Doğal Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

20 Ekim 2014 Pazartesi

Baby&You Dergisi Mayıs-Haziran-Ağustos-Eylül 2014 yazılarım

Baby&You Dergisi köşe yazılarımı sonunda koyabildim :) Okuyanlara faydalı olmasını diliyorum.


Baby&You Dergisi Mayıs 2014 Yazım: "Ahşap Oyuncaklar"

Baby&You Dergisi Haziran 2014 Yazım: "Daha iyi bir dünya için..."

Baby&You Dergisi Temmuz 2014 Yazım: "4 adımda badem sütü nasıl yapılır?"
Baby&You Dergisi Ağustos 2014 Yazım: "Hayatını sağlıklı yaşamak isteyenlere internet kullanma kılavuzu" 
Baby&You Dergisi Eylül 2014 Yazım: "Datça Murat Çiftliği"

Ev yapımı şekersiz ıslak doğumgünü keki ve 6 yaş partimiz



Bu sene Melisa’nın 6. yaş günü partisinde her sene olduğu gibi yine kendim şekersiz, bal ve pekmezle tatlandırılmış pasta yaptım. Evde pasta yapımı ilk bakışta zor gibi gözükse de içeriğinin süt tozu, margarin, tatlandırıcılar, yapay katkı maddesi dolu unlar, pastörize yumurta yerine doğal süt, tereyağı, zeytinyağı, tam buğday unu gibi malzemelerden olması ve tam bir öğün yerine geçebilmesi açısından çocuklar yediklerinde içim çok rahat oluyor. Çünkü doğum günlerinde çocuklar sadece pasta yemek istiyorlar.

Doğum günü kutlaması olarak düşününce idealim olan en güzel kutlama şekli pastayı annenin çocuklarla birlikte yapması, süslemesi, çocukların yiyebileceği 3-4 çeşit doğal yiyecek, fazla kalabalık olmadan yeterince doğum günü çocuğunun kendi başına idare edip oyun kurabileceği en fazla 8-10 tane arkadaş. Hatta yaşına göre arkadaş sayısı. Hediye olarak şimdiye kadar evimizde yeterince oyuncak olduğu için oyuncak yerine ufak hediyelikler, kıyafet ve ağırlıklı kitap tercih ettik. Bu sene iki kutlama ve iki pasta hazırladık. Bir eski mahalle arkadaşları ile her sene olduğu gibi açıkhavada Özgürlük parkında piknik şeklinde doğumgünü yaptık. İkinci olarak da 1. sınıf arkadaşları ile evde kutladık. Piknikte gelen misafirler yanlarında şekersiz, tuzlu ufak ikramlar getirmişlerdi. İçecek olarak çocuklara şekersiz kayısı hoşafı ve su ikram ettim. Evdeki doğum gününde ise pastamızın yanında taze sıkılmış meyve suyu, kısır, ıspanaklı börek ve yeşil salata vardı. Gelen çocuklara kurşun kalem ve balon hediye ettik. Geçen sene de ufak okuma kitapları vermiştik. Tüm bunlardaki hedefim herşeyin sade bir şekilde olması, çocuğun da kutlama hazırlarına pasta yapımından, evin süslemesine, arkadaş hediyelerini hazırlamaya katılabilmesi. En önemlisi çocuğun azla yetinmeyi ve mutlu olmayı bilmesi çünkü büyük şehirlerde çocukların parti beklentileri farketmeden biz ebeveynler tarafından çok yüksek seviyelere çekilebiliyor.

Her sene doğumgünlerinde çocuklara soruyorum “pastayı ne şekilde ve neli yapayım?” diye ona göre şekillendiriyorum ya da en üst resmi öyle oluşturuyorum. Aşağıda resimleri olan havuçlu şekersiz pasta tarifimi bu blogdan bulabilirsiniz. Melisa’nın 6. yaşı için yaptığım doğumgünü pastasını 3 kat pandispanya keki arasına krema ve meyve koyup, üstüne de yine krema ve kuruyemişlerle süsledim. Resmini ve tarifini aşağıda paylaşıyorum.

Şimdiye kadar denediğim organik, şekersiz pastalarımın resimleri şöyle:
Çilekli pandispanyalı pasta
Havuçlu kekli kelebek pasta

Havuçlu kekli fotoğraf makinası pasta

Havuçlu kekli kuruyemiş 3 yaş süslemeli pasta
Havuçlu kekli ev şeklinde kuruyemiş süslemeli pasta

Pandispanyalı Hello Kitty pasta
Pandispanyalı kalp süslemeli pasta

Pandispanyalı kalp süslemeli pasta ve pastanın bir böğürtlenli ara katı



Havuçlu keki bir kere pişirip kabarınca ortadan kesiyorum. Pandispanyaları ise daha az kabardığı için tek kat kullanıyorum. Kaç kat istersem o kadar pandispanya pişiriyorum. En son kalp desenli pastalar için 3 kat pandispanya arasına yıldızlı olanda muz ve ceviz, 6 yazanda ise donmuş vişne ve böğürtlen kullandım. Her kat pandispanyayı pişirdikten sonra 1 dolu kaşık pekmezli yarım-bir bardak kadar suyla ıslatıyorum.

Sade pandispanya tarifi
4 yumurta
Yarım çay bardağı hurma şurubu/keçiboynuzu pekmezi
4 Türk kahvesi fincanı organik tam buğday unu (1 fincanını keçiboynuzu tozu koyunca çikolatalı kek gibi oluyor)
2 yemek kaşığı sıvı yağ (soğuk sıkım zeytinyağı)
3 yemek kaşığı kaynar su
1 paket kabartma tozu veya karbonat

Yapılışı:
*Yumurta aklarını cam kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın. Hurma şurubunu ekleyin.
*Yumurta sarılarını kaynar su ve tereyağı ile çırpın. Aklarıyla birleştirin, bunu yaparken mikser değil, çırpma teli ya da tahta kaşık kullanın.
*Toz malzemeleri ekleyin. Hepsini tahta kaşıkla karıştırın.
*Yağlanmış (zeytinyağı/tereyağı), unlanmış kalıpta, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40-45dk kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Benim evdeki turbo fırınımda 160 derecede 10 dakikada pişiyor, fırından koku geldiği anda kürdanla kontrol edin mutlaka.
*Kek soğuyunca krema sürmeden önce hurma şurubunu/pekmezi sulandırarak keki ıslatın, taze meyve suyu da olur.

Krema:
5 su bardağı süt (yaklaşık 1.5litre, ben sütçümden aldığım sütü kullanıyorum)
4 yemek kaşığı organik tam buğday unu
2 yemek kaşığı buğday nişastası
1 yumurta sarısı (pandispanyalarda yeterince yumurta olduğu için koymadım)
1 yemek kaşığı tereyağı (ben yaptığım sade yağdan kullandım)
1 çay kaşığı vanilya (ya da vanilya çubuğundan bıçak ucuyla sıyırarak koyun)
Tatlandırmak için yeterince bal (ben bir yaklaşık çay bardağı kadar bal koydum)

Yapılışı:
*Un, nişasta ile sütü muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirin.
*Koyulaşında içine tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin. Karıştırın.
*Soğuyunca bal ile tatlandırın.
*3 kat pandispanyalı kek için kremayı yarım miktar daha fazla yapmanızı öneririm.
*Çikolatalı krema için pişirirken içine keçiboynuzu tozu atabilir, tatlandırmak için de doğuyunca pekmez kullanabilirsiniz.

Tüm çocuklara ve yiyenlere afiyet olsun!

Not: Bu tarifi benimle paylaşan ve yiyen herkesin beğenisini almamı sağlayan şekersiz pasta pişirmede becerikli arkadaşım Derya Karakoçan’a çok teşekkür ediyorum.
 


Peki siz çocuklarınıza nasıl doğum günleri planlıyorsunuz? Pastanızı nasıl yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum :)


6 Mayıs 2014 Salı

Doğal Anneyim Magmono'da!

Doğal Anneyim Magmono.com'da!
Doğal Anneyim ile Magmono.com sitesi röportaj yaptı. Röportaj teklifi ile gelen takipçim sevgili Elif Türkölmez'e çok teşekkür ediyorum.

Röportajımı buradan okuyabilirsiniz.

17 Nisan 2014 Perşembe

Çocuğunuz bu doğal kurabiyeleri Hadihamyap’sın!



www.hadihamyap.com

Çok uzun süredir evde rafine şekerli tatlı pişirmiyorum. Genelde eğer kek yapacaksam içine elma, havuç rendesi, portakal suyu, hurma şurubu (evde hazırlanmış), pekmez, kuru meyveler ve kuruyemişler katıyorum. Eğer sütlü tatlı yapacaksam sade şekersiz olarak pişiriyorum. Üstüne sonradan bal ve tarçınla tatlandırıyoruz. Bir de tabii çiğ pudinglerim var, avokado ve keçiboynuzu tozu ve muz ile yaptığım. Ancak bir doğumgünü olduğu zaman herkesin yemesi açısından doğumgünü pastasını pekmezli pişiriyorum. Yine şekersiz.

Bu sefer küçük kızımın doğum günü yaklaşıyor. Nasıl hazırlık yapayım? Hepsine yetişemiyorum... Evde hep doğal ve organik malzemelerden yapmaya çalışıyorum.. Dışarıdan aldıklarıma da nasıl güvenirim... derken imdadıma hadihamyap yetişti.

Siteyi ilk olarak facebook Doğal Anneyimgrubumda paylaşan sevgili Filiz Morkoç’tan duydum. Filiz Morkoç ve arkadaşı Dalya Saftekin Çalışkan birlikte “Kendi çocuklarımıza yedirmeyeceğimiz hiçbir gıdayı satmıyoruz” diyerek yola çıkmışlar. Titiz anneler olarak kendi elleriyle temiz tarım ürünleri ve organik malzemelerden doğal, sağlıklı ve lezzetli atıştırmalıklar yapmaya başlamışlar. Başladıkları bu işte organik ve doğal üreticilerden GDOsuz, kimyasal gübresiz, yerli tohumdan üretilmiş malzemeler tedarik ediyorlar. Diyorlar ki “Çünkü çocuğunuzun aldığı gıdalar, kişiliğini ve düşüncelerini de etkiler. Yani sizin kalsiyum deposu sandığınız hazır meyveli bir yoğurt, çocuğunuzu huysuz, söz dinlemez, hiperaktif yapabilir…GDO’lu mısır şurubuyla yapılmış, içine koruyucu maddeler katılmış bir kek, çocuğunuzun zeka gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.”

Filiz, Emre ve Erdem

Dalya ve Ceylin

Ben doğumgünü için tuzlulardan ve granolalardan seçeceğim. Ancak şeker sevenler için de tatlı kurabiyeler ve kekleri var. Şeker konusu pek çok profesör tarafından açıkça zehirle eş değer olarak anlatılıyor. Benim bu konuda beslenme kitaplarından okuduklarıma göre şekerin başta glikoz formu vücut hücrelerimiz tarafından asıl enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Esasen meyveci ve sebze yemesi gereken otobur bir genetik yapımız var. Sıcak ülkelerden soğuk ülkelere da göçün de etkisiyle tarım ile birlikte o topraklarda yetişen tahıl ve hayvansal gıdalar yenmeye başlanıyor. Her ne kadar şekerden uzak kalmaya çalışıp adaptasyonlarla yerine alternatif enerji kaynakları bulsak da damağımız ihtiyaç duyulan şekeri arıyor. Ben şekerin doğal yollardan kimyasal işlem görmemiş besinlerden alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu da taze meyve, bal, pekmez demek oluyor. Rafine beyaz şeker üretilirken doğal olmayan kimyasallar işe karışıyor. Beslenmemizde arada ev dışında kaçamaklar olsa da bu şekilde ağırlıklı beyaz şekersiz bir düzenimiz var.

Doğumgünlerimize gelen çocuklar her sene şekersiz pekmezli pastamızı, tuzlu ikramlarımızı yiyor ve doğal meyve sularımızı içiyorlar. Bu seneki partimiz için Hadihamyap’tan beğendiğim bazı tuzlular aşağıda :)

Glutensiz ve kazeinsiz kuruyemiş granolaları
Patatesli tuzlu kek
Bu peynirli poğaça ama sebzeli poğaça da yapabiliyorlar
Nefis susamlı simit
Çörek otlu tuzlu kurabiye toplar

Filiz ve Dalya hanım mutfaklarındaki kuralları sitelerinde çok güzel yazmışlar. Her annenin mutfağında uygulaması gerekli diye düşünerek burada paylaşmak istiyorum. Benim mutfağımda da bu kurallar uzun süredir geçerli. Şeker maddesi eksik olarak...

“Mutfaklarımızda;

DAİMA
Yerli üreticiler tarafından mevsiminde yetiştirilen temiz meyve ve sebzeler,
  • Halis sızma zeytinyağı ve tereyağ,
  • Kaliteli, gerçek süt ve süt ürünleri, ev yapımı yoğurt,
  • Serbest dolaşan organik tavuk yumurtası (yerli üretici),
  • Zengin ve doğal un karışımları (Tam buğday unu, yulaf unu, mısır unu, çavdar unu vb),
  • Mevsiminde alınıp ev yapımı tekniklerle işlenmiş/dondurulmuş meyve ve sebzeler (şeftali, vişne, bezelye vb),
  • Almanya'dan getirttiğimiz organik tarımla yetiştirilmiş, rafine edilmemiş ve beyazlatılmamış ham şeker kamışından üretilen şeker(*),
  • Kaya tuzu
kullanıyoruz...

(*) Hadihamyap.com olarak şeker konusundaki tercihimizi niçin bu şekilde kullandığımızı ünlü onkolog Prof.Dr.Erkan Topuz'un ağzından okumak için "Rafine şeker zehir, doğal şeker şifa" başlıklı bu yazıyı öneriyoruz.

Hadihamyap ürünlerimiz için Almanya'dan temin ettiğimiz  organik tarımla yetiştirilmiş, rafine edilmemiş ve beyazlatılmamış şeker kamışından üretilen şeker için şu linkiinceleyebilirsiniz.

ASLA
  • Margarin ve katı yağ,
  • Katkı maddeleri,
  • Yapay kıvam vericiler, 
  • Koruyucu maddeler,
  • Yapay lezzet vericiler,
  • Yapay aromalar,
  • Glikoz, mısır şurubu, suni tatlandırıcı,
  • Beyaz rafine şeker,
  • Gıda boyası ve suni renklendirici,
  • Beyaz rafine un,
  • Rafine tuz,
  • Soya katkılı peynir ve süt ürünleri,
  • Uzun ömürlü pastorize edilmiş süt ve yoğurt,
  • Mevsimsiz meyve, sebze
kullanmıyoruz...”

Sipariş üzerine ürünlerin hazırlandığı Hadihamyap’ı aşağıdaki kontaklarından takip edebilirsiniz. Ürünleri kargo ile İstanbul içi ve dışına da gönderiyorlar.

Twitter ve instagram: @hadihamyap

Her türlü sorunuz için: 
Dalya Saftekin Çalışkan - 0532 347 31 37
Filiz Morkoç - 0533 241 80 11





25 Mart 2014 Salı

Çocuklarınızın besinlerini yeşillendirin!



Çiğ ve yeşil beslenme son iki senedir kışı daha güçlü atlatmamıza yardımcı oluyor. Emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür her zaman ilk sebze sonra diğer besinler derdi. Her öğünde yenen sebzeler özellikle de koyu yeşil yapraklılar besin değeri açısından insan bedeni için çok çok önemli.

Çocuklarımıza neden koyu yeşil yapraklı sebzeleri yedirmeliyiz?
İnsanların sindirim yapısı otoburlara daha yakındır. Otobur beslenme vücudu alkali yapar ki bu da hastalıkları yenmede büyük rol oynar. Bu sebeple sağlıklı olmak ve böyle kalmak için çocuklarımızı bebeklikten itibaren koyu yeşil yapraklı sebzelere ve yeşil içeceklere alıştırmalıyız.
Datça Murat Çiftliğinden aldığım yeşillikler ve onlara yakışan meyve sebzeler

Çocuklarımıza hangi yeşillikleri yedirmeliyiz?
Çocuklarına yeşil gıdaları, salataları yedirmek sanırım tüm annelerin en zorlandıkları konulardan biri. En sağlıklı olan kara lahana, ıspanak, ısırgan ve diğer otlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum içerdiği için mutlaka yenmeli, suyu içilmeli diyor uzmanlar.

Yeşilliklerin içerikleri:
Havuçtan çok daha fazla A-vitamını, portakaldan çok daha fazla C-vitamini, tam buğdaydan çok daha fazla E-vitamini, sütten çok daha fazla B2-Vitamini ve sindirlebilen kalsiyum ve kaliteli protein içerirler. En önemlisi meyve, kuruyemiş ve asit üreten yiyeceklerden daha fazla alkali mineralleri kalsiyum ve magnezyumu içerirler.

Isırgan otu ile Organik marulun karşılaştırması:


Isırgan otunda:
30 kat daha fazla C-vitamini
20 kat daha fazla Provitamin-A
40 kat daha fazla kalsiyum
25 kat daha fazla magnezyum
50 kat daha fazla demir vardır.

O yüzden yabani yenebilir otlar süper süper doğal yiyecek olarak düşünülebilir.

Çiğ kendir tohumunda vücudumuz tarafından kolayca emilebilecek Omega3,6,9 bulunur. Keten tohumu ve çiğ susam tohumu da bu açıdan faydalıdır.

Yeşilliklerin diğer faydaları:
-Tüm bağımlı olduğunuz yiyecekleri bırakmanıza ve zararlı gıdalara canınızın çekmesine son vermeye,
-Sabahları yataktan zıplayarak kalkacak enerjiye sahip olmanıza,
-Çocuklarınızın her türlü diş problemlerini geri döndürmeye,
-Kendi ağız hastalıklarınızı geri döndürmeye ve ağız sağlığınızı korumaya,
-Her türlü vitamin ve mineral eksikliğinizin tamamlanmasına ve önlenmesine yardımcı olur.

Ne kadar tüketilmeli:
Yeşilliklerden günlük besinleri elde etmek için çocuklarda günde yarım kilo, yetişkinlerde günde 1 kilo koyu yeşil yapraklı tüketmek gerekiyor. Sadece marul ve kereviz sapı yeterli olmaz, her çeşit yabani yenebilen ot tarımsal olarak üretilenlerden kat kat fazla mineral ve vitamin içerir.

Kolay lezzetli yeşil smoothie:
-Yarım kilo taze ıspanak
-2 tam olgun muz (daha kremalı olması için fazla da konabilir)
-1lt su

Hepsi yüksek devirli blendarda çekilir. Pipetle çocuklara servis edebilirsiniz.

Yeşil gıdaları yemek istemeyen çocuklara nasıl yedirebiliriz?
Yeşillikleri çocuklara yedirmek için püf noktalar:

Çocuklar binbir zahmetle hazırladığınız yeşil yemekleri yemek istemeyebilir. Bu ingilizce video size biraz yardımcı olabilir.



1. Yeşilliklerinizi keyif ve zevkle çocuğunuzun önünde yiyerek örnek olun. Böyle devam eden bir kaç gün sonrasında çocuğunuz size meraklanıp soracaktır. Denemelerine izin verin ama zorlamayın. İşin püf noktası bu zorlamadan sabırla beklemek.

2. Eğer bir salata yiyorsanız çok lezzetli bir salata sosu ekleyin. Çocuğunuza neyi sevdiğini sorun, oyun oynayın. Onların isteklerini yerine getirdiğinizi hissetsinler. Salatalarını en favori salata sosları ile sunun. Duyulduklarını ve onlara sorulduğunu hissetsinler.

3. Yeşillikleri gizleyerek sunun. Kara lahana, ıspanak, yabani otları yemesini istiyorsanız smoothie içine gizleyin. Saf muzlu smoothie ile başlayarak (blenderda su ve muz) içine ufak ufak parçalarla gittikçe artan şekilde yeşilleri ekleyin. İlk renk yeşil bile olmazken gitgide halen çok tatlı olan yemyeşil bir içecek olacak.

Bir başka yöntem de hurma gibi tatlı bir şeyi, salata yaprağına sararak vermek. Verdikten sonra yanlarında kalın ve heyecanlı bir olaymış gibi davranın.

4. Yeşil içecekleri eğlenceli bir pipetle sunun.Ör. Çocuklar bir sürü halkası olan bir pipeti kulanırken içecekten ziyade pipete odaklanırlar.

5. Çocuğunuza en favori yemeğini sorun. O yemeği pişirin fakat öncesinde salata yemesi gerektiğini söyleyin. Çocuğunuza ne yiyeceği konusunda onun da karar vermede bir rolü olduğunu hissettirmiş olacaksınız. Ancak bir karar verilince ona sadık kalın, bu önemli bir nokta.

6. Hayvanat bahçesine gidin ya da yabani hayvanları inceleyin, haklarında kitaplar okuyun. Hayvanların doğada nasıl otçul beslenip barış dolu yaşadığını gözlemlesinler.

Çiğ beslenme hakkında daha fazla bilgi için: Green up your child, www.therawfoodfamily.com

16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.


Hodan otunun faydaları:

İdrar söktürücü
Balgam söktürücü
Boğaz ağrıların iyi geliyor
Bademcik iltihabına iyi geliyor
Ter atıcı
Öksürük kesici
Antidepresif etkili
Depresyona iyi geliyor

Bitkinin yapraklarının özü parazit düşürücü olurken, hodan yağının cilt kırışıklıklarını azaltma etkisi olduğu, sürülünce kas ağrılarına ve romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Önemli not: Hodan otu ve kuru çiçeklerinden yapılan çayı hamile kalmaya çalışanlara ve hamilelere önerilmiyor. Emzirme döneminde de kullanılmıyor. Eğer tedavi veya destek olarak almak isterseniz doktorunuza danışmalısınız. Aşırı tüketimde idrarda renk değişimi, kusma, mide bulantısı ve ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Tadını çok beğendiğim hodan otu kavurmasının tarifi ise şöyle:

Malzemeler:
Hodan otu
Ebegümeci
3-4 sap yeşil soğan
2-3 diş sarımsak
Mantar
Himalaya ya da deniz tuzu
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı

hodan otu, mantar, ebegümeci, zeytinyağı, yeşil soğan

Hodanları yıkayıp saplarının siyah olan kısımlarını kesiyoruz. Başlarındaki mor çiçekli kısımları da ayırıp gölge bir yerde çay için kurutabilirsiniz.
ot kavurması pişmeden bile salata gibi yenebilir
Ebegümecini saplarından ayırıp yapraklarını ufak doğrayın. Doğranmış hodan, yeşil soğan ve sarımsağı da ekleyip biraz zeytinyağı ile kavurmaya başlayın. Arada karıştırın. En son mantarları koyun. Tuzunu ekleyin. Suyunu salınca kavurmanız hazır.

Hodan otu kavurması ve yanına makarna
  Ben hodan kavurmamın yanına organik makarna hazırladım.

Afiyet olsun.

6 Mart 2014 Perşembe

1 günlük keçi yavruları, waldorf ve sebzeler

Bu haftaki yerli tohum GDO'suz sebze ve meyve alışverişim
Her hafta Çarşamba günlerini dörtgözle bekler oldum. Uzun bir süredir organik pazardan alıyorum. Aynı zamanda beğendiğim çiftliklerden de eve sipariş veriyorum. Ancak hem çiftlik hem de dükkan olması açısından son zamanlarda Datça Murat Çiftliği dükkanına çok gider oldum. Bir girdim mi bir saatten önce çıkamıyorum çünkü pek çok insanla tanışıyorum, herkesin konuları aynı benim konular. Ortak ilgileri olan insanların buluşma mekanı olmaya başlamış bu doğal dükkan.

Bu sefer meşhur düz ifadeli ve doğal materyallerden yapılmış waldorf bebeği yapan bir hanımla tanıştım. Eğer yakında sitesini açarsa burada bebeklerin duyurusunu görebilirsiniz. Waldorf bebeğinin özelliği çocuğun hem doğal malzeme ile temas etmesi, gerçek yenidoğana benzer bebekler olması.
İfadesinin düz olmasının sebebi ise oynayan çocuğun hayal dünyasına göre mutlu, mutsuz olmasına karar vermesi.

waldorf bebeği:  http://10marifet.org/yazi/bez-bebek-waldorf-doll/

Alışverişimde çekçekimi doldurup yanında iki de torba dolusu sebze ve meyve aldım. Bu haftanın ürünü mumlanmamış, soyarken suları adeta fışkıran dalından yaprakları üstünde mandalina. Baharın gelmesiyle özlemle beklediğim otlar da çıkmaya başladı. Yabani otlar, ıspanak ve pazı gibi yeşilliklere göre onlarca kat daha fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Bahar mevsimlerinde mümkün olduğunca tüketmeye çalışın derim. Bu hafta ben de hodan ve kaz ayağını aldım. İnternetten bulduğum tariflere göre kavurmasını yapıp yiyeceğim :) (Not: bu yazıyı yazdıktan bir kaç gün sonra nefis bir taze soğan ve mantarlı hodan kavurması yaptım. Lezzeti halen damağımda, denemediyseniz hodan gördünüz mü alın deneyin mutlaka :) )

Her seferinde kocaman bir köy ekmeği görüyordum. Ama hep bitmiş oluyordu. Çiftliğin sahibi Murat Tapik'in babası çocuk doktoru Dr. Hüseyin Tapik'in "bir sene uğraştım bu ekmek için" dediği ekşi nohut mayalı ekmeğini bu sefer alma şansım oldu çünkü önceden telefonla ayırttım. Dükkanda kapanın elinde kalıyor o kadar güzel ki, unu da taş su değirmeninden.

Murat Tapik'in haftalık listesine üye oldum. Her hafta çiftliklerinden, ürünlerinden bahsediyor bu mesajlarda. Bu haftaki mesajı ve resmi çok hoştu:

1 günlük keçi yavruları

1 GÜNLÜK OĞLAKLARIMIZ & HAYAT

Doğanın işleyişine baktığımda her canlının dünyaya gelmesi ve terk etmesi arasında kısa bir süre var ve bu süre zarfında yaptıklarından arda kalanlar. En ilkel canlıdan en gelişmiş varlıklara kadar tüm canlılar bu döngüde kendi paylarına düşen yerlerini almaktalar.

Yoğun tempolu hayatlar içerisinde ben dahil birçok kişi olarak bu kadar basit olan döngüyü unuttuğumuz anlar, günler, aylar olabiliyor. Bazen basit bir uyarı bazen de ciddi bir hayat tecrübesi tekrardan hatırlatıyor hayatın asıl hedefinin ne olduğunun.

Ben hayatın yaşam ve ölüm arasında geçen süredeki zamanımız olduğunun ve bunun ne kadar değerli bir armağan olduğunun farkında olarak yaşamanın, tüm hayatı düzenleyen en önemli unsurlardan olduğunu düşünüyorum.

Geçici bir hayatın her evresinin güzelliği içerisinde ve hayatta en önemli olan görevimizin Yaşamak olduğunu hiç unutmayarak yaşamak.

Ne kadar sorunlarımız, dertlerimiz, streslerimiz olsa da tıpkı yukarıda gördüğünüz yeni doğan bu keçi yavrularımızın hayata tutunmak için verdiği çaba gibi basit olabilmeli bazen hayat. Sevilecek birçok genç misafiri var çiftliklerin yani... Sevgiler, Murat Tapik


Çiftlikten alışveriş yapmak için Murat Tapik'in adresine bir e-posta atıyorsunuz. İstanbul'da her iki yakada merkezi noktalara dağıtım yapıyorlar.
www.datcamuratciftligi.com 

27 Şubat 2014 Perşembe

Eğer çiftlik kurma hayalim var diyorsanız...

Sevgili Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik benim gibi çiftlik hayalleri olanlar için anlatıyor...

Bu haftaki taze, doğal, yerli tohum, GDOsuz sebze ve meyvelerim

Her hafta Datça Murat Çiftliği'nin Erenköy'deki dükkanına uğramayı adet edindim. Bir çok aynı fikirde insanlar tanışıyorum. Hatta muhabbet etmekten eve dönemiyoruz. Kızlar da ben çocuk doktoru Hüseyin Tapik ile konuşmaya dalmışken kendilerine oyalanacak bir şeyler buluyorlar. Ben dışarıda bu sebzeleri seçerken kızlar da dükkana girmişler ceplerine nefis kuru elmaları ve kuruyemişleri doldurmakla meşgullermiş :)

Kızlar dükkanda kuruyemişleri toplarken

Büyük kızım Melisa dönüş yolunda diyor ki "Anne bu dükkanı çok seviyorum. Herkes çok güler yüzlü. İsmi güleryüz dükkanı olmalıymış" :D


Murat Tapik'in mesajına gelince:

ÇİFTLİK KURUYORSUN
Her geçen gün farklı insanlardan telefon geliyor. Emeklilik döneminde huzurlu bir çiftlik hayatı yaşamak isteyenler, tarımda gelecek gören genç girişimciler, parasını yatırmak için farklı kanallar arayan şirketler oluyor ahizenin karşısında. Çiftlik kurulumu, doğa içinde bir yaşam ve üretim hakkında tüm bildiklerimi paylaşmaktan oldukça mutluluk duyuyorum, umarım faydam dokunuyordur.
Nasıl çiftlik kurarım, ne yapmalıyım ve buna benzer tüm soruların çok kısa bir cevabı var benim için:

    * Size her zaman destek çıkacak bir eş, bir aile
    * Gönül bağı ile sizlerle gece gündüz demeden çalışacak dostlar
     * Yeri geldiğinde marangoz, seramik ustası, inşaatçı olabilecek kadar her işle uğraşabilecek kadar bu işi sevmek
    * Toprakla uğraştıkça ellerinin nasırlaşmasından, yağmur altında ürün toplamaktan, buz gibi sularda topladığın sebzeleri yıkamaktan, bu ürünlerin yetişmesini izlemekten ve sevdiklerini bunlarla beslemekten  zevk alabilmek

Ve başka hiçbir işle uğraşmadan sabah 5, akşam 12 demeden evine, tarlana, hayvanına, çalışanlarına emek vermek, ilgilenmek. Bunlardan öte bence her şey ikinci planda, isteyen herkese ben yerli tohumları hediye ediyorum zaten yeter ki bu üsttekiler hazır olsun. Sevgiler, Murat Tapik.
www.datcamuratciftligi.com   murat.tapik@gmail.com