Datça Murat Çiftliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Datça Murat Çiftliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2014 Pazartesi

Baby&You Dergisi Mayıs-Haziran-Ağustos-Eylül 2014 yazılarım

Baby&You Dergisi köşe yazılarımı sonunda koyabildim :) Okuyanlara faydalı olmasını diliyorum.


Baby&You Dergisi Mayıs 2014 Yazım: "Ahşap Oyuncaklar"

Baby&You Dergisi Haziran 2014 Yazım: "Daha iyi bir dünya için..."

Baby&You Dergisi Temmuz 2014 Yazım: "4 adımda badem sütü nasıl yapılır?"
Baby&You Dergisi Ağustos 2014 Yazım: "Hayatını sağlıklı yaşamak isteyenlere internet kullanma kılavuzu" 
Baby&You Dergisi Eylül 2014 Yazım: "Datça Murat Çiftliği"

28 Nisan 2014 Pazartesi

Anaokulları sebze yetiştiriyor!

Murat Tapik anaokulu öğrencileri ile
Anne ve babasına ben çiftçi olmak istiyorum diyecek çocukların yetiştiği anaokulları gerçek oluyor. Bir süredir alışveriş yaptığım Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik okullarda ve anaokullarında toprak, tarım, sebzeler, yerli tohum ile dikim konusunda minik çocuklara eğitimler vermeye başladı. Kendisi de bu blogumda anlattığım gibi Türkiye'nin en iyi okulları sayılan Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi'nden sonra çiftçilik yapmaya karar vermiş.

"Geleceğin büyükleri ve şimdinin miniklerinin doğayı tanıması, toprak ile bütünleşmesi ve bilinçli beslenmesi en önemli işlerimizden... Desteklerimizle inşallah birçok anaokulunda çocuklar yerli salatalıklar, domatesler yetiştirecek, en önemlisi de doğa sevgisini çok erken yaşta hissedecekler. Şehirde büyüyen bir çocuğun ilk çilek fidesini ekerek, toprağa alışmalarını sağlamak, ürünleri nasıl ve ne zaman yetiştiğini öğretmek belki de tüm işlerimizden daha da önemli bir aktivite. Son bir kaç hafta daha pek çok yerde bu aktivitelerimize devam edeceğiz. " diyen Murat bey resimlerde Eyüboğlu Erenköy anaokulunda miniklerle bostan ekimi yapıyor. Tüm fotoğraflar burada. "Kendi anaokullarında proje geliştirmek için, her zaman gönüllü olarak destek veririm değerli hocalara" diyen Murat bey'e murat.tapik@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Minik eller iş başında

27 Nisan 2014 Pazar günü benzer bir şekilde Slowfood'dan Leyla Kabasakal, Kadıköy Özgürlük Parkı'nda çocuklara bostan yapma etkinliği düzenlemişti. Etkinlikler ile ilgili güncel bilgileri daha çok Doğal Anneyim facebook sayfamda yayınlıyorum. Oradan da takip edebilirsiniz.

25 Mart 2014 Salı

Çocuklarınızın besinlerini yeşillendirin!



Çiğ ve yeşil beslenme son iki senedir kışı daha güçlü atlatmamıza yardımcı oluyor. Emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür her zaman ilk sebze sonra diğer besinler derdi. Her öğünde yenen sebzeler özellikle de koyu yeşil yapraklılar besin değeri açısından insan bedeni için çok çok önemli.

Çocuklarımıza neden koyu yeşil yapraklı sebzeleri yedirmeliyiz?
İnsanların sindirim yapısı otoburlara daha yakındır. Otobur beslenme vücudu alkali yapar ki bu da hastalıkları yenmede büyük rol oynar. Bu sebeple sağlıklı olmak ve böyle kalmak için çocuklarımızı bebeklikten itibaren koyu yeşil yapraklı sebzelere ve yeşil içeceklere alıştırmalıyız.
Datça Murat Çiftliğinden aldığım yeşillikler ve onlara yakışan meyve sebzeler

Çocuklarımıza hangi yeşillikleri yedirmeliyiz?
Çocuklarına yeşil gıdaları, salataları yedirmek sanırım tüm annelerin en zorlandıkları konulardan biri. En sağlıklı olan kara lahana, ıspanak, ısırgan ve diğer otlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum içerdiği için mutlaka yenmeli, suyu içilmeli diyor uzmanlar.

Yeşilliklerin içerikleri:
Havuçtan çok daha fazla A-vitamını, portakaldan çok daha fazla C-vitamini, tam buğdaydan çok daha fazla E-vitamini, sütten çok daha fazla B2-Vitamini ve sindirlebilen kalsiyum ve kaliteli protein içerirler. En önemlisi meyve, kuruyemiş ve asit üreten yiyeceklerden daha fazla alkali mineralleri kalsiyum ve magnezyumu içerirler.

Isırgan otu ile Organik marulun karşılaştırması:


Isırgan otunda:
30 kat daha fazla C-vitamini
20 kat daha fazla Provitamin-A
40 kat daha fazla kalsiyum
25 kat daha fazla magnezyum
50 kat daha fazla demir vardır.

O yüzden yabani yenebilir otlar süper süper doğal yiyecek olarak düşünülebilir.

Çiğ kendir tohumunda vücudumuz tarafından kolayca emilebilecek Omega3,6,9 bulunur. Keten tohumu ve çiğ susam tohumu da bu açıdan faydalıdır.

Yeşilliklerin diğer faydaları:
-Tüm bağımlı olduğunuz yiyecekleri bırakmanıza ve zararlı gıdalara canınızın çekmesine son vermeye,
-Sabahları yataktan zıplayarak kalkacak enerjiye sahip olmanıza,
-Çocuklarınızın her türlü diş problemlerini geri döndürmeye,
-Kendi ağız hastalıklarınızı geri döndürmeye ve ağız sağlığınızı korumaya,
-Her türlü vitamin ve mineral eksikliğinizin tamamlanmasına ve önlenmesine yardımcı olur.

Ne kadar tüketilmeli:
Yeşilliklerden günlük besinleri elde etmek için çocuklarda günde yarım kilo, yetişkinlerde günde 1 kilo koyu yeşil yapraklı tüketmek gerekiyor. Sadece marul ve kereviz sapı yeterli olmaz, her çeşit yabani yenebilen ot tarımsal olarak üretilenlerden kat kat fazla mineral ve vitamin içerir.

Kolay lezzetli yeşil smoothie:
-Yarım kilo taze ıspanak
-2 tam olgun muz (daha kremalı olması için fazla da konabilir)
-1lt su

Hepsi yüksek devirli blendarda çekilir. Pipetle çocuklara servis edebilirsiniz.

Yeşil gıdaları yemek istemeyen çocuklara nasıl yedirebiliriz?
Yeşillikleri çocuklara yedirmek için püf noktalar:

Çocuklar binbir zahmetle hazırladığınız yeşil yemekleri yemek istemeyebilir. Bu ingilizce video size biraz yardımcı olabilir.



1. Yeşilliklerinizi keyif ve zevkle çocuğunuzun önünde yiyerek örnek olun. Böyle devam eden bir kaç gün sonrasında çocuğunuz size meraklanıp soracaktır. Denemelerine izin verin ama zorlamayın. İşin püf noktası bu zorlamadan sabırla beklemek.

2. Eğer bir salata yiyorsanız çok lezzetli bir salata sosu ekleyin. Çocuğunuza neyi sevdiğini sorun, oyun oynayın. Onların isteklerini yerine getirdiğinizi hissetsinler. Salatalarını en favori salata sosları ile sunun. Duyulduklarını ve onlara sorulduğunu hissetsinler.

3. Yeşillikleri gizleyerek sunun. Kara lahana, ıspanak, yabani otları yemesini istiyorsanız smoothie içine gizleyin. Saf muzlu smoothie ile başlayarak (blenderda su ve muz) içine ufak ufak parçalarla gittikçe artan şekilde yeşilleri ekleyin. İlk renk yeşil bile olmazken gitgide halen çok tatlı olan yemyeşil bir içecek olacak.

Bir başka yöntem de hurma gibi tatlı bir şeyi, salata yaprağına sararak vermek. Verdikten sonra yanlarında kalın ve heyecanlı bir olaymış gibi davranın.

4. Yeşil içecekleri eğlenceli bir pipetle sunun.Ör. Çocuklar bir sürü halkası olan bir pipeti kulanırken içecekten ziyade pipete odaklanırlar.

5. Çocuğunuza en favori yemeğini sorun. O yemeği pişirin fakat öncesinde salata yemesi gerektiğini söyleyin. Çocuğunuza ne yiyeceği konusunda onun da karar vermede bir rolü olduğunu hissettirmiş olacaksınız. Ancak bir karar verilince ona sadık kalın, bu önemli bir nokta.

6. Hayvanat bahçesine gidin ya da yabani hayvanları inceleyin, haklarında kitaplar okuyun. Hayvanların doğada nasıl otçul beslenip barış dolu yaşadığını gözlemlesinler.

Çiğ beslenme hakkında daha fazla bilgi için: Green up your child, www.therawfoodfamily.com

16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.


Hodan otunun faydaları:

İdrar söktürücü
Balgam söktürücü
Boğaz ağrıların iyi geliyor
Bademcik iltihabına iyi geliyor
Ter atıcı
Öksürük kesici
Antidepresif etkili
Depresyona iyi geliyor

Bitkinin yapraklarının özü parazit düşürücü olurken, hodan yağının cilt kırışıklıklarını azaltma etkisi olduğu, sürülünce kas ağrılarına ve romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Önemli not: Hodan otu ve kuru çiçeklerinden yapılan çayı hamile kalmaya çalışanlara ve hamilelere önerilmiyor. Emzirme döneminde de kullanılmıyor. Eğer tedavi veya destek olarak almak isterseniz doktorunuza danışmalısınız. Aşırı tüketimde idrarda renk değişimi, kusma, mide bulantısı ve ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Tadını çok beğendiğim hodan otu kavurmasının tarifi ise şöyle:

Malzemeler:
Hodan otu
Ebegümeci
3-4 sap yeşil soğan
2-3 diş sarımsak
Mantar
Himalaya ya da deniz tuzu
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı

hodan otu, mantar, ebegümeci, zeytinyağı, yeşil soğan

Hodanları yıkayıp saplarının siyah olan kısımlarını kesiyoruz. Başlarındaki mor çiçekli kısımları da ayırıp gölge bir yerde çay için kurutabilirsiniz.
ot kavurması pişmeden bile salata gibi yenebilir
Ebegümecini saplarından ayırıp yapraklarını ufak doğrayın. Doğranmış hodan, yeşil soğan ve sarımsağı da ekleyip biraz zeytinyağı ile kavurmaya başlayın. Arada karıştırın. En son mantarları koyun. Tuzunu ekleyin. Suyunu salınca kavurmanız hazır.

Hodan otu kavurması ve yanına makarna
  Ben hodan kavurmamın yanına organik makarna hazırladım.

Afiyet olsun.

6 Mart 2014 Perşembe

1 günlük keçi yavruları, waldorf ve sebzeler

Bu haftaki yerli tohum GDO'suz sebze ve meyve alışverişim
Her hafta Çarşamba günlerini dörtgözle bekler oldum. Uzun bir süredir organik pazardan alıyorum. Aynı zamanda beğendiğim çiftliklerden de eve sipariş veriyorum. Ancak hem çiftlik hem de dükkan olması açısından son zamanlarda Datça Murat Çiftliği dükkanına çok gider oldum. Bir girdim mi bir saatten önce çıkamıyorum çünkü pek çok insanla tanışıyorum, herkesin konuları aynı benim konular. Ortak ilgileri olan insanların buluşma mekanı olmaya başlamış bu doğal dükkan.

Bu sefer meşhur düz ifadeli ve doğal materyallerden yapılmış waldorf bebeği yapan bir hanımla tanıştım. Eğer yakında sitesini açarsa burada bebeklerin duyurusunu görebilirsiniz. Waldorf bebeğinin özelliği çocuğun hem doğal malzeme ile temas etmesi, gerçek yenidoğana benzer bebekler olması.
İfadesinin düz olmasının sebebi ise oynayan çocuğun hayal dünyasına göre mutlu, mutsuz olmasına karar vermesi.

waldorf bebeği:  http://10marifet.org/yazi/bez-bebek-waldorf-doll/

Alışverişimde çekçekimi doldurup yanında iki de torba dolusu sebze ve meyve aldım. Bu haftanın ürünü mumlanmamış, soyarken suları adeta fışkıran dalından yaprakları üstünde mandalina. Baharın gelmesiyle özlemle beklediğim otlar da çıkmaya başladı. Yabani otlar, ıspanak ve pazı gibi yeşilliklere göre onlarca kat daha fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Bahar mevsimlerinde mümkün olduğunca tüketmeye çalışın derim. Bu hafta ben de hodan ve kaz ayağını aldım. İnternetten bulduğum tariflere göre kavurmasını yapıp yiyeceğim :) (Not: bu yazıyı yazdıktan bir kaç gün sonra nefis bir taze soğan ve mantarlı hodan kavurması yaptım. Lezzeti halen damağımda, denemediyseniz hodan gördünüz mü alın deneyin mutlaka :) )

Her seferinde kocaman bir köy ekmeği görüyordum. Ama hep bitmiş oluyordu. Çiftliğin sahibi Murat Tapik'in babası çocuk doktoru Dr. Hüseyin Tapik'in "bir sene uğraştım bu ekmek için" dediği ekşi nohut mayalı ekmeğini bu sefer alma şansım oldu çünkü önceden telefonla ayırttım. Dükkanda kapanın elinde kalıyor o kadar güzel ki, unu da taş su değirmeninden.

Murat Tapik'in haftalık listesine üye oldum. Her hafta çiftliklerinden, ürünlerinden bahsediyor bu mesajlarda. Bu haftaki mesajı ve resmi çok hoştu:

1 günlük keçi yavruları

1 GÜNLÜK OĞLAKLARIMIZ & HAYAT

Doğanın işleyişine baktığımda her canlının dünyaya gelmesi ve terk etmesi arasında kısa bir süre var ve bu süre zarfında yaptıklarından arda kalanlar. En ilkel canlıdan en gelişmiş varlıklara kadar tüm canlılar bu döngüde kendi paylarına düşen yerlerini almaktalar.

Yoğun tempolu hayatlar içerisinde ben dahil birçok kişi olarak bu kadar basit olan döngüyü unuttuğumuz anlar, günler, aylar olabiliyor. Bazen basit bir uyarı bazen de ciddi bir hayat tecrübesi tekrardan hatırlatıyor hayatın asıl hedefinin ne olduğunun.

Ben hayatın yaşam ve ölüm arasında geçen süredeki zamanımız olduğunun ve bunun ne kadar değerli bir armağan olduğunun farkında olarak yaşamanın, tüm hayatı düzenleyen en önemli unsurlardan olduğunu düşünüyorum.

Geçici bir hayatın her evresinin güzelliği içerisinde ve hayatta en önemli olan görevimizin Yaşamak olduğunu hiç unutmayarak yaşamak.

Ne kadar sorunlarımız, dertlerimiz, streslerimiz olsa da tıpkı yukarıda gördüğünüz yeni doğan bu keçi yavrularımızın hayata tutunmak için verdiği çaba gibi basit olabilmeli bazen hayat. Sevilecek birçok genç misafiri var çiftliklerin yani... Sevgiler, Murat Tapik


Çiftlikten alışveriş yapmak için Murat Tapik'in adresine bir e-posta atıyorsunuz. İstanbul'da her iki yakada merkezi noktalara dağıtım yapıyorlar.
www.datcamuratciftligi.com 

27 Şubat 2014 Perşembe

Eğer çiftlik kurma hayalim var diyorsanız...

Sevgili Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik benim gibi çiftlik hayalleri olanlar için anlatıyor...

Bu haftaki taze, doğal, yerli tohum, GDOsuz sebze ve meyvelerim

Her hafta Datça Murat Çiftliği'nin Erenköy'deki dükkanına uğramayı adet edindim. Bir çok aynı fikirde insanlar tanışıyorum. Hatta muhabbet etmekten eve dönemiyoruz. Kızlar da ben çocuk doktoru Hüseyin Tapik ile konuşmaya dalmışken kendilerine oyalanacak bir şeyler buluyorlar. Ben dışarıda bu sebzeleri seçerken kızlar da dükkana girmişler ceplerine nefis kuru elmaları ve kuruyemişleri doldurmakla meşgullermiş :)

Kızlar dükkanda kuruyemişleri toplarken

Büyük kızım Melisa dönüş yolunda diyor ki "Anne bu dükkanı çok seviyorum. Herkes çok güler yüzlü. İsmi güleryüz dükkanı olmalıymış" :D


Murat Tapik'in mesajına gelince:

ÇİFTLİK KURUYORSUN
Her geçen gün farklı insanlardan telefon geliyor. Emeklilik döneminde huzurlu bir çiftlik hayatı yaşamak isteyenler, tarımda gelecek gören genç girişimciler, parasını yatırmak için farklı kanallar arayan şirketler oluyor ahizenin karşısında. Çiftlik kurulumu, doğa içinde bir yaşam ve üretim hakkında tüm bildiklerimi paylaşmaktan oldukça mutluluk duyuyorum, umarım faydam dokunuyordur.
Nasıl çiftlik kurarım, ne yapmalıyım ve buna benzer tüm soruların çok kısa bir cevabı var benim için:

    * Size her zaman destek çıkacak bir eş, bir aile
    * Gönül bağı ile sizlerle gece gündüz demeden çalışacak dostlar
     * Yeri geldiğinde marangoz, seramik ustası, inşaatçı olabilecek kadar her işle uğraşabilecek kadar bu işi sevmek
    * Toprakla uğraştıkça ellerinin nasırlaşmasından, yağmur altında ürün toplamaktan, buz gibi sularda topladığın sebzeleri yıkamaktan, bu ürünlerin yetişmesini izlemekten ve sevdiklerini bunlarla beslemekten  zevk alabilmek

Ve başka hiçbir işle uğraşmadan sabah 5, akşam 12 demeden evine, tarlana, hayvanına, çalışanlarına emek vermek, ilgilenmek. Bunlardan öte bence her şey ikinci planda, isteyen herkese ben yerli tohumları hediye ediyorum zaten yeter ki bu üsttekiler hazır olsun. Sevgiler, Murat Tapik.
www.datcamuratciftligi.com   murat.tapik@gmail.com


14 Şubat 2014 Cuma

Datça Murat Çiftliği ve Dr. Hüseyin Tapik



Datça Murat Çiftliği meyve ve sebzeleri
İlk kızım doğalı 5 senedir doğal ve organik gıdalara bütçemizin büyük bir kısmını ayırır olduk. Türkiye’de ufak hesaplar peşinde koşan köylü yabancı tohumlara bağımlı, hormonlu, kimyasal gübreli, zehirler dolu ilaçlarla tarım yapıyor. Diğer taraftan bazı geleneksel tarımı bırakmayan köylüler, hatta üniversiteli, okumuş şehirli, bilinçli bir grup girişimci de yerli tohum korumak adına organik ve doğal tarımı geliştirmeye çalışıyor. Doğru ve dürüst tarım yapan çiftçilerle tanışmak çok hoşuma gidiyor. Bu çiftçilere destek verdiğimiz sürece ekolojik dengeyi kimyasal saldırılarla bozmadan, yerli tohumu koruyarak, besin değeri yüksek yiyeceklerle sağlığımızı koruyabiliriz. Önce tanıyıp sonra sürekli alışveriş yaptığım yerleri blogumda tanıtmaktan büyük zevk alıyorum.

Düzenli alışveriş yaptığım bir kaç çiftlik ve organik pazarlar var. Zaman zaman arkadaşlarım da kendi denedikleri ve alışveriş ettikleri çiftliklerden beni haberdar ediyorlar. Bu sayede Erenköy’deki şubesinde Datça Murat Çiftliğisahibi Murat Tapik ile tanışma şansım oldu.
Murat bey, Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi gibi Türkiye’nin en değerli okullarından mezun olduktan sonra İngiltere’ye Microsoft’ta çalışmaya gidiyor. Ancak oradaki çalışma hayatından memnun kalmayıp Türkiye’ye geri dönüyor. Çok da iyi etmiş çünkü kendisini yetiştiren, doğal besinlere aşırı önem veren, hastalarını bitkilerle tedavi eden 30 yıllık çocuk doktoru babası Hüseyin Tapik’in hayalini gerçekleştiriyor. Datça’da Murat Çiftliği’ni kuruyor. Aldıkları 11 dönümlük arazide doğal yöntemlerle ilaçsız zeytin ve badem ağaçları yetiştiriyorlar. Kış ve yaz sebzeleri üretimlerini de Batı Karadeniz’de aldıkları 15 dönümlük başka bir arsada yapıyorlar. Narenciyeleri ise yine dayısının organik narenciye bahçesinden.

Murat Tapik’in bir güzel aktivitesi de çocuklar için okullara tarla ziyareti etkinlikleri düzenlemesi. Etkinlikleri websitesinden takip edebilirsiniz.

Fındık, meşhur datça bademi, balkabakları ve minicik acur turşuları

Murat Tapik her Çarşamba ve Cuma dükkanda müşterilerinin sorularını yanıtlıyor
Datça Murat Çiftliği dükkanında bir evin mutfak ihtiyacını karşılayacak her türlü doğal gıda, sebze ve meyve mevcut. Murat bey ve dünya tatlısı eşi Gamze hanım uzun ziyaretim boyunca bana tüm ürünlerini anlattılar, sorularımı cevapladılar.

Murat Tapik’in eşi Gamze Tapik karakovan ballarını gösteriyor
uru patlıcan, dolmalık sebzeler ve en değerli Siirt Pervari kaya balı
Doğalcı çocuk doktoru Dr. Hüseyin Tapik’i çiftlikten alışveriş yapan bir komşum bana önermişti. Dükkanda kendisiyle tanışma ve fikir paylaşma şansına eriştim. Çok değerli bilgilerini bana anlattı. Hüseyin Bey bana dükkandaki doğal peynir, bal, zeytinyağı ve ekmekten tüketerek reaktif hipoglisemisini yenmeyi başaran bir hastasını anlatıyor.

Dr. Hüseyin Tapik ile sağlıklı beslenmeden, çocukları nasıl tedavi ettiğine, oradan evrensel insan sevgisine ve Mevlana’ya uzanan hoş bir sohbetimiz oldu. Mevlana’dan örnek vererek yaklaşımının öncelikle karşısındakini nasıl olursa olsun her haliyle kabul etmek ve sevmek olduğunu anlattı. Dükkanın girişine yukarıya kocaman Hipokrat’ın “Yedikleriniz ilaçlarınız, ilaçlarınız yedikleriniz olsun” sözünü yazmış. Sanırım hayatı boyunca beslenmenin önemini anne ve babalara anlatmış, kesinlikle hazır gıda ve bebek maması vermeyen bir doktor olarak, çocuğunun büyüdüğünde organik tarımla uğraşması kadar güzel bir şey yoktur bir baba için. Hüseyin bey’in gözleri ışıl ışıl çünkü ektiği tüm bilgi tohumları bizim jenerasyonumuzda filizleniyor. Aynı düşünce frekansına sahip insanlar olarak birarada olmaktan büyük memnuniyet duyduk.

Enerjilerini doğadan alan Tapik Ailesi ile...
Benim gibi doğal yöntemlerle, ilaçsız çocuk yetiştirmeye çalışan anne ve babalara kesinlikle ziyaret için önerebileceğim bir doktor bulduğum için çok mutluyum. Dükkanda yardımcı olarak çalışan gençler de Dr. Hüseyin Tapik’in büyüttüğü çocuklardan.
Dr. Hüseyin Tapik dükkana ziyarete gelen müşterilerle yorulmaksızın yakından ilgileniyo
Dr. Hüseyin Tapik eline bir yeşil zeytin kavanozu alarak bunu nasıl hazırladığını anlatıyor. Diğer zeytinlerden farklı olarak tamamını zeytinyağı içine koyuyor. Biraz kuru domates, bir dilim limon ve defne yaprağı ve kekik ile tatlandırıyor. Alanlara direk tabağa döküp ekmek bandırarak yemesi kalıyor. Eve döndüğümde resme tekrar bakınca neden bir kavanoz almadım diye hayıflanıyorum...

Zeytinyağına batırılmış, kuru domates, kekik ve defne yaprağı ile tatlandırılmış yeşil zeytin

Kadife gibi lezzet arayan damakları bekleyen erken hasat soğuk sıkım zeytinyağları
Hüseyin Tapik bu sene zeytinin az olduğundan ve çok sınırlı miktarda zeytinyağı üretebildiklerinden bahsediyor. Şişelerin altında teneke kutularda hızlıca tükenmekte olan erken hasat zeytinyağlarını bilenler kapışıyor. Bir sonraki ziyaretimde almak üzere listeme yazıyorum.

Eğer bir mekanda kitap yer alıyorsa beni hemen içine çekiyor. Kitaplar benim için hayatta en değer verdiğim şeyler. Bilgiye biçtiğim değeri başka hiç bir maddesel değerle karşılaştıramıyorum. Hele bu bilgiyi sevgi dolu veren insanlarla karşılaşmak hayatımda en çok zevk aldığım anları oluşturuyor.

Doğal tedaviler, bitkiler ve sağlıklı beslenme kitapları
Otların ve zeytinyağlarının arasında bir köşeyi kitap köşesi yapmışlar.

Alınması gerekli kitaplardan

Türkiye’nin kaya tuzları ve Himalaya tuzu
Kaya tuzları Anadolu’nun Çankırı’daki 3 tuz mağarasını gezen Dr. Hüseyin Tapik’in seçtiği tuz. Tuz lambası arayanlara kaya tuzu lambaları da var. Kurutulmuş hünnapın yanındaki kuru elmaların tadı enfesti.


Yerli patlatmalık mısır, kuruyemiş ve kuru baharatlar

Petek ballar, üzüm pekmezleri, badem ve bakliyatlar

Oldukça geniş bir süt ürünleri reyonu var
Özellikle yarı manda yarı inek sütü ve özel maya ile yapılmış köy yoğurdunun geldiği gibi siparişlere ayrıldığını söylüyor Murat bey. İsteyenlere haftalık sipariş listesine yazılırsanız süt, tulum peyniri, yoğurt, tereyağ ve köy yumurtası ayırıyorlar. Köy yumurtalarını bir kaç köyden bildikleri köylünün serbest gezinen tavuklarından topladıklarını anlatıyor.

Dışarıya taşan bereketli sebze ve meyveler

Datça Murat Çiftliği dükkanına her Çarşamba ve Cuma’ları saat 14.00’dan sonra taze sebze ve meyve geliyor. Bugün de dükkan, ürünlerini almaya gelen müşterilerle doluydu.

Ürünleri sipariş vermek için murat.tapik@gmail.com  adresine mail atıp haftalık listeyi göndermesini istiyorsunuz. Eğer Erenköy civarında oturuyorsanız isterseniz gelen siparişleriniz kolilenip size özel şoförle kapınıza kadar ulaştırılıyor.


Müşteri siparişlerinin sebze ve meyve kolileri hazırlanıyor

Datça Murat Çiftliği’nin ürünlerini fiyatları bütçeleri zorlayacak boyutta değil. Bazıları organik pazara hatta halk pazarlarına göre makul fiyata alınabiliyor. Organik gıdadaki aşırı yüksek fiyatları doğru bulmamakla birlikte doğru ve iyi gıdaya yatırım yapmanın sağlığımıza en büyük yatırım olduğunu düşünüyorum. Sonuçta müthiş fiyatlar ve borçlarla en son teknoloji dokunmatik ekranlı cep telefonu alabiliyorken yediklerimize de aynı şekilde para ayırmamız gerekiyor. 

Göz kamaştırıcı renklerde meyve ve sebzeler

Ben de bu ziyaretimde ancak elimde taşıyabildiğim kadar iki torba dolusu sebze ve meyve aldım. Acaba biraz daha mı mor havuç alsaydım?

Sevgiyle kalın.

Twitter ve instagram: @dogalanneyim