Zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeytinyağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.


Hodan otunun faydaları:

İdrar söktürücü
Balgam söktürücü
Boğaz ağrıların iyi geliyor
Bademcik iltihabına iyi geliyor
Ter atıcı
Öksürük kesici
Antidepresif etkili
Depresyona iyi geliyor

Bitkinin yapraklarının özü parazit düşürücü olurken, hodan yağının cilt kırışıklıklarını azaltma etkisi olduğu, sürülünce kas ağrılarına ve romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Önemli not: Hodan otu ve kuru çiçeklerinden yapılan çayı hamile kalmaya çalışanlara ve hamilelere önerilmiyor. Emzirme döneminde de kullanılmıyor. Eğer tedavi veya destek olarak almak isterseniz doktorunuza danışmalısınız. Aşırı tüketimde idrarda renk değişimi, kusma, mide bulantısı ve ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Tadını çok beğendiğim hodan otu kavurmasının tarifi ise şöyle:

Malzemeler:
Hodan otu
Ebegümeci
3-4 sap yeşil soğan
2-3 diş sarımsak
Mantar
Himalaya ya da deniz tuzu
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı

hodan otu, mantar, ebegümeci, zeytinyağı, yeşil soğan

Hodanları yıkayıp saplarının siyah olan kısımlarını kesiyoruz. Başlarındaki mor çiçekli kısımları da ayırıp gölge bir yerde çay için kurutabilirsiniz.
ot kavurması pişmeden bile salata gibi yenebilir
Ebegümecini saplarından ayırıp yapraklarını ufak doğrayın. Doğranmış hodan, yeşil soğan ve sarımsağı da ekleyip biraz zeytinyağı ile kavurmaya başlayın. Arada karıştırın. En son mantarları koyun. Tuzunu ekleyin. Suyunu salınca kavurmanız hazır.

Hodan otu kavurması ve yanına makarna
  Ben hodan kavurmamın yanına organik makarna hazırladım.

Afiyet olsun.

11 Şubat 2014 Salı

20 soruda zeytinyağı hakkında bilmeniz gereken herşey



Çiğ yeşil zeytin, zeytin ve dönüştüğü zeytinyağı

Binlerce senedir Anadolu köylüsü zeytin ağacının değerini ve verdiği ürünlerin sağlık açısından faydasını bilmiş ve bundan faydalanmış. Nadir de olsa Ege’de 100 yaşına yakın zeytin ağaçları gördüğümü hatırlıyorum. Sadece eski geleneklerden dolayı değil, artık doğal sağlık hareketinde yer alan Türk ve yabancı doktorların çoğu zeytinyağını her türlü yemekte mısırözü, ayçiçek yağı, kanola yağı ve margarin yerine kullanmayı öneriyorlar. Peki bu mucize olarak değerlendirilen zeytinyağı hakkında neleri bilmemiz gerekiyor? İşte geçen haftalarda röportajını yayınladığım doğal annelerden sevgili zeytinyağcım Dilek İnce Özenel 20 soru-cevapta sizin için derledi.

 
1 - Kaliteli zeytinyağı nasıl olmalıdır?
 
3 unsuru içermelidir. Tek bahçenin, en sağlam ve en sağlıklı  zeytinlerinden, doğal yöntemlerle elde edilmiş saf yağdır.
Doğal yöntem nedir: Herhangi bir enzim, karışım  eklenmeden, ısıl işlemden geçmeden (soğuk sıkım) elde etmektir. Soğuk sıkım maksimum 30ºC’dir


2 - İyi bir zeytinyağı nasıl anlaşılır?

İyi zeytinyağının dil ve burnunuzla algılayabileceğiniz 3 özelliği vardır.
Aroma, Yakıcılık, Burukluk  .

Aromasını kokladığınız zaman tekrar tekrar koklamak isteyeceğiniz yağdır. Mis gibi zeytin ve eğer gerçekten soğuk sıkım yağ ise çimen kokusunu almalısınız .

Yutulurken boğazda yakıcılık hissetmeniz iyidir. Bu yakıcılık zeytinyağını değerli kılan fenollerin hala canlı ve var olduğunun göstergesidir.

Burukluk, zeytine özgü burukluğu hissetmeniz gerekir.

3 - Hangi yörenin zeytinyağı daha iyidir?

Zeytin ve zeytinyağı en gurme zevklerin başında gelir. Kişisel damak tadı, doğduğunuz topraklar, alışkanlıklarınız, yemek kültürünüz, gelenekleriniz gibi nedenlerle her kaliteli yağı beğenmeyebilirsiniz. Buna rağmen kaliteli bir zeytinyağı kendini farkettirecektir.

4 - Kaliteli saf zeytinyağı nasıl üretilir?
Zeytin toplamayı merak eden çocuk
Farklı bahçelerin ürünleri karıştırılmaz. Tek bahçenin zeytinleri tek tek elle toplanır. Hasat makineleri hem ağacı zedeler, hem bir sonraki yılın verimini düşürür, hem de bir miktar asiditeyi arttırabilir. 
En sağlam ve sağlıklı zeytinler en doğru hasat zamanında toplanmaya başlanmalıdır. En lezzetli yağ da zeytin yeşilden pembeye dönerken tam ALACA dediğimiz zamanda toplanan zeytinden olur.

Kesinlikle toprakla temas ettirilmez. Aksi takdirde çok hızla asitlenmeye uğrar. Yere düşen zeytinler dip zeytin tabir edilir ve bunlar ayrı değerlendirilmelidir. Ne yazık ki çoğu kez bunların sızma yağa karışım yapıldığını görüyoruz. Biz bu zeytinleri %100 zeytinyağı sabunu üreterek değerlendiriyoruz.

Hasat edilen zeytinler delikli kasalarda en fazla 25-30 kilo olacak şekilde birbirlerini ezmeyecek şekilde kasalara konmalıdır. Köylülerin genelde sentetik çuvallarda istiflediğini görüyoruz. Bazı üreticiler de keten çuvallarda saklıyorlar. Keten çuvalın her ne kadar hava alma özelliği olsa da zeytinyağında kusura neden olabiliyor. 

Zeytinler toplandıktan sonra en kısa sürede sıkıma gitmelidir. Bu süre zeytinyağı kalitesinde çok önemlidir.
Zeytinler toplanıyor
Kontinu sistemle çalışan bir fabrikaya gelen zeytinler önce huni denen havuzlarda bekletilir. Yürüme bantları ile yıkama havuzlarına alınır. Bu aşamada her türlü toz, toprak, yapraklardan arındırılır. Daha sonra ezilerek bir zeytin hamuru haline getirilir. Buna kırma denir. Daha sonra bir süre malaksörde karıştırılır. Bu aşama önemlidir çünkü bu aşamada sağlık için yararlı olan biyofenollerin ve polifenollerin açığa çıktığı aşamadır. Burada çok önemli bir nokta var. Kırma işleminde ısıyı arttırmadan nazikçe yapmak gerekir ve karıştırma kapalı bir ortamda havayla temas etmeden, ısı maksimum 27-30 derecelerdeyken 40-45 dakikada bitirilmelidir. Bunun sonucunda zeytinyağı süzülerek zeytin acı karasuyundan ayrıştırılır. Geriye en son filtreleme kalır. Sıkılan yağı biz hemen tüketmeyip, filtreleme yapmadığımız için içindeki tortunun dibe oturması beklenir.
Bütün bu hususlara dikkat ediliyorsa zeytinyağı kaliteli elde edilir.

5 - Zeytinyağı pahalı mıdır? Ya da neden pahalıdır?

200TL bir t-shirte, 20-30TL bol kremalı bilmem ne aromalı sağlıksız kahvelere gözünü kırpmadan veren bazı şehirliler, varlığını idame ettirmek için olmazsa olmaz koşul olan sağlıklı ve doğal tarım için ne yazık ki pahalı diyebiliyor. Oysa ki neye göre pahalı olduğunu bir sorgulamamız lazım. 1 litre erken hasat yağ elde etmek için yaklaşık 10 kg yeşil zeytin kullanılmakta. Günlerce florasan lambaların  altında petlerde raflarda alıcı bekleyen, hangi yılın, hangi bahçenin yağı olduğunu tam olarak bilme şansımızın olmadığı ve üstüne üzerinde soğuk sıkım yazmayan yağları sorgusuzca alınırken pahalı bulmuyoruz ama. Gıdada tek kriter fiyat olduğu sürece her geçen gün doğallıktan biraz daha uzaklaşacağız demektir. 
Diğer bitkisel yağlara nazaran zeytinyağı görece olarak pahalı olsa da en ekonomik yağdır. Çünkü ısındığında genişleme özelliği nedeniyle 1-2 yemek kaşığı yağ yemeklerde yeterli olur.
6 - Zeytin bölgelerine tatile gidip gelirken yol kenarlarında gördüğümüz ucuz zeytinyağlarından alabilir miyiz?

Sağda solda 7-8 liraya satılan yağları almalarını tavsiye etmiyorum. Gerçek sızma yağı o fiyata almanıza imkan ve ihtimal yoktur. Karışım olması, stoklarda çok uzun süreler bekleyip tüm nefasetini kaybetmiş olması büyük olasılıktır. Takip ettiğim bloglardan birinin bu konuda yaptığı bir deney de var. Şu linke bir göz atmanızı rica ediyorum.

Ayrıca kaliteli bir yağ olarak üretilen bir yağ dahi, petlerde ve güneşin altında yüksek sıcaklıklarda bekleyerek çok kısa sürede bozulabilir. Bazılarından “zeytinyağı kokuyor, yemeklerde kullanamıyorum” sözünü hepimiz duyarız. İşte bu ağır yağlar bu yağlar.
7 - Kaliteli saf zeytinyağı bozulur mu?

Zeytinyağı pet değil cam şişede korunmalı
Saf zeytinyağı son derece hassastır. Uygun koşullarda saklanmazsa çok kısa sürede nefasetini kaybetmeye başlar. Uygun koşullar nelerdir?
Zeytinyağının 3 düşmanı vardır. Isı, ışık, oksijen.

Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerde saklanmalıdır. Yağa rengini veren betakaroten önemli bir antioksidandır. Ve güneş ışığının etkisiyle miktarı azalabilir.
Her türlü kokuyu içine çekme ve kokuyu alma özelliğinden dolayı başka kokularda karışmayacak şekilde mutlaka ağzı kapalı muhafaza edilmelidir.

8 - Tadımcıların zeytinyağını tarif ederken kullandıkları olumlu özellikler nelerdir? 

Olumlu: meyvamsı, badem, elma, tatlı, taze, çiçeksi, hafif acı, kekremsi.

9 - Olumsuz özellikler nelerdir?

Olumsuz: küf, (sıkılmadan önce eğer zeytinler havasız bir yerde kalmışsa bu şekilde tarif ediliyor) şarapsı, sirkemsi, metalik, ransid, yanık, saman ve ahşap tadı, sabunsu, kara su, topraksı, salatalık tadı, cevizimsi, esparto (zeytinhamuru preslenirken kirli sıkma torbası kullanılmış), kurtlu (zeytin sineğinin tahribatına uğramış yağın kokusu).
10 - Teneke kutularda yağ almak sağlıklı mıdır?

Zeytinyağının koyu renkli, dar boyunlu cam şişelerde saklanması idealidir. Evinde sürekli sızma zeytinyağı kullananlar laklı tenekelerde saklayabilirler. Bu kaplar yağınızı sağlıksız bir yağ yapmaz. Lezzetini de değiştirmezler. Ancak tabii ki havayla temas ettirip oksidasyonu hızlandırmazsanız.En büyük riski budur. Oksitlenme sonucu oluşan kusura ransit kusuru denir ki bu tür yağlar hemen kokularıyla farkedilirler.
11 - Zeytinyağım soğukta donuyor. Ne düşünmeliyim?

Saf zeytinyağının buzdolabına girdiğinde donması gerekir. Bu durum yağınızın faydasını azaltmaz .Ancak yağınızı güneş almayan serin bir yerde saklamanız yeterlidir.  Dolaba koymanıza gerek yok.

12 - Zeytinyağını yemeklerde pişirmek besin değerini azaltır mı?

Bilindiği üzere sebze meyveleri çiğ tüketmek içerdikleri canlı enzimler nedeniyle çok kıymetlidir. Zeytinyağı da öyledir. İdeali mümkün olduğunca sonradan eklemektir. Alışageldiğimiz lezzeti de yakalamak için benim uyguladığım yöntem yemek pişerken küçük bir miktar koyup, yemeğe sonradan çiğ eklemektir. Bilimsel yönünü bilmemekle birlikte düdüklü tencereye de yağ koymuyorum önlem olarak. Yemek benim için bir görev gibi değil keyif unsurudur. Lezzeti de önemsediğimden pişirme aşamasında kullandığım da oluyor. Sebze meyveleri çiğ de yesek dalından kopup bize ulaşana dek geçirdiği yolculukta da kayıplar yaşamıyor mu? Yediklerimiz bizler için hem şifa hem zehir olabilir. Bunu belirleyen şey de miktar olduğuna gore zeytinyağının da bir yağ olduğunu unutmadan dozunda kullanmak gerekir.
13 - Kızartmalarda zeytinyağı kullanılabilir mi?

Bu konuda sık sık farklı görüşler dillendiriliyor. Ben Ege’de, zeytinyağının beşiğinde, köyümüzde uzun yıllar sağlıkla yaşamış ve yaşlanmış olan büyüklerimizin tavsiyelerine çok itibar ederim. Onların ve bir çok kaynağın da belirttiği üzere kızartmalarda da kullanılabilecek en ideal yağlardan biridir zeytinyağı. İçerdiği antioksidanlar ve oleic asit sayesinde zeytinyağının yanma derecesi 210ºC’dir. İdeal kızartma seviyesi 180 derecedir. Mısırözü ve tereyağı gibi bitkisel ve hayvansal yağların yanma derecesi 180 derecenin altındadır. Ve bu nedenle kızartma esnasında zehirli yan ürünlere dönüşüyorlar.

Evet sızma yağ kızartmalarda da en uygun yağdır derken, yağın saflık derecesini de hesaba katmalıyız. İyi kalite bir sızma ise bu geçerlidir. Karışım vs nedenlerle daha düşük kalitedeki bir yağın yanma derecesi elbette ki daha düşük olacaktır.

14 - Zeytinyağı pompaları zararlı mıdır?

Uzun süreli saklanan kaplardan günlük  kullanım şişelerine aktarırken pompa kesinlikle kullanılmamalıdır. Pompalar yağın içine hava basar ve yağın peroksit değerini yükselterek bozulmasına neden olabilirler.

15 - Uzun süreli saklamalar ne şekilde olmalıdır?

Paslanmaz çelik tanklar, laklı tenekeler, cam kaplar, nakliye amaçlı yağ için üretilmiş damacanalar idealdir. Toprak kaplar ve küpler de saklamaya uygundur. Ancak hijyenik sebeplerle kullanımı  sınırlıdır. Bu kapları yıkasanız da dokularda kalıntı kalır. Küplerin iç yüzeyinde oluşan gizli çatlaklara yerleşen mikroorganizmalar nedeniyle bir sonraki sezonun yağını koymadan önce tam olarak temizlenmeleri zordur.
16 - Zeytinyağını her yıl en faydalı haliyle tüketmek için ne yapmalıyız?

Kasa kasa zeytin
Daimi güvenebileceğiniz bir üreticiniz olsun. Tahmini yıllık tüketiminizi saptayın. Her hasat döneminin başında toplu alım yapın. Böylelikle hem daha uygun fiyatla daha taze yağ kullanmış olursunuz . Zeytinyağının raf ömrü 18 ay gibidir. Sonra yavaş yavaş nefasetini kaybetmeye başlar. 


 

17 - Rafine ve Riviera yağ ne demektir?

Rafine zeytinyağı: Yüksek asitli, kötü tat ve kokulu yağlar yüksek ısıda rafine edilerek yenebilir hale getirilmiş yağdır. 220 derece yüksek sıcaklıkta sıcak su buharı ile damıtılarak nötralizasyon işlemi arıtılma yapılır. Sonra vakumlarda soğutulur. Ve koyu olan renk açılır. Daha sonra da deodorizasyon işlemi ile kendine özgü tat ve koku giderilir. 
Riviera Yağlar: Naturel ve rafine yağların belli oranlarda karıştırılması ile elde edilen yağdır. Örneğin %80-90 rafine edilmiş bir yağa %15 naturel yağ karıştırılarak elde edilir.

18 - Erken Hasat Yağın özelliği nedir?

Zeytinler henüz siyahlaşmamışken yeşil haldeyken toplanıp sıkılan yağlardır. Nefis lezzette, yakıcılığı daha hissedilir, daha koyu yeşil renkte, ve daha fazla zeytin aromalı bir yağdır ki kahvaltılarda, salatalarda, mezelerde fark yaratırsınız. Siyah zeytinden elde edilen yağa nazaran daha fazla miktarda zeytinin sıkılmasıyla elde edilir yani üretim miktarı düşüktür. Bundan dolayı da fiyatı farklıdır.
19 - Zeytin sütü nedir?

Taş değirmene koyulan zeytinler hamur haline getirilir. Elde edilen hamur, liften yapılmış torbalara dolduruluyor ve baskı tepsisinde üst üste dizilerek sızmaya bırakılıyor. Damla damla akan yağa zeytin sütü deniyor. 100 kilogram zeytinden en fazla 1 buçuk litre zeytin sütü elde ediliyor. Dolayısıyla son dönemde bir pazarlama unsuru olan bu konunun abartıldığını düşünüyorum.


20 - Son olarak Doğal Anneler zeytinyağını bebeklerinin yemeklerden başka hangi alanlarda kullanabilirler?

Zeytinyağının eminim 100’ün üzerinde kullanım alanını listelemek mümkündür. Ama anneleri en çok çocukları ilgilendirdiği için bunları sayarsak:
Banyolarda saf % 100 zeytinyağı sabunu olarak,

Banyo sonrası masajlarda,

Boğaz ağrısı, faranjit, mide rahatsızlıkları gibi problemlerde içerek,

Sabah uyandığımızda ağzımızı ve boğazımızı temizlemek için gargara,

Bebeklerin konaklarında, saç ve cilt nemlendirmede, kabızlıkta

Çamaşırları toz haldeki zeytinyağı sabunu ile makinede de yıkayabilirler.

Kısacası her evde iyi kalite bir sızma yağ olmazsa olmazdır.

Dallarda yeşil yeşil zeytinler
Sevgili Dilek’e hazırladığı bu harika bilgiler için teşekkür ediyorum. Ben de zeytinyağını banyo sonrasında cildimi nemlendirmek için kullanıyorum. Bir de Dilek’in nefis yağından yaptığım yenebilir malzemelerden ürettiğim kremlerimde...

21 Ocak 2014 Salı

Dilek İnce Özenel’in bahçesinden zeytinyağının hikayesi



Dilek İnce Özenel
Zeytinyağı denince herkesin bir favori üreticisi var. Benimki de sevgili Dilek İnce Özenel. Dilek ile yaklaşık iki sene önce Özgürlük Parkı’nda tanışma şansımız oldu. Doğal beslenen annelerle iletişime geçmek isteyince googledan facebook Doğal Anneyim grubunubulmuş ve bizim oyun grubu olarak Özgürlük Parkı’nda buluştuğumuzu öğrenmiş böylece aramıza katılmıştı. Kendisi homeopati ve bitkiler konusunda pek çok kitap yazmış Niyazi Eröztürk ile zamanında komşu olma şansına erişip değerli eserlerini ve kitaplarını bana tanıştırmış, kurduğu özel bir kütüphanede bu eserleri korumaya almayı başarmış, yaşadığı sitede sağlık konusunda toplantılar yapıp Dr. Yavuz Dizdar, slowfood Türkiye kurucusu Defne Koryürek gibi isimleri davet etmiş, yakınındaki büyük markette daha sağlıklı süt ürünlerin raflara gelmesi için imzalar toplamış, evinde birbirinden nefis doğal yiyecekler hazırlayan süper bir doğal anne. Benim gibi sağlıklı ve doğal yaşam konularına meraklı biri. Bunu pratik hayatına geçirmiş ve facebookda yönettiği Çocuğumu Sağlıklı Besliyorum grubuüzerinden sağlıklı yemek tariflerini paylaşan annelerden biri o. Ama en önemlisi bir kere tadanın bir daha vazgeçemediği harika zümrüt yeşili zeytinyağını ve çocuklarımın bayılarak yediği yeşil zeytinlerimizi üreten sevgili zeytinyağcımız.
Sevgili Dilek ile zeytinyağı ve özellikleri hakkında keyifli bir röportaj yaptık.
Özenel Ailesinin Zeytinliği
- Neden zeytinyağı?

Dilek Ö.: Neden zeytin demek belki daha doğru. Zeytinden dolayı zeytinyağı. Büyük dedemiz 1950’lerde Kuyucak Yamalak Köyüne ilk zeytin ağaçlarını diken ve aşılayan kişi. Biz 4. kuşak zeytinci aileyiz. Esasen eşim uluslararası bir inşaat firmasında Proje Müdürü olarak çalışmakta ve ben de 10 yıl uluslararası bir bankada görev yaptım. Ama hiçbir zaman zeytin ağaçlarından çok uzaklaşamadık. İlk zeytin ağaçlarımızı 7 yıl önce evliliğimizin anısına, doğal bitki örtüsü palamut ağaçlarıyla kaplı bir yer olan Yüncek Tepesinin zirvesine dikmeye başladık.
Her evlilik yıldönümünde yenilerini ekledik. Bugün 40 dönüm üzerinde bir zeytinliğe ulaştık. Oğlumuzun doğumuyla birlikte mesleğimi bırakıp tüm enerjimi buraya verdim. Zeytin bizim için geçmiş ve geleceğimize sahip çıkmayı ve köklerimizden kopmamayı simgeliyor.


Taze sıkılmış zeytinyağı
- Zeytinliğinizden ne kadar yağ üretebiliyorsunuz, zeytinyağınızın markası var mı? Çıkan yağı üreticilere mi satıyorsunuz?

Dilek Ö.: 1500 ağaçtan 14 ton zeytin elde ediyoruz. Bunun sadece 2 ton civarını yakın çevremiz için yağ yapıyoruz. Kalanı üreticilere satıyoruz ki masrafları çevirebilelim. Ürünlerimizi ilk önce yakın çevremiz tanıdı. Ekolojiye saygılı doğal tarım yaptığımızdan, üretimimizin topraktan başlayarak sıkıma kadar hiç bir aşamasında kimyasal ilaç, hormon veya kimyasal gübre kullanmıyoruz. Bu bilince sahip, gerçek ve adil gıdaya ulaşmayı önemseyen annelerle ve çocuklarıyla yola devam ediyoruz. Bu vesile ile Doğal Annelere teşekkürü borç bilirim. Markamız şu anda yok. Gerek de yok. Henüz ağaçlar küçük. Üretimin her yıl artmasıyla birlikte elbette markalaşma gündeme gelecek.

- Arada duyuyoruz, şu an Türkiye'de zeytin ve zeytinyağı yetiştiriciliğinde sıkıntı veya yanlışlık var mı?

Dilek Ö.: Zeytinciliğin sıkıntıları çok ne yazık ki. Market raflarındaki uçuk zeytinyağı fiyatlarını görüp de zeytinci kazanıyor sanılmasın. Üreticiye verilen rakam çok komik ve yıllardır değişmiyor. Tüketicilerin de ödedikleri paraların karşılığını aldıklarını zannetmiyorum.  Çoğu kez ambalaja ödüyorlar ne yazık ki. Herşeyde olduğu gibi yine aracılar kazanıyor.
Özenel Ailesinin Zeytinyağı

- Tüketicilerin zeytinyağında neye dikkat etmesi gerekiyor? Tavsiyeleriniz neler olur?

Dilek Ö.: Zeytinyağının Akdeniz beslenme tarzındaki yerini biliyoruz. Çocuk kemik ve motor  gelişimindeki rolünü de. Büyüklerimiz nasıl beslendiyse  o şekilde beslenilmesinden yanayım. Zeytinyağı bu coğrafyanın, Anadolu’nun ürünü. En kolay ve en ucuz ulaşılabilen en sağlıklı yağ konumundadır bugün. Bulabiliyorsanız serbest otlayan hayvanın tereyağı da sağlıklıdır. Bu benim değil,  hekimlerin de ortak kanısı. Hal böyleyken İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerde kişi başı zeytinyağı tüketimi yıllık 20 lt  seviyelerindeyken, güzelim yurdumda bu oran 1 lt’ler  seviyesinde. Her sıvı yağa zeytinyağı diyen bile var. Daha ne diyeyim. İçim acıyor. Egede tatlılar dahil her yemek zeytinyağı ile yapılır. Bizim yağlarımızı deneyip de zeytinyağını mutfağına sokan çok aile var. İnsanlar da haklı. Bunu söylemek zorundayım. Tatil dönüşü yol kenarlarında güneşin altında pet şişelerde saatlerce beklemiş yağları 7-8 liraya üreticiden ucuza almış olmanın mutluluğu ile döndüklerini duyuyorum insanların. Evet margarin kullanmamış olmak yeterli görünebilir ancak sağlık sözkonusu olduğunda ilk kriter fiyat olmamalı. Zeytinyağının ısıl işlemden geçmemiş olması, karışım olmaması, kimyasaldan uzak yetişmiş olması, ısı, ışık ve havayla temastan uzak doğru depolanmış olması çok önemlidir. Bunun için güvendikleri üreticilere direkt ulaşmalarını tavsiye ediyorum. Binbir güçlükle kazandıkları paraların geri dönüşü kendilerine sağlık olsun.  

- Zeytinyağı üretmek oldukça eziyetli bir iş, peki size eziyeti kadar para kazandırıyor mu?
Dilek Ö.: Ana gayemiz para kazanmak olmadı hiç. Çünkü geçimimizi bu yolla kazanmıyoruz. Eşim mimar ve inşaatçı. 8 yıldır bahçeye yaptığımız yatırımı çok daha karlı alanlarda değerlendirmemiz çok kolaydı. Ama ülkede inşaat yapan çok malum. Bizim tek şansımız vardı ve doğadan yana kullandık.
Zümrüt Yeşili Zeytinyağı
Bahçenin artık bizden maddi destek istemeden kendi kendine yetmesi en büyük gayemiz çünkü daha iyiye gidebilmemiz için bu şart.
- Sizin üretiminizin bir farkı var mı? Ayırt eden herhangi bir özelliği, neden sizin yağınızı alsınlar mesela?

Dilek Ö.: Üretimimizin bir farkı olarak ifade etmek çok doğru gelmiyor bana. Doğaya saygılı, kuralına uygun temiz tarım, zaten yapılması gereken. Aydın coğrafyasının yağı çok lezzetlidir. Bizim yağımızda da Aydın Ovalarını selamlayan Yüncek tepesinin dinginliğini ve kekik kokularını hissedersiniz. Bizzat babam Sadettin Özenel işlerin başında olduğundan da içimiz çok huzurlu. Anneler de huzur içinde bebeklerine sunabilirler.

- Hedefiniz nedir?
Dilek Ö.: Şartlar ne olursa olsun bahçeyi yaşatabilmek öncelikle. Butik üretici mantığından uzaklaşmadan ve kaliteden ödün vermeden sağlıklı ve adil gıdaya ulaşmaya çalışan ailelerle birlikte uzun yıllar sürecek bir beraberlik.

- Gerçek zeytinyağına ulaşmak isteyen aileler size nasıl ulaşabilecekler?

Dilek Ö.: Zeytinyağımızdan tatmak isteyen kişiler bana facebook üzerinden bana mesaj gönderebilirler. Ayrıca facebookdaki Çocuğumu Sağlıklı Besliyorum grubumdanda mesajlaşabiliriz. Doğal Anneyim’e teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.
 - Bu güzel röportaj ve bilgiler için ben teşekkür ediyorum. Dilerim okuyan anneler de bu harika zeytinyağını tadabilirler.