basında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
basında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

30 Ekim 2014 Perşembe

7x24 haber'de çıktım: Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Doğal yaşam konusunda bir birleri ile sürekli diyalog halindeler. Onlar için organik yaşam her şey demek. Doğal anneler grubu Türkiye'nin buluşma noktası haline geldi.

Doğal yaşamı seçen annelerin grubu: Doğal Anneyim
 
Facebook grupları sosyal medya üstünden pek çok anne ve babaya bebek ve çocuk bakımında deneyimlerini paylaşma imkanı sağlıyor. Dikkat çeken gruplardan biri de Doğal Anneyim (www.facebook.com/groups/dogalanneyim) grubu. Üye sayısı 17bin kişiyi aşan Doğal Anneyim grubu doğal yaşama meraklı Kimyager Başak Pirtini tarafından dünyamızı kirleten, bizi hasta eden kimyasallardan uzak ekolojik bir yaşam isteyen ve ilaçsız yöntemlerle, doğal beslenmeyle sağlıklı çocuklar yetiştirmenin yollarını arayan ve uygulayan anne ve babaları buluşturmak amacıyla kurulmuş. 
 
Doğal yaşam ve annelikle ilgili yakında kitapları çıkacak olan Başak Pirtini’ye göre doğal anne tanımı şöyle: “Doğal anne benim gözümde çocuklarını doğal ebeveynlik esaslarına göre, dünyamıza, çevreye ve hayvanlara saygılı, ekolojik farkındalık sahibi yetiştirmeye çalışan annedir. Bunun için kullanacağı her türlü üründe çevreye zarar vermeyenini, doğal olanını seçmeye çalışır. Evde üretebileceklerini kendisi yapar. Doğal içerikli gıdalarla beslenir. Yapay, suni, zararlı kimyasal içeren, hormonlu, ilaçlı, fabrikasyon gıda ve ürünleri tercih etmez. Gıda, ilaç, temizlik sektörlerinin dayatmaları bizi doğallıktan uzaklaştırıyor dolayısıyla sağlığımızı da bozuyor.”
 
Başak Pirtini’den doğal yöntemlerle sağlıklı çocuk yetiştirmek için öneriler...
 
1. Hamile kalmadan en az 6 ay önce tıbbi gereklilik yoksa ilaç kullanmayın, hastalık anında doğal bitkisel tedavileri kullanın.
 
2. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Organik, ilaçsız doğal ve yerli tohumdan üretilmiş gıdaları tercih edin.
 
3. İnsanların yapay olarak ürettiği gıdalardan ve katkı maddelerinden uzak durun. Doğada doğal formunda bulunan işlenmemiş besinleri tercih edin.
 
4. Evinizde doğal ve ekolojik deterjanları, kozmetik malzemelerini kullanarak vücudunuza giren zehirli kimyasalları azaltın.
 
5. Çocuğunuzun bağışıklığını güçlendirmek için detoks yapan taze sebze ve meyve sularını içmeye alıştırın.
 
6. Çocuk doktorunuza danışarak uygun dozlarda günlük probiyotik, balık yağı, çörek otu yağı, bal, polen, propolis gibi bağışıklık kuvvetlendirici gıdaları çocuğunuzun beslenmesine ekleyin.
 
7. Hastalık anında çocuğun kendi vücuduna güvenmesi için telkinlerde bulunun. Vücudunun özellikle hasta kısmı dahil her bir parçasını sevmesini öğretin.
 
8. Hayatınızda iyileştirici etkisi olan size iyi gelen müzikler daima olsun. Bir müzik aleti çalın ya da dinleyin.
 
9. Her gün kahkaha atın. Hayatınızda günlük başınıza gelen olaylarla mücadele etme gücünüzü artıracak mizah duygunuzu daima kullanın, çocuklarınızın mizah duygusunu geliştirmeye çalışın.
 
10. Bağımlılık yapan her türlü gıda, alkol, sigara gibi maddelerden uzak bir yaşam hedefleyin. Gerekirse bu bağımlılıklarınızdan kurtulmak için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
 
11. Çocuklarınıza doğal ve sağlıklı yaşam şeklinizle önce siz örnek olun. Onlar sizi taklit edecektir.




Doğal Anneyim grubunda anneler ateş, kusma gibi temel hastalıklar, doğal doğum, bebek emzirmesi ve ilk aylardaki beslenme gibi konularda birbirleriyle evde uyguladıkları doğal yöntemleri paylaşıyorlar. Bir yandan evde kendi yoğurt, kefir, peynir gibi gıdaları, ekolojik bulaşık ve çamaşır deterjanların tariflerini öğreniyorlar. Grupta ayrıca aile içi anne, baba ve çocuk özel ilişkileri de en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. 
 
Doğal Anneyim grubuna katılmak isteyen anne ve babalardan grup kurallarına uymaları ve birbirlerine saygılı olmaları bekleniyor. Çalıştığı Holdingde üst düzey yöneticilik yaparak, emekli olmuş, Doğal Anneyim grubunun uzun süredir yöneticiliğini yapan Gülay Zeynep sosyal medyada bir grubu yönetmenin şirket yönetmekten zor olduğunu belirtirken, her gün gruptaki özel paylaşımları denetliyor, herkesin gruba alınmadığını, üyelerin seçilerek kabul edildiğinin altını çiziyor. 
 
Doğal anneyim grubu ve Başak Pirtini’ye ulaşabileceğiniz linkler:
 
Doğal Anneyim Blogu: http://dogalanneyim.blogspot.com.tr
Doğal Anneyim Facebook Sayfası: http://www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: http://www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: http://www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: http://www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX


Kaynak: http://www.7x24haber.com/turkiyenin-en-dogal-anneleri-haberi-5012.htm

20 Ekim 2014 Pazartesi

Baby&You Dergisi Mayıs-Haziran-Ağustos-Eylül 2014 yazılarım

Baby&You Dergisi köşe yazılarımı sonunda koyabildim :) Okuyanlara faydalı olmasını diliyorum.


Baby&You Dergisi Mayıs 2014 Yazım: "Ahşap Oyuncaklar"

Baby&You Dergisi Haziran 2014 Yazım: "Daha iyi bir dünya için..."

Baby&You Dergisi Temmuz 2014 Yazım: "4 adımda badem sütü nasıl yapılır?"
Baby&You Dergisi Ağustos 2014 Yazım: "Hayatını sağlıklı yaşamak isteyenlere internet kullanma kılavuzu" 
Baby&You Dergisi Eylül 2014 Yazım: "Datça Murat Çiftliği"

6 Mayıs 2014 Salı

Doğal Anneyim Magmono'da!

Doğal Anneyim Magmono.com'da!
Doğal Anneyim ile Magmono.com sitesi röportaj yaptı. Röportaj teklifi ile gelen takipçim sevgili Elif Türkölmez'e çok teşekkür ediyorum.

Röportajımı buradan okuyabilirsiniz.

24 Aralık 2013 Salı

Baby&You Dergisi Aralık 2013 Yazım

Sevgili Blog takipçilerim,
Baby&You Dergisi Aralık 2013 sayısında sizinle Hastalanmayan Çocuklarla ilgili yazımı paylaşıyorum. Sevgiler.
Başak



Ailemizle TV'yle IBS Fuarında!

Geçen haftalarda yapılan IBS Anne ve bebek fuarında sevgili Yeşil Anne Işık Kırgız'ın davetlisi olarak standına konuk olmuştum. Fuarı ziyaret eden sevgili Berna Kadıoğlu Ailemizle TV ekibiyle birlikte Yeşil Anne standını ziyaret etti ve bizi doğal deterjanlar hakkında konuşurken kayda aldılar. Yorumlarımızı aşağıdaki bu linkten ya da aşağıya 30saniyeye tıklayarak izleyebilirsiniz.Videonun devamında arkadaşım sevgili Hassas Anne Ece Kumkale de 4.dakikada yer alıyor.


12 Aralık 2013 Perşembe

Yeşil Anne'nin konuğu oldum!

Son günlerde farklı yerlerde çıkan röportajlarıma bir de Yeşil Anne ile yaptığımız eklendi. Sevgili Işık Kırgız, Mom's Green Ecologic markası ile Türkiye'nin tek annelere özel doğal deterjanlarını üretiyor. Benimle sayfasında geçenlerde hoş bir röportaj yayınladı. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum. Okumak isterseniz linki burada.


11 Kasım 2013 Pazartesi

Star Gazetesi Röportajım ve Baby&You Dergisi

Bu ay iki kere basılı medyada yer alma mutluluğuna eriştim. Geçtiğimiz Cumartesi Star Gazetesi'nde evdeki doğal temizlik ürünleriyle ilgili bir röportajım yayınlandı. Resmi aşağıda.


Ayrıca bundan böyle Baby&You Dergisi için de köşe yazmaya başladım. Kasım 2013 sayısındaki ilk yazım da burada :)


7 Eylül 2012 Cuma

12 Eylül Çarşamba günü MOM-Z 2012 Konferansı'nda buluşalım!

12 Eylül 2012 Çarşamba günü İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek olan MOM-Z 2012 Konferansı'nda 15.35 – 16.20 saatlerinde yapılacak "Blogger Box" oturumuna konuk konuşmacı olarak davet edildim. Gelmek, dinlemek, tanışmak ve katılmak isteyen tüm anneleri bekliyoruz.

Güncel program için tıklayın.
E-davetiye almak için tıklayın.



Annelerin Gücü Adına MOM-Z 2012

Dünyanın en büyük tüketici ve tüketim kararı veren kitlesi kadınlar, evden arabaya, mobilyadan kıyafete kadar ve onların 2000 yılı sonrası doğmuş internet çağı çocukları; “Z Kuşağı Çocukları”
Doğuştan edindikleri alışkanlıkla gördükleri her ekranın üzerine parmaklarını sürterek değişiklik yapmayı bekleyen, youtube ve diğer mobil tv çözümlerinden dan çizgi film seyreden, fizy ve benzeri müzik kanallarından ninni dinleyen çocuklar ve onların anneleri…
Bir kolunda çocuklar diğer kolunda cep telefonları, tabletleri, mini pc’leri ve akıllı telefonları ile gezen “Z Kuşağının Anneleri”
Çocuğu yürümeye başladığında internet üzerinden paylaşan, ilk adımı, ilk gülüşü, ilk taklayı ve ilk kelimeyi görmenin sevinci ile çocuğunun tüm kilometre taşlarını dünya ile paylaşan yeni anneler…
MOM-Z 2012 geleneksel olmaktan çıkan yeni yollar arayarak Z Kuşağı Annelerine ulaşmak isteyen tüm pazarlama ve buna destek olan dijital oyuncuların içinde olması gerek bir platform.
Yeni anneler ve onlara ulaşmak isteyen ürün ve hizmetlerin bir arada olmasını sağlayacak olan, bilgi paylaşan, hizmet sunan, sağlayacağı network ve entegrasyon ile yeni nesil iş yapma biçimlerini update eden, amatörden profesyonele herkesin bir arada olmasını sağlayacak, sözünü söyleyeceği, iletişim kuracağı, başarının alkışlanacağı, dünyaya örnek gösterilecek işlerin konuşulacağı bir yeni paylaşım alanı.
12 Eylül 2012 tarihinde Haliç Kongre Merkezi'nde Bilişim Zirvesinin Next Step etkinliği olarak gerçekleşecek olan MOM-Z 2012 Summit sizleri bir arada olmaya, network oluşturmaya, birlikte iş yapmaya, bilgi ve deneyim paylaşmaya, öğrenmeye ve oyun oynamaya bekliyor!

TIKLAYIN Davetiyenizi hemen alın!

24 Ağustos 2012 Cuma

Doğal Anneyim artık Milliyet.com.tr'de!


Milliyet Blog'da 2007 senesinden beri Bashico altında yazılarım çıkıyor. Artık ben de bir Milliyet yazarı olarak Milliyet.com.tr bebek ve çocuk bölümünde sizinle buluşuyor olacağım.

Çocuklarınızla ve ailenizle birlikte mutlu ve sağlıklı günler dilerim.



19 Ağustos 2012 Akşam Gazetesi Homeopati Röportajım

Geçen hafta benim için çok keyifli geçti çünkü homeopati ile ilgili bir röportaj yaptım :) İşte kendisini aşağıda sizinle paylaşmaktan gurur duyuyorum:

**********************
Doğanın iyileştirici gücünü kullanın

‘Homeopati’ sözcüğünü daha önce duydunuz mu? Doğal ve yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemi adı… Hayır, yeni bir yöntem değil. 220 yıl kadar önce Alman hekim Samuel Hahnemann tarafından geliştirilmiş. Vücudumuzun ilaç deposu haline geldiği son yüzyılda, doğal yaşamayı seçen insanların başucu yöntemi de diyebiliriz. Türkiye’de bu yöntemle tedavi olan bir avuç insan var. Onlardan biri de Başak Yaykın Pirtini...


Zeynep BAKIR
zeynep.bakir@aksam.com.tr

Homeopati tedavi biçiminin sadece akut kısmını yani sıklıkla görülebilecek hastalıkları evinde kendine ve çocuklarına kullanan Başak Yaykın Pirtini ile yaptığımız söyleşiye geçmeden önce Homeopati hakkında edindiğimiz bilgileri paylaşmak gerek.
Alman Doktor Samuel Hahnemann, 1790 yılında kınakına ağacının kabuğundan elde edilen bir madde olan kininin buruk tadından dolayı sıtmaya iyi geldiği bilgisine rastlar ve bu bilgiyi araştırmaya karar verir. Yoğun çalışmalarla geçen 6 yılın ardından bu yeni sistem üzerine yazdığı kitabını yayınlar. Kitapta yeni bulduğu teorisini şöyle tanımlıyor: “İyileştirilmek istenilen hastalığın mümkün olduğunca benzerini yapay olarak tetikleyen bir ilaç verilmelidir, böylece önceki iyileşecektir.” Daha açık bir ifadeyle günümüz tıbbında ağrıya ağrı kesici, ateşe ateş düşürücü ilaçlar verilir, Doktor Hahnemann ise ateşi, sağlıklı bir kişi aldığında ateşlenmesine sebep olacak ilaçla tedavi ediyor. Yani homeopatinin ilk kuralı ‘benzeri benzerle tedavi ediyor’ olması. İngiliz Kraliyet Ailesi’nin özellikle II. Elizabeth’in bu yöntemle tedavi edildiği göz önüne alınırsa konu daha da önemli hale geliyor.
Homeopati tedavi yönteminde gerçekten uzman olmak isteyenler 30 yıl dirsek çürütüyor. Diğer yandan bu yöntemi evde daha basit akut hastalıkların tedavisinde kullanmak da mümkün… Gribal enfeksiyonlar, ateşlenme, ödemler, yanıklar, kesikler gibi… Doğal yaşam şeklini seçen iki çocuk annesi Başak Yaykın Pirtini ile kendi oluşturduğu doğal yaşamı ve homeopati yöntemini nasıl kullandığını konuştuk.
KOLAY BİR İŞ DEĞİL
- Homeopati yöntemiyle nasıl tanıştınız?
Dolaylı yoldan oldu. Yurtdışında sadece insanlar üzerinde değil, hayvanlar üzerinde de uygulanıyor. Hayvanlarım hakkında internette araştırmalar yaparken karşılaştım. Çocuklarım olduktan sonra onlar için de bu yöntemi kullanabileceğimi gördüğümde konuyla yakından ilgilenmeye başladım. İnternet üzerinden 6 ay süren bir eğitim aldım. Sertifikalı bir program değil, başkalarına tedavi desteği vermiyorum. Ama yurtdışından edindiğim başucu kitaplarım var. Bu kitaplar rehber niteliğinde. Evde akut hastalıklar için iki kitim var. Bunları nasıl uygulayacağımı anlatıyor. Kolay bir iş değil. Sürekli okumanız ve kendinizi geliştirmeniz gerek. Eğer vakit bulabilirsem bu kaynak kitapları Türkçe’ye tercüme etmek niyetindeyim. İnsanların bu konuda bilgi alabilmesi gerektiğine inanıyorum.
- Homeopati’nin diğer yöntemlerden nasıl bir farkı var?
Homeopatik tedavi, rahatsız olan organı tek başına ele almaz. Bu ilaçlar hastalıklara göre adlandırılmamış. Örneğin, aynı hastalığa sahip iki hastayı ele alırsak, büyük ihtimal bu hastaların her birine farklı ilaç tedavisi uygulanır. Homeopati kişinin özelliklerine göre değerlendirerek tedavi eder. Bir homeopatın hastayı muayene etmesi üç saati bulur. Hastanın anne karnında başlayıp bugüne kadar olan tüm geçmişinin olabildiğince bilinmesi gerekiyor. Hastaya uygun görülüp verilen ilaç hem yan etki yapmıyor hem de vücudu dengeye sokarak birden fazla sorunu ortadan kaldırıyor. Kızımın boğazı ağrıdığında tam olarak hangi bölgesinin ağrıdığını bilmem gerekiyor. Boğaz ağrısı için birçok farklı ilaç var. Hangisinin olduğunu saptayabilmek gerekli.
- Mesela çocuğunuzun ateşi var, ne yapıyorsunuz?
Homeopatik tedavi, 3 binin üzerinde doğal maddenin farklı solüsyonlarının, farklı saat veya gün aralıklarında hastaya verilmesi şeklindedir. Bende temel maddelerden 60 tane var. Homeopatinin en önemli öğesi olan semptom tanımlamadan sonra madde solüsyonların hazırlanışı önemli. Uygun olan ilaçtan tek bir granülü suya karıştırıyorum ve o karışımdan bir kaşık içiriyorum.
- Etki göstermediği takdirde ne yapıyorsunuz?
Kısa bir süre sonra faydasını görüyorum ama görmediğim takdirde birden farklı 3-4 maddem hazır oluyor, onları deniyorum.
- Zararlı bir şey değil mi?
Hayır, güzel olan tarafı doz aşılmadığı takdirde hiçbir yan etkisinin olmaması. İlk kaşık dozu işe yaramadığı takdirde bir pet şişenin içinde kuvvetli şekilde çalkalama yöntemini uyguluyorum. Bu işlem ilacın gücünü arttırıyor. Çocuklarım uzun süreli ateşli hastalık geçirmediler. Bu tedavi biçimiyle de ateşi kısa bir zaman diliminde ortadan kaldırdım.
- Kullanılan maddeler bitki mi?
Homeopati’de kullanılan bitkiler, mineraller ve diğer organik maddelerden birtakım işlemlerden geçerek inceltilip toksin özelliklerinden arıtılarak kullanılıyor. İlaçlar son aşamada genelde sütten elde edilmiş şeker tozuna damlatılır, içinde sadece maddenin doğadan kodlanmış enerjik gücü kalır, bu enerjik güç insan vücudunun kendi kendisini tedavi etmesini sağlar.
HASTAYI TEDAVİ EDER
- Homeopati ile her hastalığı iyileştirmek mümkün müdür?
Homeopati hastalığı değil, hastayı tedavi eder; çünkü hastanın genel sağlık dengesi yerine konduğunda vücut kendi kendini çok daha rahat tamir ve tedavi edebilir. Homeopati hızlı ilerleyen vakalarda çabuk etki eder. Ateş, grip gibi enfeksiyonlarda başarılı şekilde kullanılabilir.
- Psikolojik problemler için de kullanılabilir mi?
Bunu hem okuduğum kitaplardan biliyorum hem de çok sevdiğim köpeğim öldüğünde yaşadığım depresyondan kurtulmamı, daha rahat en azından rahatlıkla uyuyabilmemi sağladığını gördüm. Anti-depresan ilaçlardansa bu yöntemin çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
- Homeopatik yöntem biraz daha meşakkatli görünüyor…
Yurtdışında homeopati hastaneleri bile var. Burada Türkçe kaynak bulmak, ilaca ulaşabilmek zor. Birçokları için antibiyotik almak işin en kolay yolu. Çocuklarım hiç ilaç kullanmadılar ve şükür ki çok sağlıklılar…
DOĞAL ANNEDEN DOĞAL BLOG
- Homeopatik tedavinin dışında beslenmeniz konusunda da dikkatli misiniz?
‘Doğal Anneyim’ isimli Facebook’ta bir grubum ve blogum var. Çocukluğumdan beri sağlığıma çok dikkat eden biri oldum. Bunu kendi çocuklarıma da uyguluyorum. Mutfağımıza ambalajlı hiçbir ürün sokmuyorum. Alışveriş ettiğim organik pazarların da gerçekten organik olduğuna şüphe duyuyorum. Sütüm, yumurtam, sebze ve meyvelerim mevsimine göre çiftlikten geliyor.
- Çocukların organik gıdalarla beslenmesi bazen zor olabiliyor bunu nasıl başarıyorsunuz?
Kızlarım şimdiye kadar hiç şeker, cips ya da kola yiyip içmedi. Tadını bilmiyorlar. Bilmedikleri şeyleri de istemiyorlar haliyle… Kuru üzüm, badem, ıhlahur, karanfil, limonlu naneli su, kuşburnu sürekli elimizin altında olan abur cuburlarımız.
- Okula başlamadıkları için olabilir mi?
Her şeyi benden öğrenecekleri yaştayken doğruyu öğretiyorum ki kendi kararlarını verecekleri zaman geldiğinde iyi olanı seçebilsinler… Henüz küçükler ve hücrelerinin geliştiği bu hızlı dönemde en doğruya çok ihtiyaçları var. İleride kendi seçimlerini yapabilecek yaşa geldiklerinde zaten benim görevim bitmiş olacak. En azından temeli sağlam olsun.
- Eve asla girmeyecek olan şey nedir?
Şeker… Şekerli hiçbir şey yapmıyorum.
- Kek, pasta börek…
Bal ya da pekmez kullanıyorum şekerlendirmek istediğim keklerde. Ayrıca havuçlu ıslak kekim de çok meşhurdur. Ama içinde şeker yoktur. Kızlarım çok sever ve sıklıkla yaparım.
Not: haberin yayını sonrasında blogda düzeltmeler yapılmıştır.
Kaynak: http://www.aksam.com.tr/doganin-iyilestirici-gucunu-kullanin