi Murat Tapik'in babası çocuk doktoru Dr. Hüseyin Tapik'in "bir sene uğraştım bu ekmek için" dediği ekşi nohut mayalı ekmeğini bu sefer alma şansım oldu çünkü önceden telefonla ayırttım. Dükkanda kapanın elinde kalıyor o kadar güzel ki, unu da taş su değirmeninden.

Murat Tapik'in haftalık listesine üye oldum. Her hafta çiftliklerinden, ürünlerinden bahsediyor bu mesajlarda. Bu haftaki mesajı ve resmi çok hoştu:

1 günlük keçi yavruları

1 GÜNLÜK OĞLAKLARIMIZ & HAYAT

Doğanın işleyişine baktığımda her canlının dünyaya gelmesi ve terk etmesi arasında kısa bir süre var ve bu süre zarfında yaptıklarından arda kalanlar. En ilkel canlıdan en gelişmiş varlıklara kadar tüm canlılar bu döngüde kendi paylarına düşen yerlerini almaktalar.

Yoğun tempolu hayatlar içerisinde ben dahil birçok kişi olarak bu kadar basit olan döngüyü unuttuğumuz anlar, günler, aylar olabiliyor. Bazen basit bir uyarı bazen de ciddi bir hayat tecrübesi tekrardan hatırlatıyor hayatın asıl hedefinin ne olduğunun.

Ben hayatın yaşam ve ölüm arasında geçen süredeki zamanımız olduğunun ve bunun ne kadar değerli bir armağan olduğunun farkında olarak yaşamanın, tüm hayatı düzenleyen en önemli unsurlardan olduğunu düşünüyorum.

Geçici bir hayatın her evresinin güzelliği içerisinde ve hayatta en önemli olan görevimizin Yaşamak olduğunu hiç unutmayarak yaşamak.

Ne kadar sorunlarımız, dertlerimiz, streslerimiz olsa da tıpkı yukarıda gördüğünüz yeni doğan bu keçi yavrularımızın hayata tutunmak için verdiği çaba gibi basit olabilmeli bazen hayat. Sevilecek birçok genç misafiri var çiftliklerin yani... Sevgiler, Murat Tapik


Çiftlikten alışveriş yapmak için Murat Tapik'in adresine bir e-posta atıyorsunuz. İstanbul'da her iki yakada merkezi noktalara dağıtım yapıyorlar.
www.datcamuratciftligi.com 

27 Şubat 2014 Perşembe

Eğer çiftlik kurma hayalim var diyorsanız...

Sevgili Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik benim gibi çiftlik hayalleri olanlar için anlatıyor...

Bu haftaki taze, doğal, yerli tohum, GDOsuz sebze ve meyvelerim

Her hafta Datça Murat Çiftliği'nin Erenköy'deki dükkanına uğramayı adet edindim. Bir çok aynı fikirde insanlar tanışıyorum. Hatta muhabbet etmekten eve dönemiyoruz. Kızlar da ben çocuk doktoru Hüseyin Tapik ile konuşmaya dalmışken kendilerine oyalanacak bir şeyler buluyorlar. Ben dışarıda bu sebzeleri seçerken kızlar da dükkana girmişler ceplerine nefis kuru elmaları ve kuruyemişleri doldurmakla meşgullermiş :)

Kızlar dükkanda kuruyemişleri toplarken

Büyük kızım Melisa dönüş yolunda diyor ki "Anne bu dükkanı çok seviyorum. Herkes çok güler yüzlü. İsmi güleryüz dükkanı olmalıymış" :D


Murat Tapik'in mesajına gelince:

ÇİFTLİK KURUYORSUN
Her geçen gün farklı insanlardan telefon geliyor. Emeklilik döneminde huzurlu bir çiftlik hayatı yaşamak isteyenler, tarımda gelecek gören genç girişimciler, parasını yatırmak için farklı kanallar arayan şirketler oluyor ahizenin karşısında. Çiftlik kurulumu, doğa içinde bir yaşam ve üretim hakkında tüm bildiklerimi paylaşmaktan oldukça mutluluk duyuyorum, umarım faydam dokunuyordur.
Nasıl çiftlik kurarım, ne yapmalıyım ve buna benzer tüm soruların çok kısa bir cevabı var benim için:

    * Size her zaman destek çıkacak bir eş, bir aile
    * Gönül bağı ile sizlerle gece gündüz demeden çalışacak dostlar
     * Yeri geldiğinde marangoz, seramik ustası, inşaatçı olabilecek kadar her işle uğraşabilecek kadar bu işi sevmek
    * Toprakla uğraştıkça ellerinin nasırlaşmasından, yağmur altında ürün toplamaktan, buz gibi sularda topladığın sebzeleri yıkamaktan, bu ürünlerin yetişmesini izlemekten ve sevdiklerini bunlarla beslemekten  zevk alabilmek

Ve başka hiçbir işle uğraşmadan sabah 5, akşam 12 demeden evine, tarlana, hayvanına, çalışanlarına emek vermek, ilgilenmek. Bunlardan öte bence her şey ikinci planda, isteyen herkese ben yerli tohumları hediye ediyorum zaten yeter ki bu üsttekiler hazır olsun. Sevgiler, Murat Tapik.
www.datcamuratciftligi.com   murat.tapik@gmail.com


11 Şubat 2014 Salı

20 soruda zeytinyağı hakkında bilmeniz gereken herşey



Çiğ yeşil zeytin, zeytin ve dönüştüğü zeytinyağı

Binlerce senedir Anadolu köylüsü zeytin ağacının değerini ve verdiği ürünlerin sağlık açısından faydasını bilmiş ve bundan faydalanmış. Nadir de olsa Ege’de 100 yaşına yakın zeytin ağaçları gördüğümü hatırlıyorum. Sadece eski geleneklerden dolayı değil, artık doğal sağlık hareketinde yer alan Türk ve yabancı doktorların çoğu zeytinyağını her türlü yemekte mısırözü, ayçiçek yağı, kanola yağı ve margarin yerine kullanmayı öneriyorlar. Peki bu mucize olarak değerlendirilen zeytinyağı hakkında neleri bilmemiz gerekiyor? İşte geçen haftalarda röportajını yayınladığım doğal annelerden sevgili zeytinyağcım Dilek İnce Özenel 20 soru-cevapta sizin için derledi.

 
1 - Kaliteli zeytinyağı nasıl olmalıdır?
 
3 unsuru içermelidir. Tek bahçenin, en sağlam ve en sağlıklı  zeytinlerinden, doğal yöntemlerle elde edilmiş saf yağdır.
Doğal yöntem nedir: Herhangi bir enzim, karışım  eklenmeden, ısıl işlemden geçmeden (soğuk sıkım) elde etmektir. Soğuk sıkım maksimum 30ºC’dir


2 - İyi bir zeytinyağı nasıl anlaşılır?

İyi zeytinyağının dil ve burnunuzla algılayabileceğiniz 3 özelliği vardır.
Aroma, Yakıcılık, Burukluk  .

Aromasını kokladığınız zaman tekrar tekrar koklamak isteyeceğiniz yağdır. Mis gibi zeytin ve eğer gerçekten soğuk sıkım yağ ise çimen kokusunu almalısınız .

Yutulurken boğazda yakıcılık hissetmeniz iyidir. Bu yakıcılık zeytinyağını değerli kılan fenollerin hala canlı ve var olduğunun göstergesidir.

Burukluk, zeytine özgü burukluğu hissetmeniz gerekir.

3 - Hangi yörenin zeytinyağı daha iyidir?

Zeytin ve zeytinyağı en gurme zevklerin başında gelir. Kişisel damak tadı, doğduğunuz topraklar, alışkanlıklarınız, yemek kültürünüz, gelenekleriniz gibi nedenlerle her kaliteli yağı beğenmeyebilirsiniz. Buna rağmen kaliteli bir zeytinyağı kendini farkettirecektir.

4 - Kaliteli saf zeytinyağı nasıl üretilir?
Zeytin toplamayı merak eden çocuk
Farklı bahçelerin ürünleri karıştırılmaz. Tek bahçenin zeytinleri tek tek elle toplanır. Hasat makineleri hem ağacı zedeler, hem bir sonraki yılın verimini düşürür, hem de bir miktar asiditeyi arttırabilir. 
En sağlam ve sağlıklı zeytinler en doğru hasat zamanında toplanmaya başlanmalıdır. En lezzetli yağ da zeytin yeşilden pembeye dönerken tam ALACA dediğimiz zamanda toplanan zeytinden olur.

Kesinlikle toprakla temas ettirilmez. Aksi takdirde çok hızla asitlenmeye uğrar. Yere düşen zeytinler dip zeytin tabir edilir ve bunlar ayrı değerlendirilmelidir. Ne yazık ki çoğu kez bunların sızma yağa karışım yapıldığını görüyoruz. Biz bu zeytinleri %100 zeytinyağı sabunu üreterek değerlendiriyoruz.

Hasat edilen zeytinler delikli kasalarda en fazla 25-30 kilo olacak şekilde birbirlerini ezmeyecek şekilde kasalara konmalıdır. Köylülerin genelde sentetik çuvallarda istiflediğini görüyoruz. Bazı üreticiler de keten çuvallarda saklıyorlar. Keten çuvalın her ne kadar hava alma özelliği olsa da zeytinyağında kusura neden olabiliyor. 

Zeytinler toplandıktan sonra en kısa sürede sıkıma gitmelidir. Bu süre zeytinyağı kalitesinde çok önemlidir.
Zeytinler toplanıyor
Kontinu sistemle çalışan bir fabrikaya gelen zeytinler önce huni denen havuzlarda bekletilir. Yürüme bantları ile yıkama havuzlarına alınır. Bu aşamada her türlü toz, toprak, yapraklardan arındırılır. Daha sonra ezilerek bir zeytin hamuru haline getirilir. Buna kırma denir. Daha sonra bir süre malaksörde karıştırılır. Bu aşama önemlidir çünkü bu aşamada sağlık için yararlı olan biyofenollerin ve polifenollerin açığa çıktığı aşamadır. Burada çok önemli bir nokta var. Kırma işleminde ısıyı arttırmadan nazikçe yapmak gerekir ve karıştırma kapalı bir ortamda havayla temas etmeden, ısı maksimum 27-30 derecelerdeyken 40-45 dakikada bitirilmelidir. Bunun sonucunda zeytinyağı süzülerek zeytin acı karasuyundan ayrıştırılır. Geriye en son filtreleme kalır. Sıkılan yağı biz hemen tüketmeyip, filtreleme yapmadığımız için içindeki tortunun dibe oturması beklenir.
Bütün bu hususlara dikkat ediliyorsa zeytinyağı kaliteli elde edilir.

5 - Zeytinyağı pahalı mıdır? Ya da neden pahalıdır?

200TL bir t-shirte, 20-30TL bol kremalı bilmem ne aromalı sağlıksız kahvelere gözünü kırpmadan veren bazı şehirliler, varlığını idame ettirmek için olmazsa olmaz koşul olan sağlıklı ve doğal tarım için ne yazık ki pahalı diyebiliyor. Oysa ki neye göre pahalı olduğunu bir sorgulamamız lazım. 1 litre erken hasat yağ elde etmek için yaklaşık 10 kg yeşil zeytin kullanılmakta. Günlerce florasan lambaların  altında petlerde raflarda alıcı bekleyen, hangi yılın, hangi bahçenin yağı olduğunu tam olarak bilme şansımızın olmadığı ve üstüne üzerinde soğuk sıkım yazmayan yağları sorgusuzca alınırken pahalı bulmuyoruz ama. Gıdada tek kriter fiyat olduğu sürece her geçen gün doğallıktan biraz daha uzaklaşacağız demektir. 
Diğer bitkisel yağlara nazaran zeytinyağı görece olarak pahalı olsa da en ekonomik yağdır. Çünkü ısındığında genişleme özelliği nedeniyle 1-2 yemek kaşığı yağ yemeklerde yeterli olur.
6 - Zeytin bölgelerine tatile gidip gelirken yol kenarlarında gördüğümüz ucuz zeytinyağlarından alabilir miyiz?

Sağda solda 7-8 liraya satılan yağları almalarını tavsiye etmiyorum. Gerçek sızma yağı o fiyata almanıza imkan ve ihtimal yoktur. Karışım olması, stoklarda çok uzun süreler bekleyip tüm nefasetini kaybetmiş olması büyük olasılıktır. Takip ettiğim bloglardan birinin bu konuda yaptığı bir deney de var. Şu linke bir göz atmanızı rica ediyorum.

Ayrıca kaliteli bir yağ olarak üretilen bir yağ dahi, petlerde ve güneşin altında yüksek sıcaklıklarda bekleyerek çok kısa sürede bozulabilir. Bazılarından “zeytinyağı kokuyor, yemeklerde kullanamıyorum” sözünü hepimiz duyarız. İşte bu ağır yağlar bu yağlar.
7 - Kaliteli saf zeytinyağı bozulur mu?

Zeytinyağı pet değil cam şişede korunmalı
Saf zeytinyağı son derece hassastır. Uygun koşullarda saklanmazsa çok kısa sürede nefasetini kaybetmeye başlar. Uygun koşullar nelerdir?
Zeytinyağının 3 düşmanı vardır. Isı, ışık, oksijen.

Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerde saklanmalıdır. Yağa rengini veren betakaroten önemli bir antioksidandır. Ve güneş ışığının etkisiyle miktarı azalabilir.
Her türlü kokuyu içine çekme ve kokuyu alma özelliğinden dolayı başka kokularda karışmayacak şekilde mutlaka ağzı kapalı muhafaza edilmelidir.

8 - Tadımcıların zeytinyağını tarif ederken kullandıkları olumlu özellikler nelerdir? 

Olumlu: meyvamsı, badem, elma, tatlı, taze, çiçeksi, hafif acı, kekremsi.

9 - Olumsuz özellikler nelerdir?

Olumsuz: küf, (sıkılmadan önce eğer zeytinler havasız bir yerde kalmışsa bu şekilde tarif ediliyor) şarapsı, sirkemsi, metalik, ransid, yanık, saman ve ahşap tadı, sabunsu, kara su, topraksı, salatalık tadı, cevizimsi, esparto (zeytinhamuru preslenirken kirli sıkma torbası kullanılmış), kurtlu (zeytin sineğinin tahribatına uğramış yağın kokusu).
10 - Teneke kutularda yağ almak sağlıklı mıdır?

Zeytinyağının koyu renkli, dar boyunlu cam şişelerde saklanması idealidir. Evinde sürekli sızma zeytinyağı kullananlar laklı tenekelerde saklayabilirler. Bu kaplar yağınızı sağlıksız bir yağ yapmaz. Lezzetini de değiştirmezler. Ancak tabii ki havayla temas ettirip oksidasyonu hızlandırmazsanız.En büyük riski budur. Oksitlenme sonucu oluşan kusura ransit kusuru denir ki bu tür yağlar hemen kokularıyla farkedilirler.
11 - Zeytinyağım soğukta donuyor. Ne düşünmeliyim?

Saf zeytinyağının buzdolabına girdiğinde donması gerekir. Bu durum yağınızın faydasını azaltmaz .Ancak yağınızı güneş almayan serin bir yerde saklamanız yeterlidir.  Dolaba koymanıza gerek yok.

12 - Zeytinyağını yemeklerde pişirmek besin değerini azaltır mı?

Bilindiği üzere sebze meyveleri çiğ tüketmek içerdikleri canlı enzimler nedeniyle çok kıymetlidir. Zeytinyağı da öyledir. İdeali mümkün olduğunca sonradan eklemektir. Alışageldiğimiz lezzeti de yakalamak için benim uyguladığım yöntem yemek pişerken küçük bir miktar koyup, yemeğe sonradan çiğ eklemektir. Bilimsel yönünü bilmemekle birlikte düdüklü tencereye de yağ koymuyorum önlem olarak. Yemek benim için bir görev gibi değil keyif unsurudur. Lezzeti de önemsediğimden pişirme aşamasında kullandığım da oluyor. Sebze meyveleri çiğ de yesek dalından kopup bize ulaşana dek geçirdiği yolculukta da kayıplar yaşamıyor mu? Yediklerimiz bizler için hem şifa hem zehir olabilir. Bunu belirleyen şey de miktar olduğuna gore zeytinyağının da bir yağ olduğunu unutmadan dozunda kullanmak gerekir.
13 - Kızartmalarda zeytinyağı kullanılabilir mi?

Bu konuda sık sık farklı görüşler dillendiriliyor. Ben Ege’de, zeytinyağının beşiğinde, köyümüzde uzun yıllar sağlıkla yaşamış ve yaşlanmış olan büyüklerimizin tavsiyelerine çok itibar ederim. Onların ve bir çok kaynağın da belirttiği üzere kızartmalarda da kullanılabilecek en ideal yağlardan biridir zeytinyağı. İçerdiği antioksidanlar ve oleic asit sayesinde zeytinyağının yanma derecesi 210ºC’dir. İdeal kızartma seviyesi 180 derecedir. Mısırözü ve tereyağı gibi bitkisel ve hayvansal yağların yanma derecesi 180 derecenin altındadır. Ve bu nedenle kızartma esnasında zehirli yan ürünlere dönüşüyorlar.

Evet sızma yağ kızartmalarda da en uygun yağdır derken, yağın saflık derecesini de hesaba katmalıyız. İyi kalite bir sızma ise bu geçerlidir. Karışım vs nedenlerle daha düşük kalitedeki bir yağın yanma derecesi elbette ki daha düşük olacaktır.

14 - Zeytinyağı pompaları zararlı mıdır?

Uzun süreli saklanan kaplardan günlük  kullanım şişelerine aktarırken pompa kesinlikle kullanılmamalıdır. Pompalar yağın içine hava basar ve yağın peroksit değerini yükselterek bozulmasına neden olabilirler.

15 - Uzun süreli saklamalar ne şekilde olmalıdır?

Paslanmaz çelik tanklar, laklı tenekeler, cam kaplar, nakliye amaçlı yağ için üretilmiş damacanalar idealdir. Toprak kaplar ve küpler de saklamaya uygundur. Ancak hijyenik sebeplerle kullanımı  sınırlıdır. Bu kapları yıkasanız da dokularda kalıntı kalır. Küplerin iç yüzeyinde oluşan gizli çatlaklara yerleşen mikroorganizmalar nedeniyle bir sonraki sezonun yağını koymadan önce tam olarak temizlenmeleri zordur.
16 - Zeytinyağını her yıl en faydalı haliyle tüketmek için ne yapmalıyız?

Kasa kasa zeytin
Daimi güvenebileceğiniz bir üreticiniz olsun. Tahmini yıllık tüketiminizi saptayın. Her hasat döneminin başında toplu alım yapın. Böylelikle hem daha uygun fiyatla daha taze yağ kullanmış olursunuz . Zeytinyağının raf ömrü 18 ay gibidir. Sonra yavaş yavaş nefasetini kaybetmeye başlar. 


 

17 - Rafine ve Riviera yağ ne demektir?

Rafine zeytinyağı: Yüksek asitli, kötü tat ve kokulu yağlar yüksek ısıda rafine edilerek yenebilir hale getirilmiş yağdır. 220 derece yüksek sıcaklıkta sıcak su buharı ile damıtılarak nötralizasyon işlemi arıtılma yapılır. Sonra vakumlarda soğutulur. Ve koyu olan renk açılır. Daha sonra da deodorizasyon işlemi ile kendine özgü tat ve koku giderilir. 
Riviera Yağlar: Naturel ve rafine yağların belli oranlarda karıştırılması ile elde edilen yağdır. Örneğin %80-90 rafine edilmiş bir yağa %15 naturel yağ karıştırılarak elde edilir.

18 - Erken Hasat Yağın özelliği nedir?

Zeytinler henüz siyahlaşmamışken yeşil haldeyken toplanıp sıkılan yağlardır. Nefis lezzette, yakıcılığı daha hissedilir, daha koyu yeşil renkte, ve daha fazla zeytin aromalı bir yağdır ki kahvaltılarda, salatalarda, mezelerde fark yaratırsınız. Siyah zeytinden elde edilen yağa nazaran daha fazla miktarda zeytinin sıkılmasıyla elde edilir yani üretim miktarı düşüktür. Bundan dolayı da fiyatı farklıdır.
19 - Zeytin sütü nedir?

Taş değirmene koyulan zeytinler hamur haline getirilir. Elde edilen hamur, liften yapılmış torbalara dolduruluyor ve baskı tepsisinde üst üste dizilerek sızmaya bırakılıyor. Damla damla akan yağa zeytin sütü deniyor. 100 kilogram zeytinden en fazla 1 buçuk litre zeytin sütü elde ediliyor. Dolayısıyla son dönemde bir pazarlama unsuru olan bu konunun abartıldığını düşünüyorum.


20 - Son olarak Doğal Anneler zeytinyağını bebeklerinin yemeklerden başka hangi alanlarda kullanabilirler?

Zeytinyağının eminim 100’ün üzerinde kullanım alanını listelemek mümkündür. Ama anneleri en çok çocukları ilgilendirdiği için bunları sayarsak:
Banyolarda saf % 100 zeytinyağı sabunu olarak,

Banyo sonrası masajlarda,

Boğaz ağrısı, faranjit, mide rahatsızlıkları gibi problemlerde içerek,

Sabah uyandığımızda ağzımızı ve boğazımızı temizlemek için gargara,

Bebeklerin konaklarında, saç ve cilt nemlendirmede, kabızlıkta

Çamaşırları toz haldeki zeytinyağı sabunu ile makinede de yıkayabilirler.

Kısacası her evde iyi kalite bir sızma yağ olmazsa olmazdır.

Dallarda yeşil yeşil zeytinler
Sevgili Dilek’e hazırladığı bu harika bilgiler için teşekkür ediyorum. Ben de zeytinyağını banyo sonrasında cildimi nemlendirmek için kullanıyorum. Bir de Dilek’in nefis yağından yaptığım yenebilir malzemelerden ürettiğim kremlerimde...

1 Şubat 2014 Cumartesi

Badem helvası


Badem Helvası

Bir seneyi aşkındır badem sütü yapıyorum. Arta kalan posalarla pek çok şey yapılabiliyor. Badem sütümü yaptıktan hemen sonra çocuklar badem helvası ismini verdiğim bu tarife bayılıyorlar. İçinde koyduğum çeşitli bağışıklık kuvvetlendirici yağları ve tozları da böylece kolayca yedirmiş oluyorum.

Badem helvası tarifi:



Badem sütü tarifim sonrasında kalan posa içine hindistancevizi yağı ve pekmezi çatalla tabakta ezerek karıştırın. İsteğinize göre içine toz tarçın, toz karanfil, toz zencefil, keçiboynuzu tozu, keten tohumu yağı, çörek otu tohumu yağı da koyabilirsiniz. Kaşıkla kayık şeklini verip buzdolabında dondurun. Donduktan sonra çıkarıp çıkarıp afiyetle yiyin.

Lezzetli alternatif bitkisel sütler

Bitkisel sütler ve kullanım alanları
"4 adımda badem sütü nasıl yapılır" blogumda kuruyemiş sütlerine yer vermiştim. Yandaki resimde kısaca inek sütüne alternatif olarak kullanılabilecek bitkisel sütler ve özelliklerinden bahsediyor.

Soya Sütü:
Zengin ve kremamsıdır.Her şeye uygundur, direk içilebilir, pişirmede, fırında kullanılabilir. Sıcak içeceklerde kesilebilir. Her zaman organik soya sütü kullanın.

Pirinç Sütü:
İnce ve suluca bir yapısı vardır. Hafif ve doğal olarak tatlı olduğundan sabah gevrekleri üzerine ve yemek pişirmede kullanılabilir. Ancak sıcak içecekler için çok suludur.

Kendir Sütü:
Kremamsı ve diğer bitkisel sütlere göre çok yoğun aromalıdır. O yüzden sıcak içeceklerde tercih edilmez. Yemek pişirmede iyidir.

Yulaf Sütü:
Kremamsı ve doğal olarak tatlıdır. Pişirmede çok iyidir ama fırında pişirmek için biraz ağırdır. Evde kolayca ezilmiş yulafları su ile pişirip, soğutup ardından süzerek yapılabilir.

Badem Sütü:

Kremamsı ve hafif bademsi tat içerir. Çayda ve kahvede, yemek pişirmede ve fırında pişirmede çok iyidir. Evde geceden bademleri suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir. Tatlandırılabilir.

Fındık Sütü:
Hafif ve fındıkımsı tadı vardır. İçecekler ve hafif tatlılarda çok iyidir fakat yemek pişirmede ve fırında pişirmeye uygun değildir. Evde geceden fındıkları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Hindistancevizi Sütü:
Pürüzsüz, taze olup ve çok yoğun aromalı değildir. Az yağlı inek sütüyle karşılaştırılabilir. Her türlü kullanım için uygundur. Özellikle gevrekler üzerine, sıcak içeceklerde ve smoothielerde çok iyidir.

Kaju Sütü:
Pürüzsüz, kremalı hafif fındıkımsı ve tatlıdır. Pişirmek için, tatlılarda ve krema yapmakta çok iyidir. Evde geceden kajuları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Artık siz de mutfakta bu sütlerle lezzetli içecekler ve yemekler yaratabilirsiniz :)

4 adımda badem sütü nasıl yapılır? Kuruyemiş sütleri


Badem sütü
Kuruyemiş sütlerini hiç denediniz mi? Susam, badem, kaju, fındık sütlerini yapmayı çok seviyorum. Hem çok kolaylar, hem de çok lezzetli. Ayrıca inek sütü yerine her yerde kullanabilirsiniz.

İnek veya başka bir hayvanın sütünü tüketmek istemiyorsanız veya bunlara karşı alerjisi olan çocuklarınız için laktoz ve kolesterol içermeyen ama kalsiyumu bol bir süt hazırlayabilirsiniz. Kuruyemiş sütleri inek sütü yerine alternatif olarak pek çok vegan anne tarafından kullanılıyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta şeker ve koruyucu maddeler açısından katkısız olması, yani evde kendiniz yapmanız.

Badem sütü magnezyum, selenyum, manganez, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko ve vitamin-e içeriyor. Bu mineraller paratiroid bezine, sağlıklı kemik gelişimine, sindirime, bağışıklık sistemine yardımcı olurken, e-vitamini de yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyor. Bademin diğer vitamin mineral değerleri için wikipedia’ya bakabilirsiniz.

Muhteşem bir kalsiyum deposu olan badem 100gramında 264mg kalsiyum içeriyor. Süt alerjisi olanlar, kemik erimesini önlemek için, çiğ beslenme (raw food) kürlerinde süper gıda olarak tüketilebilir. Burada dikkat edilecek nokta tüm çiğ yemişleri yemeden önce en az 8 saat suda bekletmek gerekiyor. Böylece içinde doğal olarak bulunan bitkisel toksinler etkisizleşiyor.

Badem sütü tarifi:

Malzemeler:
1 bardak su bardağı çiğ badem (Datça Bademi)
4 bardak su bardağı içme suyu (2 bardakla daha koyu, 4 bardakla daha az yoğun bir süt olur)
Toz tarçın
Tatlandırmak için bal, pekmez
Sürahi
Tülbent veya beyaz diz altı ince kadın çorabı
Mikser (700Watt gibi yüksek devirli mikserlerde daha pürüzsüz bir süt elde edilebiliyor)
 
Çiğ ve geceden suda bekletilmiş bademler
Çiğ ve süzülmüş şişmiş bademler
1- Bademleri akşamdan suya koyun. (en az 8 saat, 24 saate kadar bekletebilirsiniz)

Soyulmuş suda beklemiş bademler
4 bardak su eklenmiş bademler
2- Sabah bademlerin suyunu süzüp kabukları ile birlikte, içme suyu ile miksere koyup 2 dakika kadar karıştırın.
2dk mikser sonrasında badem sütü
Ben vaktim varsa kabuklarını soyuyorum. Bazı kaynaklarda badem kabukları barsaklarımız için toksik olarak geçiyor.

Not: Bugün wikihow'da gördüm. Bademlerin kabuklarını önceden de soyabilirsiniz. Bunun için çiğ bademi 1 dakika boyunca kaynar suya koyup çıkarmanız gerekiyor. Sonra kabuklarını kenardan sıkınca hızlıca çıkıyorlar. İnatçı kabuklar için kabuğu tırnaklamanız gerekebilir. En yakın zamanda badem sütü yapmadan deneyeceğim.

Badem sütü süzülürken
 3- Sürahinin ağzına koyduğunuz ince tülbente bu karışımı dökün kabuklar ve posa tülbentte kalacak şekilde süzün. Temiz elinizle tülbenti iyice sıkın.
Badem posası
Ben genelde süzgece bir tülbent koyup kaseye süzüyor ve saklayacağım kavanoza aktarıyorum.

Goji Berry ve muzlu badem sütü
4- Yıkadığınız mikserde badem sütünü biraz tarçın, istenirse doğal vanilya, bal ya da pekmez, çikolatalı olması için de bir kaşık keçiboynuzu tozu ile tekrar karıştırın. Resimdeki badem sütünde süper gıdalardan goji berry ve muz var.

Alternatif olarak geceden ıslattığınız kuru hurmaların çekirdeklerini çıkarıp hurmalı shake de yapabilirsiniz. Aynı şekilde muz da eklenebilir. Badem sütünü bir de bir avuç ıspanak ve muz ile gününüze enerjik bir başlangıç yapmak için deneyin!

Badem sütünüz buzdolabında 3 gün tazeliğini korur. Badem posası buzdolabında 2 gün dayanır. Hemen kullanmayacaksanız dondurabilirsiniz.

Badem sütünü kullanabileceğiniz yerler:
Kahve ve çay içerken süt yerine, puding veya yemeklerde, yeşil içeceklerinizde, smoothielerde, dondurma yaparken, krep yaparken kullanabilirsiniz.

Badem posasını kullanabileceğiniz yerler:
Badem helvası, çikolata, kurabiye, kek yaparken, böreklerde peynir yerine, salatalarda kullanabilirsiniz.

Diğer kuruyemiş sütleri:

Her zaman çiğ kuruyemiş veya tohum kullanın.

Eğer susam sütü yapmak isterseniz tarifi aynen badem sütü gibi, geceden ıslattığınız ve yıkadığınız 2 yemek kaşığı çiğ susamı, 3 bardak su ile mikserden geçiriyorsunuz.

Kendir ya da kenevir (hemp seed) sütü için geceden ıslattığınız ve yıkadığınız 2 kaşık kendiri 3 bardak su ile mikserden geçiriyorsunuz.

Kaju sütü yapmak için badem sütü tarifinde kaju kullanabilirsiniz. Kajuları da 4-8 saat suda bekletmek gerekiyor.

Fındık ya da ceviz sütünü de aynı şekilde yapabilirsiniz.

Önemli Not: Yeterli kalsiyum almak için sadece beslenmenizde badem sütüne dayanmayın. Unutmayın ağırlıklı olarak koyu yeşil yapraklı sebzeler her zaman en yüksek kalsiyum miktarını içerir. Beslenmeyle ilgili daha fazla bilgi için www.beslenmebulteni.com'dan Prof. Ahmet Aydın'ın yayınlarını takip edebilirsiniz.

Benim en favori kuruyemiş sütüm badem sütü. Doğal ve ilaçsız bademlerinizi Datça Murat Çiftliği'nden sipariş verebilirsiniz. Ama bir kere denediğim fındık sütünün kokusunu ve tadını unutamıyorum. En yakın zamanda taze fındık elime geçsin hemen deneyeceğim. Peki sizin en favori kuruyemiş sütünüz hangisi?