Yemek Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

20 Ekim 2014 Pazartesi

Baby&You Dergisi Mayıs-Haziran-Ağustos-Eylül 2014 yazılarım

Baby&You Dergisi köşe yazılarımı sonunda koyabildim :) Okuyanlara faydalı olmasını diliyorum.


Baby&You Dergisi Mayıs 2014 Yazım: "Ahşap Oyuncaklar"

Baby&You Dergisi Haziran 2014 Yazım: "Daha iyi bir dünya için..."

Baby&You Dergisi Temmuz 2014 Yazım: "4 adımda badem sütü nasıl yapılır?"
Baby&You Dergisi Ağustos 2014 Yazım: "Hayatını sağlıklı yaşamak isteyenlere internet kullanma kılavuzu" 
Baby&You Dergisi Eylül 2014 Yazım: "Datça Murat Çiftliği"

Ev yapımı şekersiz ıslak doğumgünü keki ve 6 yaş partimiz



Bu sene Melisa’nın 6. yaş günü partisinde her sene olduğu gibi yine kendim şekersiz, bal ve pekmezle tatlandırılmış pasta yaptım. Evde pasta yapımı ilk bakışta zor gibi gözükse de içeriğinin süt tozu, margarin, tatlandırıcılar, yapay katkı maddesi dolu unlar, pastörize yumurta yerine doğal süt, tereyağı, zeytinyağı, tam buğday unu gibi malzemelerden olması ve tam bir öğün yerine geçebilmesi açısından çocuklar yediklerinde içim çok rahat oluyor. Çünkü doğum günlerinde çocuklar sadece pasta yemek istiyorlar.

Doğum günü kutlaması olarak düşününce idealim olan en güzel kutlama şekli pastayı annenin çocuklarla birlikte yapması, süslemesi, çocukların yiyebileceği 3-4 çeşit doğal yiyecek, fazla kalabalık olmadan yeterince doğum günü çocuğunun kendi başına idare edip oyun kurabileceği en fazla 8-10 tane arkadaş. Hatta yaşına göre arkadaş sayısı. Hediye olarak şimdiye kadar evimizde yeterince oyuncak olduğu için oyuncak yerine ufak hediyelikler, kıyafet ve ağırlıklı kitap tercih ettik. Bu sene iki kutlama ve iki pasta hazırladık. Bir eski mahalle arkadaşları ile her sene olduğu gibi açıkhavada Özgürlük parkında piknik şeklinde doğumgünü yaptık. İkinci olarak da 1. sınıf arkadaşları ile evde kutladık. Piknikte gelen misafirler yanlarında şekersiz, tuzlu ufak ikramlar getirmişlerdi. İçecek olarak çocuklara şekersiz kayısı hoşafı ve su ikram ettim. Evdeki doğum gününde ise pastamızın yanında taze sıkılmış meyve suyu, kısır, ıspanaklı börek ve yeşil salata vardı. Gelen çocuklara kurşun kalem ve balon hediye ettik. Geçen sene de ufak okuma kitapları vermiştik. Tüm bunlardaki hedefim herşeyin sade bir şekilde olması, çocuğun da kutlama hazırlarına pasta yapımından, evin süslemesine, arkadaş hediyelerini hazırlamaya katılabilmesi. En önemlisi çocuğun azla yetinmeyi ve mutlu olmayı bilmesi çünkü büyük şehirlerde çocukların parti beklentileri farketmeden biz ebeveynler tarafından çok yüksek seviyelere çekilebiliyor.

Her sene doğumgünlerinde çocuklara soruyorum “pastayı ne şekilde ve neli yapayım?” diye ona göre şekillendiriyorum ya da en üst resmi öyle oluşturuyorum. Aşağıda resimleri olan havuçlu şekersiz pasta tarifimi bu blogdan bulabilirsiniz. Melisa’nın 6. yaşı için yaptığım doğumgünü pastasını 3 kat pandispanya keki arasına krema ve meyve koyup, üstüne de yine krema ve kuruyemişlerle süsledim. Resmini ve tarifini aşağıda paylaşıyorum.

Şimdiye kadar denediğim organik, şekersiz pastalarımın resimleri şöyle:
Çilekli pandispanyalı pasta
Havuçlu kekli kelebek pasta

Havuçlu kekli fotoğraf makinası pasta

Havuçlu kekli kuruyemiş 3 yaş süslemeli pasta
Havuçlu kekli ev şeklinde kuruyemiş süslemeli pasta

Pandispanyalı Hello Kitty pasta
Pandispanyalı kalp süslemeli pasta

Pandispanyalı kalp süslemeli pasta ve pastanın bir böğürtlenli ara katı



Havuçlu keki bir kere pişirip kabarınca ortadan kesiyorum. Pandispanyaları ise daha az kabardığı için tek kat kullanıyorum. Kaç kat istersem o kadar pandispanya pişiriyorum. En son kalp desenli pastalar için 3 kat pandispanya arasına yıldızlı olanda muz ve ceviz, 6 yazanda ise donmuş vişne ve böğürtlen kullandım. Her kat pandispanyayı pişirdikten sonra 1 dolu kaşık pekmezli yarım-bir bardak kadar suyla ıslatıyorum.

Sade pandispanya tarifi
4 yumurta
Yarım çay bardağı hurma şurubu/keçiboynuzu pekmezi
4 Türk kahvesi fincanı organik tam buğday unu (1 fincanını keçiboynuzu tozu koyunca çikolatalı kek gibi oluyor)
2 yemek kaşığı sıvı yağ (soğuk sıkım zeytinyağı)
3 yemek kaşığı kaynar su
1 paket kabartma tozu veya karbonat

Yapılışı:
*Yumurta aklarını cam kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın. Hurma şurubunu ekleyin.
*Yumurta sarılarını kaynar su ve tereyağı ile çırpın. Aklarıyla birleştirin, bunu yaparken mikser değil, çırpma teli ya da tahta kaşık kullanın.
*Toz malzemeleri ekleyin. Hepsini tahta kaşıkla karıştırın.
*Yağlanmış (zeytinyağı/tereyağı), unlanmış kalıpta, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40-45dk kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Benim evdeki turbo fırınımda 160 derecede 10 dakikada pişiyor, fırından koku geldiği anda kürdanla kontrol edin mutlaka.
*Kek soğuyunca krema sürmeden önce hurma şurubunu/pekmezi sulandırarak keki ıslatın, taze meyve suyu da olur.

Krema:
5 su bardağı süt (yaklaşık 1.5litre, ben sütçümden aldığım sütü kullanıyorum)
4 yemek kaşığı organik tam buğday unu
2 yemek kaşığı buğday nişastası
1 yumurta sarısı (pandispanyalarda yeterince yumurta olduğu için koymadım)
1 yemek kaşığı tereyağı (ben yaptığım sade yağdan kullandım)
1 çay kaşığı vanilya (ya da vanilya çubuğundan bıçak ucuyla sıyırarak koyun)
Tatlandırmak için yeterince bal (ben bir yaklaşık çay bardağı kadar bal koydum)

Yapılışı:
*Un, nişasta ile sütü muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirin.
*Koyulaşında içine tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin. Karıştırın.
*Soğuyunca bal ile tatlandırın.
*3 kat pandispanyalı kek için kremayı yarım miktar daha fazla yapmanızı öneririm.
*Çikolatalı krema için pişirirken içine keçiboynuzu tozu atabilir, tatlandırmak için de doğuyunca pekmez kullanabilirsiniz.

Tüm çocuklara ve yiyenlere afiyet olsun!

Not: Bu tarifi benimle paylaşan ve yiyen herkesin beğenisini almamı sağlayan şekersiz pasta pişirmede becerikli arkadaşım Derya Karakoçan’a çok teşekkür ediyorum.
 


Peki siz çocuklarınıza nasıl doğum günleri planlıyorsunuz? Pastanızı nasıl yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum :)


16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.


Hodan otunun faydaları:

İdrar söktürücü
Balgam söktürücü
Boğaz ağrıların iyi geliyor
Bademcik iltihabına iyi geliyor
Ter atıcı
Öksürük kesici
Antidepresif etkili
Depresyona iyi geliyor

Bitkinin yapraklarının özü parazit düşürücü olurken, hodan yağının cilt kırışıklıklarını azaltma etkisi olduğu, sürülünce kas ağrılarına ve romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Önemli not: Hodan otu ve kuru çiçeklerinden yapılan çayı hamile kalmaya çalışanlara ve hamilelere önerilmiyor. Emzirme döneminde de kullanılmıyor. Eğer tedavi veya destek olarak almak isterseniz doktorunuza danışmalısınız. Aşırı tüketimde idrarda renk değişimi, kusma, mide bulantısı ve ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Tadını çok beğendiğim hodan otu kavurmasının tarifi ise şöyle:

Malzemeler:
Hodan otu
Ebegümeci
3-4 sap yeşil soğan
2-3 diş sarımsak
Mantar
Himalaya ya da deniz tuzu
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı

hodan otu, mantar, ebegümeci, zeytinyağı, yeşil soğan

Hodanları yıkayıp saplarının siyah olan kısımlarını kesiyoruz. Başlarındaki mor çiçekli kısımları da ayırıp gölge bir yerde çay için kurutabilirsiniz.
ot kavurması pişmeden bile salata gibi yenebilir
Ebegümecini saplarından ayırıp yapraklarını ufak doğrayın. Doğranmış hodan, yeşil soğan ve sarımsağı da ekleyip biraz zeytinyağı ile kavurmaya başlayın. Arada karıştırın. En son mantarları koyun. Tuzunu ekleyin. Suyunu salınca kavurmanız hazır.

Hodan otu kavurması ve yanına makarna
  Ben hodan kavurmamın yanına organik makarna hazırladım.

Afiyet olsun.

1 Şubat 2014 Cumartesi

Badem helvası


Badem Helvası

Bir seneyi aşkındır badem sütü yapıyorum. Arta kalan posalarla pek çok şey yapılabiliyor. Badem sütümü yaptıktan hemen sonra çocuklar badem helvası ismini verdiğim bu tarife bayılıyorlar. İçinde koyduğum çeşitli bağışıklık kuvvetlendirici yağları ve tozları da böylece kolayca yedirmiş oluyorum.

Badem helvası tarifi:



Badem sütü tarifim sonrasında kalan posa içine hindistancevizi yağı ve pekmezi çatalla tabakta ezerek karıştırın. İsteğinize göre içine toz tarçın, toz karanfil, toz zencefil, keçiboynuzu tozu, keten tohumu yağı, çörek otu tohumu yağı da koyabilirsiniz. Kaşıkla kayık şeklini verip buzdolabında dondurun. Donduktan sonra çıkarıp çıkarıp afiyetle yiyin.

Lezzetli alternatif bitkisel sütler

Bitkisel sütler ve kullanım alanları
"4 adımda badem sütü nasıl yapılır" blogumda kuruyemiş sütlerine yer vermiştim. Yandaki resimde kısaca inek sütüne alternatif olarak kullanılabilecek bitkisel sütler ve özelliklerinden bahsediyor.

Soya Sütü:
Zengin ve kremamsıdır.Her şeye uygundur, direk içilebilir, pişirmede, fırında kullanılabilir. Sıcak içeceklerde kesilebilir. Her zaman organik soya sütü kullanın.

Pirinç Sütü:
İnce ve suluca bir yapısı vardır. Hafif ve doğal olarak tatlı olduğundan sabah gevrekleri üzerine ve yemek pişirmede kullanılabilir. Ancak sıcak içecekler için çok suludur.

Kendir Sütü:
Kremamsı ve diğer bitkisel sütlere göre çok yoğun aromalıdır. O yüzden sıcak içeceklerde tercih edilmez. Yemek pişirmede iyidir.

Yulaf Sütü:
Kremamsı ve doğal olarak tatlıdır. Pişirmede çok iyidir ama fırında pişirmek için biraz ağırdır. Evde kolayca ezilmiş yulafları su ile pişirip, soğutup ardından süzerek yapılabilir.

Badem Sütü:

Kremamsı ve hafif bademsi tat içerir. Çayda ve kahvede, yemek pişirmede ve fırında pişirmede çok iyidir. Evde geceden bademleri suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir. Tatlandırılabilir.

Fındık Sütü:
Hafif ve fındıkımsı tadı vardır. İçecekler ve hafif tatlılarda çok iyidir fakat yemek pişirmede ve fırında pişirmeye uygun değildir. Evde geceden fındıkları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Hindistancevizi Sütü:
Pürüzsüz, taze olup ve çok yoğun aromalı değildir. Az yağlı inek sütüyle karşılaştırılabilir. Her türlü kullanım için uygundur. Özellikle gevrekler üzerine, sıcak içeceklerde ve smoothielerde çok iyidir.

Kaju Sütü:
Pürüzsüz, kremalı hafif fındıkımsı ve tatlıdır. Pişirmek için, tatlılarda ve krema yapmakta çok iyidir. Evde geceden kajuları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Artık siz de mutfakta bu sütlerle lezzetli içecekler ve yemekler yaratabilirsiniz :)

4 adımda badem sütü nasıl yapılır? Kuruyemiş sütleri


Badem sütü
Kuruyemiş sütlerini hiç denediniz mi? Susam, badem, kaju, fındık sütlerini yapmayı çok seviyorum. Hem çok kolaylar, hem de çok lezzetli. Ayrıca inek sütü yerine her yerde kullanabilirsiniz.

İnek veya başka bir hayvanın sütünü tüketmek istemiyorsanız veya bunlara karşı alerjisi olan çocuklarınız için laktoz ve kolesterol içermeyen ama kalsiyumu bol bir süt hazırlayabilirsiniz. Kuruyemiş sütleri inek sütü yerine alternatif olarak pek çok vegan anne tarafından kullanılıyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta şeker ve koruyucu maddeler açısından katkısız olması, yani evde kendiniz yapmanız.

Badem sütü magnezyum, selenyum, manganez, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko ve vitamin-e içeriyor. Bu mineraller paratiroid bezine, sağlıklı kemik gelişimine, sindirime, bağışıklık sistemine yardımcı olurken, e-vitamini de yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyor. Bademin diğer vitamin mineral değerleri için wikipedia’ya bakabilirsiniz.

Muhteşem bir kalsiyum deposu olan badem 100gramında 264mg kalsiyum içeriyor. Süt alerjisi olanlar, kemik erimesini önlemek için, çiğ beslenme (raw food) kürlerinde süper gıda olarak tüketilebilir. Burada dikkat edilecek nokta tüm çiğ yemişleri yemeden önce en az 8 saat suda bekletmek gerekiyor. Böylece içinde doğal olarak bulunan bitkisel toksinler etkisizleşiyor.

Badem sütü tarifi:

Malzemeler:
1 bardak su bardağı çiğ badem (Datça Bademi)
4 bardak su bardağı içme suyu (2 bardakla daha koyu, 4 bardakla daha az yoğun bir süt olur)
Toz tarçın
Tatlandırmak için bal, pekmez
Sürahi
Tülbent veya beyaz diz altı ince kadın çorabı
Mikser (700Watt gibi yüksek devirli mikserlerde daha pürüzsüz bir süt elde edilebiliyor)
 
Çiğ ve geceden suda bekletilmiş bademler
Çiğ ve süzülmüş şişmiş bademler
1- Bademleri akşamdan suya koyun. (en az 8 saat, 24 saate kadar bekletebilirsiniz)

Soyulmuş suda beklemiş bademler
4 bardak su eklenmiş bademler
2- Sabah bademlerin suyunu süzüp kabukları ile birlikte, içme suyu ile miksere koyup 2 dakika kadar karıştırın.
2dk mikser sonrasında badem sütü
Ben vaktim varsa kabuklarını soyuyorum. Bazı kaynaklarda badem kabukları barsaklarımız için toksik olarak geçiyor.

Not: Bugün wikihow'da gördüm. Bademlerin kabuklarını önceden de soyabilirsiniz. Bunun için çiğ bademi 1 dakika boyunca kaynar suya koyup çıkarmanız gerekiyor. Sonra kabuklarını kenardan sıkınca hızlıca çıkıyorlar. İnatçı kabuklar için kabuğu tırnaklamanız gerekebilir. En yakın zamanda badem sütü yapmadan deneyeceğim.

Badem sütü süzülürken
 3- Sürahinin ağzına koyduğunuz ince tülbente bu karışımı dökün kabuklar ve posa tülbentte kalacak şekilde süzün. Temiz elinizle tülbenti iyice sıkın.
Badem posası
Ben genelde süzgece bir tülbent koyup kaseye süzüyor ve saklayacağım kavanoza aktarıyorum.

Goji Berry ve muzlu badem sütü
4- Yıkadığınız mikserde badem sütünü biraz tarçın, istenirse doğal vanilya, bal ya da pekmez, çikolatalı olması için de bir kaşık keçiboynuzu tozu ile tekrar karıştırın. Resimdeki badem sütünde süper gıdalardan goji berry ve muz var.

Alternatif olarak geceden ıslattığınız kuru hurmaların çekirdeklerini çıkarıp hurmalı shake de yapabilirsiniz. Aynı şekilde muz da eklenebilir. Badem sütünü bir de bir avuç ıspanak ve muz ile gününüze enerjik bir başlangıç yapmak için deneyin!

Badem sütünüz buzdolabında 3 gün tazeliğini korur. Badem posası buzdolabında 2 gün dayanır. Hemen kullanmayacaksanız dondurabilirsiniz.

Badem sütünü kullanabileceğiniz yerler:
Kahve ve çay içerken süt yerine, puding veya yemeklerde, yeşil içeceklerinizde, smoothielerde, dondurma yaparken, krep yaparken kullanabilirsiniz.

Badem posasını kullanabileceğiniz yerler:
Badem helvası, çikolata, kurabiye, kek yaparken, böreklerde peynir yerine, salatalarda kullanabilirsiniz.

Diğer kuruyemiş sütleri:

Her zaman çiğ kuruyemiş veya tohum kullanın.

Eğer susam sütü yapmak isterseniz tarifi aynen badem sütü gibi, geceden ıslattığınız ve yıkadığınız 2 yemek kaşığı çiğ susamı, 3 bardak su ile mikserden geçiriyorsunuz.

Kendir ya da kenevir (hemp seed) sütü için geceden ıslattığınız ve yıkadığınız 2 kaşık kendiri 3 bardak su ile mikserden geçiriyorsunuz.

Kaju sütü yapmak için badem sütü tarifinde kaju kullanabilirsiniz. Kajuları da 4-8 saat suda bekletmek gerekiyor.

Fındık ya da ceviz sütünü de aynı şekilde yapabilirsiniz.

Önemli Not: Yeterli kalsiyum almak için sadece beslenmenizde badem sütüne dayanmayın. Unutmayın ağırlıklı olarak koyu yeşil yapraklı sebzeler her zaman en yüksek kalsiyum miktarını içerir. Beslenmeyle ilgili daha fazla bilgi için www.beslenmebulteni.com'dan Prof. Ahmet Aydın'ın yayınlarını takip edebilirsiniz.

Benim en favori kuruyemiş sütüm badem sütü. Doğal ve ilaçsız bademlerinizi Datça Murat Çiftliği'nden sipariş verebilirsiniz. Ama bir kere denediğim fındık sütünün kokusunu ve tadını unutamıyorum. En yakın zamanda taze fındık elime geçsin hemen deneyeceğim. Peki sizin en favori kuruyemiş sütünüz hangisi?



30 Aralık 2012 Pazar

Tatlı bir yeniyıl için...



Bir yılı daha tamamlarken 2012 nasıl geçti diye düşünüyorum. Henüz yuvaya gitmeyen kızlarıma yakın yaşlarda çocuklardan oyun grupları oluşturduk, her hafta iki gün düzenli devam ettik, annelik konferansında konuşmacı oldum, beslenme, eğitim, çocuk gelişimi hakkında pek çok kaynak okudum, evdeki doğal sütten yoğurt, kefir yapımına ek olarak ekşi mayalı ekmek yapmaya başladım. Doğal Anneyim Facebook grubum 2500’ü geçti, milliyet.com.tr’de köşe yazarı olarak ve Köpekler ve İnsanları blogunda da yazmaya başladım. Ancak en güzeli kendi doğal annelik yolumda bana eşlik eden harika arkadaşlar edindim. Hatta artık herkes kendi bildiği doğal ürün kaynaklarını ve kendi üretimlerini imece usulü paylaşır oldu.  Yolumda emin adımlarla ilerlerken bana destek olan tüm sevdiklerime ve bu yazıyı okuyanlara buradan çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Şimdi tatlı bölümüne gelecek olursak şekerin zararları bu sene çok konuşuldu. Her türlü hastalığa, kısırlığa, kansere yol açabiliyor. Meyve şekeri de bazı doktorlar tarafından beğenilmese de size arkadaşım Eren’den tarifini aldığım rafine şekersiz bir tatlı tarifi vermek istiyorum.


Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum yine kısırlığa yol açtığı için sigara ve alkol alımında da yeni bebek planlayan ailelerin dikkat etmesi gerekiyor. Yeni yılda benim de bir çocuğum olsun diye planlıyorsanız arkadaşım Eren’in Bebek Yapım Bakım Onarım Bloguna mutlaka bir göz atmanızı öneririm.

Hurmalı Tatlı Toplar

Malzemeler:
 - 3 kap (cup) ceviz
 - 1/2 kap tatlandırılmamış, organik kakao
 - 1 çay kaşığı vanilya
 - 1/4 kap evde sıkılmış portakal suyu
 - 1/2 kap hindistan cevizi yağı *
 - 10 adet çekirdeği ayıklanmış hurma
 - 1 çay kaşığı zencefil
 - 1 tatlı kaşığı tarçın
 - Süslemek için hindistan cevizi

*Başak: kıymetli yağım çabuk bitmesin diye genelde daha az koyuyorum tariflerde.

Cevizleri rondodan geçirin ama unufak olmamasına özen gösterin. Kenara ayırın.

Süslemek için kullanacağınız hindistan cevizi hariç, diğer malzemelerin hepsini rondoda karıştırın.

Cevizleri karışıma ekleyin ve karıştırın.

Elde ettiğiniz tatlıya istediğiniz şekli verebilirsiniz. Dondurma kaşığıyla minik cupcake kalıplarına doldurabilir ya da elde yuvarlayıp top haline getirip tepsiye dizebilirsiniz.

Hindistan ceviziyle süsleyin.

Buzdolabında 4 saat kadar bekletin.

Afiyet ve sağlık dolu bir yeniyıl dilerim!


4 Eylül 2012 Salı

Karsambaç


Çocukken her Cumartesi babaannemi ziyarete giderdik. Her seferinde bizi iki tepsi börekle karşılardı. Biri patatesli, biri mercimekli börekleri nefis yoğurt ile yerdik. O zamanlar henüz ilkokulda olduğumdan harika bir aşçı olan babanemin yaptığı Adana yemeklerine pek dikkat etmezdim. Vefatından sonra bazı tarifleri babam ve anneannemden almaya çalıştım. Aklımda kalan güzel tatlardan biri de böreklerden sonra ikram ettiği buzlukta devamlı olan karsambaçtı.

Adana’nın sıcak günlerinde çocuklar tarafından çok sevilen serinletici bir buzmuş karsambaç. Babanemin meyve suyu, şeker ve su ile çelik bir kapta buz yaptığını, bıçakla keserek bardaklara koyduğunu, sonra da bizim karsambacı kaşıkla kıtır kıtır yediğimizi hatırlıyorum.

Ekşi sözlükte yer alan tarife göre: “dağdan keçikılı çuvallarla buz kalıpları getirilir. Kepçeye benzer bir aletle yontulur, tabağa alınır, önce şerbetle karıştırılır, sonra bal-reçel vb. şekerli şeylerle tadlandırılır. Tatlı kaşığıyla buza "çat çat" diye vur vura yenilir.”

Kızlar neredeyse her gün dondurma istiyorlar. Çocukları da katarak birlikte evde kendi yöntemlerimle bana babaannemin karsambacını anımsatan buzlu dondurma yapıyoruz. Çok hızlı ve kolay yapılan bu soğuk tatlıyı eminim çocuklar kadar siz de seveceksiniz. Şekersiz yaptığım tarifler tatlı sevenlere hafif gelebilir ancak çocuklar için meyve özü yerine tam meyveyi de içerdiği için ideal olduğunu düşünüyorum.

Kap olarak çelik bir kase, derin çelik tepsi, silikon top kek kalıbı ya da bizim gibi silikon çubuklu dondurma kalıpları kullanabilirsiniz.

Karıştırma kabına kesilmiş meyvelerinizi koyun. Üzerine meyvenin şeker oranına göre bal, cinsine göre iki kaşık yoğurt ekleyin. Rondo ile parçalayın ve dondurma kalıbınıza dökün. Buzlukta dondurun.

Canımız ne çekerse, o anda elimizde hangi meyveler varsa dondurmamız her seferinde farklı oluyor. Evde kızlar tarafından beğenilen tatlar şöyle:

Karpuz-şeftali-bal
Şeftali-elma
Muz-yoğurt-bal-tarçın
Şeftali-yoğurt-bal
Böğürtlen-yoğurt-bal

İster ısırarak yesinler, ister bıçakla kar püresi haline getirerek sunun, her türlü hoşlarına gidiyor. Kızlarım yanında mutlaka yudum yudum su içiyorlar çünkü ağzı donduruyor. Bir de sonunda suyu buzla karıştırıp oyun yapıyorlar.

Bu basit tarifi evde çocuklarınızı da katarak yaparsanız dondurmayı kendileri yaptıkları için çok gururlanacaklar. Siz meyveleri kesin, onlar yoğurt, bal koysun, rondonun düğmesine bassın, kaba boşaltsınlar.

Hepinize afiyet olsun :P

28 Ağustos 2012 Salı

Havuçlu kekimi kaptım, parkta doğumgünü partisi yaptım!


Çocuklar 2-3 yaşına geldi mi doğumgünü partilerini bol arkadaşlı ve oyun dolu kutlamayı istiyorlar. Ev ortamına dar gelebilecek misafir sayısı karşısında şehirli anneler arasında oyun/aktivite merkezlerindeki doğumgünü partileri popüler olmaya başladı. Bu merkezlerdeki partiler eğlenceli geçse de maddi olarak daha ekonomik ve alternatif bir doğa partisi yapmak isterseniz en yakınınızdaki parkta açıkhavada kutlama yapmanızı öneririm.

Biz de bu sene park arkadaşlarımızın başlattığı geleneğe katılarak doğum günümüzü parkta kutladık. Evimizin yakınında piknik masaları bulunan büyük bir park var. İlk yıllarda evimizde yaptığımız kutlama bu sefer de parkta çok keyifli geçti. En güzeli çocuklar çok keyif aldı.


Eğer dışarıda park ortamında bir parti düzenleyecekseniz dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:

-İlk olarak bir haftalık hava durumunu kontrol edin. Davetiyelerinizi ilettikten sonra bir iki gün öncesinde tekrar kontrol edin. Yağmur yağma durumunda kapalı alana geçilebilecek alternatif bir kutlama bölgesi planlayın.

-Parti alanını belirlemek için fazla süse gerek yok, uzunca bir ipe balonları bağlayın. Pasta kesimi sonrasında çocuklara bu balonları dağıtabilirsiniz.

-Bardak, tabak, peçete, piknik masası için örtü alırken plastik ürünler yerine kağıt olanları tercih edin. Evden çatal, kaşık, bıçak getirebilirsiniz. Tüm çöplerinizi parti sonrasında iyice toplamayı unutmayın.

-Davetli olan annelerden tatlı veya tuzlu bir ikram getirmelerini isteyebilirsiniz. Siz de iki üç ikram eklediniz mi masanız kolayca dolacaktır.

-İçecekleri unutmayın, çocuklara su, meyve hoşafı vermeyi düşünebilirsiniz. Biz şekerli meyve suları ve asitli içecekleri tercih etmedik. Tabii yetişkinler için çay ve kahve şart. Büyük termoslarınızı hazır edin.

-Doğumgünü pastası herhalde tüm çocuklar tarafından en heyecanla beklenen ikramdır. Harika bir pastanız olursa tüm çocuklar partiye bayılırlar. Ben de içeriğini doğal ürünlerle hazırladığım krema soslu havuçlu kekimi yaptım. Öyle havalı şekiller, karakterleri yoktu ancak bu seneki tüm aile doğumgünlerinde yetişkinler ve çocuklar tarafından beğenilerek sonuna kadar tüketildi.

Aşağıda en sevdiğim yemek kitabımdan şekersiz kek tarifimi bulabilirsiniz. Bu tarifle esmer bir havuçlu kekiniz oluyor. Malzemeleri organik ve doğal köy ürünlerinden seçecek olursanız kekin tadı çok daha lezzetli oluyor. Ben kitaptaki tarife ek olarak muhallebi şeklinde bir krema hazırlıyorum.

Kek için:
-Yaklaşık 2 su bardağı tam buğday unu
-1 tatlı kaşığı karbonat
-1 tatlı kaşığı tarçın
-yarım tatlı kaşığı toz karanfil
-bir tutam muskat rendesi
-yarım çay kaşığı doğal kaya tuzu (mineral değerleri NaCl sofra tuzuna göre daha yüksektir)
-3 su bardağı (4-5 adetten) havuç rendesi (organik havuçlar kimyasal gübre artığı içermezler)
-1 su bardağı dövülmüş ceviz (ilaçız kabuklu cevizleri tercih edin)
-2 çorba kaşığı yoğurt (evde mayalanmış yoğurt gibisi yok)
-4 yumurta (oda sıcaklığında)
-1.5 çay bardağı zeytinyağı (ben soğuk sıkım sızma zeytinyağı kullanıyorum)
-1 su bardağı pekmez (keçiboynuzu ya da üzüm pekmezi kullanıyorum)

  1. Yaklaşık 30 santim çapında kek kalıbınızı yağlayıp unlayın. Yapışmaz yüzeyli kalıplar bir çeşit plastikle kaplandıklarından yüksek sıcaklıkta kaplamadan madde sızar. En sağlıklı olan cam ve toprak (güveç) kaplardır.
  2. Fırınınızı 160 (turbo 140) derecede ısıtın. Un ve karbonatı eleyerek bir kaba alın, elekte kalan kepeği una ilave edin. Baharatı ve tuzu ekleyip güzelce karıştırın.
  3. Havuç rendesi, ceviz ve yoğurdu ayrı bir kabın içinde bekletin.
  4. Yumurtaları iyice kabarıncaya kadar, yaklaşık 10 dakika çırpın. Zeytinyağı ve pekmezi ekleyip tekrar güzelce karıştırın. Yumurtalı karışımın içine önce unlu, sonra havuçlu karışımları ilave edin. Tüm malzemeleri çok kısa süre tahta kaşık ile harmanlayın. Unu kattıktan sonra uzun uzun karıştırmayın, keki lif lif yapar.
  5. Önceden hazırladığınız kalıba döküp üzerini düzeltin. Sıcak fırının alttan ikinci rafında yaklaşık 1 saat pişirin. Kekin ortasına batırdığınız kürdan temiz olacak. Not: evdeki turbo fırınımda kek en fazla 30 dakikada pişiyor. Ancak ilk 20 dakika fırını açmayın, kek içine çöker.
  6. Piştikten sonra 10 dakika kalıbın içinde dinlendirin. Bir bıçak yardımıyla keki kalıbın kenarlarından kurtarın ve tersyüz edin. Tekrar düz yüzüne çevirip tel ızgarada soğumaya bırakın.

Kreması için :
-yarım litre süt (tercihen çiğ süt, yoksa günlük pastörize cam şişe sütü)
-2 tepeleme yemek kaşığı tam buğday unu
-1 tatlı kaşığı keçiboynuzu pekmezi unu (aktarlardan alınabilir)
-yarım çay bardağı pekmez
-1 kutu labne peyniri (isteğe bağlı)
-1 yemek kaşığı tereyağı ya da kaymak

Süsleme için:
-Üzüm, badem, dut, çıtır beyaz leblebi, kuru yabanmersini vb. kuruyemişler

1. Krema için bir tencerede süt, un, keçiboynuzu pekmezi unu karıştırılır. Kaynamaya başlayınca koyulaşıncaya kadar karıştırmaya devam edilir. Ocaktan indirmeden önce pekmez, terayağı ve labne katılır. Labne katılınca biraz daha sulanıyor.

2. Kek telde dinlenip biraz soğuduktan sonra yatay olarak ikiye kesilir. Ardından istediğiniz şekilde kesebilirsiniz. Ben doğumgünü için kelebek, yıldönümü için kalp şeklinde kestim. Kremayı iki kat arasına ve kekin üstüne dökün. Son olarak da kekin üstünü kuruyemişlerle süsleyin.

Şekil olarak pastanelerdeki mükemmel keklere benzemeyebilir, ancak tadının tüm damaklarda uzun süre kalacağına emin olabilirsiniz. Şekersiz oluşu, pekmezle tatlandırılması keki çok daha hafifletiyor.

Benzer şekersiz ve beyaz unsuz tariflere ulaşmak isterseniz Arzu Aygen-Ülfet Aygen tarafından yazılmış “Beyaz Unsuz, Şekersiz, Hamur İşleri” kitabına bakabilirsiniz.

Hepinize çocuklarınızla sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum.

3 Temmuz 2012 Salı

Organik Çilek ve Nar Ekşisi

Zaman zaman organik pazarlardan dayanamayıp çilek alıyorum, çocuklar istiyor. Ancak Temmuz 2010 tarihli bir mesajında İpek Hanım Çiftliği sahibi Pınar hanım çileklerin nasıl organik pazarlara gittiğini anlatmıştı. Bu mesajın bir kısmı aşağıda. Sonunda bu sene balkon bahçeme iki tane çilek fidesi aldım yan yana diktim, ancak henüz 2 ay geçmesine rağmen bir mahsül alamadım. Satıcıya sorunca ancak seneye verir dedi :(

"Genelde Bursa'da bulunur organik çilek sertifikası almış üreticiler. Yöntem hep aynı... Ellenmemiş temiz bir bahçeye yirmi - otuz fide dikerler. Bu fideler dikildikten sonra sertifika kuruluşlarından birini çağırırlar.
Numune alınıyor, kontrol laboratuvarına gidiyor, haliyle sağlıklı çıkıyor. Yüklüce bir ödeme de yapıldıktan sonra sertifika ellerine geçiyor. Sonra kim tutar sizi..! Önce gidip bir organik pazara kaydınızı yaptırın, ya da son zamanlarda pıtrak gibi çoğalmış organik ürün dükkanlarından biri ile anlaşın. Sonra doğru Bursa Hali'ne! Doldurun bir kamyon, yığın organik ürün pazarındaki tezgaha. Bir elinizde üzerinde ''Organik Çilek'' yazan sertifika var, önünüzde de kasa kasa kırmızı çilek... Alış bir lira, satış beş. Satın satabildiğiniz kadar. Elinizdeki sertifikada üretimin yapıldığı metrekare ile sattığınız çilek miktarı arasında mantık kurabilecek bir kurum, kuruluş var mı? Yok. Organik pazarlara gelen malı numune alarak düzenli olarak kontrol ettiren bir mekanizma? O da yok.

Benim beş kilometre yanımda Türkiye'nin çilek cennetlerinden biri: Atça... Her gün organik pazarlara kamyonlarla çilek yolluyorlar. Kilosu elli kuruş'tan. Tek bir üretici görmedim ki yetiştirdiği çilekten bir tane yesin ya da kendi ailesine yedirsin. Ben çilek yetiştirmeye çalıştım. Azami özen, azami çalışma ile bir dekar yerde elli kilo çıktı. Reçel yaptık. Hepsi bu." 

Ve tabii sonunda Çilek Yemeyin diyor. Nasıl olacak bu iş şaşırdım valla :(

*************************

Bir de Nar ekşisi yapımı tarifi vermiş Pınar hanım, nar ekşisi normalde biraz sulu olmalıymış:

"Nar ekşisi normal nardan yapılmıyor. Deli nar, ekşi nar'dan yapılıyor. Çok az kaldı bu ağaçlardan artık. Toplanıyor, ikiye yarılıyor, kabuğundan tokaç ile vurularak dökülüyor, taneler sıkılıyor ve yayvan bir bakır leğende bu tanelerin suyu sıkılıyor. Sonra ateşe konuluyor ve kaynatılıyor. Maksimum dört saat... Bu sürede suyu uçar ama yine de gayet akışkan kalır. Bir dakika daha fazla kaynatırsanız yanar. İşte tam bu noktada iki seçeneğiniz var. Ya beş kilo nardan çıkarabildiğiniz 200 gram'lık sıvıya razı olacak ve bu zahmetli işin ürününü gerçek ekşiyi bilenlere satacaksınız; ya da ''Nar Ekşisi Yapma Formülü'' yazacaksınız Google'a, karşınıza çıkacak ekstretli, enzimli, glikozlu, kıvam arttırıcılı formüllerden birini uygulayacaksınız. Siyah, yapış yapış, ağza tatlımsı gelen şeyi bulduğu için alıcılar size teşekkür bile edebilir bunu yaparsanız hem :)"

1 Temmuz 2012 Pazar

Yaz sebzeleri yemek tarifleri ve bilgiler

İpek Hanım Çiftliği sahibi Pınar hanım bir mesajında bu faydalı bilgileri paylaşmıştı, biraz düzenleme ile sizinle paylaşıyorum. 


****************************************
Raf de Casi Domates
Etenesi yumuşacık, çekirdekleri hafifçe yeşil... İyice olgunlaştığında ağızda dağılıyor. Hafif ekşili bir tadı var. Tek başına söğüş olarak, bol sulu bir çoban salatada ya da elma gibi ısırarak yemek için ideal.

Tarla Domatesi
Nostaljik, kıpkırmızı, yemeklere çok güzel lezzet veren tatlı bir domates. Rendelemeye, sandviçlere ve barbeküye uygun...

Pembe Domates
Bu domatesin hayranlarının ve yetiştiricilerinin buluştuğu bir platform bile var. Pembe Domates Ağı (PDA)... Ne var ki her talebe fesat karıştırmayı seven yurdum insanı bu domatesin de çakmasını buldu. Kıbrıs'tan gelen pembe renkli bir fide iki – üç sene önce memlekete girdi ve tezgahları kapladı. Orijinalini en iyi lezzetinden anlarsınız. Çakması saman gibi bir şey... Orijinali güzel kokulu, yamru – yumru, şekilsiz, içine büzülen yerlerinde siyahımsı izler olan bir tür. Kesinlikle özel yasalarla korunması gereken bir tür..

Uzun Börülce
30 – 40 cm'lik boyuyla, sağlam kabuğu ile çok sevilen, dayanıklı, lezzetli bir börülce. En çok taratora yakışıyor. Ege'de ''Turşulama'' denen öğüler için ideal. Tarifi de şöyle: Börülceyi uçlarından azıcık kesiyorsunuz, üzerini geçecek kadar su ile haşlıyorsunuz. Sonra sıcak suyun içinde bir – iki dakika bırakıyorsunuz. Bu arada ayrı bir yerde 4-5 diş sarımsağı (biz 8-9 diş kullanıyoruz) dövüyorsunuz. İçine yarım çay bardağı zeytinyağı ve bir yemek kaşığı nar ekşisi... Bembeyaz bir köpük haline gelene kadar çırpıyorsunuz bunları. Sıcak suyundan çıkarıp kevgirde süzdüğünüz börülceye ekliyorsunuz hemen. Karıştırın, koyun buzdolabına, akşam yemeğinde buz gibi yiyin :)

Kısa Beyaz Börülce
Daha naif, incecik... Bir – iki gün içinde mutlaka pişirmeniz gereken çok lezzetli bir börülce...Kavurması ve yağlaması yapılıyor. Tarifi ise şöyle: Yemekten hemen önce börülceyi haşlayın. Kevgirden süzün. Kese yoğurdunu su ile azıcık açın. Bol dövülmüş sarımsak ekleyin, krema gibi bir kıvama gelsin. Ayrı bir tavada da tereyağı ve tatlı toz biber çevirin. Rengi iyice çıksın, köpürsün. Börülceyi bir Borcam'a koyun. Üzerine sarımsaklı yoğurt, en üste de yağı dökün. Püf noktası şu: Börülce iyice yumuşak haşlanmış olsun. Diri kalmasın. Tereyağını da bol tutun.

Topan Patlıcan
Kızartma, şakşuka ya da közleme yapacaksanız budur.

Taze Fasulye
İncecik, zarif ve kılçıksız. İçi boncuk boncuk dolu... Kokusu mis gibi. Derin dondurucu için uygun... Haşlayıp kevgirde süzdükten sonra doğrayın. Bir kelle soğanı da tavada bir yemek kaşığı tereyağı ile pembeleştirin. Faulyeyi atın içine, biraz daha pişirin. Tatlı toz biber ekleyin, biraz daha çevirin. İki – üç tane de yumurta kırın.

İkinci bir yöntem de aynen börülce gibi haşlayıp, süzüp sarımsaklı taratorunu yapmak. ...ki her sebze yazın bu şekilde turşulanır Ege'de. Et denen şeyi yedikleri yok. Sıcak yemek de yazın tercih edilmiyor. Turşula, buzdolabına koy, akşam yemeğinde yanında yufka ve karpuzla ye...

Uzun Patlıcan
Bu patlıcan karnıyarık yapılsın diye yaratılmış. Yanına şehriyeli pilav ve komposto olmazsa olmaz... Patlıcan doğranıp haşlanıyor, süzülüp sarımsaklı yoğurt ile yeniyor. Bu tarif zaman sorunu yaşayanlar için daha uygun.

Süt Darı
GDO'suz mısır bulmak denizde inci aramak gibi bir şey son yıllarda... Sanırım bir tek Karadeniz civarında kullanılıyor gerçek tohumlar. Üzerinde anormal şekilde oynanıyor mısırın... Süt ineklerine slaj olarak veriliyor, her eve kanseri sokuyor.... Tohumlar seri numaraları ile satılıyor Ege'nin her kasabasında. Eskiden adına ne denirdi, nereden bulunurdu tohumlar unutuldu gitti... Ne olur şu mısır konservelerinden, Corn Flakes'lerden uzak tutun çocuklarınızı. İnanın ''mutlaka yemesi gereken'' bir şey değil. Eksik olsun...Lütfen...

Kabak
''Kabak tadı vermek'' deyimi haksızlık ediyor buna. İftiraya uğramış bir sebzecik... Lezzeti olmayan bir şey değil kesinlikle ama tüm Türkiye kışın domates yetiştirilen Antalya seralarının kabakları ile besleniyor. Tam olarak da şöyle oluyor: Tüm kış aklınıza gelen her türlü ilaç ve hormon ile beslenen domatese benzer şeyler Haziran ayı'nda arz fazlalığından sökülüyor. Yerine büyük bir hızla büyüyen ve iki ayda meyve veren kabaklar dikiliyor. Toprakta ne mineral, ne kalsiyum ne başka şey... Amaç üç ay da olsa serayı boş tutmamak... Ne olursa olsun paraya çevirmek... Sizler, aileleriniz yakanıza yapışan hastalıklarla boğuşuyorsunuz, kime ne..? İşte bu nedenle kabak, yerli ve bahçe mahsülü olduğundan emin değilseniz asla almamanız gereken bir şey. Gerçeği sapından bile güzel kokusu çıkan, dolmasını yaptığınızda kokusu bütün evi saran, bağırsak tembelliği başta olmak üzere her derde deva bir sebze...Burada kullanılan özel bir tarif yok. Kilo sorunu yoksa mücver yapılıyor, kilo varsa dolma :) Dolmayı Nazilli usulü etsiz yapmak istiyorsanız da harcı şöyle oluyor: Pirinç, soğan, az şeker, bir yemek kaşığı tereyağı, az karabiber, az salça... Zeytinyağında kavurun biraz, sonra kabakları doldurun. Üzerine de domates rendesi ve tereyağı karışımından sos yapın. Tencerede sıralı dolmalara bunu dökün. Kısık ateşte pişirin.

Taze Barbunya
En uygunu yaylalardan inen, çizgili değil de neredeyse tamamen kıpkırmızı kabuklu olan kınalı barbunya... Çiğ yediğinizde ağzınızda şekerli bir tat bırakır. Buradan anlayabilirsiniz... İri taneli, leziz mi lezizdir. Aklınıza gelen her türlü yemeği yapabilirsiniz. Çocukların sağlığı için haşlama suyunu kesinlikle dökmeyin. Kıymalı, salçalı, tereyağlı yemeği pek revaçta. Yanına da ev mayası yoğurt.... Size süper enerji! :) Temmuz ayı dondurucuya atmak için en uygun ay bu arada, bilginiz olsun...

Çarliston Biber
Anadolu'da eski tohumlardan çıkan bu türe ''beyaz biber'' deniliyor. Kırdığınızda mis gibi biber kokar. Mutfaktan salona taşar kokusu... Koca bir tarlada üç beş köken acısı olabilir. Acısı da acıdır hani... Hiçbir şeye benzemez. Hatırlar mısınız o zamanları bilmem... Hani anneniz pazardan biber alır, gelir, mutfak tezgahının başında biberleri doğramadan önce ucundan koparım bu parçayı dilleriyle tadarlardı sürekli. Acı çıkanlar kızartma yapılıp evdeki ''acı severler'' için kızartma yapılıp bir kenara kalkardı. Tatlı olanlar da yemeğe doğranırdı. İşte bu sahne laboratuarlarda her şeye hakim olunmaya başlandığında ortadan kalktı. 

Bezelye
Sıcak havayı sevmez. Rüzgarlı, ılık iklim idealdir. Bu nedenle hava acayip sıcak olmaya başladığında bende olmaz, kabuğu yanar hemen. Havalar serin gidiyorsa tarlada döker, o ara isteyebilirsiniz. Bu mevsimde İstanbul'a inen bezelyenin tamamı Bursa – Karacabey'den geliyor. Karacabey'deki tarımı ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Feribotla falan bir haftasonu gezmek için çok yakın aslında size. Bir gidin, görün.

Fidan Kereviz
Literatürde yaprak kereviz olarak geçiyor. Fideler aynı zamanda tazecik yemek için çok uygun. Tüm sos ve çorbalarda aroması ile, vitaminleri ile eşsiz... Daha da güzeli ekşili – nohutlu yemeği ki onun da tarifi şöyle:
Kerevizin yeşil yapraklarınız ayıklayın. Dallarını ve altındaki minicik topanını soyarak kesin. Dalları da parmak parmak doğrayın. Zeytinyağına önce pırasaları doğrayın, sonra kerevizleri... Sonra birkaç avuç haşlanmış nohut atın. Bol bol domates rendeleyin, az su ekleyin. Kapatın. Tatlı toz biberi de çok sever bu yemek. Pişince hiç açmayın, demlensin. Sıcakken üzerine limon sıkıp sofraya getirin.

Taze Asma Yaprağı
Üzümler olmadan toplanır. Hiç yıkamadan boş ve kuru bir kavanoza sımsıkı bastırın. Kapağını kapatın. Ne tuz ne bir şey... Bu şekilde hiç açmadan bir sene bile muhafaza edebilirsiniz. Yemek yapacağınız zaman açın, yirmi dakika kadar haşlayın. Harcını koyup sarın. Derin dondurucudan daha pratik ve sağlıklı bir yöntem. Bir kesekağıdı dolusu, bir tencere sarmaya yeter.

Enginar Kelle
Tarçınlı, kuş üzümlü, fıstıklı, soğanlı bir harç ile doldurulur, düdüklüde pişer. Taç yaprakları yumuşacık olur. Emerek, soyarak yenir. Ufak ve tazeleri uygundur bu dolma için.

Salatalık
Salatalığın bir özelliği var. Dalından kopar kopmaz çok büyük bir hızla, bir – iki saat içinde suyunu kaybeder. Hafifçe buruşur dış kısmı. Normalde çiftçiler bu aşamada soğuk su dolu leğenlere yatırır salatalığı. Soğuk suyun altında bir dakika kadar tutarsanız sertleşip dirildiğini görürsünüz.

Kapya Biber
Kırmızı yağ biberi... Güneşi en çok seven sebze bu. Havalar serin gittiğinde rengini almaz. Kabuklarını soyup salata yapabilirsiniz. Etsiz dolması için bol soğan, nane, salça ve -olmazsa olmaz- tereyağı ile pişirirseniz, etin eksikliğini hissetmezsiniz.

Dolmalık Yeşil Biber
İnce kabuklu, kabuğu kokulu.... Kabuğundan su kaybetme sorunu bu biberde de vardır. Hafif buruşsa da aldırmayın. Su içinde tutun, ya da doğrudan pişirin o şekilde. Kopardıktan hemen sonra suyunun uçması normalidir.

Yeşil Börülce
Uzun olana oranla daha ince ve daha zarif... Haşlayıp kevgirde süzerek bırakın. Başka bir yerde domates ve sarımsağı zeytinyağı ile öldürün. Suyunu iyice çekince börülceyi karıştırıp bir – iki dakika çevirin. Soğutun. Tek tük kılçığı vardır. Haşlanırken kılçık börülceyi bırakır. Sıcak suyun içine elinizi sokup pıt pıt almanız lazım. Doğalı bu... ''GDO'' denen şey en çok ''kılçıksız börülce'' falan isteyen ev hanımlarından çıktı inanın :)

Narpuz (Yarpuz)
Tertemiz su kaynaklarının yanında olur. En keskin kokulusu yaylalardakilerde olur. Yaşar Kemal romanlarında hep betimlenir ya, o işte :) Yapraklarını lif gibi kullanıp üzerine sabun sürerek kullanın. Vücutta mentollü mis gibi bir koku bırakır.

Taze Nane
Bol bol alın. Bir gazete kağıdına dallarını serseniz yeter. Hemen kurur. Hile karışmamış mis gibi naneniz olur. İsterseniz ayranda, limonatada, salatada kullanırsınız kıyıp.

Pırasa
İncecik kıyıp marul ile birlikte bol limonlu salatasını yapabilirsiniz. Pırasa mücveri, pırasa böreği, pırasa ile hazırlayacağınız otlu iç...

Taze Soğan
İki tipi var. Birinin kelleleri iri. Kellesini alıp, kesip ayrıca yemekte kullanabilirsiniz. Yeşil yapraklarını ise salatada... Diğeri taze soğan...

Sarımsak
Çin malı plastik gibi bembeyaz sarımsak oluyor.. Sarı – esmer, güneşte kurutulmuş doğal sarımsak olur.

Bamya
Bir baş soğanı incecik kıyın. Yarım çay bardağı zeytinyağı ile pembeleştirin. Bir iri domatesi rendeleyin bunun içine. Bu da suyunu çeksin. Yarım tatlı kaşığı tız biber atın. Bir adet kırmızı kapya biberi doğrayın. Varsa bir avçu haşlanmış nohut ve yarım çay bardağı kadar koruk suyu ekleyin. İyice köpürüp özleştiğinde ayıklanmış bamyayı da katıp yirmi dakika kadar ellemeyin. Demlensin.

Semizotu
Yabani... İstanbul'da herkes tohumdan dikilen ve seralarda yetişen yeşil yapraklıya alışık. Bu semizotu yabanidir. Sapları pembe olur. Kendiliğinden marulların arasında biter.

Acur
Uzun ve etenesi değişik bir salatalık. Kıtır kıtır yenilir. Cacık için salatalıktan daha uygundur lezzeti. Antakya mutfağının meşhur yemeklerinden ''Acur Dolması''nı yapabilirsiniz. Acuru oyup yağda kızartın. İçinin harcını firik, kıyma, sumak, salça, soğan ve baharatlar ile hazırlayın.

Taze Mancar
Kocaman topan olana pancar diyorlar. Tarifi şöyle: Topanları kesin. Atın tencereye. Haşlayın. Çatal girecek kadar pişsin. Kaynar suyun içinde birkaç dakika beklesin. Siz o arada dört – beş diş sarımsak ezin, yarım çay bardağı zeytinyağı ile bu sarımsağı köpürtün. Bembeyaz olunca içine tercihe göre koruk suyu, limon suyu ya da nar ekşisi ekleyin. Çırpmaya devam edin. Krema gibi olunca pancarları sudan çıkarın. Soyun. Halka halka kesin. Bu kremayı dökün, karıştırın, emişsin. Buzdolabına atın. Akşam yemeğinde yemeğin yanına getirin. Soğuk soğuk leziz olur. Tuzunu atmayı unutmayın.

Koruk – Koruk Suyu
O kadar fazla sağaltıcı yönü var ki saymaya sayfalar yetmez. Koruk, üzümün olmamışı, hamı değildir. Koruk asması orijinaldir. Bir tür deli asma... Aşılanırsa üzüm olur ancak. Ör. Yediveren Koruğu. Katı meyve sıkacağında suyunu sıkın. Bu suyu şişeye koyun. Ağzı kapalı şekilde altı ay rahat dayanır. Ekşili olmasını istediğiniz her yemeğe, her salataya, bamyaya, ekşili köfteye, patlıcan salatasına kullanın. Hatta en güzeli koruk suyunu bardağa koyun. Şekerle ezin. Buzlu su ekleyin ve çocuğunuza dünyanın en sağlıklı, arındırıcı, şifalı meyve suyunu verin.

Biber Salçası
Yağ biberi kesilip çekirdeği çıkarılıyor. Doğranıyor. Elli kilo bibere beş kilo kadar domates ekleniyor. İki saat kadar kaynıyor, özleniyor. Sonra kaynar halde kevgirden geçiriliyor. Bu sızan püre bir hafta kadar tül altında güneşleniyor. Sonra kavanozlanıyor. Biraz tuz atılıyor ve üzerinde de zeytinyağı gezdiriliyor.