Leo Büyürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Leo Büyürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2015 Çarşamba

Büyüdü mü ne?

Malum burda March break, manasız bir hafta tatilleri var çocukların, bizde eve 10 dakika uzaklıktaki kayak merkezine oğlanı kayağa yazdırdık. Ben ojulda olduğumdan gidemediğimden babadan gelen fotoğraflarla idare ediyorum, edefim son dersine gitmek, çünkü daha ilk günden vızır vızır kaydığı haberini aldığımdam yerimde duramıyorum. Okulu kıracağım ama ne yapalım!

Ha bu arada zannedilmesin çocuğu

12 Ocak 2015 Pazartesi

Lego

Cocuklugumda en sevdali oldugum oyuncak Lego idi benim. O zaman elbette bu kadar cok cesit, ve alim gucu olmadigindan, insanin ancak bir iki set Legosu olurda, benim Lego setlerim daha sonra yegenim Kero'ya gecti, simdi de paketlenip Leo'ya gelmek uzere anane valizine girdiler bile.

Bir cocugun tum becerilerini gelistiren bir oyuncak Lego, el becerileri, el-beyin koordinasyonu, hayal kurma,

5 Ocak 2015 Pazartesi

Tükürdüğüm genlerim!

Canım çocuğum ala ala dişlerle alakalı genlerimi almış, ne gözlerimi, ne iyi huyumu, ne gülüşümü (evet beğeniyormuşum kendimi), diş genlerimi almış. Dişlerde çürük gördüğüm anda diş hekiminde aldık soluğu, 4 çürüğü var, ama ben yapamam bir spesiyaliste yönlendireceğim sizi dedi.
Kanada'da işinin erbabı yok gibi birşey, her konunun uzmanı var. Araba alırken bile konunun uzmanı adamlar içinizi

25 Aralık 2014 Perşembe

Öksürükle imtihanım!

Oğlan doğduğundan beri kışları gelip yapışan bir öksürük var, öyle böyle değil, geceleri uyutmayana, kusturama kadar. Türkiye'deki doktoru Kanada'ya gelince geçme ihtimalinin yüksek olduğunu, ama yine de dikkat etmemiz gerektiğini söylemişti. Tabi ki şuraya gelince geçmedi, aksine arttı zira tıbbi herhangi bir müdahale  yapılmıyor. Ne öksürük ilacı var ne de öksüürk şurubu, bizde nebulator var

8 Aralık 2014 Pazartesi

Time flies!


Aylar olmus, hicbirsey yazmamisim, oysa hayatimizda olan o kadar cok sey var ki!



Leo okula basladi, ben okula basladim, sevgili yoga derslerine basladi, hayat hizla akip gidiyor. Hayatimin su noktasinda, yepyeni bir ulkede scholarize olmadan is bulmanin, calismanin imkansiz oldugunu anladigimdan kendimi okula yazdirayim dedim. Karar verdigim alan ise hukuk oldu, uzun is hayati gecmisim,

23 Nisan 2014 Çarşamba

19 Nisan!

Tam 4 yıl 5 gün önce hayatımızda çok acaip bir mucize gerçekleşti. O güne dek sesine katlanamadığım bir küçük insan hayatımıza girdi. Bana tüm doğrularımı değiştirtti. Hayatıma anlam, yüzüme kocaman bir gülümse kattı.

Hayattaki en iyi arkadaşlarıma rakip, biricik sevgilime yandaş oldu. Sohbetlerin en kralını kendisiyle yapar olduk, yemeklerin en güzelini beraber yiyoruz artık, benim hiç

10 Nisan 2014 Perşembe

Yüzücü insan!

Eski  bir yüzücü ve sutopcu olarak küçüğümün sportif zamanı geldiğine inandığım bir zamanda burada yüzme dersine yazdırdık kendisini. Zaten geldiğimizden beri haftada 1-2 mutlaka havuza gidiyorduk, e adadan dolayı da suyla hep barışık olmuştu zaten. Ama bizsiz hiç tek başına havuz tecrübesi olmadığından endişeliydim biraz.

İlk ders günü geldiğinde zaten 3 kişilik sınıfta bir çocuk ağladığı için

6 Eylül 2013 Cuma

Bir ilk!

Leo babası gibi trenlere çok meraklı, model trenleri sadece izleyerek başlayan bu merak, artık kendi minik ahşap tren seti olunca tavan yaptı, vagonlar, tren yolları, saat kuleleri, istasyonlar derken evdeki tüm vaktini trenleri ile geçirir oldu.

İstediği bir turntable vardı, gelip gidip bakıyor, ama vagonla falan geçiştiriyoruz bu isteği. Geçen bayram dedesinden tırtıkladığı para ile de bir

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Tam da İmdaaat diyecekken!

Kanada'ya geleli tam 5 ay olmuş, ve kendim için aslında hiç birşey yapmamışım. Hayallerimde sabah koşuları, yüzme idmanları, bisiklet parkurları ve neler neler vardı. Hiç birisi olmadı, tam zamanlı anne oldum, ve imdaaaat fiye bağırmaya hazırlanırken mucizeler olageldi.

Önce biricik sevgilim eski püskü bisikletimizi tamir ettiler ve ona ikinci el bir trailer aldık, Türkiye'de sorduğumda 700

21 Temmuz 2013 Pazar

Çalışan anne olmanın dayanılmaz hafifliği

Uzun yıllardır çalışan ben bu Kanada'ya gelince ev hanımlığına terfi ettiğimden bir sevinmiş, keyiflenmiştim. Şimdi 7 gün 24 saatimi oğlanla geçirmekten pek memnunum, yanlış anlaşılmasın ama çalışan anne olmak pek kolaymış. Bazı günler nefesim tutuluyor, içim şişiyor, yetişemiyorum. Keşke ofiste olsam da iki satır popomun üzerinde otursam diyorum. 


Blog yazmak için bile bir zaman ayırmam

25 Haziran 2013 Salı

Olaylar, durumlar, biraz aydınlık!

Memleket birbirine girmişken, yıllar yılı burun kıvırdığımız "aman bunlar da hiçbirşeyden anlamaz" dediğimiz gençlerimiz devlet büyüklerimize dersler verirken içimden çokta post yazasım gelmedi. Zaten gece sizin oralarda gün ışımadan yatamadığımdan, illaki nöbeti birilerine devretmem gerektiğinden uykusuz kaldığımdan biraz yorgunum. Ama mutluyum, en önemlisi umutluyum. Yüzünü aydınlıklara dönen

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Yeni okul hayatı

Kanada'ya bizi getiren şey Leo'nun okul hayatına dair duyduğumuz endişe idi. kendimizle ilgili endişeler ikinci planda idi hep, dolayısı ile ilk işimiz evi barkı hallettikten sonra onun okul işini halletmek oldu.Eve en yakın olmayan ama içimize pek sinen bir okul öncesi okul bulduk, İstanbul'da başladığı gibi frankofon bir okul, haftanın 3 günü ve yarım gün gitmesi en uygunu olur diye düşündük,

18 Nisan 2013 Perşembe

İyi ki doğurmuşum!

Dünyanın en heyecanlı macerasıymış anne olmak, baba olmak, biz bugün bu maceranın üçüncü yılını dolduruyoruz.

Hayatta yaptığım en iyi şey, en heyecan verici, en mucizevi şeydi bir ruhu bu dünyaya getirmek, tüm zorluklarına rağmen, tüm hayatımızı bir çırpıda değiştirebilen bir şey. Bir dakika düşünmeden tüm dünyayı karşıma alabileceğim tek varlık.

Şimdi ona minik bir not:

"Seni çok seviyorum

17 Mart 2013 Pazar

Dinazor müzesi -ROM

Efenim şimdi bizim evlilik yıldönümüzdü ve oğlana güzel bir hediye vermek istedik, kalktık Royal Ontario Museum'daki Dinasorları görmeye gittik. AMan ne dinazorlar, aman ne cok gezilecek kat! biz iki saatte iki kat gezebildik. Yorgunluktan bitap düştük ama Leo'muz için büyük heyecandı, ipad uygulamaları ile fosiller gercek dinazorlara dönüşüyordu mesela. Oğlan aklını oynatmadan eve

17 Ocak 2013 Perşembe

Meteor!

Yeğenim Kero ile bu Şirince mevzularını konuşuyorduk geçen ay evde, konuya kulak misafiri olan Leo " anne anlamadım, meteor mu gelecek?" dedi. Bilim adamları şöyle diyor dedik, onun anlayacağı dilde açıklamalar yaptık, böyle birşeyin olmayacağını anlattık.Derken" Siz benim kitabımı gördünüz mü? İçinde meteor olanı " dedi, Kero ile düşüp bayılıyorduk, göster bakalım dedik, oğlanın bir dinazor

23 Kasım 2012 Cuma

Önümüze gelene bin tekme

Leo doğduğundan beri söylediğim, artık beraber söylediğimiz bir çocuk şarkısının kendimize uyarlanmış halidir " önümüze gelene bin tekme!"İçeriği de aslında biz beton binalar istemiyoruz, biz gökyüzümüzü, biz denizimizi, biz ağaçları istiyoruz şeklinde uzayıp gider.Sebebi ise Çiftehavuzlarda meteoroloji binasının yerine dililen 4 adet 50 katlı binadır. Doğduğundan beri süregelen inşaat bitmek

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Ada günleri

Oooo uzundur yazmıyormuşum. Neler oluyor neler. Biz adaya geçtik artık, oğlan dünyanın en mutlu insanı, adada gerek çıplak ayak dolaşması gerekse güneşten iyice sararmış saçları ile gününü gün etmekle meşgül.Bayağı insan oldu konuşuyor, en çok şaşırdğım kelimeleri ise, elbette, tabi ki, acaba,sadece ve galiba. O minicik yaşına rağmen yerli yerinde kullanabiliyor bu kelimeleri.2 yaşını geçmiş

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Mahalle baskısı

Bizim oğlan iki yaşına gelene dek sadece gak guk diyerek geçiştiriyordu olayları, eyvah hiç konuşmayacak diye düşünürken eş dost çocuklarını görüp, bir anda onca zaman kayıt altına aldıklarını çıkarıverdi hafızasının tazecik raflarından.Dün çok sevdiğim bir twitter dostu sordu, yahu benimki konuşmuyor, yakın birileri de aa olmaz böyle demiş, elbette anne olarak insan bazen takılabiliyor bu tür

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bana bir masal anlat anne!

Her akşam bir masalımız var. Şimşek masalı, "anne sişmek anne şişmek anlat, daha anlat" diyor. Efenim masalımız gökyüzünde geçiyor, yaramaz soğuk bululta haylaz sıcak bulut hoplaya zıplaya gezerken birbirlerini görmeyip onun deyimiyle "BIM" diye çarpışıyor, "Çakov" diye şimşek çakıyor, şimşeğin birde sesi var, adı Gökgürültüsü, ışık hızı ses hızından daha hızlı olduğundan da bize 5-6 saniye

28 Mart 2012 Çarşamba

TV ve ingilizce

Biz doğduğundan 18 aylık olana dek hiç Tv izletmedik oğlana, ha olurdu olmazdı tartışmalarına girmeyeceğim, bizim kişisel kararımızdı, uygulayabildik, muhtemelen hergün yoğun bir programı olduğundan TV'ye de yer kalmadı, sahilde yürüyüş, adada deniz ve havuz, caddede baba ile alışveriş, park ve bahçeler müdürlüğü yeterince vaktini aldı oğlanın.Şimdilerde günde iki kez 20 dk gibi sürelerle sadece