Çocuk hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2015 Perşembe

Evdeki acil yardım kitimiz: Nerolinn Bitkisel Antibiyotik ve Doğal Vix Krem

Nerolinn Bitkisel Antibiyotik ve Vix Krem
Doğal yaşamak istiyorsunuz.... Evdeki temizlik ürünlerini doğallaştırdınız. Gıdalarınızı doğal ve organik, taze ürünlerden seçmeye çalışıyorsunuz. Peki hasta olduğunuzda ne kullanıyorsunuz? Antibiyotik kullanmak istemiyorsanız siz de benim gibi bitki çayları, limon, sarımsak, soğan, çiğ beslenme yapabilirsiniz. Bunların yanında benim son 2 senedir en çok kullandığım doğal ilacım Nerolin antibiyotik etkili bitkisel damla. İsminde antibiyotik dese de aslında antibiyotik etkisi gösteren doğal yağlardan oluşmuş bir karışım. Bu damlanın yanında doğal yağlardan oluşmuş Nerolinn vix soğuk algınlığı kremini de kullanarak kış rahatsızlıklarını antibiyotiksiz atlatıyoruz.


Yağlar nasıl antibiyotiklerden güçlü etki gösterebilir?

Antibiyotik konusunda bir açıklık getirmek istiyorum. Antibiyotikler sadece bakterilere karşı kullanılan ilaçlardır. Bakteriler hücre duvarının dışına yapışık dururlar. Virüsler ise hücrenin içine girerler. Antibiyotikler bu bariyeri aşamadığı için virüslere etki etmezler. Doğal soğuk sıkım esansiyel terapik yağlar ise hücre duvarını aşıp içeri girer ve virüslere etki eder.

Doktorunuzun herhangi bir hastalığınızda ilk önce bakteri mi yoksa virüs mü olduğunu test yapıp bakarak, eğer bakteriyse antibiyotik yazması gerekir.

Nerolin antibiyotik etkili bitkisel damlayı ilk olarak bundan 2 sene önce hayatımda ilk kez ortakulak iltihabı ve sinüzit olduğumda kullandım.

Aslında kulağım ağrıyınca araştırıp elimdeki çörek otu yağını damlatmıştım. Ağrı dindi ama tekrarlayınca doktora gidip teşhiş koydurdum. Sonra da elimden gelen yapabildiğim her türlü doğal uygulamayı yaptım. Bir de bu yağ karışımından damlattım kulaklarıma. 3 hafta sonra doktora gittiğimde iltihap gitmişti ve doktorun yazdığı hiç bir antibiyotik ve ilacı kullanmamıştım. Tecrübem hakkında yazdığım bloglarım aşağıda. Yazdığım beslenme, ve bitkisel uygulamaları ateş, öksürük, grip, soğuk algınlığı gibi pek çok akut hastalıkta etkili olacaktır:

Sinüzit ve ortakulak iltihabını doğal yollarla yendim
Ortakulak iltihabı için yardımcı tedaviler ve besin destekleri
Sümük yapan ve sümük silen yiyecekler




Nerolinn antibiyotik etkili bitkisel damla
Evde Nerolinn antibiyotik etkili bitkisel damlayı kullandığım ve faydasını gördüğüm rahatsızlıklar:
*Bakteri ve virüse karşı kullanılacak durumlarda ilk yardım olarak
*Ortakulak iltihabında (OTİT), kulaklara 1 damla, 12 saat arayla
*Bebeklerde öksürüğe karşı, kulağa 1 damla şeklinde (aynı anda göğüse doğal Nerolinn vix krem sürülüyor günde 2-3 kere)
*Yaralarda, yara üstüne 1-2 damla
*Ağız aftlarında, aft üstüne 1 damla
*Diş ağrılarında, direk diş üstüne 1 damla
*Soğuk algınlığına karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Öksürüğe karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Gece gelen öksürük krizine karşı, yatarken kulaklardan 1’er damla
*Boğaz ağrısına karşı, ağızdan 2-3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Ateş, ağızdan 3 damla (1 fincan suya konarak da içilebilir)
*Mantara karşı, 1-2 damla cilt üstüne ayrıca içilerek de desteklenir.*Burun tıkanıklıklarında, 1-2 damlayı gül suyu ile seyrelterek
*Genital bölge mantarlarında, kız çocuklarına oturma banyosu içine 1 ml eklenerek, yetişkinlerde genital bölge dışına ve için 1 ml direk pipetle rahatsızlık geçene kadar sabah akşam bir kaç gün boyunca uygulanır.

Seyreltme şişesi ve pipet
Nerolinn bitkisel damla yanında seyreltme şişesi ve pipeti ile geliyor. Seyreltme şişesine Nerolinn Gül suyuna 1-2 damla bitkisel damladan katarak sinüzit ve burun tıkanıklığında burun açıcı bir solüsyon elde edebiliyorsunuz.

İçeriği: Hypericum Perforatum L. (Centaury) Oil, Prunus Armeniaca (Apricot) Oil, Çörek Nigella Sativa (Black Seed) Oil, Rosa Canina (Rosehip) Oil, Glycerine (Glycerin), Juniperus Communis (Juniper) Oil, Melaleuca Alternitolia (Tea Tree) Oil, Lavandula Stoeechas (Lavindin) Oil, Myrtus Communis (Myrtle) Oil, Lavandula Angustifolia Miller (Lavander) Oil, Helichrysum Italicum (Immortelle) Oil, Olive Extract, Sage Extract, Tokoferol Acetat (Vitamin E), Pantotenhic Acid (Vitamin B5), Anthemis Nobilis (Camomile) Oil, Matricarita Recutita (German Camomile) Oil, Oleum Viola Cummunis (Violet Absolute) Oil.

*1 yaş altı bebeklerdeki kullanım miktarlarını lütfen Nerolinn sahibi Emine Koçer'den teyit edin çünkü bebeklerle ilgili pek çok kullaım tecrübesi oluyor. Bebeklerde mutlaka soğuk sıkım doğal ve organik, güvendiğiniz yerlerden alınmış esansiyel yağları kullanın. Yağları ilk defa kullanılırken mutlaka bebek, çocuk ve kendiniz üstünde kol içine ufak bir yerde cild üstünde alerjiye karşı test edin.
*Paraben, petrol türevi ürünler, suni renklendiriciler, sentetik kokular, GDO’lar (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içermiyor.

Nerolinn anbitiyotik etkili bitkisel damlayı nasıl alabilirsiniz?
Taze hazırlanan antibiyotik etkili bitkisel damlayı almak için 0212 284 83 72 no’lu Nerolinn Dükkanı telefonundan sipariş vermeniz gerekiyor.


Nerolinn Vix soğuk algınlığı kremi


Evde Nerolinn vix kremi kullandığım ve faydasını gördüğüm rahatsızlıklar:

*Soğuk algınlığı ve gribe karşı, göğüse, sırta ve ayak altlarına sürülüyor.
*Boğaz ağrılarında, dışarıdan sürülüyor.

Güçlü antioksidan etkisi ile vücutta biriken toksitleri uzaklaştırır, kanı temizler ve vücuda enerji veriyor. Temiz ve nemli cilde sabah ve akşam dairesel masaj hareketleriyle emilinceye kadar sürün. Antibiyotik etkili bitkisel damla ile kullanıldığında ikisi birlikte daha etkili oluyorlar.

İçeriğindeki yağların iyi gelebileceğiniz düşündüğünüz diğer rahatsızlıklardaki kullanımları için bu karışımı hazırlayan Emine Koçer’e 0212 284 83 72 no’lu telefondan sorabilirsiniz.

İçeriği: Butyrospermumparkii (Shea Butter) Oil, Oleum Cocos Nucifera (Coconut) Oil, Prunus Amygdalus Dulcis (Sweet Almond) Oil, Cera Alba (Beeswax), Laurus Nobilis (Laurel) Oil, Eucalyptus Radiata (Eucalyptus) Oil, Rosmarinus Officinalis (Rosemary) Oil, Citrus Bergamia (Bergamia) Oil, Piper Nigrum (Peper) Oil, Pimpinella Anisum (Anisum) Oil, Salvia triloba (Sage) Oil, Mentha piperita (Peppermint)Oil, Tokoferol acetat (Vitamin E), Pantotenhic acid (Vitamin B5).

* Paraben, petrol türevi ürünler, suni renklendiriciler, sentetik kokular, GDO’lar (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içermiyor.
* T.C. Sağlık Bakanlığına Kozmetik Yönetmenliğine göre bildirimi yapılmıştır.

Nerolinn doğal vix kremi nasıl alabilirsiniz?
Nerolinn tarafından doğal, organik, yerli, GDOsuz, hayvanlar üstünde test edilmemiş kozmetik ürünlerini www.nerolin.com sitesinden alabilirsiniz.
Nerolinn ürünlerinde Doğal Annelere indirim!
Nerolin.com’dan ürün alırken Emine Koçer Doğal Annelere destek oluyor. Her 50 TL üstüne 5 TL indirim almak için hediye çeki kısmına “dogalanneyim” yazmayı unutmayın!

Nerolinn ile tanışmamız
Nerolinn ile ilk tanışmamız bundan 6 sene öncesine dayanıyor. Şimdi emekli olan doğalcı çocuk doktorumuz Hülya Sonugür bize yeni doğan bebeğimizin yüzüne sürmek için Nerolinn Rose Remedy Güllü kremi önermişti. Kendisi de çok alerjik olduğundan cildine sadece içeriğinde vitamin E dışında koruyucu ve katkı maddesi olmayan Nerolinn kremlerini kullanabiliyordu. Biz de böylece sevgili kimyager meslektaşım Emine Koçer ile tanışmış olduk. O zamandan beri muazzam pozitif enerjisi, samimiyeti ve bilgisiyle Emine bana ve kızlarıma her türlü hastalıklarında yardıma koştu. En yakın arkadaşlarımdan biri oldu. Ben de tamamen doğal, organik ve el yapımı kremlerini, doğal sabunlarını, organik esansiyel yağlarını severek ve güvenerek kullanıyorum. Kendi yaptığım kremlerime de Nerolinn esansiyel yağlarını katıyorum.

Size ve tüm ailenize doğal sağlık ve şifa dolu günler diliyorum!

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.


17 Mart 2015 Salı

Otizm, Sebepleri ve Tedavisi

Günümüzün hızla artan hastalığı otizm

Otizmle ilgili bir süredir yazmayı düşünüyordum. Çağımızın gitgide artan bir hızla yayılan bu hastalığı hakkında bir kaç paragraf yazmayı düşünürken ortaya bu makale çıktı. Daha pek çok şey eklenebilir. Annelere bu bilgiler ışığında sağlık dolu mutlu çocuklar yetiştirebilmelerini diliyorum. Bu yazıda aşağıdaki soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Otizmli bireylerin özellikleri nedir?
Otizmin sebepleri nedir?
Aşılar otizme yol açıyor mu?
Otizmin tedavisi var mı? Nasıl?
Otizm-barsak ilişkisi: GAPS diyeti
Otizme karşı ağır metal şelasyonu
Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanım miktarı
Bentonit kilini nasıl alabilirsiniz?


Yağmur Adam Filmi
İlk kez otizmle, Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un oynadığı 4 Oscar Ödülü kazanmış, 1988 yapımı Yağmur Adam “The Rain Man” filmi ile tanışmıştım. O zaman filmde Dustin Hofman’ın oynadığı Raymond adlı otizmli karakter içine kapanık, iletişim bozukluğu olan ancak son derece ileri seviyede matematik zekasına sahip bir yetişkindi. Babası onun bakıldığı özel kliniğe 3 milyon dolar miras bırakmıştı.

Gerçekten de son günlerde izlediğim devlet, gıda, ilaç sektörlerinin arasındaki ticari ilişkiyi anlatan BOUGHT adlı belgeselde ABD’nin en güncel ekonomik sorununun otizm ve şeker hastalarına bakmak için harcaması gereken bakım masraflarının olduğunu, çünkü otizmli bir bireyi 20 yaşına kadar yetiştirmek için 2 milyon dolar harcandığını anlatıyordu. Bundan 100 sene önce otizm hiç bilinmezken, 40 sene öncesine kadar 1500’de 1 görülmeye başlanmış, ABD’de yayınlanan bir rapora göre 2007’de bu oran 86’da 1’e düşmüş, günümüzde ise oran 38’de 1’e kadar inmiştir. Ülkemizde istatistiksel bir veri bulunmamakla birlikte 100’de 1 olduğu tahmin edilmektedir.(1) Dolayısıyla şu an devletlerin çözmesi gereken en önemli sağlık ve ekonomik problemi otizmli çocukların nasıl yetiştirileceği ve yetişkin bireyler olduğunda topluma nasıl entegre olacaklarıdır.



Otizmli bireylerin özellikleri nedir?
*Otizmli bireyler nasıl iletişim kuracaklarını bilemezler.
*Çekingen görünürler. Duygularını bizim alışık olmadığımız şekilde ifade ederler, mutlu veya üzgün olduklarını ifade edemezler.
*Kinayeyi, mecazı, iğnelemeyi anlamayabilirler, daha açık ve doğrudan olan şefkati, sevgiyi hissederler.
*Bazen yüksek matematik, müzik, resim veya başka bir alanda yüksek IQ ve üstün yetenekler görülebilir.
*Otistik özellikler kişiden kişiye değişir, otizm bir spektrum bozukluğudur, birinde görülen kısıtlıklar başka bir bireyde görülmeyebilir.
*Otizm beyin gelişimini etkileyen biyolojik koşullardan kaynaklandığı için yaşam boyu sürecek bir durum teşkil eder.
*Otistik bozukluklara erken tanı ve müdahale edildiğinde akranlarıyla hayatını bir arada devam ettirebilmek için yeterli iyileşmeler yapılabilmektedir.
*Otizm sadece bir beyin bozukluğu değildir. Bireyde aynı zamanda gastro-instestinal barsak bozuklukları, gıda duyarlılığı ve bir çok alerji de mevcuttur.

Toksik temizlik malzemeleri

Otizmin sebepleri nedir?

Güncel araştırmalara göre otizm görülmesinde genetik faktörler etkilidir. Maryland’de Krieger Enstitüsü’nde Çocuk Nörolojisti olan Dr. Gary Goldstein, genetiksel açıdan duyarlı olan bir kişide çevrede mevcut bir şeyin otizmi tetiklediğini belirtmektedir. Genetik faktörler ancak yüzyıllar boyunca yavaşça etkisini gösterebilir. Akraba evliliklerindeki artış da o kadar yüksek değildir. Halen otizmdeki artış genetik bozukluktan ziyade ağırlıklı çevresel faktörlerin buna etkisi olduğunu düşündürmektedir.

Amerikan Pediatri Akademisi Başkanı Dr. Carol Berkowitz, çevrede meydana gelen değişikliklerin, anneyi ve çocuğu hem hamilelikte ve hem de doğum sonrasında etkilediğini, ve daha anne karnındayken alınan toksin, ağır metal ve kimyasalların otizme yol açtığını belirtmektedir.

Aşı ve otizm bağlantısı
Aşılar otizme yol açıyor mu?
Birçoğu artık otizmin nedenlerinden biri olarak da çocukluk dönemindeki aşıları görmektedir. Elbette aşı ve otizm bağlantısı halen tartışmaları üstüne çekmektedir. Bazı araştırmacılar bu bağlantıyı kabul etmezken, bazıları da aşısız çocuklarda otizmin aşılı çocuklara kıyasla ciddi bir biçimde az olduğunun verilerine işaret etmektedir. Ör. Civa artık aşılardan çıkarıldı deniyor ancak halen grip aşısında civa mevcut. Alzeimer’a yol açtığı bilinen (!) Alüminyum ise aşı üretiminde civa azalınca daha fazla kullanılmaya başlandı. CDC (ABD Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezi) Zorunlu Aşı Programına göre 1983 yılında doğumdan 6 yaşa kadar 10 doz aşı uygulanırken, şimdi 6 yaşına kadar 14 aşıdan 49 doz, 18 yaşına kadar da toplam 16 aşıdan 69 doz öneriliyor.

Başta bahsettiğim BOUGHT belgeselinde, normal doğan çocuğuna küçük yaşta yapılan aşı sonrasında oğluna otizm teşhisi konan bir annenin anlattıkları, aşıların içindeki Alüminyum, Cıva gibi ağır metalli bileşiklerin ufacık bir dozunun bile beynimiz üstündeki etkilerini ortaya koymaktadır. Aşılar ciddi yan etkileri olabilen ilaçlar olduğundan ebeveynlerin kendi araştırmalarını yapması, sonra doktorlarının önerdiği aşılar için ilaç prospektüslerini okuyup kendi kararlarını vermeleri gerekli olduğu görüşündeyim. Aşıların yan etkileri ile ilgili bilimsel makale ve videolara aşı hakkında sitesinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca buradaki bir video da aşı taraftarı bir doktor ile aşı karşıtı bir doktorun karşılıklı konuşmalarını gösteriyor.

Sonuçta ister aşı yaptırın ister yaptırmayın, sağlıklı bir beden için hem aşılardan hem de çevreden vücudumuza giren zararlı kimyasalları ve toksinleri detokslamamız gerekiyor.


Çeşitli çevresel toksinlerin havadaki civadan kurşuna, diğer toksik metallere, böcek ilaçları, gıda katkı maddeleri, alev geciktiriciler, fitalat (kozmetik, sentetik kumaş ve döşeme kaplamalarında bulunur), antibakteriyel sabun, hayvan pire şampuanları ve floritin otizmi tetikliyor olabileceği belirtilmektedir. (2)

Otizmli çocuk aktiviteleri
Otizmin tedavisi var mı? Nasıl?
Otizmli çocukları tedavi için beslenme, ağır metal detoksu ve özel eğitimler yapılıyor. Hayvanların otistik çocuklarla iyi iletişimde bulunduğu biliniyor. At, yunus, fil gibi hayvanlarla terapi ve müzik terapi de uygulanan çalışmalar arasında.

Otizmli bireyler toplumda başarılı noktalara gelebilir. Kendisi ve bir otizmli olan Temple Grandin, Amerikalı bir hayvan bilimi uzmanı, Colorado Devlet Üniversitesi'nde profesör ve “Resimlerle Düşünmek” adlı kitabın yazarıdır.

Otizmli çocuklarda beyin kadar barsaklar da oldukça hassastır. İlkönce barsakları tedavi ederek otizm sahibi çocuklarda iyileşme gözlemlenmiştir. Nöroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. Natasha Campbell-McBride geliştirmiş olduğu GAPS diyetiyle binlerce otizmli çocuğun semptomlarını azaltmakta başarı göstermiştir. Beslenme ve detoks ile barsaklarda ve vücutta biriken ağır metaller ve toksinler de atılmalıdır.


Otizm-barsak ilişkisi: GAPS diyeti
GAPS Diyeti ve tedavisinde öncelikli amaç; GAPS Beslenme programıyla bağırsak astarındaki hasarı iyileştirerek bağırsak geçirgenliğini ortadan kaldırıp beyin ve vücudun diğer dokularının zehirlenmesini engellemektir. Bir yandan da probiyotiklerle ve doğal probiyotik olan fermente gıdalarla bakteri dengesini yeniden sağlamaktır. Diğer yandan ise, detoksifikasyon yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleriyle var olan toksinlerden vücudu arındırmaktır.

GAPS Tedavisinin en temel ayağı olan GAPS Diyeti; spesifik karbonhidrat diyetinin (SKD) Dr. Natasha Campbell-McBride tarafından geliştirilmiş halidir. Şeker ve nişasta diyette yer yoktur. Bu diyet otizm, dispraksi, disleksi,depresyon ve şizofreni gibi pek çok hastalıkta kullanılmaktadır.

İnsan sağlığı için toksik olan ağır metaller

Otizme karşı ağır metal şelasyonu
Günümüzde ağır metallerden korunmak nerdeyse imkansız hale gelmiştir. Ağır metal zehirlenmesi belirtileri, otizmle benzerlikler gösterir. Otizm artık bilindiği üzere tedavi edilemeyen bir genetik hastalık değildir. Prof. Dr. Ahmet Aydın ve Uz. Dr. Cem Kınacı bu görüşlerini “Otizme Çözüm Var” adlı kitaplarında otizme karşı vücudun ağır metallerden arındırılmasını (şelasyon) ve eksim minerallerin vücuda verilmesini anlatmışlardır. Ağır metallerin vücuda zarar vermeden, yavaş ve etkili bir şekilde atılması, sağlar ve kanda serbest kalıp diğer organlara zarar vermelerini önler. Doktorlar tarafından en çok kullanılanı DMSA ve DMPS adındaki sentetik şelatörlerdir. İşe yarasalar da pahallı ve yan etkisi yüksek yöntemlerdir. DMSA yan etkileri arasında kriz nöbteleri, artan tikler, merkez sinir sistemi bozukluğu, kaslarda koordinasyon bozukluğu, kasılma, ishal, anoreksi, bağ ağrısı, baş dönmesi, kalp ritim bozukluğu ve enfeksiyon yer alır.

Aşılar, gıda, hava ve diğer kimyasallardan aldığımız ağır metallerin arındırılması ile ilgili aşı sonrası otizm görülen oğlunda kullandıklarını anlatan bir arkadaşım tarafından hazırlanan bu çocuklar için aşı detoksu protokolünü okumanızı öneririm. Budetoks protokolü özellikle otizmlilere yönelik değil, aşı sonrası tüm çocuklara uygulanabilecek hafif, doğal yöntemlerin bir derlemesidir.

Küçük yaşta test edilmediği takdirde bilinemeyecek bir olgu da MTHFR mutasyonunun olup olmadığı çocuklarımızda. Şayet bu metilasyon prosesinde sorun varsa, normalde vücudun kendi kendine detokslayabileceği toksinler maalesef atılamıyor ve birikiyor vücutta. Bu durum için daha güçlü, özel yöntemler kullanılması gerekiyor.

Sorunsuz bünyelerde ise bu bahsi geçen yazıyla önerilen yöntemler gerekli desteği sağlayacaktır.

Chlorella-su yosunu tabletleri
Doğal şelatörlerden biri de bir çeşit su yosunu olan Chlorella’dır. Chlorella’nın büyüdüğü sudan civa almamış olması önemlidir.

Otizm tedavisinde bir önemli yöntem de ağır metallerin doğal ve yan etkisiz bir şekilde kalsiyum bentonit kili ile şelasyonudur. Cheryl McCoy, en risksiz ve etkili şelatör olarak bentonit kilini gösterir. (3)

Kalsiyum Bentonit Kili
Bentonit kili ile ağır metal şelasyonu
Bentonit kili içeriğinde barındırdığı negatif iyonlarla ağır metal, toksin ve kimyasalları içine çeker ve vücuttan atılmasını sağlar. Jelleşmiş kıvamdaki bentonit kili hem içerek hem de deri yoluyla alındığında, vücudumuzdaki pozitif yüklü serbest radikalleri (ağır metal, toksin, kimyasal, radyasyon, virüs, bakteri) kendine çeker ve hiç bir yere takılmadan dışarı atar. Bunu yaparken hiç bir yan etkisi olmaz.

Bentonit kili Amerika’da otizmde kullanılan pek çok doğal ürün içeriğinde mevcuttur. Bentonit kili ile yapılan banyolar hem çok basit bir işlemdir. Hem de “Otizmde Atılımlar” (Breakthroughs in Autism) kitabı yazarı Dr. Miriam Jang’a göre deri gözeneklerinden Civa, kurşun, arsenik, alüminyum ve kadmiyum gibi ağır metalleri TD DMPS, Oral DMSA yöntemlerine göre daha hızlı ve etkili bir şekilde detoksifiye eden bir yöntemdir. Dr. Jang, 3 ay boyunca haftada 2 kez kil banyosu yapan bir hastasında yüksek kurşun miktarının çok azaldığını, yüksek seviye civanın da hiç kalmadığını gözlemlemiştir.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre bentonit kili, manganez, kurşun, kadmiyum, bakır, çinko ve krom gibi ağır metallere karşı etkili bir bağlayıcıdır.

Bentonit kilini toz halinde kullanım değil, süspansiyon haline getirilmiş, jelleşmiş kıvamda kullanmak daha etkilidir. Bu halde aktif negatif iyon oranı  %98 olur ve bu da şelasyon için çok güçlü bir çekim yaratır. Bentonit kilinin detoks için kullanıldığında kalsiyum bentonit olması, doğal, insan kullanımına uygun olması gereklidir. Kili temin eden şirketin mineral analiz kağıdı, laboratuvardan sertifikalı mikrobiyal testleri ve direk telefonla iletişim numarası olmasına ve güvenilir bir satıcı olmasına dikkat edin. Kil tedavisi otizmle mücadeledeki başarılarından dolayı ümit vadedicidir. Ancak kalsiyum bentonit kilinin ilaç şirketlerince patentlenemeyecek bir yöntem olması, tıp camiasında bilinip yaygınlaşmasını zorlaştırmaktadır.

Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanım miktarı
Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanımında Perry A. kitabında, her sabah ve akşam 30-60cc içilmesini ve haftada 3 kez banyosunun yapılmasını tam bir detoksifikasyon için önermiştir. İçilerek ilk önce barsak ceplerinden başlanarak, diğer organlara ve hücrelere kadar bir arınma sağlanır. Kil banyosu ile de deri yoluyla cilt altında birikmiş olan ağır metal ve toksinlerin emilimi ve atılımı gerçekleşir. İkisi birlikte şelasyonun başarısını artırır.

Sıvılaştırılmış bentonit kili
Bentonit kili banyosu için küveti sıcak suyla doldurup içine 1 lt sıvı bentonit kili ekleyebilir ve 20 dakika kadar kalabilirsiniz. Özellikle otizmli çocukların kil banyosu sonrasından sakinleştiği, daha uzun göz teması kurduğu ve insanlarla iletişiminin geliştiği gözlemlenmiştir.

Banyo terapisi için sıvılaştırılmış kil
Daha sağlıklı çocuklar için hamilelik öncesinde bentonit kili ile detoks yapabilirsiniz. Böylece anne karnındaki bebeğinizin ağır metallerden etkilenme olasılığını azaltmış olursunuz.

Çağımızın en sık görülen hastalıklarından biri olan otizmden korunmak bizim elimizde!


Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için “A’dan Z’ye Bentonit Kili”  yazıma bakabilirsiniz.

Bentonit kilini nasıl alabilirsiniz?
Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre tek tek ya da benim gibi topluca hepsini denemek için alabilirsiniz. Ben siparişimi www.medikil.com.tr sitesinden verdim. Burada Medikil ürünlerini ihtiyacınıza göre bilgilerini okuyup seçebilirsiniz. Doğal anneyim’den duydum deyip indirim almak için dogalanneyim@gmail.com’a bir e-posta gönderin. İçine “bentonit kili almak istiyorum” diyerek isim ve telefonunuzu yazmanız yeterli.

Bentonit kili ile ilgili daha fazla bilgi için bentonit kili facebook sayfasını, twitter ya da instagramı takip edebilirsiniz.

Kaynak:
(1) http://www.bentonittedavisi.com/category/otizm/
(2) http://www.bentonittedavisi.com/page/9
(3) http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/otizime-karsi-bentonit-kili-cherr-mc-koy/

Diğer:
http://www.naturalnews.com/026508_clay_autism_environment.html
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/selasyon-tedavilerinde-bentonit-kili-sonny-mcleod/
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/selasyon-ve-bentonit-dr-joseph-rodrigo/
http://www.bentonittedavisi.com/bentonit/agir-metal-selatoru-olarak-bentonit-kili-dr-debora-chelson/

Önemli not: Bu blog kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

29 Nisan 2013 Pazartesi

"Beslenme Dedektifi" Kelly Dorfman 1-2 Haziran 2013'de İstanbul'da



Çocukların beslenmesi ile davranışların ilişkisi
Çocukluk rahatsızlıkları ile beslenme arasındaki saklı ilişkileri inceleyen ve 
bu konuda ödül kazanmış bir kitabı da bulunan Kelly Dorfman 1-2 Haziran’da İstanbul’da.

 Bu blogdaki duyuruya 1 Haziran'a kadar yorum yapan 3 kişi Kelly Dorfman'ın 
"Doğru Yiyecek Sağlıklı Çocuk" kitabı hediyesi alacak!

Beslenmenin çocuklardaki etkileri; 1 Haziran 2013 Cihangir Yoga İstinye
Yemek seçen çocuk; 2 Haziran 2013 Cihangir Yoga İstinye

Beslenmenin çocuklardaki etkileri
Beslenme davranış, idrak ve sağlığı nasıl etkiliyor?

Kulak enfeksiyonları ile gelişim ilişkisi: Çocuğun gelişim sorunu ile gıda intoleransı/besin alerjisi ilişkisi. Kulak enfeksiyonları, işitsel gelişim, gelecekteki dikkat sorunları.

Diğer beslenme sorunları: Farklı tip besin reaksiyonlarını anlamak.

Çocuklarda besin reaksiyonları ve ne yapılmalı? Sentetik boyalar ve şeker çocukların davranışlarını ve ruh hallerini nasıl etkiliyor?

Beslenme ile kabızlık ve reflü ilişkisi: Gıda alerjisi/reaksiyonlar kabızlık ve reflüye nasıl sebep olur? Bağırsak kasları nasıl güçlendirilir?

Duyu Bütünleme Bozukluğu ve Yemek Yeme Davranışları: Sinir sistemi ve önemi. Stres hormonları yemek seçimini nasıl etkiler? DBB ve çocukluk çağı obezitesi.

Kimler için:
 Ebeveynler, hamileler, çocuklarla çalışan eğitimciler, psikologlar, öğretmenler, çocuk doktorları

Tarih:
 1 Haziran Cumartesi 10.00-14.00

Ücret:
 150 TL (eş için %50 indirim)

Yer:
 Cihangir Yoga, İstinye

Tercüme:
 Tercüme yapılacaktır.

Bilgi ve kayıt için:
info@cihangiryoga..com
Tel: 0212 277 11 90

Yemek seçen çocuk

Yemek seçen çocuk: Yemek seçmenin sebebi ve aileler bu konuda neler yapabilir?

Glüten neden sorun yaratıyor?Çölyak hastalığı ve çölyak hastalığı dışındaki glüten hassasiyeti. Glütensiz beslenme denemesi nasıl yapılır?

Yağlar ve beyin: Farklı yağ tipleri. Zorunlu yağ asitleri eksikliğinin semptomları. Depresyon, anksiyete ve bipolar (manik depresif) bozukluklarda balıkyağı kullanımı.

Dispraksi hastalığı (hareket planlama noksanlığı): Motor hareket planlamanın öğrenme ve dil gelişimine etkisi. Dil gelişimi için fosfolipitler.

Kimler için:
 Ebeveynler, hamileler, çocuklarla çalışan eğitimciler, psikologlar, öğretmenler, çocuk doktorları

Tarih:
 2 Haziran Pazar, 10.00-14.00

Ücret:
 150 TL (eş için %50 indirim)

Yer:
 Cihangir Yoga, İstinye

Tercüme:
 Tercüme yapılacaktır.

Bilgi ve kayıt için:
info@cihangiryoga..com
Tel: 0212 277 11 90

Önemli Not:
 Kontenjan sınırlı olduğu için kayıtlar başvuru sırasına göre yapılacaktır. Kesin kayıt için ödemenin yapılmış olması şarttır. Her iki çalışmaya katılanlar için ücret 260TL’dir. Eş indirimi ayrıca geçerlidir.

KellyDorfman, MS, LND
Beslenme ve biyoloji konusunda mastır derecesi olan Dorfman, Çocuğunuz Ne Yiyor?* kitabının yazarı. Çocukluk rahatsızlıkları, davranış sorunları gibi pek çok konunun beslenmeyle ilişkisini araştıran Dorfman Amerika’da “Beslenme Dedektifi” olarak tanınıyor. Otuz yılı aşkın tecrübesiyle temel sorunları hızlıca ortaya çıkaran ve araştırmalara dayanan denenmiş stratejileri kullanan Dorfman, ebeveynlere olan desteğinde pedagog, psikolog, tıp doktorlarıyla yakın çalışmalar yapıyor. Lisanslı bir beslenme uzmanı olan Dorfman, Amerika’nın çeşitli bölgelerinde verdiği seminerlerin yanısıra Living Without dergisinde köşe yazarı ve Huntington Post’ta blog yazarı.

http://kellydorfman
.blogspot.com
www.kellydorfman.com
www.huffingtonpost.com/kelly-dorfman


*Kitap Mayıs sonu Doğan Kitap Anne Baba Akademisi bünyesinde yayınlanacaktır.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Eyvah çocuğum ateşlendi!



Bugünlerde İstanbul’da havalar sıcak sonbahar havasından bir anda 10 derece düşerek buz gibi kış havasına büründü. Benim ve arkadaşlarımın çocukları da bundan bir anda etkilendi tabii. Parkta hırka ve polar ile gezmeye alışan çocuklar bir anda soğuk ile giyinmek istemediler. Biz bile bir anda bu hava değişimine alışamadık. Büyük kızım bir gece çok yüksek ateşlendi. Ateşi ilaçsız nasıl atlatıyoruz, ben de sizinle kendi bitkisel, homeopatik bağışıklığa müdahale etmeyen ama destekleyen uygulamalarımı paylaşmak istedim. Bir başka blogumda da hastalanmayan çocuk yetiştirmekten bahsetmiştim.


Çocuk doktorumuz bize ateşi çok güzel anlatmıştı: “Ateş vücudun savunma sistemidir, ilaçla veya duş ile müdahale etmeyin. İşi bitince kendiliğinden düşer. Sadece gece uyuması açısından, uyuyamaz sayıklarsa o zaman düşürebilirsiniz, suya sokun, rahatlatın.” demişti. Tabii ateşi düşürmek anne ve babanın gece herkesin uyuyabilmesi ve ertesi gün de rahat etmesi açısından ilk başta iyi gözüküyor. Ancak bağışıklık sisteminin işine karışılmazsa ateş genelde bir gece en yüksek şiddette sürer ertesi güne düşmeye başlar, yine de ufak dalgalanmalar 4 güne kadar sürebilir. Ben genelde uyumama pahasına ateşe 40 derecede bile düşürme adına müdahale etmiyorum. Sadece doğal ilaçlarla destekliyorum.

Kitap bilgilerine göre, ateş vücudun çoğunlukla viral ya da bakteriyel bir enfeksiyona karşı tepkisidir. Buna yol açan şeye karşı kendini koruma mekanizmasıdır. Genelde yüksek ısılarda enfeksiyona yol açan bakteri ve virüsler yaşayamaz. Yüksek ateşte enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücreleri sayısı, savaşma gücü ve hızı artar. Yetişkinlerde ateşin yüksekliği hastalığın şiddetini gösterirken çocuklar 40.5 derecede sıradan bir grip atlabilir veya 37.5 derecede ciddi bir hastalık atlatıyor olabilir.

Ateş sırasında eğer çocuğunuzda kırmızı lekeler, şiş lenf bezleri varsa çocuk hastalıklarından şüphelenebilirsiniz.

Yüksek ateşte havale ise tüm annelerin korkulu rüyası haline gelmiş. Aslında havale yüksek ateş gibi düşük ateşlerde de görülebilir. Doğal Anneyim Facebook gurubumda bunu yaşayan anneler var. Elimdeki favori çocuk hastalıkları kitabımda (Smart Medicine for a Healthier Child, , M.D.Robert Roundtree, MSN. Rachel Walton) ise ateşin hızla yükselip düşmesinden ziyade çok düşük bir yüzdedeki çocuklarda özel durumlarda yatkınlık yüzünden havale olduğu yazıyor. Bu çocuklar bir kere havale geçirince %50’si tekrar geçiriyor, bunların da %30’u 3. defa geçirebiliyor. Ben de çocukken iki kere havale geçirmişim. Havale geçirmekte olan bir çocuk görmek çok zorlu bir deneyim olsa da, havalenin kalıcı bir hasara, ya da bunun epilepsi ya da başka kasılma rahatsızlıklarına yol açtığı hakkında bilimsel bir kanıt yok. Yine de havale geçiren bir çocuğunuz varsa, mutlaka acilen doktorunuzla görüşüp sebep olan şeyin incelenmesi ve tekrarlanmaması için önlem alınmasında fayda var.

Doktorunuzla görüşmeniz gereken durumlar
Eğer çocuğunuz;
*6 aylıktan küçük ve ateşliyse,

*6 aylık-3 yaş arasında ve 39 derece ve üstü ateşi varsa,

*3 yaş üstünde ve 40 derece ve üstü ateşi var, normal ateş düşürme yöntemleri işe yaramıyorsa,

*yaşının önemi olmaksızın tepkisiz, kendinden geçmiş, sıradışı uykulu, aşırı rahatsız, boynunda tutulma, nefes almada güçlük, idrara çıkmada azalma ya da size göre bir terslik var ise mutlaka doktorunuzu arayın.

Konvensiyonel ilaçlar ile ateş tedavisi
Dört senedir çocuklarımda hastalandıklarında doğal yöntemleri kullanıyorum, çok şükür ki antibiyotik kullanımı hiç gerekmedi. Her seferinde doğal destekler, bitkiler ve homeopati yardımımıza koştu. ilaçların aşağıdaki yan etkilerini bilmekte fayda var.

*Asetominofen (Tylenol vb.) ateş düşürür, ağrıları dindirir. Ancak yüksek dozda karaciğer rahatsızlıklarına yol açabilir.

*İbuprofen ateş düşürür, ağrı keser. Mide rahatsızlığını önlemek için yiyecekle birlikte verilmelidir. Yan etkilerini prospektüsten okuyun, ben bakınca çok rahatsız olmuştum.

*Parol, parasetamol gibi ilaçlar karaciğere toksik olduğu için kullanılmamalıdır. Bu ilaçların kalp hastalarında kalp krizi riskini artırdığı gözlenmiştir.

*Aspirin sakın vermeyin. Ateş genelde viral sebeplerle olur. Virüs enfeksiyonlarında aspirin kullanımı Reye’s Sendromuna, çok tehlikeli bir karaciğer hastalığına yol açar.

Beslenme
Hastalık anında vücudumuz enfeksiyonla savaşmak adına çok enerji harcar. Bu sebeple yenen yiyecekler sindirimi kolay ama vitamin ve mineral açısından zengin olmalıdır. Hastalık hallerinde hayvansal gıdalar sindirimi zor olduğu için tüketilmemeli, daha çok bitkisel besinler, içme suyu, bitkisel çaylar, sebze çorbaları ve sulandırılmış meyve-sebze suları yenip içilmelidir. Şeker ve hayvansal yağlar iç toksisite yarattığından, süt ve süt ürünleri mukusu artırdığı için uzak durulmalıdır. Açlık, genelde hastalık anında çocukların canları bir şey istemediği için uygulanabilecek başka bir yöntemdir. Çocuk istemezse zorla yemek verilmez. Vücut iyileşmek için mevcut depolarını kullanır, kilo kaybı olsa da hastalık sonrasında çocukların iştahı yerine gelir.

*Vitamin C’nin enfeksiyon önleyici özelliği vardır.

Bitkisel tedavi
*Titremeleri azaltmak ve terlemeyi artırmak için bitki çayı: oğulotu yaprağı (sakinleştirici, terlemeyi artırıcı), papatya (rahatlatır), nane yaprağı (ateşi düşürür), meyankökü (tatlandırır, boğaz enfeksiyonuna karşı, diğer bitkilerin etkileşimini artırır). 2 yaş üstüne günde yarım bardak 4 kere verilebilir. Emziren anneler bir gün boyunca 4 kere 1 bardak mümkün olduğu kadar sıcak içerse, sütünden bebeğine geçecektir. Çayı tatlandırmak için bal kullanmayın, balın 36derece üstüne ısıtılmaması gereklidir, içeriği bozulur.

*Baldırları limon suyuna batırılmış kumaş ile sarmak ateşi düşürür. Bir bardak kaynama noktasında suya bir limon suyu eklenir. Kumaş veya çorap bu suya batırılır. Ilık dereceye inince baldırlara sarılır, üzerine kuru bir çorap giydirilir ve battaniye örtülür. 20 dakika bırakılır.

*Ekinezya ve altınmühür (goldenseal) formülü bağışıklığı artırır, enfeksiyonla savaşma gücünü artırır. Her iki saatte bir doz, 8 saat boyunca verilebilir. Sonra bu günde 3 doza indirilir, bir hafta boyunca devam ettirilir.

*Sarımsak antibakteriyel özelliği itibariyle enfeksiyonu düşürür. Toz kapsül halinde ya da çorbada verilebilir.

*Zencefil çayı soğukalgınlığı kaynaklı ateşte etkilidir. Titremeleri azaltır, terlemeyi artırır. Çocuğunuza yarım bardak, günde 4 kere verebilirsiniz. Çok acı gelirse, meyve suyu veya su ile seyreltin.

Homeopati ile tedavi
Çocuğunuz ateşlendiğinde semptomlarına uygun homeopatik remediyi mümkün olduğunca erken vermeye başlayın. 30dk içinde bir cevap görmelisiniz. Genelde 1-2 doz sonra ateş düşmeye başlar. Eğer cevap alamazsanız başka bir remedi deneyin. 2 remedi denemiş ve etkili olmamışsa doktorunuzu ve homeopatınızı arayın. Homeopati desteği için Doğal Anneyim grubundaki homeopat önerilerine bakabilirsiniz. Ya da Türkiye Homeopati Derneği ile iletişime geçebilirsiniz.
Uygulama yöntemi: Ben çoğunlukla evde 30C ve 200C kullanıyorum. Bir granül bir bardak 160ml suda bekletilir. Eriyince bir çay kaşığı bu sudan verilir. Mümkünse ağızda 1 dk bekletilir sonra yutulur. Bir doz verilince 1 saat sonra iyileşme olmazsa ikinci doz verilir. İkinci doz öncesinde bardaktaki su 60cm yüksekten bir kitap üzerine ya da elinize kuvvetlice vurularak 10 defa çalkalanır (succussion) sonra bir çay kaşığı verilir. 3 maksimum 4 dozdan sonra yine iyileşme olmazsa başka remedi denenir. Her doz arasında 1 saat beklenir ve mutlaka çalkalama yapılır. Çalkalama ilacın gücünü artırır. Homeopatik ilaç dozu olarak 30X, 9C, 30C, 200C evde kullanılabilir. Homeopati ile ilgili  daha fazla bilgi için röportajıma bakabilirsiniz.

*ACONITE, ateş henüz başlarken ve ani ateşlerde etkilidir. Soğuk rüzgara maruz kalmış olabilir. Bir türlü rahatlayamadan, yatakta dönüp duran, sakinleştirilmesi zor, hiperaktif, belki de korkmuş çocuklara önerilir. İki doz sonrasında başka remediye geçin.

*ARSENICUM ALBUM, gece yarısı ile 02.00 arası ateş artınca kullanılır. Bu çocuklar huzursuz ve yerinde duramaz, bacaklarında ağrı vardır. Başında soğuk kompres ve bacaklarında battaniye ister.

*BELLADONA, ani ateşlerde kullanılır. Çocukta titremeler, kızarmış bir surat ve hararetli bir vücut vardır. Göz bebekleri genişlemiş, ses ve ışık rahatsız eder.

*BRYONIA, ateşli ve irritable çocuklarda, aşırı susama ve muhtemelen kabızlık varsa kullanılır. Çocuk dokunulmamak ve yalnız kalmak ister.

*CHAMOMILLA, diş çıkarma ilişkili ateşlerde kullanılır. Çocuk her türlü ısıda, sıcak odada, battaniye altında ve gece rahatsız hisseder. Bebekte bir sıcak ve kırmızı yanak, bir de soluk ve soğuk yanak vardır. Gece boyunca ağlayarak uyanır, gelmek üzere olan bir diş ateş sebebi olabilir. Kucakta dolaştırılınca rahatlaması kısa sürer. Bebeğin yanaklarının kızarıklığı gider ve kucak istemesi biterse ateşi FERRUM PHOSPHORICUM ile çözümlenebilir.

* FERRUM PHOSPHORICUM, orta seviyede ya da daha önce ACONITE veya BELLADONA ile düşürülmüş ateşte etkilidir. Ani oluşmayan, yüksek olmayan ateşte kullanılır. Çocuk soluk görünür ve güçsüz hisseder.

*GELSEMIUM, tüm vücudu ağrıtan ve kızartan ateşte etkilidir. Göz kapakları ağır ve yarı kapalı olur, susama olmaz.

*MERCURIS SOLUBILIS, ateş yanısıra kötü kokulu ağız kokusu, vücut kokusu, dışkı ya da idrar varsa etkilidir.

*PHOSPHORUS, öksürük veya üst solunum yolu enfeksiyonu olan ateşlerde etkilidir. Çocuk buz gibi soğuk içecek ister ama uzun süre midesinde tutamaz.

Akupresür (Acupressure) ile tedavi
Dört kapı uygulaması ile ateşi temizleyin, sakinleştirin ve çocuğu gevşetin.
Bunun için el ve ayak baş parmağı ile işaret parmağı arasındaki yumuşak kaslı dokuya, sıkıca iki taraftan baş parmak ve işaret parmağınız ile bastırın. Acıdan çok “iyi bir basınç” hissedilmeli. İlk önce sağ el ve ayağa aynı anda yapın, sonra öteki tarafa uygulayın. Uygulama iki şekilde yapılabilir. Bir ila üç dakika boyunca ağrı geçene kadar devamlı aynı basınç uygulanır. Ya da ikinci yöntemde 10 saniye basınç uygulanır, 10 saniye bırakılır sonra tekrar 10 saniye basınç uygulanır, 10 saniye bırakılır. Bu 10 kere tekrarlanır. 

Genel öneriler
*Dehidrasyonu önlemek için mümkün olduğunca sıvı tüketimi olmalıdır.

*Çocuğunuzu beline kadar ılık su dolu küvette sünger ile ovalamak ateşi düşürebilir. Bir kaç bardak ateş düşürücü bitki çayı banyo suyuna katılabilir. Papatya çayı gevşetir.

*Asla soğuk su veya alkol ile ovalamayın. Soğuk veya alkol kan damarlarını daraltarak ısının vücuttan atılmasını zorlaştırır.

Kaynak: Smart Medicine for a Healthier Child, , M.D.Robert Roundtree, MSN. Rachel Walton