Doğal Tedaviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Tedaviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2015 Pazar

HEDİYE DAVETİYE: III. Homeopati Konferansı'na 3 adet davetiye alacaklar

Sevgili homeopati severler, geçen sene de davetiye vermiştim. Bu sene de Homeopati Konferansı'na 3 adet davetiye vereceğim kişiler ve yedeklerin isimleri aşağıda:


1. davetiye: Zelin İçen
2. davetiye: Nesibe Silsüpür Dermicioğlu
3. davetiye: Yasemin Yılmaz


1. yedek: Elif Yartasi
2. yedek: Burcu Gümüş
3. yedek: Havva Çuhadar Yekrek

Burada isimleri geçen kişilere bir mail de gönderiyorum. Lütfen davetiye alacaklar katılım konusunda bana geri dönün. Katılamıyorsanız yedek isimlere davetiye veriyor olacağım.

İyi konferanslar!

Başak
 




















26 Mart 2015 Perşembe

Evdeki acil yardım kitimiz: Nerolinn Bitkisel Antibiyotik ve Doğal Vix Krem

Nerolinn Bitkisel Antibiyotik ve Vix Krem
Doğal yaşamak istiyorsunuz.... Evdeki temizlik ürünlerini doğallaştırdınız. Gıdalarınızı doğal ve organik, taze ürünlerden seçmeye çalışıyorsunuz. Peki hasta olduğunuzda ne kullanıyorsunuz? Antibiyotik kullanmak istemiyorsanız siz de benim gibi bitki çayları, limon, sarımsak, soğan, çiğ beslenme yapabilirsiniz. Bunların yanında benim son 2 senedir en çok kullandığım doğal ilacım Nerolin antibiyotik etkili bitkisel damla. İsminde antibiyotik dese de aslında antibiyotik etkisi gösteren doğal yağlardan oluşmuş bir karışım. Bu damlanın yanında doğal yağlardan oluşmuş Nerolinn vix soğuk algınlığı kremini de kullanarak kış rahatsızlıklarını antibiyotiksiz atlatıyoruz.


Yağlar nasıl antibiyotiklerden güçlü etki gösterebilir?

Antibiyotik konusunda bir açıklık getirmek istiyorum. Antibiyotikler sadece bakterilere karşı kullanılan ilaçlardır. Bakteriler hücre duvarının dışına yapışık dururlar. Virüsler ise hücrenin içine girerler. Antibiyotikler bu bariyeri aşamadığı için virüslere etki etmezler. Doğal soğuk sıkım esansiyel terapik yağlar ise hücre duvarını aşıp içeri girer ve virüslere etki eder.

Doktorunuzun herhangi bir hastalığınızda ilk önce bakteri mi yoksa virüs mü olduğunu test yapıp bakarak, eğer bakteriyse antibiyotik yazması gerekir.

Nerolin antibiyotik etkili bitkisel damlayı ilk olarak bundan 2 sene önce hayatımda ilk kez ortakulak iltihabı ve sinüzit olduğumda kullandım.

Aslında kulağım ağrıyınca araştırıp elimdeki çörek otu yağını damlatmıştım. Ağrı dindi ama tekrarlayınca doktora gidip teşhiş koydurdum. Sonra da elimden gelen yapabildiğim her türlü doğal uygulamayı yaptım. Bir de bu yağ karışımından damlattım kulaklarıma. 3 hafta sonra doktora gittiğimde iltihap gitmişti ve doktorun yazdığı hiç bir antibiyotik ve ilacı kullanmamıştım. Tecrübem hakkında yazdığım bloglarım aşağıda. Yazdığım beslenme, ve bitkisel uygulamaları ateş, öksürük, grip, soğuk algınlığı gibi pek çok akut hastalıkta etkili olacaktır:

Sinüzit ve ortakulak iltihabını doğal yollarla yendim
Ortakulak iltihabı için yardımcı tedaviler ve besin destekleri
Sümük yapan ve sümük silen yiyecekler




Nerolinn antibiyotik etkili bitkisel damla
Evde Nerolinn antibiyotik etkili bitkisel damlayı kullandığım ve faydasını gördüğüm rahatsızlıklar:
*Bakteri ve virüse karşı kullanılacak durumlarda ilk yardım olarak
*Ortakulak iltihabında (OTİT), kulaklara 1 damla, 12 saat arayla
*Bebeklerde öksürüğe karşı, kulağa 1 damla şeklinde (aynı anda göğüse doğal Nerolinn vix krem sürülüyor günde 2-3 kere)
*Yaralarda, yara üstüne 1-2 damla
*Ağız aftlarında, aft üstüne 1 damla
*Diş ağrılarında, direk diş üstüne 1 damla
*Soğuk algınlığına karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Öksürüğe karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Gece gelen öksürük krizine karşı, yatarken kulaklardan 1’er damla
*Boğaz ağrısına karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Ateş, ağızdan 3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Mantara karşı, 1-2 damla cilt üstüne ayrıca içilerek de desteklenir.*Burun tıkanıklıklarında, 1-2 damlayı gül suyu ile seyrelterek
*Genital bölge mantarlarında, kız çocuklarına oturma banyosu içine 1 ml eklenerek, yetişkinlerde genital bölge dışına ve için 1 ml direk pipetle rahatsızlık geçene kadar sabah akşam bir kaç gün boyunca uygulanır.

Seyreltme şişesi ve pipet
Nerolinn bitkisel damla yanında seyreltme şişesi ve pipeti ile geliyor. Seyreltme şişesine Nerolinn Gül suyuna 1-2 damla bitkisel damladan katarak sinüzit ve burun tıkanıklığında burun açıcı bir solüsyon elde edebiliyorsunuz.

İçeriği: Hypericum Perforatum L. (Centaury) Oil, Prunus Armeniaca (Apricot) Oil, Çörek Nigella Sativa (Black Seed) Oil, Rosa Canina (Rosehip) Oil, Glycerine (Glycerin), Juniperus Communis (Juniper) Oil, Melaleuca Alternitolia (Tea Tree) Oil, Lavandula Stoeechas (Lavindin) Oil, Myrtus Communis (Myrtle) Oil, Lavandula Angustifolia Miller (Lavander) Oil, Helichrysum Italicum (Immortelle) Oil, Olive Extract, Sage Extract, Tokoferol Acetat (Vitamin E), Pantotenhic Acid (Vitamin B5), Anthemis Nobilis (Camomile) Oil, Matricarita Recutita (German Camomile) Oil, Oleum Viola Cummunis (Violet Absolute) Oil.

*1 yaş altı bebeklerdeki kullanım miktarlarını lütfen Nerolinn sahibi Emine Koçer'den teyit edin çünkü bebeklerle ilgili pek çok kullaım tecrübesi oluyor. Bebeklerde mutlaka soğuk sıkım doğal ve organik, güvendiğiniz yerlerden alınmış esansiyel yağları kullanın. Yağları ilk defa kullanılırken mutlaka bebek, çocuk ve kendiniz üstünde kol içine ufak bir yerde cild üstünde alerjiye karşı test edin.
*Paraben, petrol türevi ürünler, suni renklendiriciler, sentetik kokular, GDO’lar (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içermiyor.

Nerolinn anbitiyotik etkili bitkisel damlayı nasıl alabilirsiniz?
Taze hazırlanan antibiyotik etkili bitkisel damlayı almak için 0212 284 83 72 no’lu Nerolinn Dükkanı telefonundan sipariş vermeniz gerekiyor.


Nerolinn Vix soğuk algınlığı kremi


Evde Nerolinn vix kremi kullandığım ve faydasını gördüğüm rahatsızlıklar:

*Soğuk algınlığı ve gribe karşı, göğüse, sırta ve ayak altlarına sürülüyor.
*Boğaz ağrılarında, dışarıdan sürülüyor.

Güçlü antioksidan etkisi ile vücutta biriken toksitleri uzaklaştırır, kanı temizler ve vücuda enerji veriyor. Temiz ve nemli cilde sabah ve akşam dairesel masaj hareketleriyle emilinceye kadar sürün. Antibiyotik etkili bitkisel damla ile kullanıldığında ikisi birlikte daha etkili oluyorlar.

İçeriğindeki yağların iyi gelebileceğiniz düşündüğünüz diğer rahatsızlıklardaki kullanımları için bu karışımı hazırlayan Emine Koçer’e 0212 284 83 72 no’lu telefondan sorabilirsiniz.

İçeriği: Butyrospermumparkii (Shea Butter) Oil, Oleum Cocos Nucifera (Coconut) Oil, Prunus Amygdalus Dulcis (Sweet Almond) Oil, Cera Alba (Beeswax), Laurus Nobilis (Laurel) Oil, Eucalyptus Radiata (Eucalyptus) Oil, Rosmarinus Officinalis (Rosemary) Oil, Citrus Bergamia (Bergamia) Oil, Piper Nigrum (Peper) Oil, Pimpinella Anisum (Anisum) Oil, Salvia triloba (Sage) Oil, Mentha piperita (Peppermint)Oil, Tokoferol acetat (Vitamin E), Pantotenhic acid (Vitamin B5).

* Paraben, petrol türevi ürünler, suni renklendiriciler, sentetik kokular, GDO’lar (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içermiyor.
* T.C. Sağlık Bakanlığına Kozmetik Yönetmenliğine göre bildirimi yapılmıştır.

Nerolinn doğal vix kremi nasıl alabilirsiniz?
Nerolinn tarafından doğal, organik, yerli, GDOsuz, hayvanlar üstünde test edilmemiş kozmetik ürünlerini www.nerolin.com sitesinden alabilirsiniz.
Nerolinn ürünlerinde Doğal Annelere indirim!
Nerolin.com’dan ürün alırken Emine Koçer Doğal Annelere destek oluyor. Her 50 TL üstüne 5 TL indirim almak için hediye çeki kısmına “dogalanneyim” yazmayı unutmayın!

Nerolinn ile tanışmamız
Nerolinn ile ilk tanışmamız bundan 6 sene öncesine dayanıyor. Şimdi emekli olan doğalcı çocuk doktorumuz Hülya Sonugür bize yeni doğan bebeğimizin yüzüne sürmek için Nerolinn Rose Remedy Güllü kremi önermişti. Kendisi de çok alerjik olduğundan cildine sadece içeriğinde vitamin E dışında koruyucu ve katkı maddesi olmayan Nerolinn kremlerini kullanabiliyordu. Biz de böylece sevgili kimyager meslektaşım Emine Koçer ile tanışmış olduk. O zamandan beri muazzam pozitif enerjisi, samimiyeti ve bilgisiyle Emine bana ve kızlarıma her türlü hastalıklarında yardıma koştu. En yakın arkadaşlarımdan biri oldu. Ben de tamamen doğal, organik ve el yapımı kremlerini, doğal sabunlarını, organik esansiyel yağlarını severek ve güvenerek kullanıyorum. Kendi yaptığım kremlerime de Nerolinn esansiyel yağlarını katıyorum.

Size ve tüm ailenize doğal sağlık ve şifa dolu günler diliyorum!

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.


17 Mart 2015 Salı

Otizm, Sebepleri ve Tedavisi

Günümüzün hızla artan hastalığı otizm

Otizmle ilgili bir süredir yazmayı düşünüyordum. Çağımızın gitgide artan bir hızla yayılan bu hastalığı hakkında bir kaç paragraf yazmayı düşünürken ortaya bu makale çıktı. Daha pek çok şey eklenebilir. Annelere bu bilgiler ışığında sağlık dolu mutlu çocuklar yetiştirebilmelerini diliyorum. Bu yazıda aşağıdaki soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Otizmli bireylerin özellikleri nedir?
Otizmin sebepleri nedir?
Aşılar otizme yol açıyor mu?
Otizmin tedavisi var mı? Nasıl?
Otizm-barsak ilişkisi: GAPS diyeti
Otizme karşı ağır metal şelasyonu
Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanım miktarı
Bentonit kilini nasıl alabilirsiniz?


Yağmur Adam Filmi
İlk kez otizmle, Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un oynadığı 4 Oscar Ödülü kazanmış, 1988 yapımı Yağmur Adam “The Rain Man” filmi ile tanışmıştım. O zaman filmde Dustin Hofman’ın oynadığı Raymond adlı otizmli karakter içine kapanık, iletişim bozukluğu olan ancak son derece ileri seviyede matematik zekasına sahip bir yetişkindi. Babası onun bakıldığı özel kliniğe 3 milyon dolar miras bırakmıştı.

Gerçekten de son günlerde izlediğim devlet, gıda, ilaç sektörlerinin arasındaki ticari ilişkiyi anlatan BOUGHT adlı belgeselde ABD’nin en güncel ekonomik sorununun otizm ve şeker hastalarına bakmak için harcaması gereken bakım masraflarının olduğunu, çünkü otizmli bir bireyi 20 yaşına kadar yetiştirmek için 2 milyon dolar harcandığını anlatıyordu. Bundan 100 sene önce otizm hiç bilinmezken, 40 sene öncesine kadar 1500’de 1 görülmeye başlanmış, ABD’de yayınlanan bir rapora göre 2007’de bu oran 86’da 1’e düşmüş, günümüzde ise oran 38’de 1’e kadar inmiştir. Ülkemizde istatistiksel bir veri bulunmamakla birlikte 100’de 1 olduğu tahmin edilmektedir.(1) Dolayısıyla şu an devletlerin çözmesi gereken en önemli sağlık ve ekonomik problemi otizmli çocukların nasıl yetiştirileceği ve yetişkin bireyler olduğunda topluma nasıl entegre olacaklarıdır.



Otizmli bireylerin özellikleri nedir?
*Otizmli bireyler nasıl iletişim kuracaklarını bilemezler.
*Çekingen görünürler. Duygularını bizim alışık olmadığımız şekilde ifade ederler, mutlu veya üzgün olduklarını ifade edemezler.
*Kinayeyi, mecazı, iğnelemeyi anlamayabilirler, daha açık ve doğrudan olan şefkati, sevgiyi hissederler.
*Bazen yüksek matematik, müzik, resim veya başka bir alanda yüksek IQ ve üstün yetenekler görülebilir.
*Otistik özellikler kişiden kişiye değişir, otizm bir spektrum bozukluğudur, birinde görülen kısıtlıklar başka bir bireyde görülmeyebilir.
*Otizm beyin gelişimini etkileyen biyolojik koşullardan kaynaklandığı için yaşam boyu sürecek bir durum teşkil eder.
*Otistik bozukluklara erken tanı ve müdahale edildiğinde akranlarıyla hayatını bir arada devam ettirebilmek için yeterli iyileşmeler yapılabilmektedir.
*Otizm sadece bir beyin bozukluğu değildir. Bireyde aynı zamanda gastro-instestinal barsak bozuklukları, gıda duyarlılığı ve bir çok alerji de mevcuttur.

Toksik temizlik malzemeleri

Otizmin sebepleri nedir?

Güncel araştırmalara göre otizm görülmesinde genetik faktörler etkilidir. Maryland’de Krieger Enstitüsü’nde Çocuk Nörolojisti olan Dr. Gary Goldstein, genetiksel açıdan duyarlı olan bir kişide çevrede mevcut bir şeyin otizmi tetiklediğini belirtmektedir. Genetik faktörler ancak yüzyıllar boyunca yavaşça etkisini gösterebilir. Akraba evliliklerindeki artış da o kadar yüksek değildir. Halen otizmdeki artış genetik bozukluktan ziyade ağırlıklı çevresel faktörlerin buna etkisi olduğunu düşündürmektedir.

Amerikan Pediatri Akademisi Başkanı Dr. Carol Berkowitz, çevrede meydana gelen değişikliklerin, anneyi ve çocuğu hem hamilelikte ve hem de doğum sonrasında etkilediğini, ve daha anne karnındayken alınan toksin, ağır metal ve kimyasalların otizme yol açtığını belirtmektedir.

Aşı ve otizm bağlantısı
Aşılar otizme yol açıyor mu?
Birçoğu artık otizmin nedenlerinden biri olarak da çocukluk dönemindeki aşıları görmektedir. Elbette aşı ve otizm bağlantısı halen tartışmaları üstüne çekmektedir. Bazı araştırmacılar bu bağlantıyı kabul etmezken, bazıları da aşısız çocuklarda otizmin aşılı çocuklara kıyasla ciddi bir biçimde az olduğunun verilerine işaret etmektedir. Ör. Civa artık aşılardan çıkarıldı deniyor ancak halen grip aşısında civa mevcut. Alzeimer’a yol açtığı bilinen (!) Alüminyum ise aşı üretiminde civa azalınca daha fazla kullanılmaya başlandı. CDC (ABD Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezi) Zorunlu Aşı Programına göre 1983 yılında doğumdan 6 yaşa kadar 10 doz aşı uygulanırken, şimdi 6 yaşına kadar 14 aşıdan 49 doz, 18 yaşına kadar da toplam 16 aşıdan 69 doz öneriliyor.

Başta bahsettiğim BOUGHT belgeselinde, normal doğan çocuğuna küçük yaşta yapılan aşı sonrasında oğluna otizm teşhisi konan bir annenin anlattıkları, aşıların içindeki Alüminyum, Cıva gibi ağır metalli bileşiklerin ufacık bir dozunun bile beynimiz üstündeki etkilerini ortaya koymaktadır. Aşılar ciddi yan etkileri olabilen ilaçlar olduğundan ebeveynlerin kendi araştırmalarını yapması, sonra doktorlarının önerdiği aşılar için ilaç prospektüslerini okuyup kendi kararlarını vermeleri gerekli olduğu görüşündeyim. Aşıların yan etkileri ile ilgili bilimsel makale ve videolara aşı hakkında sitesinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca buradaki bir video da aşı taraftarı bir doktor ile aşı karşıtı bir doktorun karşılıklı konuşmalarını gösteriyor.

Sonuçta ister aşı yaptırın ister yaptırmayın, sağlıklı bir beden için hem aşılardan hem de çevreden vücudumuza giren zararlı kimyasalları ve toksinleri detokslamamız gerekiyor.


Çeşitli çevresel toksinlerin havadaki civadan kurşuna, diğer toksik metallere, böcek ilaçları, gıda katkı maddeleri, alev geciktiriciler, fitalat (kozmetik, sentetik kumaş ve döşeme kaplamalarında bulunur), antibakteriyel sabun, hayvan pire şampuanları ve floritin otizmi tetikliyor olabileceği belirtilmektedir. (2)

Otizmli çocuk aktiviteleri
Otizmin tedavisi var mı? Nasıl?
Otizmli çocukları tedavi için beslenme, ağır metal detoksu ve özel eğitimler yapılıyor. Hayvanların otistik çocuklarla iyi iletişimde bulunduğu biliniyor. At, yunus, fil gibi hayvanlarla terapi ve müzik terapi de uygulanan çalışmalar arasında.

Otizmli bireyler toplumda başarılı noktalara gelebilir. Kendisi ve bir otizmli olan Temple Grandin, Amerikalı bir hayvan bilimi uzmanı, Colorado Devlet Üniversitesi'nde profesör ve “Resimlerle Düşünmek” adlı kitabın yazarıdır.

Otizmli çocuklarda beyin kadar barsaklar da oldukça hassastır. İlkönce barsakları tedavi ederek otizm sahibi çocuklarda iyileşme gözlemlenmiştir. Nöroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. Natasha Campbell-McBride geliştirmiş olduğu GAPS diyetiyle binlerce otizmli çocuğun semptomlarını azaltmakta başarı göstermiştir. Beslenme ve detoks ile barsaklarda ve vücutta biriken ağır metaller ve toksinler de atılmalıdır.


Otizm-barsak ilişkisi: GAPS diyeti
GAPS Diyeti ve tedavisinde öncelikli amaç; GAPS Beslenme programıyla bağırsak astarındaki hasarı iyileştirerek bağırsak geçirgenliğini ortadan kaldırıp beyin ve vücudun diğer dokularının zehirlenmesini engellemektir. Bir yandan da probiyotiklerle ve doğal probiyotik olan fermente gıdalarla bakteri dengesini yeniden sağlamaktır. Diğer yandan ise, detoksifikasyon yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleriyle var olan toksinlerden vücudu arındırmaktır.

GAPS Tedavisinin en temel ayağı olan GAPS Diyeti; spesifik karbonhidrat diyetinin (SKD) Dr. Natasha Campbell-McBride tarafından geliştirilmiş halidir. Şeker ve nişasta diyette yer yoktur. Bu diyet otizm, dispraksi, disleksi,depresyon ve şizofreni gibi pek çok hastalıkta kullanılmaktadır.

İnsan sağlığı için toksik olan ağır metaller

Otizme karşı ağır metal şelasyonu
Günümüzde ağır metallerden korunmak nerdeyse imkansız hale gelmiştir. Ağır metal zehirlenmesi belirtileri, otizmle benzerlikler gösterir. Otizm artık bilindiği üzere tedavi edilemeyen bir genetik hastalık değildir. Prof. Dr. Ahmet Aydın ve Uz. Dr. Cem Kınacı bu görüşlerini “Otizme Çözüm Var” adlı kitaplarında otizme karşı vücudun ağır metallerden arındırılmasını (şelasyon) ve eksim minerallerin vücuda verilmesini anlatmışlardır. Ağır metallerin vücuda zarar vermeden, yavaş ve etkili bir şekilde atılması, sağlar ve kanda serbest kalıp diğer organlara zarar vermelerini önler. Doktorlar tarafından en çok kullanılanı DMSA ve DMPS adındaki sentetik şelatörlerdir. İşe yarasalar da pahallı ve yan etkisi yüksek yöntemlerdir. DMSA yan etkileri arasında kriz nöbteleri, artan tikler, merkez sinir sistemi bozukluğu, kaslarda koordinasyon bozukluğu, kasılma, ishal, anoreksi, bağ ağrısı, baş dönmesi, kalp ritim bozukluğu ve enfeksiyon yer alır.

Aşılar, gıda, hava ve diğer kimyasallardan aldığımız ağır metallerin arındırılması ile ilgili aşı sonrası otizm görülen oğlunda kullandıklarını anlatan bir arkadaşım tarafından hazırlanan bu çocuklar için aşı detoksu protokolünü okumanızı öneririm. Budetoks protokolü özellikle otizmlilere yönelik değil, aşı sonrası tüm çocuklara uygulanabilecek hafif, doğal yöntemlerin bir derlemesidir.

Küçük yaşta test edilmediği takdirde bilinemeyecek bir olgu da MTHFR mutasyonunun olup olmadığı çocuklarımızda. Şayet bu metilasyon prosesinde sorun varsa, normalde vücudun kendi kendine detokslayabileceği toksinler maalesef atılamıyor ve birikiyor vücutta. Bu durum için daha güçlü, özel yöntemler kullanılması gerekiyor.

Sorunsuz bünyelerde ise bu bahsi geçen yazıyla önerilen yöntemler gerekli desteği sağlayacaktır.

Chlorella-su yosunu tabletleri
Doğal şelatörlerden biri de bir çeşit su yosunu olan Chlorella’dır. Chlorella’nın büyüdüğü sudan civa almamış olması önemlidir.

Otizm tedavisinde bir önemli yöntem de ağır metallerin doğal ve yan etkisiz bir şekilde kalsiyum bentonit kili ile şelasyonudur. Cheryl McCoy, en risksiz ve etkili şelatör olarak bentonit kilini gösterir. (3)

Kalsiyum Bentonit Kili
Bentonit kili ile ağır metal şelasyonu
Bentonit kili içeriğinde barındırdığı negatif iyonlarla ağır metal, toksin ve kimyasalları içine çeker ve vücuttan atılmasını sağlar. Jelleşmiş kıvamdaki bentonit kili hem içerek hem de deri yoluyla alındığında, vücudumuzdaki pozitif yüklü serbest radikalleri (ağır metal, toksin, kimyasal, radyasyon, virüs, bakteri) kendine çeker ve hiç bir yere takılmadan dışarı atar. Bunu yaparken hiç bir yan etkisi olmaz.

Bentonit kili Amerika’da otizmde kullanılan pek çok doğal ürün içeriğinde mevcuttur. Bentonit kili ile yapılan banyolar hem çok basit bir işlemdir. Hem de “Otizmde Atılımlar” (Breakthroughs in Autism) kitabı yazarı Dr. Miriam Jang’a göre deri gözeneklerinden Civa, kurşun, arsenik, alüminyum ve kadmiyum gibi ağır metalleri TD DMPS, Oral DMSA yöntemlerine göre daha hızlı ve etkili bir şekilde detoksifiye eden bir yöntemdir. Dr. Jang, 3 ay boyunca haftada 2 kez kil banyosu yapan bir hastasında yüksek kurşun miktarının çok azaldığını, yüksek seviye civanın da hiç kalmadığını gözlemlemiştir.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre bentonit kili, manganez, kurşun, kadmiyum, bakır, çinko ve krom gibi ağır metallere karşı etkili bir bağlayıcıdır.

Bentonit kilini toz halinde kullanım değil, süspansiyon haline getirilmiş, jelleşmiş kıvamda kullanmak daha etkilidir. Bu halde aktif negatif iyon oranı  %98 olur ve bu da şelasyon için çok güçlü bir çekim yaratır. Bentonit kilinin detoks için kullanıldığında kalsiyum bentonit olması, doğal, insan kullanımına uygun olması gereklidir. Kili temin eden şirketin mineral analiz kağıdı, laboratuvardan sertifikalı mikrobiyal testleri ve direk telefonla iletişim numarası olmasına ve güvenilir bir satıcı olmasına dikkat edin. Kil tedavisi otizmle mücadeledeki başarılarından dolayı ümit vadedicidir. Ancak kalsiyum bentonit kilinin ilaç şirketlerince patentlenemeyecek bir yöntem olması, tıp camiasında bilinip yaygınlaşmasını zorlaştırmaktadır.

Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanım miktarı
Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanımında Perry A. kitabında, her sabah ve akşam 30-60cc içilmesini ve haftada 3 kez banyosunun yapılmasını tam bir detoksifikasyon için önermiştir. İçilerek ilk önce barsak ceplerinden başlanarak, diğer organlara ve hücrelere kadar bir arınma sağlanır. Kil banyosu ile de deri yoluyla cilt altında birikmiş olan ağır metal ve toksinlerin emilimi ve atılımı gerçekleşir. İkisi birlikte şelasyonun başarısını artırır.

Sıvılaştırılmış bentonit kili
Bentonit kili banyosu için küveti sıcak suyla doldurup içine 1 lt sıvı bentonit kili ekleyebilir ve 20 dakika kadar kalabilirsiniz. Özellikle otizmli çocukların kil banyosu sonrasından sakinleştiği, daha uzun göz teması kurduğu ve insanlarla iletişiminin geliştiği gözlemlenmiştir.

Banyo terapisi için sıvılaştırılmış kil
Daha sağlıklı çocuklar için hamilelik öncesinde bentonit kili ile detoks yapabilirsiniz. Böylece anne karnındaki bebeğinizin ağır metallerden etkilenme olasılığını azaltmış olursunuz.

Çağımızın en sık görülen hastalıklarından biri olan otizmden korunmak bizim elimizde!


Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için “A’dan Z’ye Bentonit Kili”  yazıma bakabilirsiniz.

Bentonit kilini nasıl alabilirsiniz?
Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre tek tek ya da benim gibi topluca hepsini denemek için alabilirsiniz. Ben siparişimi www.medikil.com.tr sitesinden verdim. Burada Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre bilgilerini okuyup seçebilirsiniz. Doğal anneyim’den duydum deyip indirim almak için dogalanneyim@gmail.com’a bir e-posta gönderin. İçine “bentonit kili almak istiyorum” diyerek isim ve telefonunuzu yazmanız yeterli.

Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için bentonit kili facebook sayfasını, twitter ya da instagramı takip edebilirsiniz.

Kaynak:
(1) http://www.bentonittedavisi.com/category/otizm/
(2) http://www.bentonittedavisi.com/page/9
(3) http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/otizime-karsi-bentonit-kili-cherr-mc-koy/

Diğer:
http://www.naturalnews.com/026508_clay_autism_environment.html
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/selasyon-tedavilerinde-bentonit-kili-sonny-mcleod/
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/selasyon-ve-bentonit-dr-joseph-rodrigo/
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/agir-metal-selatoru-olarak-bentonit-kili-dr-debora-chelson/

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

15 Mart 2015 Pazar

III. Uluslararası Homeopati Konferansı'na davetlisiniz!

Türkiye'de Homeopati artık üniversitelerde, doktorlar arasında yaygınlaşıyor. Bu sene de yine 11-12 Nisan tarihlerinde Uluslararası Homeopati Konferansı İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak. Doğal Anneyim Blogumu takip edenler arasından 3 kişi bu konferansa ÜCRETSİZ katılım hakkı alacak. Bunun için dogalanneyim@gmail.com adresine 04 Nisan 2015 Cumartesi gününe kadar "Homeopati Konferansına katılmak istiyorum" yazılı, ad, soyad ve cep telefonunuz yazan bir e-posta göndermeniz yeterli. İsimleri 05 Nisan 2015 Pazar günü açıklayacağım.

Homeopati konferansı ve program bilgisi aşağıda:





III. ULUSLARARASI  HOMEOPATİ  KONFERANSI
   “Kronik Hastalıklarda Homeopatinin Başarısı- Tedavisi Zor Hastalıklarda Prognoz”
11-12 NİSAN 2015
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ

Bu yıl III. Uluslararası Homeopati Konferansı, Homeopati Derneği sponsorluğunda İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı işbirliği ile 11-12 Nisan 2015 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenleniyor. 27 Ekim’de T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği ile ülkemizde çağdaş tıp hizmeti konusunda daha anlamlı bir döneme girdiğimizi düşünüyoruz. Alternatif tıbbın yaygınlaşması konusunda daha atılacak çok adım olduğunun da farkındayız. Önümüzdeki yıllarda pratik uygulamalarıyla karşılaşacağımız Homeopati alanında hekim ve eczacılarımızı daha fazla bilgi sahibi yapmak öncelikli hedefimizdir. Bu amaçla 10 Nisan’da henüz homeopati eğitimi almamış olan katılımcılar için bir ön-konferans düzenliyoruz.

Üçüncü konferansımızın konusu olarak “Kronik Hastalıklarda Homeopatinin Başarısı- Tedavisi Zor Hastalıklarda Prognoz” konusunu seçmemizin amacı, yalnızca akut hastalıklarda ve sınırlı endikasyonlarda değil, insan varlığını derinden etkileyen, modern/konvansiyonel tıbbın endikasyona yönelik yaklaşımının etkisiz kaldığı hastalıklarda da Homeopati’nin farklı bir şekilde nasıl çözüm üretebildiğini göstermektir. Homeopati gibi binlerce yıllık bilgeliği bünyesinde barındıran alternatif tedavi yönteminin doktorlar ve eczacılar tarafından bilimsel bir zeminde sunulmasının önünün açıldığı bu yeni çağda, ülkemizde bu tedavi yönteminin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyoruz. Bu konferansımızda daha öncekilerden farklı olarak Türkiye’de homeopati konusunda çalışanlar arasında da bilgi ve deneyim paylaşımı yapmayı amaçlıyoruz. Bu yüzden, yurtdışından gelen önemli uzman konuşmacıların yanı sıra bir yarım günü Türkiye’de çalışan homeopatların karşılaştıkları ilginç vakaların paylaşılmasına ayırdık.
Tüm sağlık profesyonellerinde farkındalık yaratmayı amaçladığımız lll.Uluslararası Homeopati Konferansı’na katılımınızı bekliyoruz.
Prof. Dr. Afife Mat                                                                                            Uzm. Dr. Günnur Başar
İstanbul Üniversitesi                                                                                        Homeopati Derneği
Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı                                                             Yönetim Kurulu Başkanı
Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı                               


Bilgi ve iletişim için: Homeopati Derneği
Tel:     0 212 244 92 04, 
GSM:  0 535 082 44 09; 
Konferans ücreti 300 TL (erken kayıt ücreti) - 01 Mart’tan sonra 370 TL                                         Akademik personel ve öğrenciler için 200 TL - 01 Mart’tan sonra 250 TL
 ÖN KONFERANS :Homeopatiye Giriş 10 Nisan 2015  17.00      Ücret: 50 TL


KONFERANS PROGRAMI



ÖN KONFERANS
10 Nisan 2015        ECZACILIK FAKÜLTESİ BÜYÜK AMFİ A

16.00 – 17.00  Kayıt
17.00 – 19.00  Homeopatiye Giriş
                        Uzm.Dr. Günnur Başar Homeopat, Homeopati Derneği Başkanı
      
                                                            KONFERANS
11 Nisan 2015
09.00 – 10.00  Kayıt
                      
Açılış konuşmaları:
10.00 – 11.00  Homeopati Derneği Başkanı
                        Sağlık Bakanlığı Yetkilileri
Dekan
Rektör
11.00 – 11.30  Kahve Molası

11.30 - 12.15  Homeopatinin Etkinliğine Bilimsel Bir Bakış
                        Uzm.Dr. Günnur Başar Homeopat, Homeopati Derneği Başkanı          
12.15 – 13.00   Homeopati ile Kanser Üzerine Yapılan Araştırmalara Kısa Bir Bakış
                        Yrd. Doç. Dr. Öznur Aksakal Radyasyon Onkoloğu ve Homeopat, Bilgi Üniversitesi

13.00 – 14.00  Öğle Yemeği

14.00 – 15.00  Güzellik, Aşk ve Homeopati: Kronik Ruhsal Bozukluklara Uygulamalı Bir Yaklaşım
                        Uzm. Dr. Vangelis Zafeiriou Yunanistan Homeopati Derneği Başkanı, ECH üyesi
15.00 – 16.00  Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Sendromu ve Homeopati  
                        Uzm. Dr. Dora Patchova  Bulgar Homeopatik Doktorlar Birliği Başkanı, ECH   
                        Üyesi ve LMHI Temsilcisi 

16.00 – 16.30  Kahve Molası

16.30 – 17.30  Kronik Deri Hastalıkları ve Homeopati
                        Dr. Samir Chakkur Homeopat, Dr.Batras Akademisi, Mumbai, Hindistan
17.30 – 18.00  Homeopatinin Etkinliğinin Hayvanlarda Kanıtlanmasına Dair Bir Çalışma:  Farelerde      
                        ağrı ve Davranış Modellerinde Anax İmperator
Doç. Dr. Oğuz Mutlu Öğretim Üyesi, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Farmakoloji Anabilim Dalı Kocaeli
18.00 – 18.30  Homeopatik İlaç Yapımı
                        Ecz. Fatma Henden Serbest Eczacı, Homeopati Derneği

18.30 – 19.30  Açılış Kokteyli


12 Nisan 2015

 9.30 10.00  Türkiye’de Homeopati ile İlgiliYasal Düzenlemelerde Son Durum
 Uzm.Ecz. Burcu Şen Araştırma Görevlisi, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, İstanbul

10.00 –10.30 Türkiye’de Yetişen Homeopatide Kullanılan Bitkiler
Uzm.Ecz. Bahar Gürdal Araştırma Görevlisi, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Botanik Anabilim Dalı, İstanbul
10.30 11.00  Tarantula Cubensis ekstraktının (Theranekron D6) süt veren İneklerde Mastit    
                     Tedavisinde Etkinliği
         Prof.Dr. Kutlay Gürbulak Öğretim Üyesi, Erciyes Üniversitesi Veteriner      
         Fakültesi, Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı, Kayseri
11.00 – 11.30 Kahve Molası

11.30 – 13.00  Homeopati ve Kansere Yaklaşım
Dr. Faroukh Master Öğretim Üyesi, Mumbai Üniversitesi,  Mumbai Homeopatik Tıp Fakültesi,  Hindistan

13.00 – 14.00 Öğle Yemeği

14.00 – 14.30  Girişimsel Diş Tedavilerinde Arnica Kullanımı ile Alınan Sonuçlar
                        Uzm.Dr. Kudret Parpar Anestezi Uzmanı, Medipol Diş Hekimliği Fakültesi, İstanbul
14.30 – 15.30  Otoimmün Hastalıklarda Homeopati
           Dr. Vania Siderova Homeopat, Brüksel, Belçika
15.30 16.30  Türkiye’de Homeopati ile Kronik Hastalıklarda Alınan Sonuçlar
                        Uzm. Dr. Günnur Başar Homeopat, Homeopati Derneği
                        Prof. Dr. Zeynep Sümer Öğretim Üyesi, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi
           Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Sivas
           Uzm. Dr. Sevgi Postoğlu, Homeopat, Nefroloji Uzmanı, İzmir
                        Dr. Banu Kantarcıoğlu Veteriner Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
                        Elif Alın, Homeopat, Homeopati Derneği

16.30 – 17.30   Kapanış ve Dans Gösterisi
                         



1 Mart 2015 Pazar

Parlak ve kalın saçlar için Bentonit killi saç maskesi



Bentonit killi saç maskesi

Son zamanlarda pek hatırlanmasa da iyileştirici killer tarihte pek çok kültürde bileşimi sayesinde vücuttaki toksinleri atmak için kullanıldı. “A’dan Z’ye Bentonit kili” yazımda bahsettiğim gibi Amerika yerlileri bentonite “iyileştiren çamur”, Hindistan’da Vedik geleneğinde “Ölümsüzlüğün nektarı” diyorlardı. 1. Dünya Savaşı döneminde, Alman doktorlar enfeksiyon kapmış yaralara bentonit terapisi uygulayarak ölüm olaylarını ciddi bir şekilde düşürmüşler. Bir çok hayvanın doğada hastalık anında vücuduna giren zehirleri atmak için kil ve toprak yediğini biliyoruz.

Rengi açık yeşil, sarı ve beyaz tonları arasında değişebilen, kokusuz ve leke yapmayan bir volkanik kül olan bentonit kili, lapa olarak dışarıdan, suda, banyolarda uygulanabildiği gibi, içilerek de detoks olarak kullanılabiliyor.

Sayısız kullanımı olan ve hakkında pek çok kitap yazılmış olan bentonit kilinin bir kullanımı da saç maskesi şeklinde.


bentonit kili ve zeytinyağı karışımı
Bentonit killi saç maskesi yapımı:

2 yemek kaşığı zeytinyağı veya hindistancevizi yağı
2 tepeleme yemek kaşığı bentonit kili (hazır suyla karışmış halde)
2 damla lavanta yağı (ya da tercih ettiğiniz esansiyel yağ)

Hepsini karıştırın. Saç diplerinize uygulayın. Sonra tüm saça yedirin. Eğer saçınız uzunsa bu oranlarda daha fazla maske yapıp saçınıza uygulayın. Bone takın ki kurumasın, kolay yıkansın. Saçınızda yaklaşık 5dk-20dk kadar bekletin. Nasıl yıkıyorsanız öyle yıkayın. Haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.

Bentonit kili detoks terapi

Hazır detoks terapi amaçlı kil lapası
Bentonit kilininin suyla lapa kıvamına getirilmiş bu halini kullanmak çok kolay. Tek başına kil saç diplerini kurutabileceği için kili yağ ile birlikte saçınızda kullanın.

Daha pratik bir uygulama için şampuanınıza bir miktar kili karıştırıp saç yıkarken kullanabilirsiniz.
Daha doğal bir kullanım için bentonit kilini tek başına şampuan yerine saçınıza uygulayabilirsiniz. En son saçınızı 1 yemek kaşığı elma sirkesi konmuş 1 bardak suyla durulayın. Bazı tariflerde 1 birim bentonit kilini yarısı kadar elma sirkesi ile de karıştırıp saçlarında kullananlar var.

Bentonit killi saç maskesinin faydası:

Saçınızı kimyasalsız temizler ve parlatır. Saç maskesi olarak özellikle boyalı saçlarda boyanın kimyasallarını detokslamak için kullanabilirsiniz. Kıvırcık saçlar için de dalgaları ortaya çıkarmakta kullanabilirsiniz. Bentonit kilinin canlandırma özelliği vücudun kan akışını, oksijen seviyesini ve hücre onarım hızını arttırmaya yardımcı oluyor. Böylece, virüs, bakteri ve toksinlerden kaynaklanabilecek egzema ve sedef hastalığı gibi ciddi deri hastalıklarından sivilcelere dışarıdan maske olarak uygulandığında etkili oluyor. Saç maskesi saç diplerine daha çok kan akışı sağlayabilir, maskeyi kepek, konak gibi problemlere karşı uygulayabilirsiniz.

Dikkat: Bentonit kili etkisi azalacağı için metal ile temas etmemeli.

Bentonit kili satın almak isteyenler nasıl alacaklar?
Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre tek tek ya da benim gibi topluca hepsini denemek için alabilirsiniz. Ben siparişimi www.medikil.com.tr sitesinden verdim. Burada Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre bilgilerini okuyup seçebilirsiniz. Doğal anneyim’den duydum deyip indirim almak için dogalanneyim@gmail.com 'a bir e-posta gönderin. İçine “bentonit kili almak istiyorum” diyerek isim ve telefonunuzu yazmanız yeterli.
Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için bentonit kili facebook sayfasını, twitter ya da instagramı takip edebilirsiniz.

Sizin uyguladığınız bentonit killi bir saç maskesi tarifiniz var mı? Varsa aşağıda paylaşın :)

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

10 Şubat 2015 Salı

A’dan Z’ye BENTONİT KİLİ

Bentonit kili

Günümüzün toksik dünyasında hayatımıza sokmamız gereken önemli bir doğal mucize olan bentonitten bahsetmek istiyorum. Toksinlerin vücudumuza girmesini her ne kadar doğal beslensek, doğal yaşasak da önleyemiyoruz. Havadan, sudan bir şekilde alıyoruz. Bir senedir evde bentonit kilini çeşitli şekillerde kullanıyorum. Bu yazımda size bentonit nedir ve ne işe yararı aşağıdaki başlıklar çerçevesinde anlatmak istiyorum. Devamındaki bloglarımda bentoniti günlük hayatta kullanabileceğiniz tarifler veriyor olacağım :)

Kalsiyum bentonit kili nedir?
Eğer hayatınızda bunlarla etkileşim halindeyseniz sağlığınız tehlike altında...
Hiç bir doktor size bunlardaki toksinlerden kaçmak için toksisite testi önderdi mi?
Toksinlerle ilişkisi olan bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar
Devamlı detoks halinde yaşamak
Bentonit kilinin kullanıldığı alanlar
Bentonit kili nasıl etkileşiyor?
Bentonit kilinin özellikleri nedir?
Bentonit kili nasıl elde edilir?
Bentonit kili hakkında ilginç bilgiler
Bentonit kili satın almak için...


Kendimi bildim bileli doğal sağlık ürünlerine karşı büyük ilgim var. Özellikle okuduğum ve faydalı olduğuna inandığım ürünleri alıp kendi üstümde denemek en büyük zevkim. Bu merakla yaklaşık bir sene önce yabancı sitelerde gördüğüm bentonit kilini amazondan ısmarladım. Okuduğum makalelere göre bentonit kilinin iyi gelmediği şey yok gibi. Ben ilk denememi ilk önce barsaklarımı detokslamak için toz halinde kili su ile karıştırıp içerek yaptım. Sonra sıra diş macununa geldi. Büyük kızım Melisa bu diş macununu o kadar çok sevdi ki her seferinde yiyor. Tabii içinde sadece yenebilir şeyler olduğu için bu sorun olmuyor :)

Derken bir gün Doğal Anneyim Facebook grubumda bentonit kilinin Türkiye’de de çıkarıldığını öğrendim. Hem de bu kili tanıtan benim gibi doğal yaşamaya önem veren bir anneydi :) Buna ne kadar sevindiğimi anlatamam. Bentonit kilinin özelliklerini okudukça siz de eminim benim gibi hissedeceksiniz. 

Kalsiyum bentonit kili nedir?

Bentonit konusunda uzman ve 20 yıldır hayatının hemen her alanında bentoniti kullanan Living Clay “Yaşayan Kil” kitabının yazarı Perry A. kitabında şöyle diyor:

“Gezegenimizde mevcut olan tamamen doğal bir madde olduğunu ve bu maddenin size gerçekten şifa verdiğini ve tedavi ettiğini söylesen ne dersiniz? Peki yine bu maddenin birden fazla tedavide kullanıldığını ve hiç bir yan etkisi olmadığını söylesem. Mesela bu maddenin vücudunuzda her türlü hastalığı, zararlı bakterileri, parazitleri, kimyasalları, toksinleri hatta virüsleri temizleyebildiğini söylesem. Çok imkansız görünüyor di mi?

“Bahsedeceğim şeyi, her gün sulandırılmış şekilde yiyor ya da içiyorum. Yaralarım, çürüklerim ya da kaşıntım olduğunda sulandırarak üzerlerine sürüyorum. Duş alırken vücuduma, saçımı yıkarken şampuanımla birlikte kullanıyorum. Kısacası hayatımın her alanında kullanıyorum. Kullandığım şeye tüm kalbimle inanıyorum. Bu mucizenin adı kalsiyum BENTONİT.”

“Yeryüzünde kalsiyum Bentonitin yapabildiklerini yapabilecek doğal başka bir madde daha yoktur...”


Eğer hayatınızda bunlarla etkileşim halindeyseniz sağlığınız tehlike altında...
Hayatımızdaki toksinler


Bazı İçme ve Şebeke Suları, Gazlı İçeçekler, Alkol, Bazı Uzun Ömürlü Meyve Suları ve Sütler ▪ Organik olmayan, GDO’lu ve diğer İşlenmiş Hazır Gıdalar ▪ Hormonlu Sebze ve Meyveler ▪ Sodyumlu Tuzlar ▪ Sigara Dumanı ve Hava Kirliliğinin yoğun olduğu yerler ve hatta Ofisler ▪ Aşılar ▪ Antibiyotikler ▪ İlaçlar ▪ Bebek Pudrası ▪ Deodorantlar ▪ Oda Spreyleri ▪ Naftalin ▪ Tomografi Cihazı ▪ Mikrodalga ▪ TV, Cep Telefonu benzeri elektronik eşyalar ▪ Baz İstasyonları ▪ Plastikler, Naylonlar ve Diğer Petrol bazlı ürünler ▪ Bazı kumaşlar ve dolayısıyla Tekstil Ürünleri ▪ Cilt Sıkılaştırma ve Antiseptik kremleri ve hatta bazı Merhemler ▪ Böcek İlaçları ▪ Boyalar ▪ Kimyasal bileşimli Temizlik Malzemeleri ▪ Sodyum Sülfatlı, Floritli Diş Macunları ve hatta kalıp sabunlar ▪ Civa (Amalgam) Diş Dolguları ▪ Büyük ve Derin Su Balıkları ▪ Konserveler ▪ bazı metal araç gereçler…

Hiç bir doktor size bunlardaki toksinlerden kaçmak için toksisite testi önerdi mi?


Dışarıdan ve içten maruz kaldığımız toksinler vücudumuzun arındırabileceğinden fazla olunca birikim oluyor. Bana şimdiye kadar rahatsızlıklarım için toksisite testi öneren hiç bir doktora rastlamadım :(

Yukarıdaki toksinlerle ilişkisi olan bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar


Çoğu Kanserler Kısırlık
Ayak Kokusu
Beyin Hasarları
Serebral Palsi
Zehirlenme    
Kronik Baş ağrıları
Karın Ağrısı
İşitme Kaybı
Görme Kaybı
Parkinson Hastalığı
Geçmeyen Yaralar    
Kas Krampları
Mide Bulantısı
Genetiksel Bozukluklar
Alzheimer Hastalığı    
Kusma
Yorgunluk
Konuşma Zorluğu
Doku Hasarları    
Kötü Nefes
Romatizma
Çeşitli cilt problemleri
ve sayısız rahatsızlıklar…

ÇÖZÜM: Devamlı detoks halinde yaşamak

1. adım:
Detoks için ilk etapta dışarıdan gelen toksinleri kesmemiz gerekiyor. Bunlar arasında temiz, doğal ve organik gıdalarla beslenmek, evdeki temizlik ve bakım ürünlerini doğallaştırmak var. Ancak bunu devamlı yapmaya çalışmak hem zor hem de pahallı bir yöntem.

2. adım:
İkinci etapta vücudumuzda detoks yapan organları temizlememiz ve toksinlerin dışarı atılmasını sağlamamız gerekli. Toksin atan bazı besinleri tüketmek, sarımsak, soğal, yeşillikler, ilaçsız böğürtlen, çilek, yabanmersini gibi meyvelerin küçük çekirdekleri, su yosunları...

Eğer size sadece bentonit kili kullanarak kendi bedeninizi ve hatta hayvanlarınızı bile ağır metal, radyasyon ve toksinlerden arınabileceğinizi söylesem ne dersiniz?


Bentonit kilinin kullanıldığı alanlar


İşte bentonit kilinin iyi geldiği rahatsızlıklar:

* Vücudun kimyasal, toksin, bakteri, virüs, aflatoksin ve serbest radikallerden arındırılmasında
* Civa ve kurşun gibi ağır metallerin vücuttan atılmasında ve Otizm ile mücadelede
* Diş ve diş eti temizliğinde, ağız yaralarında
* Baş ağrısı, göz yorgunluğunda
* Erken yaşlanma, kırışık ve selülitlerde
* Egzema ve sedef hastalığı gibi ciddi deri hastalıkları
* Sivilce, böcek sokmaları, siğil ve mantar gibi cilt sorunlarında
* Enfekte yaralar, kaşıntı ve yanmalarda
* Kemik ve kas hasarı, romatizmal rahatsızlıklarda ve karpal tünelde
* Kronik bel ağrıları, miyozit, tendinit, fibromiyalji sendromları, yumuşak doku ve hareketsiz kalma durumlarında
* Sindirim sistemi ve barsak rahatsızlıklarında (Reflü, ülser, kusma, ishal vb.), parazitler ile mücadele ve kolon temizliğinde
* Karaciğer problemlerinde, bağışıklık sistemin güçlendirmede
* Radyasyon ışımalarının olumsuz etkilerini engellemede ve etkilerini azaltmada
* AIDS (HIV virüsü), kuş gribi ve insan gribinde

Peki bentonit kili nasıl etkileşiyor?


negatif (-) iyon yüklü bentonit kili

1) Bentonit kilinin diğer killerden ayrılan özelliği zengin montmorillonit içeriği şişme kabiliyetine sahip olması ve su içinde süspansiyon haline geldiğinde ortama çok yoğun miktarda NEGATİF (-) İYON salmasıdır.





pozitif (+) iyon yüklü toksinler



2) İnsan sağlığını tehdit eden solunan havadan içilen suya kadar her şeyde bulunabilen ağır metal, virüs, yoksin, bakteri ya da radyasyon gibi tüm maddeler POZİTİF (+) YÜKLÜ İYONLARDIR.



pozitif (+) ve negatif (-) iyonları birbirini çekmesi


3) Bentonit kili su ile sıvılaştırılarak cilt yüzeyine uygulandığında veya saf haliyle içildiğinde ortama negatif iyon salarak pozitif iyonları yani toksinleri kendine bir mıknatıs gibi bağlar. 


toksinlerin kil yardımıyla içeriden dışarı atılması


4) Cilde sürülen kil durulandığında veya içilen kil dışkı yoluyla atıldığında vücuda giren zararlı moleküller de yok edilebilir ve sağlıklı olmak için iyi bir detoks gerçekleşmiş olur.
 



Bentonit kilinin özellikleri nedir?


bentonit kili
Detoks Etkisi: Toksinleri bağlayabilme ve sonrasında bunları vücut dışına atabilme özelliği gösterebilmesi

Dengeleme: Homotetik özelliği ile vücudu denge durumuna getirmeye yardımcı olabilme özelliği

PH Balansı: PH seviyesinin 9’un üstünde olması ve bu sayede Vücut PH’ını hafif alkali tutmaya yardımcı olabilmesi

Canlandırma: Vücudun kan akışını, oksijen seviyesini ve hücre onarım hızını arttırmaya yardımcı olabilmesi

Mineralli yapısı: Vücuda yararlı çok sayıda ve çeşitli iz mineralleri (kalsiyum, potasyum, magnezyum vs.) barındırabilmesi

Çekim özelliği: Pozitif yüklü parçacıklar için Negatif yüklü elektrik çekim özelliği gösterebilmesi, jel kıvamına geçtiğinde çekim gücü kapasitesinin çok fazla artabilmesi.

Parçacık yapısı: Kredi kartı şeklinde parçacık yapısı olması ve böylelikle yüzeysel elektriksel çekim gücünün yüksek olabilmesi, nano boyut parçacık yapısı ve buna bağlı olarak hacimsel olarak ta pozitif yükü çekme gücü gösterebilmesi.

Bentonit kili nasıl elde edilir?

Uzmanlara göre, doğada saf formda % 100 zenginlikte Montmorillonit mineralli Bentonit kili bulmak neredeyse imkansızdır. Genellikle % 50-60 zenginlikte mevcutken, çok sınırlı sayıda olmak üzere bazı bölgelerde % 70-80 zenginlikte bulunabildiği belirtilmektedir. Ancak bu zenginlikte killerin bile sağlıkta kullanıma uygunluğun sağlanması ve detoks etkisinin arttırılabilmesi için çok özel işlemlerle, hiçbir kimyasal kullanılmadan saflaştırılması gerektiği bildirilmektedir. Üstelik saflaştırma esnasında hiçbir kıyma ve öğütme işlemine de maruz kalmamalıdır. Aksi halde yabancı madde de öğütülecek ve gerçek anlamda saflaştırma işlemi gerçekleşmiş olmayacaktır. Gerçek saflık için uygulanabilecek en iyi yöntemlerden biri ki çok maliyetlidir, özel santrifüj tekniğiyle yapılan karıştırma, peşinden yabancı maddeleri çökeltme ve sonrasında uygulanan mikron düzeyinde ince filtrasyon işlemleri olduğu ifade edilmektedir. Bu şekilde saflaştırılmış yaşayan kil, sağlıkta kullanım ve detoks etkisi açısından diğer killere kıyasla çok farklıdır. Ağız yoluyla yapılan dahili detoks uygulamalarında bile hiçbir değişime uğramadığı için vücuda herhangi bir yan etkisi ve zararı olmadığı belirtilmektedir. Aksine, moleküler bütünlüğünü koruyabilme, parçalanmadan ve vücut içinde sindirilmeden pozitif iyonları bağlama ve vücuttan atabilme özelliği gösterdiği işaret edilmektedir. 

Bentonit kili hakkında ilginç bilgiler

* Massachussetts Teknoloji Enstitüsünde mineralog Robert T. Martin’in BİR GRAM BENTONİTİN 800m² yüzey alanına sahip olduğunu gözlemlediğini,

* Eski Tarihlerde, Amorjiyonlar, Aborjin ve Güney Amerika yerlileri gibi toplumların, tedavilerinde sıklıkla bentonit kullandığını, yine Kızılderililerin (Amerika Yerlileri) ciddi hastalıkları tedavi etmede bentoniti kullandığını ve bentoniti ‘Ee-Wah Kee’ yani İYİLEŞTİREN ÇAMUR olarak adlandırdıklarını,

* Hindistan da Vedik geleneğinde, adı ‘Soma’ olan ve ÖLÜMSÜZLÜĞÜN NEKTARI anlamına gelen su ve bal ile karıştırılarak içilen, kutsal olarak kabul edilen beyaz bir toz maddeden sözedildiğini, sonrasında yine aynı bölgede dünyanın en büyük beyaz bentonit kil yataklarından biri olduğunun tespit edildiğini,

* 20. yüzyılın ilk dönemlerinde önemli Alman doktoru Julius Stump Asya kolerasının tedavisinde bentonit kullandığını, Dr. Meyer Camberg’in ise arsenik etkilerini yok etmek için bentonit kullandığını ayrıca dönemin önemli bir tüberküloz şifa merkezi olan Zürich’de, hastaların gece boyunca göğüs bölgesinde tutulan SICAK BENTONİT ÇAMURU ile tedavi edildiğini,

* 1. Dünya Savaşı dönemlerinde, Alman doktorların gıda zehirlenmesini, dizanteri, ishal, enfeksiyon kapmış yara tedavisinde BENTONİT TERAPİSİ uygulayarak ölüm olaylarının ciddi bir şekilde düşürdüğünü,

* Dünyadaki en sağlıklı ve en uzun ömürlü insanları olarak kabul edilen Hunza insanlarının bir BENTONİT benzeri maden yatağından süzülen bir bir suyu hergün içtiğini,

* MAHATMA GANDHİ’nin bağırsak rahatsızlıklarını tedavi ettirmek için Fransa’dan Hindistan’da binlerce ton yeşil bentonit getirttiği ve kendisinin de bizzat kullandığını,

* Rus bilim adamlarının ve japonların nükleer çalışmalar esnasında radyasyon etkisininden korunmak için BENTONİT kullandığını, Chernobyl felaketi sonrası santral bölgesinin bentonitle kaplandığını ve bölge halkına yemeleri için BENTONİTLİ ÇİKOLATA VE BİSKÜVİ dağıtıldığını,

* AMAZON PAPAĞANLARININ ve bölgedeki yüzlerce kuş türünün yedikleri meyve ve çiçek özlerinde bulunan zehiri yok etmek için düzenli olarak bentonit yediklerini ve böylece yaşayabildiklerini,

* Gümüş iyonu ile sentezlenen bentonitin ANTİBAKTERİYEL özellik kazandığını,

* Martin M. Hanczyc, Shelly M Fujikawa, Jack W Szostak adlı bilim adamlarının 2004 yılında yapmış oldukları akademik çalışmanın çok büyük yankı uyandırdığını ve bu çalışmadan sonra bentonitin ana bileşeni olan MONTMORİLLONİTİN, YAŞAMIN BAŞLANGICINDA da çok önemli bir rolü üstlenmiş olabileceğini (yaşam formunun oluşması için gerekli iki madde olan RNA ve hücre zarının birbiri ile eşleştirilmesi gerekmektedir. Bu eşleştirmeyi montmorillonitin yapmış olabileceğini) ortaya koyduklarını

biliyor muydunuz?

Tüm bu okuduklarınıza inanmak için daha fazla makale ve araştırmaya ihtiyaç duyuyorsanız o zaman  mucize bentonit ve bentonit tedavisi sitelerine bakabilirsiniz.

Bentonit kili satın almak isteyenler nasıl alacaklar?
Doğal Anneyim'den duyanlara indirim var!


Bentonit kili siparişimi www.medikil.com.tr sitesinden verdim. Kendileri Doğal Anneyim takipçilerine indirim yapmayı kabul ettiler. Bu İNDİRİMden faydalanmak için dogalanneyim@gmail.com’a “bentonit kili almak istiyorum” diyerek isim ve telefonunuzu yazılı bir e-posta göndermeniz yeterli :)

Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için bentonit kili facebook sayfasını, twitter ya da instagramı takip edebilirsiniz.

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.