aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2014 Perşembe

Tanışma Hikayem





Karaca Home keyifli bir yarışma başlattı; TanismaHikayem.com'a girip sevdiğiyle tanışma hikayesini anlatanlar Karaca Home aracılığıyla hem hikayelerini herkesin duymasını sağlayacaklar hem de Karaca Home'dan hediye kazanma şansına erişecekler!



Yarışmaya katılabilmek için yapmanız gerekenler:



* Karaca Home'u twitter hesabından takip etmek,

* 17 Kasım 2014 – 01 Aralık 2014 tarihleri arasında tanismahikayem.com’a girip sevdiğiniz kişi ile tanışma hikayenizi yazarak Twitter ve Facebook’ta paylaşılmasını sağlamak.



Kampanya sonunda gerçekleştirilecek çekiliş ile ödüller sahibini bulacak ve 3 kişi Karaca Home Vintage X-Large grubundan arzu ettiği desende nevresim takımına yorganıyla beraber sahip olacak. Siz de tanışma hikayenizi anlatmak ister misiniz? Eğer öyleyse detaylı bilgi için:





Ayşenur Kıvılcım / 0212 412 44 00 / info@karaca-home.com





4 Ağustos 2014 Pazartesi

Mu







Kızımın doğum günü için bu sene sade bir akşam yemeği tercih ettik. Açıkçası Nil 2 yaşını hiç hatırlamayacağı için böyle büyük bir organizasyona kalkışmak istemedik. Ben de geçen seneki gibi evde kutlama modunda hiç değildim. Bu yüzden çekirdek ailemizi de yanımıza alıp keyifli bir akşam yemeği eşliğinde bugünü kutlamış olduk. Herkese de tavsiye ederim, tantanadan uzak, yorgunluk ve telaş olmadan, sevdiklerinizle bir arada anın tadını gerçekten çıkartabiliyorsunuz bu sayede ;)




O akşam için tercihimi yeni aldığım mavi elbiseden yana kullandım. Çok uzun bir süredir Uzakdoğu sitelerden alışveriş yapıyorum, Front Row Shop favori mağazalarım arasında yer alıyor, fiyatlar diğer sitelere nazaran biraz yüksek gibi görünse de ürün kalitesi standardın üstünde, paketlemesi bile çok özel, örneğin bu elbisem kumaş kılıf içinde geldi...




Annesinin birtanesi böyle nerelere dalmış gitmiş acaba :)




Ayakkabı tercihimi de Marks & Spencer'dan aldığım, kotla, şortla, etekle farklı şekilde kombin yapabildiğim gümüş stiletto'lardan yana kullandım.




Niloşumun ayakkabısı da gümüş rengiydi :) Anne kız pek uyumluyduk doğrusu!




O akşama dair özel olan tek şey Pelit'e yaptırdığımız bu pastaydı... Niloş Gymboree'ye gittiğinden beri oranın maskotu olan palyaçoya hayran, aslında bu palyaçonun ismi Gymbo ama Niloş ona "Mu" diyor :) Evden çıkarken eğer unuttuysa dönüp Mu'sunu alıp öyle çıkıyor. Mu ile yatıyor. Arabada Mu şarkıları dinliyor. Bana bu kadar düşkün değil valla :P Ehh hal böyle olunca da pastamız Mu esintili oldu...




Birtanecik prensesim iyi ki geldin, iyi ki bizi seçtin herşeyim, nice nice yaşlarını hep birlikte sağlıkla mutlulukla kutlayalım inşallah, seni çok ama çoooook seviyoruz!




Elbise: Frontrowshop


Ayakkabı: Marks & Spencer


Çanta: Mudo


Küpe: Diva


Niloş'un elbisesi: Carter's


Ayakkabısı: Michael Kors


Tokası: Accessorize





4 Mayıs 2014 Pazar

Servet







Bazen çok sevdiğiniz bir parça hiç ummadığınız bir yerde karşınıza çıkabilir. LC Waikiki'de bulduğum bu püsküllü bluz gibi... Baharı bundan daha iyi bir şekilde karşılayamazdım heralde :) Marka takıntım hiç yok. Beğendiğim sürece her markaya şans tanıyabiliyor, dolabımda yer açabiliyorum. Ama olsaydı da durum değişmezdi çünkü biliyorum ki benim Fendi'm, Gucci'm, Dior'um, Givenchy'im, Chanel'im tam karşımda ve şu anda bana en tatlı haliyle sırıtmakta! Bundan daha değerli ne olabilir ki dünyada?












































Sarı Bluz: Mango


Püsküllü Bluz: LC Waikiki


Pantalon: Pudra Butik


Kolye: İpekyol


Çanta: Michael Kors


Ayakkabı: H&M




Niloş Kot Ceket: Mothercare


Beyaz Bluz: LC Waikiki


Kot etek: Yeğenlerimin eskisi :)


Ayakkabı: Chicco


Çorap: Mothercare






İçinizde bahar çiçeklerinin açtığı bir hafta dilerim sizlere!


28 Nisan 2014 Pazartesi

İstikrar





Bir önceki postta paylaştığım zaman yönetimi konusunda ben ne kadar başarılıyım pek emin değilim doğrusu! Nil'i uyuttuğum aralarda kahvemi elime alıp bacaklarımı uzatıp kitap okuduğumda kendime "afferin kız en sonunda zamanı etkin şekilde kullanmayı öğrendin!" diyorum ama sonra gözüm fincanı tutan elime kayıyor ve maniküre en son 4 ay önce gittiğimi hatırlayıp "yok ya daha katedecek çok yolum var" diyorum. Bu konuda böyle bir ikilem içerisindeyim anlayacağınız :)




Ama en istikrarlı olduğum nokta prense ayırdığım zaman, bu konuda asla taviz vermiyorum. Ayda bir bile olsa baş başa geçirdiğimiz zaman ilişkimize enerji katıyor ve kendimizi genç hissetmemizi sağlıyor. Anne babaların da ara sıra eğlenmeye ihtiyacı vardır di mi ama ;) Tabii anneannemiz ve dedemiz (İzmir'deysek babaannemiz ve dedemiz) de bu konuda bize büyük destek veriyorlar, onların hakkını da ödeyemeyiz bu konuda...




Hafta sonu mekan olarak tercihimiz Lübnan tatlarının hakim olduğu Arabesque olunca, üstümde etnik bir parçanın olmasını istedim :) Bu arada yemekler çok lezzetli, servis de dört dörtlüktü, yalnız mekandaki müşterilerin çoğu yabancıydı, ne dersiniz yabancılar şehrimizin tadını bizden daha çok çıkartıyor olabilirler mi acaba? 




















Bluz: Koton


Pantalon: Zara


Ayakkabı: K7


27 Nisan 2014 Pazar

Zaman Yönetimi
















Birçok anne-babayı strese sokan düşünce, hiçbir şey yapamamaları ve birbirlerine yeterince vakit ayıramamalarıdır. Bunu önlemek için, zaman etkin bir şekilde kontrol altına alınmalı ve böylece hem çocuğun, hem de sizin mutluluğunuz için doğru ortamlar yaratılmalıdır.





İş Görmek: Ortada koşuşturan küçük bir çocuk, zamanınızı ve ilişkileri kontrol düzeninizde büyük değişikliklere yol açacaktır. Çocuğunuzla verimli biçimde zaman geçirmek ve normal işlerinizi yapmak arasında bir denge kurmalısınız.





Başarılı bir zaman yönetimi, bazı şeyleri yapmayı başarmış olma hissine sahip olmaktır. Gününüze şu soruyla başlamak isteyebilirsiniz: "Bu günümün iyi geçtiğini düşünebilmem için neler olması gerekir?" ya da "Bu günümün iyi geçtiğini düşünebilmem için neleri başarmam gerekir?". Güne bu sorularla başlamak, günü istediğiniz doğrultuda sürüklemenize yardımcı olacaktır. Bu sorulara verilecek cevapların ne olabileceğini bildikten sonra, geçici bir plan yapabilir ve en iyisini umut edebilirsiniz. Ancak, devamlı olarak planlarınızı gerçekleştirememek moral bozucu olabileceğinden, ilk cevaplarınızın başarısız olma durumu için de kendi kendinize şu soruyu sorun: "Bunların tamamını gerçekleştiremezsem neye razı olabilirim?". Kendi zamanınızı etkin bir biçimde yöneterek, aynı zamanda çocuğunuza iyi bir örnek olarak da zaman yönetimini öğretmiş olursunuz. Anlayabilecekleri yaşa geldiklerinde, bu onlar için önemli bir ders olacaktır. Çünkü her şeyi yapabilmek için zaman ayrılması gerektiğinin ve bazı durumlarda isteklerinin gerçekleşmeyebileceğinin farkına varacaklardır.





Kendiniz ve Birbiriniz için Zaman: Aile sorunları, aile bireylerinin birbirleriyle nasıl etkileşim kurduklarını anlamakla çözülür. Bir ilişkinin kalitesi, eşlerin birbirleriyle temas halinde olmaları ve birbirlerinin gereksinimlerinin farkında olmaları ile artırılır. Bunun tersine; birbirleriyle teması kesmiş eşler, ilişkilerinde çelişkiler oluşmasına yol açar ve belki de gayet iyi niyetli bir takım yaklaşımların yanlış anlaşılmasına neden olabilir.





Öyleyse eşler birbirleriyle olan ilişkilerini nasıl devam ettirebilir? Önemli olan birlikte geçirdiğiniz zamanın süresi değil, bu sürede ne yaptığınızdır. 





Birbirinizle eskisi kadar zaman geçiremeseniz de, eşinizin istendiğini ve sevildiğini, ona her zaman ihtiyaç duyulduğunu hissettirmek için yaratıcı olmanız gerekebilir.





Eşinizin hala özel olduğunu gösterdiğinizden emin olun. Genelde en çok etki yapan şeyler küçük şeylerdir. Eşinizin nelerden hoşlandığını unutmayın ve mümkün olduğunca bunları yapmaya çalışın. Örneğin; Cuma akşamı eşinizin en sevdiği özel bir yemeği pişirin. Birbirinizi yermek yerine, teşvik edici sözler söylemeyi alışkanlık haline getirin.





Düşüncelerinizi eşinize açık açık bildirerek etkin bir iletişim içinde olun. Örneğin; eşinize gün içinde neler başarmayı planladığınızı anlatın ve size ne şekilde yardımcı olabileceğini konuşun.





Kendinizi toparlamanız ve pillerinizi yeniden şarj etmeniz için, birbirinizin tek başına faaliyetler yapma gereksinimleri olduğunu hatırlayın. Eşinizle, kendinize zaman ayırma konusunda anlaşmaya varın ki, özlemle bekleyecek bir şeyiniz olsun.










Kaynak: Mutlu Çocuk Sahibi Olmanın Sırları, Dr. Carol Valinejard, Mikado Yayınları, 2012


13 Şubat 2014 Perşembe

♥ ♥ ♥







Çok klişe gibi görünebilir ama bugünü kutlamanız için yanınızda bir sevgilinizin olması gerekmiyor, en yakın arkadaşınızdan gelen komik bir maili okurken, köpeğinizin yumuşacık tüylerini okşarken, bebeğinizin mis kokulu ensesini öperken, özenle baktığınız orkidenizi sularken de bugünü güzel anabilirsiniz! Mutluluk tek bir yerde değil, o her yerde, yeter ki bakmayı bilelim!




Ben bu bakış açısına sahip olduğum için Sevgililer Günü'nü özel bir kutlamaya çevirmeyi anlamsız buluyorum, sonuçta önemli olan her gün sevgi dolu bir ortam yaratabilmek, sadece bir gün değil her gün böyle bir enerji yayabilmek. Bu her zaman mümkün mü tabii ki değil, hele ki evde minik bir atom karınca ile başa çıkmaya çalışıyorsanız, ama elimden geleni yapmaya çalışıyorum ki bu da takdir edilebilir bir şey bence ;) Di mi prensim takdir edilir bir şey! Huuu kime söylüyorum ben bak hiç duyuyor mu beni :P




Özel bir kutlamaya gerek yok diyene bakın, istemem yan cebime koy kihh kihhh :) Ahhh biz kadınlar :)






Anaaa bizim prens ata bindi dört nala koşuyor dıgı dıg dıgı dıg :) Tamam tamam vazgeçtim hediyeden bir çiçek de olur o da olmadı kuru dal bile olur yeter ki gitme yiğidimmmm :)






Siz en iyisi benim dediğimi yapın, yaptığımı yapmayın ;)


Ve daima sevgiyle kalın bugün ve sonraki günlerde!




30 Haziran 2013 Pazar

Gevrek





Güzel şeyler çabuk bitermiş, her tatil güzeldir ve çabuk biter. En başta bu gerçeği kabul edelim :) Bu seneki tatilimizi nasıl geçirsek diye prensimle çok düşündük; Nil'le mi? Yoksa Nil'siz mi? Ama Nil ne-ne'si olmadan yapamaz ki! Ha bu arada ne-ne Niloş'un lügatında yer çekimine ve de Nil zillisine daha fazla direnemeyip yakında beni terkedecek olan ciciklerim olurlar. #direnmeme Tövbe Tövbeee ne diyorum ben :P Konuyu dağıtmıyım sonuç olarak Nil'imizin henüz küçük olduğuna karar verip hep birlikte tatile çıkalım dedik. Nil açısından en iyi seçeneğin ne olabileceğini doktorumuza da danıştık. Aslında aklımızda Antalya vardı ama dışarısının aşırı sıcak iç mekanların ise klimalı olması yüzünden doktorumuz pek sıcak bakmadı bu fikre, daha serin bir yeri tercih etmemizi ve sadece denize sokmamızı önerdi. Biz de rotamızı kayınvalidemlerin yazlığına Çeşme'ye çevirdik. Nil'imizden ayrılmadan ama zaman zaman ondan ayrı kalarak baş başa tatilin tadını çıkarttık. İyi ki anneanneler, babaanneler var, onlar sayesinde gönül rahatlığı ile hareket edebiliyoruz, en azından ben böyle düşünüyorum, bakıcı fikrine hala sıcak bakmıyorum, enerjim yettiği sürece kızımın yanında olmak ve onun her anını yaşamak istiyorum. 35'inde anne olunca insan böyle buldumcuk oluyor işte :)




Ha bu tip anneler tatile çıkarken de kendine 2, kızına 5 mayo alıyor. Ahh ahh analar ne yesin yarımşardan beş yesin diye boşuna dememişler! Hiç abartmıyorum valizin 3'te 2'si Nil'e aitti, o koca valizde ben ve prens küçücük bir yeri kapladık. İlk defa kendimi bu kadar küçük, hayata karşı bu kadar savunmasız hissettim... desemde inanmayın yok ayol vallahi oluyomuş iki papuçla da tatil geçiyomuş :) Bu arada sevgili Sabiha twitterda benden bebekle tatile giderken neler gerekir diye bir yazı beklediğini söylemişti, buradan hemen cevaplıyım:





- En başta günlük aldığı vitaminleri ve olası hastalıklara karşı önlem amaçlı ilaçlarını unutmadık. Bizim kurtarıcı şurubumuz Babi-x Zen bitkisel şurup, Nil'in gaz sancıları olduğunda, diş çıkartma dönemlerinde, uzun uçuşlu seyahatlerimizde çok etkili oldu, tabii ki bu şurubu kulaktan dolma bilgilerle değil doktorumuzun tavsiyesi üzerine kullanıyoruz, lütfen siz de kullanmadan önce kendi doktorunuza danışın...





- Sivrisinek ısırıklarına karşı doktorumuz sinek kovucu tabletler ve kremler yerine ultrasonik ses yayan elektronik kovucuları önerdi. Radarcan'ın hem prize takılan hem de üstte taşınabilen portatif olanından Joker'de bulduk ve her ikisini de aldık. Fişe takılan etkili oldu geceleri sivriler Nil'den uzak durdu ama gündüz kullandığımız portatif olan koruyucunun pek etkisi olmadı maalesef :(





- Böcek ısırıklarıyla karşılaşma ihtimaline karşı Fenistil jel bulundurduk, çok şükür buna gerek kalmadı...





- Güneş koruyucu olarak doktorumuz bebeğimizin güneş ışınlarına da ihtiyacı olduğu için 50 faktör yerine 30 faktör koruyucuları önerdi, Sebamed veya Mustela olabilir dedi. Birçok eczaneye baktım ama bebekler için daha çok 50 faktörlü güneş kremleri satıldığı için 30 faktörlü olanı Daylong markasında bulabildim. Kimyasal UV filtresi ve parfüm içermeyen, mikro pigmentler aracılığıyla fiziksel koruma sağlayan Daylong Baby'den çok ama çok memnun kaldım, Nil'de hiçbir alerji yapmadı ve pamuk cildini çok güzel korudu. Kendimiz için de 25 faktör Daylong Ultra Lotion'ı kullandık. Gevrek simide dönmeden dönmüş olduk böylece :)





- Nil'i denize sokarken Huggies Little Swimmers bezlerini kullandık, bez suda hiç şişmedi Nil'i de rahatsız etmedi.





- Pratik olması açısından Bebe Confort'un tek kullanımlık kağıt önlüklerinden kullandık.





- Bez, ıslak mendil, Aptamil vesaire gibi marketlerde kolaylıkla bulunabilen ürünleri valize doldurup alanı daraltmadık onları Çeşme'den temin ettik.





- Tabii denize gittiğimiz ve gün içinde sık sık üstünü değiştirdiğim için birçok body, t-shirt, şort, tayt ve elbise de valizde yerini aldı ;) Sanırım hepsi bu kadar, atladığım bir şey olmadı...




Çeşme'de hava çok güzeldi, ne çok sıcak ne de çok rüzgarlı... Sevdiğimiz şeyleri yaptık; Alaçatı'da keşif, Paparazzi'de deniz, Turkuaz'da gözleme, marinada balık, Şevki'de kumru, İmren'de sakızlı kurabiye, Yıldız Burnu'nda yürüyüş vesaire... Tatil anlatmakla bitmez en iyisi sevdiğim fotoğrafları paylaşmak sizlerle ;)




Oturmaya mı geldik haydi denizeeee :)




Ve Nil ilk tuzuyla tanışır kihh kihhh :)






Şimdi biraz marinanın keyfini çıkaralım...




Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak herşey...


Hadi beni sevin dünyayı birlikte kurtaralım hee hee :)








İki aşkım yan yana ♥ 




Şşştttt küçük matmazel... O pamuk omuzlardan bir ısırık alabilir miyim sibuple?




Lavanta kokusuna bayılırım... Sivrisinekleri kovaladığını da yeni öğrendim :) Teşekkürler Pelinciğim!






Bu tatilde saçlarım için John Frieda Frizz-Ease bukle belirginleştirici günlük şampuan ve saç köpüğünü kullandım. Artık Çeşme'nin havasından mı suyundan mı yoksa ürünün güzelliğinden mi bilemiyorum ben çok memnun kaldım. Benim gibi kıvırcık saçlı olanlar değişik bir ürün denemek isterse tavsiye edebilirim.






Şimdi biraz shotları devirme vakti, istikamet Tektekçi...






Ve tatil havalimanına adım atar atmaz biter...




Bitmesin yaaa! Niye bitiyor ki! Hadi son kez bir tatil pozu verelim şöyle en havalısından!




Ama nerdeee! Bunun için kırk fırın ekmek yemek, kırk poz da fotoğraf çektirmek lazım!




Bu keyifli tatil için Nil'in biricik babaannesine ve dedesine çok teşekkür ederiz :)