DERYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DERYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2015 Çarşamba

25 Şubat 2015

Bu kışı sırasıyla hasta olarak geçiriyoruz. Şimdilerde sıra bende..

22 Şubat 2015 Pazar

22 Şubat 2015

 

Artık kar bitmiş hava tahminlerine göre, olsun belki tahminler tutmazsa hazırlıklıyım.

13 Ocak 2015 Salı

13 Ocak 2015

Öncelikle bir önceki posta bırakılan her bir yorum için çok teşekkür ederim. Biliyorum bazen bende yapamıyorum, sadece okuyor bakıp çıkıyorum ama yorum almak insanı çok mutlu ediyor. Bende dikkat ediyorum artık :) Her yorumlara baktığımda yenilerini görmek okumak çok güzeldi, teşekkür ederim bir kez daha..
Battaniyede sona geldik gibi, birkaç sıra daha ekleyeyim mi yoksa kenar yapımına mı geçeyim kararsızım ama bu battaniye bitti ya çok rahatlayacağım.
Bu tatlı olayına bir dur demem lazım, coştum farkındayım. Yine adım adım azaltmalı, mahrum kalmadan ama azıcık yemeli.

30 Ekim 2014 Perşembe

30 Ekim 2014

Şalımsı atkım bugün bitti. İpim beni yarı yolda bırakır ve örgü küçük olur diyordum ama tam da istediğim ebatta oldu.
Nostaljik herşeyi toplamaya devam.. 
Bu 29 Ekim'de bir yaş daha büyüdüm. Zaman ne çabuk geçiyor diyen grubun bir üyesiyim artık.

17 Ekim 2014 Cuma

17 Ekim 2014

Dedim ya... Eylül'dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimin..."
- Cemal Süreya

2 Ekim 2014 Perşembe

2 Ekim 2014

Hafif üşüten ama yinede pırıl pırıl ışığının eksik olmadığı günler sanırım mevsimin en sevdiğim zamanları.
Başlangıç yaptığım işler kuzu kuzu bir köşede dursunlar ben yeniden şekillendir-değiştir ile oyalanıyorum şu ara.
Kahveler, tatlılar sonbaharın keyfi böyle çıkar.

28 Eylül 2014 Pazar

28 Eylül 2014

Beyaz renk iple çalışmayı çok seviyorum. Son iki battaniyem de beyaz ağırlıklı olmuştu.  Verimli örgü günlerime dönmek için epey uğraştım aslında hala da uğraşıyorum. Şimdi yine birşeyler başladım devam eder gider umarım. Artık havalar da yünlerle, tığlarla uğraşmak için çok daha elverişli, bende de yeniden birşeyler yapma hevesi başlıyor sanki.
Tahtaya vurayım..

24 Eylül 2014 Çarşamba

24 Eylül 2014

Kendime boş vakitlerimi dolduracak birkaç iş bulmuş durumdayım fakat bu işlere bir türlü adapte olamıyorum. Vakit yaratıp, örmek isteyerek henüz elişimle buluşmuş değiliz. Fazlaca açmışım arayı, yapılacak edilecek iş bitmez ama ben kendiminkine biryerde noktayı koymuşum anlaşılan.
Arada birşeyler düşünüp başlıyorum, belki daha sonra elbet birşeylere yarayacak ama şimdilik başlayıp başlayıp bırakıyorum. Bu da böyle bir süreç demek ki diyerek geçiyorum. Şimdilik gözlemdeyim, blog listemdeki yerli-yabancı tüm çalışkan hanımların güzel elişlerini izleyip bakmak şu ara en büyük keyfim.
Sonbahar birşeylerin sonu, şimdilik yokolup gitmesi, ister istemez insan hallerinide etkiliyor sanki, sonbaharda hüzün vardır ya, şimdiye kadar o kadar hissetmemiş hatta anlamsız gelmiş olan bu tabir şimdilerde kemiklerime kadar hissettiğim birşey oldu. Yaş durmuyor ilerliyor, hergün birşeyler öğreniyoruz, güngeçtikçe dünyanın gözümdeki görünüşü giderek değişiyor. Herşey bunca değişim içindeyken neden kendime şaşırıyorum ki?

13 Eylül 2014 Cumartesi

13 Eylül 2014

Elimdeki tek çalışmalık işler birikerek kendi aralarında bir tekler takımı oluşturuyorlar. Yaptığım bir işte ikinciyi de yapmam çok nadirdir.  Şu ara yine arayış içindeyim, birşeyler yapsam ama ne yapsam diye. Boş durmayı bilmeyen ben yavaş yavaş öğrendim sanırım geçiş yapamadım bir türlü kendimi meşgul ettiğim işlere.
Eylül kendini hissettirmeye başladı, özellikle geceleri epey serin oluyor. Sıcacık sarınıp örtünüyoruz şu ara yazdan sonra pek iyi geliyor bu serinlikler ama şimdiden yeter artık yaz gelsin diyeceğimiz günleri de görür gibiyim, hiçbirşeyin uzun soluklusu yaramıyor insana. Acaba o çok sevdiğim yerlerde uzun uzun kalsam yaşasam nasıl olur çok merak ediyorum bıkarmıyım oralardan da?
Elime geçen her güzel kağıtla, desenle hemen defter kaplamışım, yapıştırmışım, epey olmuşlar. İçlerine hiçbirşey yazılmayan defterler.. Yazılsa ne çok şey var yazılacak, hayatımız roman olurmu bilmem ama epey bir sayfa doldurur gibi geliyor. Belki bir gün tığ ve ipten kaleme geçiş yapar yazarım birkaç satır defterlere, ama şimdilik dursunlar bir köşede.

18 Temmuz 2014 Cuma

18 Temmuz 2014

Günler rutin, rutinin dışına çıkamıyorum şu ara. İnsanoğlu garip bazen dışına çıkmak için çabalarken bazen de o rutini özlüyorsun.
Sıcaklar izin verdikçe yegane oyalayıcım herdaim benimle.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Haftasonu

Bu çiçeğin rengine bayılıyorum. Bu henüz az açmış hali, saksının tamamına yakını açınca şahane bir görüntü oluyor.
Tahmin edeceğiniz gibi birde bu rengi çok seviyorum. Haftasonunuz güzel olsun....

4 Temmuz 2014 Cuma

4 Temmuz 2014

Birşeyler yapmaya çalışıyor ama devamını pek getiremiyorum. Ripple terk, bu yeni başlangıç oldu. Arada bir örüyorum. Maksat elim bir iş aradığında boş kalmasın.
Uzun soluklu işlerde şu ara randımanı yakalayamayınca bende yeni denemelere yöneldim. Şu ara sık sık karşıma çıkan kolalanmış örgülere bende merak saldım ve henüz kolalanmamış hali bu olan ufak bir sepet ördüm. Umarım kolaladıktan sonra güzel olur.

1 Haziran 2014 Pazar

2 Haziran 2014

Bu haftasonu elişi olarak verimli geçti, hava ne gezmeye ne de dolaşmaya uygun değildi, bana yaradı en çok.
Bir zamanlar ortasındaki mısırları yapıp köşeye koyduğum yuvarlaklar tutaçlara dönüştü, birisinin arkasını bir arkadaşımın verdiği fikirle kumaş yaptım, güzel oldu. Bunlar hediyelikler olarak elimin altında hazır oluyor iyi oluyor.
Kuzumun ev'li yastığı çok sade geldi gözüme akşam akşam onu aldım elime. Biraz bayrak, biraz çiçek donandı o da işte.

31 Mayıs 2014 Cumartesi

31 Mayıs 2014

Yazın en sevdiğim meyvelerinden birisi, çok yaz mevsimindeymişiz gibi hissetmiyorum aslında gün aşırı, dolulara ve yağmurlara maruz kalıyoruz. Gün içindeki bunaltıcı hava yağmurla rahatlatıyor kendini. Darısı başıma. 
Bu ekmeklere taktım, fıstık ezmeleriyle, reçellerle enfes. Yaz için forma gireceğim kaygısı olmaksızın tıkınmaktayım.
Örüyorum, örüyorum, gül projesi için bana o minik motiflerde bir arkadaşım yardım edecek, çok mutluyum böylece daha çabuk bitebilecek.

Cüneyt Özdemir bugün'e ait duygu ve düşüncelerimizi kelimelere öyle güzel dökmüş ki, paylaşmadan edemeyeceğim.
büyütmek için yazının üzerine tıklayın, devamı burada.

29 Mayıs 2014 Perşembe

29 Mayıs 2014

Şu gizli saklı elişim işte buydu. Öyle bir heves başladım, ama kaç kere bırakmayı düşündüm bir bilseniz, sonra vazgeçme hadi devam diyerekten bu kadar oldu. Ebatını hala kestiremiyorum, büyükçe birşey olacak gibi, daha çok minik parça var örülecek, ah Cath Kidston sen nelere kadirsin, senin rengini, şeklini, tarzını taşıyan herşey sevgilim. Hayatın insanı yormadığı gün var mı ki, benim birşeylerin üstesinden gelme yöntemimde bu galiba, örmek, örmek, örmek...
Gribim aynen devam, her türlü bitki çayı-kürü yapmadığım şey kalmadı, hastalığın etkilerini mümkün olduğunca rahatlatıp, atlatmaya çalışıyorum.

27 Mayıs 2014 Salı

27 Mayıs 2014

Beyaz battaniyenin ardından her ne kadar aynı tempoda devam etmek istesemde bir parça yorulmuşum sanırım, başladığım küçük örtüyü bir köşede beklemeye aldım, ufak denemeler falan derken, bittiğinde umuyorum çok güzel bir yastık olacağını düşündüğüm başka bir işe atladım, daldan dala yine. Biraz şekillendikten sonra yayınlayacağım, şimdilik gizli.
Grip beni tamamen ele geçirdi. Hapşırık, aksırık, tıksırık, burun akıntısı ne ararsanız var. Bugün ne kadar heveslensemde elişim için başımı kaldırmakta zorlanıyorum.
Uzun süredir çok istiyordum, sağolsun arkadaşım memleketi Bursa'dan yeni fidelenmiş bir ortanca hediye getirdi dün. Üzerinde tomurcukları var, açmış halini merakla bekliyorum, ama önce daha geniş bir yere almam gerek, hazır saksı yerine güzel fikirlerim var inşallah hayata geçireceğim iyileşir iyileşmez.